Ekrem İmamoğlu’ndan Yakup Öner savunması: Talimatı benden alır

“Çıkar amaçlı suç örgütü” davasının 100. gününde savunmasına devam eden Ekrem İmamoğlu, Yakup Öner için “Benden başka kimseden talimat almaz” diyerek talimat adresini gösterdi. Açıklama, Öner’in İmamoğlu’nun isteğiyle ilettiğini söylediği yüz binlerce dolarlık kreş ve 10 milyon dolarlık yurt taleplerini yeniden gündeme taşıdı. Belediyedeki yapılanmayı “liderlik anlayışı” olarak savunan İmamoğlu, Öner’in “Poşette alıyordum” sözleriyle anlattığı yıllık 100 bin dolarlık elden ödeme iddiasını ise reddetti.

Giriş Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Ekrem İmamoğlu’ndan Yakup Öner savunması: Talimatı benden alır

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik davada çapraz sorgusu devam eden Ekrem İmamoğlu'nun Yakup Öner'e ilişkin açıklaması, önceki ifadelerde anlatılan talimat ve ödeme ilişkilerini yeniden gündeme taşıdı.

İmamoğlu, Öner'in İBB'nin bir işi yapıp yapamayacağı konusunda yalnızca kendisinden talimat aldığını belirtirken belediyede "sistem" bulunmadığını savundu. Öner ise ruhsat dosyalarıyla birlikte gündeme gelen kreş ve yurt taleplerini İmamoğlu'nun isteği üzerine ilettiğini söylemişti.

TALİMAT ADRESİNİ KENDİSİ GÖSTERDİ

Mahkeme Başkanı, Öner'in 10 Temmuz 2025 tarihli ifadesindeki yapılanma anlatımını İmamoğlu'na sordu. Öner'in belediye içindeki isimler olarak Fatih Keleş, Murat Ongun ve Ertan Yıldız'ı saydığı; Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Köksal'ı ise "sistem dışındaki adamlar" olarak nitelendirdiği aktarıldı.

İmamoğlu, görev dağılımı yapıldığını söyleyerek şu yanıtı verdi:

"Yakup Bey'e bir dosya verdiğimiz zaman elbette o dosyayla ilgilenir, sorumluluğunu üstlenir. İlgili kişilerle görüşür, ne istediklerini anlamaya çalışır ve kurumun bunu yapıp yapamayacağını değerlendirir. İBB'nin bir işi yapıp yapamayacağı konusunda Yakup Bey benden başka kimseden talimat almaz."

Öner'in önceki anlatımlarında ise bu dosyaların yanında, İmamoğlu'nun isteğiyle ilettiğini söylediği yüksek maliyetli kreş ve yurt talepleri bulunuyordu.

ATİK'İN ANLATIMINDA DA DOĞRUDAN BAŞKAN VURGUSU

Dosyada, Öner'in çalışma biçimine ilişkin Süleyman Atik'in beyanı da bulunuyor.

Atik, mahkemedeki savunmasında teknik konuları önce Öner'e götürdüğünü, ardından Fatih Keleş'le görüştüğünü ve nakit veya sosyal destek adı altında talepler iletildiğini ileri sürdü.

Para konusunda Öner'le yaptığı bir görüşmeyi de anlatan Atik, Öner'in bu meseleleri doğrudan başkanla görüştüğünü ve ödemesini ondan aldığını söylediğini iddia etti.

Öner'in önceki ifadelerinde ise Boğaziçi İmar'daki işleyişin yönlendirilmesi ve kararların alınması konusunda Keleş ile İmamoğlu'nun isimleri yer almıştı.

VANİKÖY DOSYASINDA YÜZ BİNLERCE DOLARLIK KREŞ

Öner, soruşturma aşamasındaki ifadesinde Vaniköy'deki bir yapının güçlendirme ruhsatı talebini İmamoğlu'na sunduğunu anlatmıştı.

Beyanına göre, İmamoğlu'yla yaptığı görüşmenin ardından karşı tarafa o dönem yaklaşık 700–800 bin dolar maliyetli büyük bir kreş yaptırılması talebi iletildi.

