Avrupa’dan Ailem Güvende operasyonlarına ortak hazımsızlık! İtalya resti çekti: Meloni’den “Bildiriyi imzalamayın” talimatı
Türkiye’de aile kurumunu, çocukları ve toplum düzenini korumak amacıyla yürütülen “Ailem Güvende” operasyonları, bazı Avrupa ülkelerinin ortak hazımsızlığına yol açtı. 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem başlatılan operasyonları hedef alan açıklamaya birçok Avrupa ülkesi katılırken, İtalya’nın bu cepheye katılmaması ve Türkiye’yi kınayan açıklamada yer almaması dikkat çekti.
Türkiye'de aile kurumunun, çocukların ve toplum düzeninin korunması amacıyla yürütülen "Ailem Güvende" operasyonları Avrupa'da hazımsızlığa yol açtı.
Operasyonlara ilişkin bazı Avrupa ülkelerinden ortak tepki gelirken, İtalya'nın söz konusu ortak açıklamada yer almaması dikkat çekti. Giorgia Meloni hükümetinin geçmişte LGBT politikaları konusunda izlediği çizgi de yeniden gündeme geldi.
Türkiye genelinde yürütülen "Ailem Güvende" operasyonları kapsamında 5 il merkezli 15 ili kapsayan soruşturmalarda 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem başlatıldı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, çalışmaların çocukların, aile kurumunun ve toplum düzeninin korunması amacıyla yürütüldüğünü açıklarken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmalarda ise "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "fuhuş", "müstehcenlik" ve "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak veya satın almak" suçlarına yönelik kapsamlı mücadele başlatıldı.
Avrupa ülkelerinden skandal ortak bildiri (Fotoğraflar: Takvim Foto Arşivi ve sosyal medya)
AVRUPA'DAN ORTAK HAZIMSIZLIK
Operasyonların ardından bazı Avrupa ülkeleri Türkiye'nin aldığı tedbirleri hedef alan ortak bir açıklama yayımladı. Fransa, İsveç, Finlandiya, Almanya, Hollanda ve İzlanda'nın temsilcileri, Türkiye'de yürütülen uygulamalara ilişkin eleştirilerini dile getirirken, açıklamada LGBTİ+ bireyler ile örgütlenme, barışçıl toplanma ve ifade özgürlüğü başlıkları öne çıkarıldı. Böylece Türkiye'nin aile yapısını ve toplumsal düzeni koruma amacıyla yürüttüğü operasyonlar, Avrupa'dan gelen siyasi eleştirilerin odağına taşındı.
Operasyonlara yönelik eleştiriler yalnızca diplomatik çevrelerle sınırlı kalmadı. Bazı uluslararası insan hakları kuruluşları da gözaltılar, derneklere yönelik işlemler ve dijital erişim engellerine tepki gösterdi. Türk makamları ise soruşturmaların kimlik veya yönelim üzerinden değil, dosyalardaki suç isnatları ve elde edilen deliller çerçevesinde yürütüldüğünü açıkladı.
ORTAK BİLDİRİDE DİKKAT ÇEKEN EKSİK: İTALYA
Avrupa'dan gelen açıklamada dikkat çeken noktalardan biri ise İtalya'nın Türkiye'yi kınayan ortak bildiriye imza atmaması oldu.
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, uzun süredir aile politikaları, cinsiyet kimliği ve LGBT konularında Avrupa'daki bazı hükümetlerden ayrışan bir çizgi izliyor.
Meloni hükümeti daha önce Milano Belediyesi'ne, eşcinsel çiftlerin çocuklarının iki ebeveyn adına nüfusa kaydedilmesi uygulamasını durdurması yönünde bildirimde bulunmuştu.
İtalya ayrıca 2024 yılında LGBTİQ+ politikalarının teşvik edilmesine yönelik bir Avrupa Birliği deklarasyonuna da imza atmamıştı. Meloni hükümeti o dönemde kararını metindeki "cinsiyet kimliği" yaklaşımına yönelik itirazlarıyla açıklamıştı.
Bu nedenle Türkiye'deki "Ailem Güvende" operasyonlarına ilişkin ortak açıklamada Roma'nın yer almaması, Meloni hükümetinin daha önceki politikalarıyla birlikte değerlendirilmeye başlandı.
Başkan Erdoğan ve Giorgia Meloni
"İMZALAMAYIN" TALİMATI
Bazı haberlerde, Giorgia Meloni'nin Türkiye'ye yönelik ortak açıklamaya İtalya'nın imza atmaması yönünde talimat verdiği öğrenildi.
Öte yandan konu İtalya siyasetinin de gündemine girdi. İtalya Senatosunda hükümete yöneltilen bir soru önergesinde "Ailem Güvende" operasyonları gündeme taşındı; İtalyan hükümetinin Türkiye'ye yönelik diplomatik girişimde bulunup bulunmayacağı soruldu.


