Ankara-Bağdat mutabakatının şifreleri: Başika’da şartlı devir Sincar’da devlet otoritesi
Türkiye ile Irak arasında varılan güvenlik mutabakatı kapsamında Başika-Zilkan Kampı’nın Irak yönetimine kademeli devir süreci öngörülürken, sürecin Sincar’ın terör unsurlarından temizlenmesi ve bölgede Irak devlet otoritesinin kurulması şartına bağlandığı bildirildi. Musul ile Kerkük’ün güvenliğinin teminatı konumundaki TSK varlığının sahadan tamamen çekilmeyeceği, Başika’daki kampın iki ülke ordusu arasında ortak lojistik merkezi olarak yapılandırılacağı öğrenildi. Kandil ile Sincar hattındaki terör yapılanmalarının tasfiyesine karşı sahadaki kararlı adımlar ise sürdürülüyor. Takvim.com.tr, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge sürecinin sahadaki yansımalarına mercek tutuyor.
Ankara ile Bağdat arasında varılan mutabakat doğrultusunda Başika Askeri Üssü'nün kontrolünün kademeli olarak Irak makamlarına devredilmesi kararlaştırıldı. Ancak uzmanlar, bu adımın tek taraflı veya koşulsuz bir çekilme anlamına gelmediğini vurguluyor. Başika Kampı'nın Kandil, Mahmur ve Sincar arasındaki terör koridorunu kesen stratejik bir blokaj ve komuta merkezi olduğuna dikkat çeken askeri stratejistler, Türkiye'nin bölgedeki varlığını sahadaki somut gelişmelere bağladığını ifade ediyor.
Anlaşmanın temel şartlarından birini Sincar'daki terör unsurlarının tamamen temizlenmesi ve merkezi Irak otoritesinin tesis edilmesi oluşturuyor. PKK'nın bölgede kimlik değiştirerek YBŞ ve paravan sivil yapılar adı altında Haşdi Şabi unsurlarıyla iş birliği yapması ise sürecin en kritik açmazı olarak öne çıkıyor.
Türkiye'nin, Sincar başta olmak üzere bölgedeki tehditler tam anlamıyla bertaraf edilmeden ve merkezi Bağdat yönetimi kendi güvenliğini sağlayacak kapasiteye ulaşmadan denetimi elden bırakmayacağı değerlendiriliyor.
BAŞİKA'DAN SİNCAR'A GÜVENLİK DENKLEMİ
Ankara ve Bağdat yönetimi arasında yapılan mutabakat uyarınca Musul yakınlarındaki Başika-Zilkan Kampı'nın Irak yönetimine kademeli şekilde devredilmesi kararlaştırıldı.
Fakat bu karar tek taraflı asker çekme niteliği taşımayıp Sincar Bölgesi'nde Irak devlet otoritesinin kurulması ve yasa dışı silahlı unsurların varlığına son verilmesi şartına bağlandı.
Böylece Başika ve Sincar alanları aynı güvenlik denkleminin tamamlayıcı parçaları haline getirildi.
BAŞİKA'YA YENİ FONKSİYON
Türkiye'nin Musul ve Kerkük coğrafyasında demografik yapının korunması ile bölge güvenliğinin teminatı olarak gördüğü Başika Kampı'na ilişkin anlaşma, TSK'nın sahadan tamamen çekilmesi anlamına gelmiyor.
Kampın Türkiye ve Irak orduları arasında ortak lojistik ve ortak eğitim harekat merkezi olarak varlığını sürdüreceği öngörülüyor.
Kandil, Mahmur ve Sincar üçgenindeki terör hattını kesen stratejik blokaj görevi üstlenen kamp, 2015 yılından bu yana 11 yıldır sınır ötesi operasyonların komuta ve kontrol merkezi olarak işlev görüyor.
Türk askerinin bölgeden ayrılması, Kandil, Asos, Mahmur ve Sincar sahalarındaki durumun netleşmesine bağlı şartlı süreç olarak yürütülüyor.
Lağvedilen terör örgütü PKK unsurlarının bölgeden tamamen çekilme adımları yakından takip ediliyor.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakanı Ali Zeydi (Fotoğraf: DHA)
SİNCAR'DA HAŞDİ ŞABİ PROBLEMİ
Irak ile Suriye geçiş hattında terör örgütü PKK ve uzantılarının hareket alanı haline gelen Sincar sahasında Bağdat yönetiminin devlet otoritesini tam sağlama taahhüdü öne çıkıyor.
Bölgedeki büyük ikilemi ise Sincar'ın boşaltılması görevini Irak Federal Ordusu'nun mu yoksa İran destekli Haşdi Şabi unsurlarının mı üstleneceği sorusu oluşturuyor.
TSK operasyonlarına karşı YBŞ yapısının Haşdi Şabi çatısı altına sokulduğu ve Civan Şorşker adıyla sivil toplum kılıflı yeni yapılanmalar kurulduğu bildirildi.
Bağdat yönetiminin Civan Şorşker'i terör örgütleri listesine alma ihtimaline karşı geliştirilen yöntemler karşısında TSK'nın istihbarat takibini sürdürdüğü vurgulandı.
Ankara ve Bağdat arasında varılan güvenlik mutabakatı Başika Kampı’nın Irak yönetimine kademeli devrini Sincar’ın terör unsurlarından temizlenmesi ve bölgede Irak devlet otoritesinin kurulması şartına bağlıyor. (Fotoğraf: Takvim Foto Arşivi)
TERÖRSÜZ BÖLGE HEDEFİNDE KRİTİK STRATEJİ
Geçmişte terörle mücadelede yaşanan aksaklıkların Bağdat ve Şam hükümetlerinin zayıf otoritesinden kaynaklandığı değerlendiriliyor.
Merkezi yönetimlerin güçlendirilmesi ve Suriye'de YPG örneğinde olduğu gibi bölgesel silahlı grupların merkezi orduya entegre edilmesinin önemine dikkat çekiliyor.
Türkiye'nin beklentisi ve "Terörsüz Bölge" hedefiyle izlediği strateji ise komşu ülke yönetimlerinin kendi topraklarındaki terör unsurlarıyla mücadele edebilecek kapasiteye ulaşması.
Türkiye, Irak ve Suriye yönetimlerinin terörle mücadele kapasitesinin artırılmasını stratejik öncelik olarak masada tutuyor.
Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada da "Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından kullanılan Başika-Zilkan Yerleşkesi'nin, kademeli olarak Iraklı makamlara teslim edilmesi kararlaştırılmıştır." bilgisi paylaşıldı.
Açıklamada "Merkezi Irak Hükümetinin son dönemde Sincar'da devlet otoritesinin sağlanmasına yönelik attığı adımları memnuniyetle karşılıyoruz. Bahse konu adımların, bölgenin normalleşmesine, güvenlik ve istikrar ortamı ile terörsüz bölge oluşturulmasına katkı sağlayacağını değerlendiriyoruz." denildi.
Başika Kampı