Güçlendirme ruhsatı sürecinden vazgeçilerek basit onarım başvurusuyla ilerlenmek istenmesi üzerine bu kez yaklaşık 500–600 bin dolar maliyetli daha küçük bir kreş gündeme geldi.

Öner, küçük kreş talebini de aktardığını ve daha sonra basit onarım ruhsatının verildiğini söyledi. Ancak kreş yaptırılıp yaptırılmadığı veya nakit menfaat sağlanıp sağlanmadığı konusunda bilgisinin bulunmadığını belirtti.

Eylül 2026'daki savunmasında görüşmeleri yeniden anlatan Öner, rakamların kreşin yaklaşık yapım maliyeti olduğunu savundu. Cüneyt Yakut'un ileri sürdüğü 150 bin doları görmediğini, teslim almadığını ve başka bir kişiye verilmesi yönünde talimat vermediğini söyledi.

YASAL HAK OLAN RUHSATIN YANINDA 10 MİLYON DOLARLIK YURT

Öner'in 29–30 Eylül 2026'daki savunmasında Torunlar'a ait otel inşaatının ruhsat yenileme başvurusu da yer aldı.

Öner, başvurunun hukuka uygun olduğunu ve reddedilmesi hâlinde açılacak davanın kaybedileceğini İmamoğlu'na bildirdiğini söyledi. Ardından İmamoğlu'nun ruhsatın onaylanacağını, ancak şirketten bir yurt yapmasının istenmesini söylediğini anlattı.

Yurdun maliyetini ilgili inşaatçılara sorduğunu belirten Öner, yaklaşık 10 milyon dolarlık tutarı bu şekilde öğrendiğini ifade etti.

Öner'in anlatımına göre şirket talebe olumlu yanıt vermedi, ruhsat ise onaylandı. İmamoğlu daha sonra yurt için onay alıp almadığını sorunca Öner, ruhsatın şirketin hukuki hakkı olduğunu belirtti.

Öner, şirketin daha sonra Feshane restorasyonunu üstlendiğini ve şartlı bağış protokolünün belediye meclisince onaylandığını söyledi. Talepleri kamu yararına bağış olarak savundu.

Mehmet Torun da kendi savunmasında yurt talebini kabul etmediğini, Feshane restorasyonuna katkı sunduğunu ve kendisinden rüşvet istenmediğini belirtti.

SAVCILIKTAN "BAĞIŞ" SAVUNMASINA İTİRAZ

Duruşmada savcılık, farklı dosyalarda gündeme gelen yüksek tutarlı talepleri sıralayarak bunların gönüllü bağış niteliğinde olup olmadığını sorguladı.

Savcılık, dosyadaki süreçlerin rüşvet veya irtikap kapsamında değerlendirildiğini belirtirken Öner, taleplerin karşılıklı rızaya dayandığını ve işlemlerle bağışlar arasında bağlantı kurmadıklarını savundu.

"SİSTEM" SORULDU, "LİDERLİK ANLAYIŞI" DEDİ

Belediyedeki yapılanmaya ilişkin soruları yanıtlayan İmamoğlu, Fatih Keleş'in Ertan Yıldız'a talimat verdiği iddiasını reddetti.

İmamoğlu, çalışma düzenini şu sözlerle savundu:

"Bunun adı sistem değil, Ekrem İmamoğlu'nun liderlik anlayışıdır. İnsanlara bir çalışma alanı tanımlarsınız. Ben de Fatih Bey'e talimat vermiyorum; 'Şuna bakar mısın?' diyorum. Fatih Bey benim memurum değil. Kendisiyle bütün seçimlerimde omuz omuza çalıştığım bir kardeşim, bir arkadaşımdır."

ÖNER "POŞETTE ALDIM" DEDİ, İMAMOĞLU REDDETTİ

Dosyadaki bir diğer başlık, Öner'in resmî maaşı dışında aldığını ileri sürdüğü yıllık 100 bin dolarlık ödemeydi.

Öner, soruşturma aşamasındaki ifadesinde 2020 yılında İmamoğlu'yla sözlü anlaşma yaptığını ve 2024 yılına kadar yıllık 100 bin dolar ek ödeme aldığını öne sürmüştü.

Parayı aracısız, doğrudan İmamoğlu'ndan aldığını söyleyen Öner, kaynağını sormadığını belirtmişti.

Eylül 2026'daki sorgusunda da elden ödeme anlatımını sürdüren Öner, "Evet, elden aldım. Bulunduğu ortamda ben kendisinden alıyordum" demişti.

Paranın nasıl taşındığı sorulduğunda ise "Hayır, cebinde değil. Poşette alıyordum" yanıtını vermişti.

İmamoğlu, son çapraz sorgusunda Öner'in bu iddiasını kesin biçimde reddetti:

"Öyle bir şey yok. Bu iddiayı kesinlikle kabul etmiyorum."

Maaş dışında elden ödeme yapıp yapmadığı sorusuna da şu karşılığı verdi:

"Öyle bir şey yok. Ne şahsen böyle bir teslimim var ne de böyle bir durum söz konusu."

Öner parayı doğrudan İmamoğlu'ndan aldığını ileri sürerken İmamoğlu, herhangi bir para tesliminin yaşanmadığını savundu.

ÖNER'İN FİİLÎ GÖREVİ VE RESMÎ STATÜSÜ SORULDU

İmamoğlu, Öner'in başkan danışmanından ziyade teknik danışman olarak çalıştığını söyledi.

"Başkan danışmanlığı özel bir statüdür. Daha önceki soru-cevaplarda bu statüyü kime verdiğimi aktarmıştım. Yakup Öner onlardan biri değildir" diyen İmamoğlu, resmî görevi sorulduğunda ise "Başkan danışmanı statüsünde, daire başkanı kadrosunda görev yapıyordu" yanıtını verdi.

Öner'in belediyeden maaş aldığını da doğrulayan İmamoğlu, devlet memuru statüsünde çalıştığını belirtti.

AKTAŞ SORUSUNA "ALLAH KORUSUN" YANITI

Mahkeme Başkanı'nın Aziz İhsan Aktaş'la tanışıp tanışmadığı sorusuna İmamoğlu, "Allah korusun" karşılığını verdi.

Aktaş ise 21 Ağustos 2026 tarihli savunmasında İmamoğlu'na atfettiği talimat ve para taleplerinin kendisine Ertan Yıldız, İbrahim Bülbüllü, Özgür Karabat ve diğer aracılar üzerinden ulaştırıldığını ileri sürmüştü.

Hak ediş ödemelerinin baskı aracı olarak kullanıldığını iddia eden Aktaş, mevcut iş ilişkilerinin ceza ve fesih gibi yöntemlerle sona erdirilmesi tehdidiyle karşılaştığını da öne sürmüştü.

Son sorguda Florya'da şirketlerden para toplanmasına ilişkin toplantı iddiası da İmamoğlu'na soruldu.

İmamoğlu, "Öyle bir toplantıdan benim haberim yok" dedi. Söz konusu yerin İstanbul Planlama Ajansı'na dönüştürüldüğünü belirtti.

VİLLA SORUSUNA ŞİRKET DEVRİ SAVUNMASI

Ali Nuhoğlu'yla bağlantılı villa işlemleri de duruşmada gündeme geldi.

İmamoğlu, "Sayın Başkan, devredilen şey villa değil, bir şirkettir. Şirketin sahip olduğu iki ev söz konusu" açıklamasını yaptı.

İlk anlaşmada 87 milyon lira, 500 bin dolar ve bir villa üzerinde uzlaşıldığını söyleyen İmamoğlu, 87 milyon liranın bir yıl içinde ödenmemesi üzerine şirketinin bu bedel karşılığında iki villa daha verdiğini anlattı.

Kendi anlatımına göre toplam 450 metrekare büyüklüğündeki iki ev için toplam bin 500 metrekare büyüklüğünde üç villa verildi; anlaşmada ayrıca 500 bin dolar yer aldı.

Mahkeme Başkanı'nın Nuhoğlu'nun hak edişlerini alamadığı yönündeki anlatımını hatırlatması üzerine İmamoğlu, işlemin ticari olduğunu savundu. Ellerinde ödeme kayıtları, noter belgesi ve arabuluculuk sözleşmesi bulunduğunu söyledi.

TAKVİM UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Yunus Akseki
Yunus Akseki Takvim.com.tr Güncel

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler