Bağımsız yargıya FETÖvari fişleme tehdidi! Başrolde 367 Sabih'in oğlu Osman Kanadoğlu: Akademiye "Gedik"lenen vesayetçi kafa

'367 Sabih'in oğlu Osman Korkut Kanadoğlu, vesayette babasının izinden gidiyor. Kanadoğlu, İstanbul Baro seçimlerinde milli iradeye ve bağımsız yargıya küstah tehditler savurdu. "Sizleri tek tek not alıyoruz, raporluyoruz" dediği hakim ve savcıları FETÖvari yöntemlerle fişlemeye kalktı. Gedik Üniversitesi'nde "Anayasa Hukuku" dersleri verdiği bilinen Kanadoğlu, aynı zamanda akademide "gediklenen" vesayetçi kafaya da örnek teşkil ediyor. Babası Sabih Kanadoğlu ise özellikle 28 Şubat postmodern darbesindeki ve 367 garabetindeki rolü ile biliniyor.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Bağımsız yargıya FETÖvari fişleme tehdidi! Başrolde 367 Sabih'in oğlu Osman Kanadoğlu: Akademiye "Gedik"lenen vesayetçi kafa

İstanbul Barosunun 128. Olağan Genel Kurulu'nda 9 adaylı başkanlık yarışını Cumhuriyetçi Güç Birliği adayı Ümit Kocasakal, 10 bin 227 oy alarak kazandı.

İbrahim Özden Kaboğlu 7 bin 22 oyla ikinci sırada yerini aldı.

367 SABİH'İN OĞLU MİLLİ İRADEYİ VE BAĞIMSIZ YARGIYI TEHDİT ETTİ

Avukat Hakları Grubu (AHG) adına yarışan ve 2.543 oy alan Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu ise baro seçimlerinde küstah tehditler savurdu.

367 Sabih'in oğlu Osman Kanadoğlu hakimleri ve savcıları tehdit etti (Foto: Takvim Fotoğraf Arşivi)367 Sabih'in oğlu Osman Kanadoğlu hakimleri ve savcıları tehdit etti (Foto: Takvim Fotoğraf Arşivi)

Milli iradeyi, bağımsız Türk yargısını, hakimleri ve savcıları hedef aldı.

Video Oynatma İkonu Kanadoğlu’ndan hakim ve savcılara: “İki elimiz yakalarında olacak”


HAKİM VE SAVCILARI HEDEF GÖSTERDİ: SİZLERİ TEK TEK NOT ALIYORUZ

Kanadoğlu şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye sistematik bir hukuksuzluk içerisinde otoriter hatta totaliter olma yönünde ilerleyen bir iktidar tarafından yönetiliyor. Kürsüde görev yapan tüm hakim ve savcılara sesleniyorum; anayasa mahkemesi kararlarına uymayan yargıçlar, keyfi tutuklama kararı veren sulh ceza hakimleri, sizleri tek tek not ediyoruz. Sizin her kararınızı izliyoruz, bu kararlarınızı raporluyoruz"

Osman Korkut Kanadoğlu'nun İstanbul Gedik Üniversitesi'nde akademisyen olarak  görev yapıyor (Foto: Ekran Görüntüsü)Osman Korkut Kanadoğlu'nun İstanbul Gedik Üniversitesi'nde akademisyen olarak görev yapıyor (Foto: Ekran Görüntüsü)

GEDİK ÜNİVERSİTESİ'NDE VESAYETÇİ KAFA

Tepki çeken bu sözlerin gölgesinde Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu'nun İstanbul Gedik Üniversitesi'nde akademisyen olarak görev yaptığı biliniyor.

Cübbesinin altında vesayet özlemi barındıran Kanadoğlu, akademide yuvalanan vesayetçi kafaya da somut bir örnek teşkil ediyor.

Sabih Kanadoğlu 28 Şubat postmodern darbesinin ve 367 garabetinin aktörlerinden (Foto: Takvim Fotoğraf Arşivi)Sabih Kanadoğlu 28 Şubat postmodern darbesinin ve 367 garabetinin aktörlerinden (Foto: Takvim Fotoğraf Arşivi)

BABASI DA VESAYETÇİYDİ!

Osman Korkut Kanadoğlu'nun babası '367 Sabih' olarak bilinen Sabih Kanadoğlu.

Kanadoğlu, Fazilet Partisi'nin kapatılmasından 28 Şubat postmodern darbesine demokrasiye karşı vesayetin yanında yer alan bir isim. Özellikle 28 Şubat sürecinde Genelkurmay'daki vesayetçi aktörlerden brifing almasıyla biliniyor.


367 GARABETİNİN MİMARI

Sabih Kanadoğlu ayrıca 2007'deki Cumhurbaşkanı seçimi sürecinde, Anayasa'nın 102. maddesine göre cumhurbaşkanı seçilebilmek için gereken nitelikli çoğunluk olan 367 oyun, sadece karar yeter sayısı değil, aynı zamanda toplantı yeter sayısı olduğu iddiasını ortaya atmıştı.

Sabih Kanadoğlu vesayetin yanında yer alan bir isim olarak biliniyorduSabih Kanadoğlu vesayetin yanında yer alan bir isim olarak biliniyordu

Kanadoğlu, 367 garabetinden sonra da milli irade düşmanlığını sürdürdü.

Başkan Erdoğan'ı hedef alan birbiri ardına açıklamalarda bulundu.

Başkan Erdoğan'ın Yargıtay binasını dualarla açması sonrası Kanadoğlu "Şeyhülislam konuşması" diyerek tepki göstermişti. 367 Sabih, "Türkiye Cumhuriyeti devleti şu anda laik değildir, demokratik hiç değildir, sosyal devlet olmaktan çıkmıştır. Hukuk devleti olmadığı çok açıktır, çünkü hukuk devleti, yargı bağımsızlığını gerektirir" demişti.

Bağımsız yargıya FETÖvari fişleme tehdidi! Başrolde 367 Sabih'in oğlu Osman Kanadoğlu: Akademiye "Gedik"lenen vesayetçi kafa-4

AYM'nin çoklu baro düzenlemesine de karşı çıkan Kanadoğlu, "Yargıyı kendisine bağlayan bir "tek adam rejimi" var. Buna isterseniz "patronlu rejim", isterseniz "tek adam rejimi", isterseniz "ucube rejim" deyin, ki ucubedir." diyerek Başkan Erdoğan'ı hedef almıştı.

Bağımsız yargıya FETÖvari fişleme tehdidi! Başrolde 367 Sabih'in oğlu Osman Kanadoğlu: Akademiye "Gedik"lenen vesayetçi kafa-5


Kanadoğlu 14-28 Mayıs 2023'teki seçimlerde '367' ve 28 Şubat'ın aktörü olarak 6'lı masaya kesintisiz destek vermişti.


Sabih Kanadoğlu, Türk siyasi tarihine "postmodern darbe" olarak geçen 28 Şubat'ın 26. yıl dönümünde Ankara'da öldü.

HATIRLAYALIM: 367 KRİZİ SÜRECİ

2000 yılında seçilen 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in görev süresi 16 Mayıs 2007'de dolmaktaydı. İlk tur oylama gününü 27 Nisan olarak belirlemişti. Seçim dönemine, başörtüsü ve laiklik tartışmalarıyla gelinmişti. Ülkenin çeşitli yerlerinde "Cumhuriyet Mitingleri" adıyla geniş katılımlı gösteriler düzenlendi ve iktidar partisinin, kendi siyasal çizgisinden bir ismi cumhurbaşkanlığına seçmesi engellenmek istendi. AK Parti'nin cumhurbaşkanı adayı olarak Abdullah Gül isminde karar kılındı.

Seçimin kaderini ise, dört ay önce ortaya atılan 367 tartışmaları belirledi.

Anayasa'nın 102. maddesine göre cumhurbaşkanı seçilebilmek için, ilk iki turda nitelikli çoğunluk (367 oy), sonraki iki turda ise salt çoğunluk (276 oy) aranıyordu.

Eski Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu (Foto: Takvim Fotoğraf Arşivi)Eski Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu (Foto: Takvim Fotoğraf Arşivi)

Eski Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, 26 Aralık 2006'da Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan yazısında, 367'nin sadece karar yeter sayısı değil aynı zamanda toplantı yeter sayısı olduğu görüşünü ortaya atmıştı. Kanadoğlu, oylamalara en az 367 milletvekilinin katılması gerektiğini, aksi halde sonucun geçersiz olacağını iddia etmişti.

Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı adayı olduğu seçimde, ilk tur oylama 27 Nisan 2007'de yapıldı. Toplam 357 oy kullanılırken, Abdullah Gül 352 oy aldı. Genelkurmay Başkanlığı internet sitesine, daha sonra e-muhtıra olarak anılacak, bir basın açıklaması konuldu.

Açıklamada seçimlerde laikliğin tartışma konusu yapıldığı ve Genelkurmayın bu konuda taraf olduğu söylendi. Anayasa Mahkemesi 1 Mayıs'ta verdiği kararla, 367 iddiasını kabul ederek yapılan birinci tur oylamayı iptal etti. Bunun üzerine 6 Mayıs'ta yapılan iki yoklamada da toplantı yeter sayısının (367) bulunamayışı yüzünden 11. Cumhurbaşkanı seçilemedi. Oylamanın hemen ardından CHP "367 iddiasıyla" seçimi Anayasa Mahkemesi'ne götürdü.

AYM 1 Mayıs'ta verdiği kararla, cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında Meclis Genel Kurulu'nda en az 367 milletvekilinin bulunması gerektiğine hükmetti ve Meclis'teki birinci tur oylamayı iptal etti. Ülke seçime gitti. Seçimlerden yüzde 47 gibi ezici bir çoğunlukla çıkan AK Parti, bir kez daha 367 sorunuyla karşı karşıyaydı. İşte tam bu noktada AK Parti'ye sürpriz destek geldi. MHP "AK Parti kimi isterse aday gösterebilir. Biz Meclis'e gireriz, 367 sorunu yaşanmaz" açıklamasıyla krizin çözülmesini sağladı. 3'ncü tura 448 milletvekili katıldı ve Gül, 339 oyla 11'inci Cumhurbaşkanı seçildi.

TAKVİM UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler