Sosyal medya kartellerinden imaj oyunu: Kendi paralarıyla "pembe tablo raporu" ısmarlayıp milyarları vakumluyorlar!
Küresel sosyal medya devleri, “üretken yapay zeka” adı altında Türk medyasının arşivlerini bedelsiz çekip reklam gelirlerini vakumlarken, algı operasyonu için ısmarlama raporlar hazırlatıyor. Sabah Yazarı Okan Müderrisoğlu, dijital kartellerin Türkiye'deki sömürü çarkını deşifre ettiği yazısında, "Meta ekosistemi Türkiye'de 1.7 trilyon liralık ekonomik hacmi desteklemektedir" iddiasıyla pembe tablo çizen raporların parasını da Meta’nın ödediğini vurgulayarak, "Platformumun sadece olumlu ve ekonomik büyümeyi tetikleyen yönlerini ortaya çıkaracak şekilde sorular tasarlayacaksın diyerek sipariş veriyorlar." ifadelerini kullandı.
Küresel sosyal medya platformları ve algoritmik yapılar dezenformasyon teknikleri, kitlesel manipülasyon araçları ve çocukları doğrudan hedef alan acımasız algoritmalarıyla toplum yapısını tehdit etmeye devam ediyor.
BİZİM PARAMIZLA BİZE ATEŞ EDİYORLAR
Reklam piyasasındaki sömürü çarkıyla milli ekonomiden devasa paylar kapan bu küresel karteller, yerli yayıncıların içeriklerini hiçbir telif ödemeksizin tepe tepe kullanarak "Bizim paramızla bize ateş eden" tehlikeli bir mekanizmaya dönüşmüş durumda.
Sadece mevcut yayınları değil, "üretken yapay zekâ" altyapıları bahanesiyle Türk medyasının yıllara dayanan milli arşivlerini de bedelsiz olarak kendi sistemlerine aktaran bu yapılar, yayın trafiğini saptırarak haksız kazanç elde ediyor. Karşı karşıya kaldıkları ağır hukuki yaptırımlar karşısında ise ısmarlama raporlar ve algı operasyonlarıyla kendilerini ekonominin kurtarıcısı gibi göstermeye çalışıyorlar.

Sabah Gazetesi Yazarı Okan Müderrisoğlu da bugünkü köşesinde bu meseleyi masaya yatırarak küresel sosyal medya platformlarının Türkiye üzerindeki algı operasyonlarını ve sömürü düzenini deşifre etti.
Müderrisoğlu, "Sipariş sosyal medya araştırmasının bilinmeyenleri..." başlıklı yazısında küresel ağların haksız kazanç yöntemlerine dikkat çekerek, "Sosyal medya ağlarının, insan doğasına aykırı algoritmik uygulamaları ve milli medya aleyhine işleyen haksız kazanç yöntemleri gündemdeki sıcaklığını korurken biz de Türkiye özelindeki değerlendirmelerimize devam edelim" ifadelerini kullandı.

Daha önceki değerlendirmelerini hatırlatan Müderrisoğlu, "Önceki yazılarımızda... Sosyal medya şirketi denilen küresel kartellerin... Dezenformasyon tekniklerini, kitlesel manipülasyon araçlarını, telif ödemeksizin yerli içerik kullanımından kaynaklanan sorunları, reklâm piyasasındaki sömürü düzenini anlatmaya çalışmıştım" dedi.
Yapay zeka üzerinden yürütülen içerik gaspına değinen Müderrisoğlu, "Son olarak, 'üretken yapay zekâ' adı altında Türk medyasına ait değerli arşivlerin bedelsiz olarak farklı bir altyapıya aktarıldığına, bu şekilde yayın trafiği saptırması yapıldığına dikkati çekmiştim." vurgusunu yaptı.

ISMARLAMA RAPORLA PERDELENEN GERÇEKLER
Küresel devlerin algı yönetimini nasıl yürüttüğüne değinen Müderrisoğlu, "Bugün, bahse konu global yapıların, ağır hukuki yaptırımlar karşısında algı yönetmek için nasıl çalıştıklarına dair arka plâna değinmek istiyorum." diyerek Londra merkezli bir araştırma şirketinin raporunu işaret etti.
Mayıs 2026'da kamuoyuyla paylaşılan Public First raporuna dikkat çeken Müderrisoğlu, "Bakınız... Londra merkezli araştırma şirketi Public First tarafından hazırlanan bir rapor, Mayıs 2026'da kamuoyuyla paylaşılmış durumda. Raporun başlığı oldukça çarpıcı: 'Meta'nın Türkiye'deki Etkisi!' Başlangıçta masumane bir sektör değerlendirmesi gibi sunulan bu saha analizinin derinliklerinde bambaşka ayrıntılar yer alıyor" değerlendirmesinde bulundu.

Raporun içeriğini aktaran Müderrisoğlu, "Public First Raporu diyor ki... 'Meta ekosistemi, Türkiye'de dolaylı olarak 1.7 trilyon liralık (yaklaşık 53 milyar ABD Doları) dijital ekonomik hacmi desteklemektedir!' Araştırmada... Başta KOBİ'ler olmak üzere Türk şirketlerine açılan bir kapıdan ve finansal fırsatlardan söz edilirken sistemin işleyişindeki sakatlıklara dair tek bir eleştiriden bahsedilmediğini fark ediyorsunuz!" ifadelerine yer verdi.
"ÇÜNKÜ ARAŞTIRMAYI FONLAYAN DA META!"
Bu durumun sebebini açıklayan Okan Müderrisoğlu, "Peki ama neden? Çünkü, araştırmayı fonlayan da Meta! 'E, ne var ki bunda?' diye sorabilirsiniz. Öyle ya... 'Şirket tabii ki itibari değerini veya iddia ettiği katma değeri ölçmek, bunu da iş döndürdüğü piyasada imaj yönetimi için pazarlamak istemiş olabilir!' Lâkin konu bu kadar basit değil. Daha karmaşık! Zira Meta, malûm rapora para öderken Public First'e somut bir siparişte de bulunuyor!" eleştirisini yöneltti.

Sipariş raporun detaylarını ifşa eden Müderrisoğlu, Meta'nın talimatını şu sözlerle aktardı:
"Diyor ki... 'Platformumun, sadece olumlu ve ekonomik büyümeyi tetikleyen yönlerini (KOBİ desteği, istihdam, dijitalleşme) ortaya çıkaracak şekilde sorular tasarlayacak, bu sonuçları bana bildireceksin!' Yani rapor, Meta platformlarının Türkiye'deki veri gizliliği ihlallerine, dezenformasyonun toplumsal maliyetine, yerli medyanın reklam gelirlerini vakumlamasına asla odaklanmıyor. Olumsuz etkileri hiç hesaplamaya katmıyor!"
Çizilen pembe tablodaki verileri paylaşan Müderrisoğlu, "Pembe tablo çizen raporun iddiasına bir bakıma itirafına göre, Türkiye'de internet kullanan yetişkinlerin yüzde 72'si yeni bir işletmeyi ilk kez Meta platformları aracılığıyla keşfediyor. Kullanıcıların yüzde 73'ü, Facebook veya Instagram üzerinde rastladıkları bir satıcıdan alışveriş yapıyor. Türkiye'deki dijital ekonominin büyüklüğünün 2035'te 4,3 trilyon TL seviyesine çıkması bekleniyor" detaylarını aktardı.
DEVASA CİROLAR VE TÜRKİYE RAKAMLARI
Diğer platformların Türkiye bilançosunu da gözler önüne seren Müderrisoğlu, "Bir başka araştırmanın kaynağı ise... '2026 DataReportal.' Ürettiği verilere göre, X'in Türkiye'deki aktif kullanıcı sayısı en az 18.5 milyon. Ki Türkiye bu sayı ile dünyada 7. sırada. X'in Türkiye'deki yıllık cirosu, 2.5 milyar TL civarında tahmin ediliyor. TikTok, Türkiye'deki 18 yaş üstü 45 milyon yetişkin tarafından kullanılıyor. TikTok'un, operasyonel ve reklam cirosu, yıllık 15-18 milyar TL aralığında hesaplanıyor." bilgilerini sıraladı.
"ASİMETRİK DÜZENE TESLİM OLMAYACAĞIZ"
Milli menfaatlerin korunması gerektiğinin altını çizmediğini belirten Müderrisoğlu, "Kuşkusuz... Dijitalleşme, çağımızın gerçeği ve elbette bunu göze alacağız. Dijital ekonominin olanaklarından yararlanacak, asimetrik işleyen düzene ise teslim olmayacağız. Sosyal ağlarla da büyüyen ekonomik ortamı veri kabul ederken, pastanın dağılımındaki anormalliklerle mücadele edeceğiz. Hem neslimizi hem de ülkemizin hak, alaka ve menfaatlerini koruma iradesini canlı tutacağız!" uyarısında bulundu.
