Sosyal medyada algoritma tehdidi: Ne konuşsak önümüze düşüyor

Sosyal medya algoritmaları, kullanıcıların sesli görüşmelerinden izleme alışkanlıklarına kadar her veriyi işleyerek kişiye özel "dijital ikiz" çıkarıyor, bu durum tüketiciyi doğrudan hedeflenen reklam baskısıyla baş başa bırakıyor. Vatandaşlar sohbetini yaptıkları ürünlerin dakikalar içinde ekranlarına düşmesinden rahatsızlık duyarken, uzmanlar tekelleşen dev platformların toplum üzerinde kurduğu "tekno-oligarşi" tehlikesine dikkat çekiyor. Etkileşimi artırmak adına öfke ve korku içeriklerini öne çıkaran bu sistem, onay sözleşmeleri üzerinden bireylerin karar verme mekanizmalarını kontrol altına alıyor.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Sosyal medyada algoritma tehdidi: Ne konuşsak önümüze düşüyor

Sosyal medya platformlarında algoritma baskısı her geçen gün daha fazla hissettiriyor. İletişim ve reklam alışkanlıklarının yanı sıra kullanıcıların karşısına çıkarılacak içerikler de bu sistemlerle belirleniyor. Uzmanlar, düşünce dünyasından satın alma tercihlerine kadar pek çok kararın algoritmaların etkisi altında alındığına dikkat çekiyor.

Video Oynatma İkonu Dijital ikiz tehlikesi

VATANDAŞ TEPKİLİ: "BİR KONUŞMA YAPIYORUM, HEMEN REKLAMI GELİYOR"
Günlük hayattaki konuşmaların dahi dijital ekrana yansımasından rahatsızlık duyan vatandaşlar duruma tepki gösteriyor.

Sosyal medyada algoritma tehdidi: Ne konuşsak önümüze düşüyor-2

A Haber'in mikrofon uzattığı bir vatandaş, "Bir konuşma yapıyorum, hemen karşıma onun reklamı geliyor. Bu rahatsızlık veriyor açıkçası" derken, bir başka vatandaş ise "Eskiden bir reklam çıkıyordu, artık iki çıkıyor, üç çıkıyor. Sonuçta o cihazları kullanarak biz buna izin veriyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

NE KONUŞSAM ONUN REKLAMI ÇIKIYOR
Sokaklarda kaydedilen görüşlerde, teknolojinin geldiği noktadan endişe duyan bir genç, "Alacağım ürünler hemen böyle düşündüğümde bile bazen önüme çıktığı oluyor. Mesela bir siteden ürüne bakıyorsam hemen başka bir sosyal medyada o ürünün reklamı önüme çıkıyor yani. Yani her ne kadar görmezden gelsek de bir nevi aslında büyük bir sorun diye düşünüyorum. Çünkü konuştuğumuz şeyin dakikalar içerisinde çıkması mesela... Saat konuşuyorum, saat reklamı çıkıyor. Bence çok tehlikeli bir şey" ifadelerini kullandı.

Sosyal medyada algoritma tehdidi: Ne konuşsak önümüze düşüyor-3

Sistemden duyduğu hoşnutsuzluğu dile getiren bir diğer vatandaş ise "Bunu görün, alın gibi mecburiyet tutar gibi... Hiç hoşnut değilim yani. İnsanları bir yerde zorlayıcı bir baskı var gibi böyle şeylerde. Yani bunu gidin alın gibisinden" şeklinde konuştu. Bir başka kadın ise tüketim çılgınlığına işaret ederek, "Popüler kültür dünyası olduğu için yani şu anki dünya, onu sanki alacakmış gibi hissediyoruz. Yani almamız gerekliymiş gibi hissediyoruz" dedi.

Sosyal medyada algoritma tehdidi: Ne konuşsak önümüze düşüyor-4

Tüm bu tablonun kullanıcıya sunulan "onay" sözleşmesiyle şekillendiğini vurgulayan bir genç ise "Çoğu zaman bizim müsaademizle oluyor. Çünkü uygulamaları ilk indirdiğimizde veya girdiğimiz sosyal medyalarda ilk başta bunları onaylayıp onaylamadığımızı soruyorlar ve bunları kabul edip zaten uygulamaları kullanıyoruz." dedi.

