367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi!

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu dün yani 28 Şubat 2023'te 84 yaşında hayatını kaybetti. 2007 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında ortaya attığı '367 şartı' ile sık sık gündeme gelen Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu için bugün cenaze töreni düzenlendi. Kanadoğlu'nun cenaze töreninde CHP'den yoğun katılım sağlanırken Ahmet Necdet Sezer,Yekta Güngör Özden gibi isimler de yer aldı. İşte törenden görüntüler ve 367 krizi ile 28 Şubat darbesinin detayları...

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 1

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu dün yani 28 Şubat 2023'te 84 yaşında hayatını kaybetti. 2007 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında ortaya attığı '367 şartı' ile sık sık gündeme gelen Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu için bugün cenaze töreni düzenlendi.

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 2

Kanadoğlu'nun cenaze töreninde CHP'den yoğun katılım sağlanırken Ahmet Necdet Sezer,Yekta Güngör Özden gibi isimler de yer aldı.

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 3

Bir süredir tedavi gördüğü Başkent Hastanesi'nde 85 yaşında hayatını kaybeden Kanadoğlu'nun cenazesi, Kocatepe Camisi'ne getirildi.

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 4

KANADOLUĞLU'NUN CENAZE TÖRENİNE KİMLER KATILDI

Cenaze törenine, Kanadoğlu'nun ailesinin yanı sıra 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, Yargıtay Genel Sekreteri Fevzi Yıldırım, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, eski TBMM Başkanlarından Hikmet Çetin, eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden, eski Adalet Bakanları Hikmet Sami Türk ve Seyfi Oktay, eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, emekli Orgeneral Hurşit Tolon, eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya ve bazı milletvekilleri katıldı.

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 5

Öğle namazının ardından Kanadoğlu'nun cenaze namazı kılındı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, törene çelenk gönderdi.

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 6

Sabih Kanadoğlu'nun cenazesi, yarın Balıkesir'in Ayvalık ilçesinde toprağa verilecek. Kanadoğlu'nun ölümü ne tesadüf ki 28 Şubat'a denk geldi. Kanadoğlu'nun ölümü ve cenaze törenine katılan isimler 367 krizini ve 28 Şubat darbesini yeniden akıllara getirdi.

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 7

10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 8

10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 9

Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden (Ortada)

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 10

Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 11

367 KRİZİ SÜRECİ

2000 yılında seçilen 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in görev süresi 16 Mayıs 2007'de dolmaktaydı. İlk tur oylama gününü 27 Nisan olarak belirlemişti. Seçim dönemine, başörtüsü ve laiklik tartışmalarıyla gelinmişti. Ülkenin çeşitli yerlerinde "Cumhuriyet Mitingleri" adıyla geniş katılımlı gösteriler düzenlendi ve iktidar partisinin, kendi siyasal çizgisinden bir ismi cumhurbaşkanlığına seçmesi engellenmek istendi. AK Parti'nin cumhurbaşkanı adayı olarak Abdullah Gül isminde karar kılındı.

Seçimin kaderini ise, dört ay önce ortaya atılan 367 tartışmaları belirledi.

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 12

Fotoğrafta: Ahmet Nejdet Sezer ve Sabih Kanadoğlu

Anayasa'nın 102. maddesine göre cumhurbaşkanı seçilebilmek için, ilk iki turda nitelikli çoğunluk (367 oy), sonraki iki turda ise salt çoğunluk (276 oy) aranıyordu.

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 13

Eski Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, 26 Aralık 2006'da Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan yazısında, 367'nin sadece karar yeter sayısı değil aynı zamanda toplantı yeter sayısı olduğu görüşünü ortaya atmıştı. Kanadoğlu, oylamalara en az 367 milletvekilinin katılması gerektiğini, aksi halde sonucun geçersiz olacağını iddia etmişti.

Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı adayı olduğu seçimde, ilk tur oylama 27 Nisan 2007'de yapıldı. Toplam 357 oy kullanılırken, Abdullah Gül 352 oy aldı. Genelkurmay Başkanlığı internet sitesine, daha sonra e-muhtıra olarak anılacak, bir basın açıklaması konuldu.

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 14

Açıklamada seçimlerde laikliğin tartışma konusu yapıldığı ve Genelkurmayın bu konuda taraf olduğu söylendi. Anayasa Mahkemesi 1 Mayıs'ta verdiği kararla, 367 iddiasını kabul ederek yapılan birinci tur oylamayı iptal etti. Bunun üzerine 6 Mayıs'ta yapılan iki yoklamada da toplantı yeter sayısının (367) bulunamayışı yüzünden 11. Cumhurbaşkanı seçilemedi. Oylamanın hemen ardından CHP"367 iddiasıyla"seçimi Anayasa Mahkemesi'ne götürdü.

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 15

AYM 1 Mayıs'ta verdiği kararla, cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında Meclis Genel Kurulu'nda en az 367 milletvekilinin bulunması gerektiğine hükmetti ve Meclis'teki birinci tur oylamayı iptal etti.

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 16

Ülke seçime gitti. Seçimlerden yüzde 47 gibi ezici bir çoğunlukla çıkan AK Parti, bir kez daha 367 sorunuyla karşı karşıyaydı. İşte tam bu notada AK Parti'ye sürpriz destek geldi.

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 17

MHP "AKP kimi isterse aday gösterebilir. Biz Meclis'e gireriz, 367 sorunu yaşanmaz" açıklamasıyla krizin çözülmesini sağladı.

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 18

3'ncü tura 448 milletvekili katıldı ve Gül, 339 oyla 11'inci Cumhurbaşkanı seçildi.

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 19

28 ŞUBAT SÜRECİNDE NELER OLDU

Türk siyasi tarihine "Postmodern darbe" olarak geçen 28 Şubat 1997'deki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısının üzerinden 26 yıl geçti.

Merhum Necmettin Erbakan'ın başbakanlığında, Refah Partisi (RP) ve Doğru Yol Partisi'nce (DYP) kurulan 54. Hükümet, 28 Haziran 1996'da ülke yönetimine geçti.

DYP Genel Başkanı Tansu Çiller'in Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olarak görev aldığı Hükümet, "rejimi tehdit ettiği" iddiasıyla tartışmaların odağı oldu.

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 20

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Erbakan'ın, 24 Ocak 1997'de Kayseri'ye yaptığı gezi sırasında, tek tip elbise giyip bere takan il örgütü görevlileriyle ilgili partiye uyarıda bulundu. Söz konusu durumun "Siyasi Partiler Yasası'na aykırı olduğunu" belirten Başsavcılık, RP Kayseri İl Yönetim Kurulunun 30 gün içinde görevden el çektirilmesini istedi.

Başsavcılılık, "fesih işleminin yapılmaması halinde, RP hakkında kapatma istemiyle dava açılacağını" da partiye bildirdi.

RP'li Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız'ın 31 Ocak 1997'de düzenlediği "Kudüs Gecesi"nde İran'ın Ankara Büyükelçisi Muhammed Rıza Bagheri'nin de katılarak bir konuşma yapması ve sergilenen gösteriler, "rejim tartışmalarını" daha da alevlenmesine neden oldu.

Başbakan Erbakan, 1 Şubat 1997'de itirazlara ve DYP'li bazı bakanların "imza atmayız" tepkisine rağmen "üniversitelerde başörtüsünü serbest bırakan" kararnameyi Bakanlar Kurulunda imzaya açtı.

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 21

"TANKLAR, SİNCAN'DAN GEÇTİ"

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Başsavcılığı, tepkilere yol açan "Kudüs Gecesi"ni düzenleyen RP'li Belediye Başkanı Yıldız hakkında 2 Şubat 1997'de ayrı ayrı soruşturma başlattı.

Bu gecede konuşan İran'ın Ankara Büyükelçisi Bagheri, 3 Şubat 1997'de Dışişleri Bakanlığına çağrılarak protesto edildi.

Bu arada, 28 Şubat sürecinde hafızalara kazanan "Sincan'dan tankların geçmesi" olayı yaşandı.

Sincan'da 4 Şubat 1997'de 15 tank ve 20 kariyer, ilçeden geçerek Yenikent'teki tatbikat alanına gitti.

"Askerin uyarısı" olarak değerlendirilen bu gelişme, Sincanlılar tarafından "darbe oluyor" şeklinde algılanarak, şaşkınlığa yol açtı.

Tarihe kara bir leke: 28 Şubat!

"SİYASİ TARTIŞMALARA YOL AÇTI"

Yaşanan gelişmeler üzerine harekete geçen dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener, Sincan'dan tankların geçtiği gün Belediye Başkanı Yıldız'ı görevden uzaklaştırdı.

Ankara DGM'deki sorgusunun ardından Terörle Mücadele Şubesince gözaltına alınan Yıldız, beraberindeki 9 kişiyle "yasa dışı silahlı çeteye yardım, halkı kin ve düşmanlığa tahrik" iddiasıyla tutuklandı.

Yaşananlar, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in de dahil olduğu ciddi siyasi tartışmalara neden oldu.

Dönemin Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller'in yaşanan süreçten duyduğu rahatsızlığı Başbakan Erbakan'a iletmesi ve sonrasındaki gelişmeler, koalisyon ortakları arasında sorunlara yol açtı.

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 22

"DEMİREL: TÜRKİYE'NİN REJİM MESELESİ YOK"

Siyasiler arasında yaşanan gerginlik, kamuoyuna da yansıdı. Bu kapsamda, sivil toplum örgütlerinin kadın temsilcileri tarafından Ankara'da geniş katılımlı bir miting düzenlendi.

İran Büyükelçisi Bagheri ise Kudüs Gecesi'ndeki konuşmalarının ardından artan tepkiler üzerine ülkesine gitmek zorunda kaldı.

Kudüs Gecesi'nden 4 gün sonra İçişleri Bakanlığına bir yazı gönderen dönemin Cumhurbaşkanı Demirel, "Belediyelerdeki köktendinci kadrolaşmanın derhal incelenmesini" istedi. Bunun üzerine İçişleri Bakanı Meral Akşener, valiliklere gönderdiği yazıda "Cumhurbaşkanı'na bilgi verilmek üzere" konunun araştırılması talimatını verdi.

Başbakan Erbakan, 21 Şubat 1997'de Cumhurbaşkanı Demirel ile yaptığı görüşme sonrasında "Türkiye'nin rejim meselesi yok." açıklaması yaptı.

Aynı gün, Washington'da Türk-ABD Konseyi kapanış balosunda konuşan dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Çevik Bir, yıllarca zihinlerden silinmeyecek "Sincan'da demokrasiye balans ayarı yaptık." ifadelerini kullandı.

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 23

"8 SAAT 45 DAKİKALIK TARİHİ TOPLANTI"

Tartışmaların en yoğun döneminde, Cumhurbaşkanı Demirel'in 26 Şubat'ta Başbakan Erbakan'a "rejim konusunda endişelerini dile getiren bir mektup gönderdiği" otaya çıktı.

Yaşanan tüm bu gelişmelerin ışığında, 28 Şubat 1997'de MGK, Cumhurbaşkanı Demirel'in başkanlığında toplandı.

MGK tarihinin en uzun toplantılarından biri olan, Türkiye'ye siyasal ve sosyal anlamda yeni bir istikamet çizen bu toplantı, 8 saat 45 dakika sürdü. Çankaya Köşkü'nde saat 15.10'da başlayan toplantı, saat 23.55'te sona erdi.

MGK toplantısına Başbakan Necmettin Erbakan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller, Milli Savunma Bakanı Turhan Tayan, İçişleri Bakanı Meral Akşener ile Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hikmet Köksal, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Güven Erkaya, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ahmet Çörekçi, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Teoman Koman ve MGK Genel Sekreteri Orgeneral İlhan Kılıç da katıldı.

Toplantıda, MİT Müsteşarı Sönmez Köksal, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Onur Öymen, Emniyet Genel Müdürü Alaaddin Yüksel, Olağanüstü Hal Bölge Valisi Necati Bilican ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Necdet Seçkinöz, Genelkurmay İstihbarat Başkanı Korgeneral Çetin Taner ile MGK Genel Sekreter Başyardımcısı Korgeneral Necdet Timur da hazır bulundu.

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 24

"BİLDİRİDE 'LAİKLİK' VURGUSU"

Toplantı sonrasında yayımlanan 4 maddelik MGK bildirisinde özetle "Cumhuriyet ve rejim aleyhtarı yıkıcı ve bölücü grupların, laik ve anti-laik ayrımı ile demokratik ve sosyal hukuk devletini güçsüzleştirmeye yeltendiklerinin müşahede edildiği" belirtilerek, "Anayasa ve Cumhuriyet yasalarının uygulanmasından asla taviz verilmeyeceği" vurgulandı.

Bildirinin en dikkati çeken ifadeleri ise şunlar oldu:

"Toplantıda bilhassa Anayasa ile Atatürk milliyetçiliğine bağlı demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olarak belirlenen Türkiye Cumhuriyeti devletine karşı çağ dışı bir kisve altında zemin oluşturmaya yönelik rejim aleyhtarı faaliyetler de gözden geçirilmiş; Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığını, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş medeniyet yolunda, demokratik sistem içerisinde ilerlemesini teminat altına alan Anayasa ve Cumhuriyet yasalarının uygulanmasından asla taviz verilmemesi gerektiği; Anayasa'nın tanımladığı Cumhuriyet'in demokratik, laik ve sosyal hukuk devlet ilkelerinin sağlıklı bir şekilde düzenlenmesine imkan sağlayacak güvenlik, huzur ve toplumsal barışın önem ve öncelik taşıdığı; Cumhuriyet ve rejim aleyhtarı yıkıcı ve bölücü grupların laik ve anti-laik ayrımı ile demokratik ve sosyal hukuk devletini güçsüzleştirmeye yeltendikleri; Türkiye'de laikliğin sadece rejimin değil aynı zamanda demokrasinin ve toplumun huzurunun da teminatı ve bir yaşam tarzı olduğu; devletin yapısal özünü oluşturan sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleri anlayışından vazgeçilemeyeceği, yasalarla belirlenmiş kuralların göz ardı edilerek yapılan çağ dışı uygulamaların da hukukun üstünlüğü ilkesiyle bağdaşmayacağı; Türkiye'nin 1997 yılı içinde AB'ye tam üye olacak ülkeler listesine girmeyi öncelikli bir hedef alarak sürdürdüğü, böyle bir dönemde resmi ve sivil kurum ve kuruluşların bu sürece katkıda bulunmasının gerekli olduğu, bu sebeple, demokrasimiz hakkında kuşkulara yol açacak, Türkiye'nin yurt dışındaki imajını ve itibarını zedeleyecek her türlü spekülasyona son vermek gerektiğini, Türkiye Cumhuriyeti'nin laik, demokratik insan haklarına saygılı, sosyal bir hukuk devleti olduğu yolundaki temel ilkelerinin Anayasamızın ve devletimizin teminatı altında olduğu; rejimin, kendisine ve geleceğine yönelik tartışmaların, içinde bulunduğumuz ortamda Türkiye'ye yarardan çok zarar verdiği; açıklanan bu esaslar aksine davranışların, toplumumuzda huzur ve güveni bozarak yeni gerginliklere ve yaptırımlara neden olacağı değerlendirilmiş, bu konularda alınacak ve alınması gereken tedbirlerin Bakanlar Kuruluna bildirilmesine karar verilmiştir."

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 25

"ERBAKAN KARARLARI İMZALAMADI"

MGK bildirisinin yayımlanmasının ardından, 1 Mart 1997'de askerlerin MGK toplantısına getirerek, hükümetten yapılmasını istediği 20 madde ortaya çıktı. Bu taleplerin arasında, "Temel eğitimin 8 yıla çıkması, imam hatip okullarının meslek okullarına dönüştürülmesi, irticai faaliyetlere karıştıkları için TSK'daki görevlerine son verilen askerlerin belediyelerde istihdam edilmesinin önüne geçilmesi" de vardı.

Erbakan, bu 20 maddedeki bazı ifadeleri kabul etmeyerek, kararları imzalamadı. 3 Mart'ta DYP'nin bazı önde gelen isimleri, hükümetten çekilme çağrısında bulundu.

Çiller, Başbakanlık'ta bir araya geldiği Erbakan'ı "MGK kararlarını imzalaması" konusunda iknaya çalıştı.

Bu süreçte bir basın toplantısı düzenleyen Erbakan, yeni hükümet arayışlarına tepki göstererek, "Hükümet TBMM'de kurulur, MGK'da kurulmaz" ifadelerini kullandı.

Bazı sivil toplum kuruluşları da açıklamalar yaparak, MGK kararlarına tam destek verdiklerini ifade etti.

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 26

"MGK KARARLARI YOL AYRIMINI HIZLANDIRDI"

Çiller, Erbakan'dan Temmuz 1997'de Başbakanlık görevini kendisine devretmesini istedi. Bu isteği reddeden Erbakan, 5 Mart 1997'de MGK kararlarını imzaladı. Çiller, Başkanlık Divanı toplantısında MGK kararları ve uygulanması konusunda TBMM'de genel görüşme açılması için Erbakan ile anlaştıklarını, genel görüşme önergesini hafta başında Meclise sunacaklarını açıkladı. Ancak diğer partilerin sert tepki göstermesi üzerine bu plan uygulanamadı.

Cumhurbaşkanı Demirel, MGK'nın anayasal ve kendine özgü bir kuruluş olduğunu vurgulayarak, "MGK kararlarının uygulanmaması halinde devletin yürümeyeceğini, uygulamayanların sorumlu olacağını" kaydetti.

Bunun üzerine Erbakan, MGK kararları için RP'li bakanlar Fehim Adak ve Şevket Kazan ile DYP'li Nevzat Ercan'dan oluşan bir "uygulama komitesi" kurdu.

Bundan sonraki süreçte, başta 8 yıllık kesintisiz eğitim olmak üzere MGK kararlarının uygulanmasında ortaya çıkan tartışmalar, DYP ve RP arasındaki yol ayrımını hızlandırdı.

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 27

"DEMİREL, SEÇİM YOLUNU GÖSTERDİ"

Başbakan Yardımcısı Çiller, DYP Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, MGK kararlarına direnilmemesini istedi. Bundan sonra DYP'de "hükümetten çekilelim" sesleri yükselmeye başladı.

Anayasa Mahkemesinin kuruluş yıl dönümünde konuşan Cumhurbaşkanı Demirel, "Kimse laik Cumhuriyet'e alternatif aramaya kalkışmasın" ifadelerini kullandı. Demirel, 22 Nisan'daki bir başka konuşmasında ise Türkiye'nin içinde bulunduğu krizden çıkış yolunu "seçim" olarak gösterdi.

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 28

MGK, 26 Nisan'da toplandı ve 28 Şubat'ta alınan kararların ne kadar uygulandığını belirleyebilmek için "İzleme Komitesi" kurulmasını kararlaştırdı. Bu komite, her ay MGK'ya bir de rapor sunacaktı.

Dönemin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, 21 Mayıs 1997'de "Anayasa'nın laiklik ilkesine aykırı eylemlerin odağı haline geldiği açıklıkla anlaşıldığı" gerekçesiyle, RP'nin sürekli kapatılması istemiyle dava açtı.

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 29

"ERBAKAN, HÜKÜMETİN İSTİFASINI SUNDU"

Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde 11 Haziran'da irticaya karşı "Batı Çalışma Grubu" oluşturuldu.

Haziranın 18'inde Başbakan Necmettin Erbakan ile yardımcısı Tansu Çiller, "giderek artan toplumsal gerginlik nedeniyle hükümetin nasıl devam edeceği" konusundaki görüşmelerinde uzlaştılar. Başbakanlığı Çiller devralacak, BBP hükümete girecek ve erken seçim yapılacaktı. Bu anlaşmadan sonra Erbakan aynı gün hükümetin istifasını Cumhurbaşkanı Demirel'e sundu.

Erbakan, Demirel ile görüşmesinde RP, DYP ve BBP'nin anlaştığını, Bakanlar Kurulu ve hükümet programının hazır olduğunu bildirdi ve hükümeti kurma görevinin Çiller'e verilmesini istedi.

Cumhurbaşkanı Demirel ertesi gün muhalefet lideri Mesut Yılmaz, Bülent Ecevit, Deniz Baykal ve Hüsamettin Cindoruk ile görüştü, ardından da hükümeti kurma görevini ANAP Genel Başkanı Yılmaz'a verdi. Yılmaz'ın görevlendirilmesine RP, DYP ve BBP liderleri tepki göstererek, Demirel'i eleştirdi.

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 30

"YENİ HÜKÜMET KURULDU"

Demirel başkanlığında 25 Haziran'da gerçekleşen MGK toplantısı, Erbakan'ın katıldığı son MGK toplantısı oldu. 30 Haziran'da 55. Cumhuriyet Hükümeti, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın başbakanlığında kuruldu.

ANAP-DSP ve DTP ortaklığıyla kurulan hükümette DSP lideri Bülent Ecevit Başbakan Yardımcısı olarak görev aldı.

MGK kararlarından en çok tartışılan 8 yıllık kesintisiz eğitim ile ilgili yasa tasarısı, 16 Ağustos 1997'de TBMM'de 242'ye karşı 277 oyla kabul edildi. 8 yıllık kesintisiz eğitim uygulaması, 1997-1998 eğitim-öğretim yılının açıldığı 15 Eylül'den itibaren uygulanmaya başlandı.

Bu arada, Anayasa Mahkemesi RP'yi, 16 Ocak 1998'de "demokratik ve laik cumhuriyet ilkelerine aykırı davranarak, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü ve millet egemenliği ilkelerini çiğnediği ve irticai faaliyetlerin odağı olduğu" gerekçesiyle kapattı. Genel Başkan Necmettin Erbakan ile Şevket Kazan, Ahmet Tekdal, Şevki Yılmaz, Hasan Hüseyin Ceylan, İbrahim Halil Çelik'in milletvekillikleri düşürüldü ve 5 yıl siyaset yasağı konuldu.

22 Şubat 1998'de kararın Resmi Gazetede yayımlanmasıyla RP'nin 14 yıl süren siyasi yaşamı sona erdi.

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 31

UTANÇ MANŞETLERİ!

Türkiye, kadınların başörtülü olduğu için okullara alınmadığı, dini vecibelerini yerine getirmek isteyen vatandaşların kamusal alandan silindiği ve 'bin yıl sürecek' denen 28 Şubat darbesini atlattı ancak kara leke hafızalardan silinmedi. Türk siyasi tarihinin kara bir lekesi olarak adlandırılan 28 Şubat'ta bazı gazeteler utanç verici manşetlere imza attı. İşte bazıları

367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 32
367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 33
367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 34
367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 35
367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 36
367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 37
367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 38
367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 39
367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 40
367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 41
367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 42
367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 43
367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 44
367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 45
367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 46
367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 47
367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 48
367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 49
367 krizinin baş aktörü Sabih Kanadoğlu için cenaze töreni düzenlendi! - 50