"SİZİ SİZDEN DAHA İYİ BİLİYORLAR"
Sistemin çalışma mekanizmasını anlatan Bilişim Uzmanı Muharrem Baki kullanıcılara ait tüm hareketlerin anlık olarak toplandığına vurgu yaparak şunları kaydetti:

"Bizim bir ürünü ne zaman aldığımızı, hangi site üzerinden o ürünü satın aldığımızı veya o reklamdan sonra hangi siteye gittiğimize dair bütün verileri toplayıp, daha sonra bunları kendi özelinde özelleştirip bize farklı şekilde karşımıza çıkaran tamamıyla teknolojik bir güç haline geldi diyebiliriz. Topladığı verileri kendi algoritmik sistemlerinde işliyor ve işledikten sonra da kendi sistemini geliştirecek şekilde geliştirmede bulunuyor. Burada kişiye göre özelleştirmeler yapılıyor ve kişiler sınıflandırılıyor. Kimin neye ilgili olduğunu emin olun kişilerden daha fazla da bilebiliyorlar. Yani sizle benim aramdaki farkı bizden daha iyi biliyorlar ve kime ne reklam çıkarılacağını da çok iyi bu şekilde anlamış oluyorlar."

DİJİTAL İKİZİMİZ ÇIKARILIYOR
Bilişim Uzmanı Av. Raci Çetin Yüksekbaş ise kullanıcı verilerinin işlenerek sanal bir profil oluşturulduğunu belirterek, "Beğenilen video ve içeriklerle de bizlerin adeta dijital bir kimliğini ve dijital ikizini oluşturuyorlar. Bu şekilde bize dair pek çok bilgiyi de öğrenebiliyorlar" ifadelerini kullandı.

Sosyal medyada algoritma tehdidi: Ne konuşsak önümüze düşüyor-5

Yüksekbaş, markaların bu gücü satışları artırmak için kullandığını belirterek, "Marka ve reklam verenler ürün ve hizmetlerinin satışlarını maksimize etmek, en üst noktaya çıkartmak amacıyla algoritmaları giderek daha fazla kullanmaktadırlar. Yani ürünü ve hizmeti sunan kişiler, kendi ürünlerini ve hizmetlerini sosyal medyada görünür kılarak kendi taleplerini yaratmaya ve buna göre de arz faaliyetinde bulunmaya çalışmaktadırlar. İşin açığı pekala da başarılı olmaktadırlar" dedi.

ÖFKE VE SKANDAL ETKİLEŞİMİ ARTIRIYOR
Sosyal medya platformlarının kullandığı sistemlerin temel hedefi etkileşimi artırmak üzerine kuruluyor. Uzmanlara göre kullanıcının ekranda daha uzun kalmasını sağlayan; yorum ve paylaşım üreten içerikler öne çıkarılıyor.

Sosyal medyada algoritma tehdidi: Ne konuşsak önümüze düşüyor-6

Özellikle öfke, korku ve skandal gibi konular kullanıcıların daha fazla dikkatini çekiyor. Hatta bir içerik veya videoya yapılan eleştiri amaçlı yorumlar dahi algoritma tarafından ilgi olarak değerlendiriliyor ve bu sayede o içeriğin daha geniş kitlelere ulaşması sağlanıyor.

DİJİTAL DÜNYADA "TEKNO-OLİGARŞİ" TEHLİKESİ
Kullanıcının içeriği tükettiği, platformun veri topladığı, markanın reklam verdiği ve tüm sürecin merkezinde algoritmanın yer aldığı bu yapı, küresel çapta bir pazar kontrolü yaratıyor.

Sürecin tekelci bir yapıya dönüştüğünü belirten Bilişim Uzmanı Muharrem Baki, "Yani algoritmalar ticaretin merkezi haline gelmiş oluyor. Bu ticareti sağlayan, veriyi toplayan, veriyi insanlara çıkaran ve daha sonra bunu da finale erdiren yine aynı algoritma oluyor. Aslında aynı şirketler oluyor. Burada şirketin kazandığı para kendi içinde bölüştürmesi aslında tamamıyla tekelleşme oluyor" uyarısında bulundu.

Sektördeki devleşmeye dikkat çeken Av. Raci Çetin Yüksekbaş ise "Bu şirketler bir noktada öyle bir hale geliyor ki, kullandığımız bütün teknolojik altyapı veya sosyal medya siteleri bu şirketlere ait oluyor" değerlendirmesinde bulundu.

Tayfun Dastan
Tayfun Dastan Takvim.com.tr Güncel

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler