CHP’den ayrılan Hüseyin Kazan’dan Üsküdar’da “arka oda” çıkışı! “Kararlar 3-5 kişinin elindeydi”
CHP’den istifa edip AK Parti’ye katılan Üsküdar Belediyesi Meclis Üyesi Hüseyin Kazan, eski partisindeki eşitsizlik anlayışını gözler önüne serdi. Kararların “arka odadaki 3-5 kişi” tarafından alındığını, meclis üyelerinin devre dışı bırakıldığını ve belediyenin borcunun katlandığını öne süren Kazan, Özgür Çelik’e de rest çekti: “İftiralarla gerçeklerin üstü kapatılamaz.”
Üsküdar Belediyesi CHP Meclis Üyesi Hüseyin Kazan, 3 meclis üyesiyle birlikte 4 Eylül'de partisinden istifa ederek AK Parti'ye geçti. Kararın ardından CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve bazı partililerin eleştirilerinin hedefi olan Kazan, sessizliğini bozdu ve parti içi adaletsizliği gözler önüne serdi.
Kazan, CHP'de bulunduğu döneme ilişkin çarpıcı iddialar ortaya koyarken belediye yönetiminde kararların dar bir kadro tarafından alındığını, seçilmiş meclis üyelerinin etkisizleştirildiğini ve belediyenin mali yapısına ilişkin sorularının karşılıksız bırakıldığını öne sürdü. Kazan, kendisine ve ailesine yönelik açıklamalara da sert tepki göstererek iddialara belgeler üzerinden cevap vermeye hazır olduğunu söyledi.
Solda yer alan kişi Hüseyin Kazan (Fotoğraflar Takvim Foto Arşivi ve AA'ya aittir.)
"BARIŞ KONUSUNDA CESUR ADIM ATAMADILAR"
Kazan açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Ülke ve dünya olarak çok zor zamanlardan geçiyoruz. Yıllardır akan kanın durması için sadece elini değil, tüm gövdesini taşın altına koymuş; savaşın değil, yaşamanın tarafında yer almış bir insan oldum. 2014 yılında CHP üyeliğiyle aktif siyasete atılmak zorunda kaldığım günden bu yana her zaman barıştan, uzlaşıdan ve istişareden yana oldum. Aksi durumlarda ise ayağa kalkıp konuşmaktan asla geri durmadım.
Cumhur İttifakı'nın bu konuda attığı cesur adımlar kanın durmasını sağlamış, gencecik canların acısını bizlere yaşatmamış, analarımızın gözyaşlarına yenilerini ekletmemiştir. İstifamın gerekçelerinden biri demokrasi ve barış sürecidir. Daha kendi içindekilerle barışamamış, çözüm ve barış sürecinde cesur bir adım atamayan mevcut grubumdan ayrılmamın diğer gerekçelerine de peyderpey değineceğim."
"KARARLAR 3-5 KİŞİNİN ELİNDEYDİ"
Kazan, CHP'li Üsküdar Belediyesi yönetiminde meclis üyelerinin karar mekanizmalarının dışında bırakıldığını öne sürdü.
"1989 yılından bu yana, 12 Eylül karanlığından sonra Üsküdar'da bir ilk yaşandı. Dr. Niyazi'den sonra ilk kez Üsküdar'ı CHP aldı. 30 yıldan sonra iktidar olunca bende büyük bir inanç oluşmuştu. Komşularımın bana verdiği oyla belediyedeki vazifeme gözüm gibi baktım hep.
Ama maalesef 27 meclis üyesi olmamıza rağmen arka odadaki 3-5 kişi hariç hiçbirimiz dikkate alınmadık. Belediyede sadece klasik sohbet siyaseti yapmaya itilerek aktif kararların dışında tutulmaya çalışıldık. Belediye bünyesindeki müdürlerin yanına gitmemiz bile Başkanımız tarafından, daha doğrusu Başkanı yöneten ve Başkanın da asla söz söyletmediği 3-5 kişinin talimatlarıyla engellendi."
"700 MİLYONDAN 7-9 MİLYARA ÇIKTI"
Belediyenin mali tablosuna ilişkin de sert eleştiriler yönelten Kazan, Üsküdar Belediyesinin borcunun yönetim değişikliğinin ardından büyük ölçüde arttığını ileri sürdü.
"Belediyeyi 700 milyon lira borçla aldığımız gerçeği var. Bunu eleştirmemiz normal mi? Tabii ki normal. Mevzu eski yönetim olunca mangalda kül bırakmayan bizler, mikrofon bize dönünce her türlü davranış problemini sergileyebiliyor olduk. Şu an belediyenin 7-9 milyar lira arasında borcu var. En az 10 kat daha fazla borçlandırdığımız bir belediye söz konusu oldu. Bunu yüksek sesle ve açıkça konuşamadık, gündeme getiremedik. Harcamalar tartışmaya kapatıldı. Hesap sorduğumuzda ise birkaç kalıplaşmış refleksle yanıt verilerek sürekli Calimero gibi mağdur rolü oynandı. Bu işin böyle olmayacağını hep söyledik."
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik
"SOSYAL PROJE TİCARİ KALEME DÖNÜŞTÜ"
Kazan, kreşler ve kent lokantaları üzerinden oluşturulan kamuoyu algısına da itiraz etti.
"Neymiş efendim, kreş giderleri varmış, kent lokantalarının giderleri çokmuş… Kreş dedikleri ve açılışını yaptığımız yer, eski yönetimin yaptığı binadan devraldığımız ve alçıpanlarla bölmesini gerçekleştirdiğimiz bir yer sadece. Öyle algılar yaratıldı ki sanki sıfırdan binalar yapılıp eğitim hizmetine sunulmuş.
Kreşler gerekli mi? Elbette gerekli ve hep çok takdir ettik. Ama şişirilmiş algılarla değil, çocuklarımız için açtığımız yerleri abartarak siyasetimize sakız yaparak değil; yüreğimizle…
Kent lokantası olarak da Üsküdar'da 3 yer var. Fakire, yaşlıya, öğrenciye, ihtiyacı olan herkese nefes olsun diye açılan kent lokantalarındaki yemek ücretleri hiç de açıldıkları dönemdeki gibi değil. Fiyatlar arttıkça arttı, kalite düştü. Ticari olarak ise bugün desteksiz bir şekilde kendisini çevirebiliyor. Sosyal destek amacıyla komşularımıza açtığımız bu proje, bir süre sonra belediyenin önemli bir ticari kalemine dönüştü. Dolayısıyla tartışmaya kapalı harcamalar içinde bunun gösterilmesi de doğru değil."
"BU PARALAR NASIL DEĞERLENDİRİLİYOR DİYE DEFALARCA SORDUK"
Kazan'ın en dikkat çekici iddialarından biri de belediyeye yapılan ödemeler ve bunların nasıl kullanıldığına ilişkin oldu. Müteahhitlerden "danışmanlık" adı altında para alındığını ileri süren Kazan, söz konusu mali kaynağın akıbetini defalarca sorguladığını söyledi.
"Müteahhitlerle karşılaşıyorduk; belediyeye girerken, belediyeden çıkarken… Hepsinden de danışmanlık adı altında bağışlar alındı ve buna rağmen işleri hep aksak yürüdü. Bu gelen para kalemi hiç de az değildi.
'Sayın Başkanım, bu paralar alındı. Peki, bu paralar nasıl değerlendiriliyor? Doğru değerlendirelim.' dedik defalarca. Başkanımız en baştan bunun kesinlikle tartışmaya açılmasını istemiyordu. Güvendiği kişiler olduğunu, o kişilere çok güvendiğini ve bunun takibinin de en doğru şekilde onlarda olduğunu söyledi."
Üsküdar Belediyesi
"2,5 YILDA ÜSKÜDAR'A NE KATTIK?"
Kazan, belediyenin icraatlarını da sorgulayarak yönetimin somut hizmet yerine tanıtım ve sosyal medya çalışmalarına ağırlık verdiğini savundu.
"Biz 2,5 yıldır Üsküdar Belediyesindeyiz. Peki, 2,5 yılda ne yaptık? Kültür-sanat adı altında şölenler yapıldı; sosyal medyada afili videolar, algısı şişkin fotoğraflar ve reklamlar hazırlandı.
Biz nereye bir taş diktik, Sayın Özgür Çelik? Kendi içimizde gerçekleri söyleyenlerin yollarına taş koyarak mı, dışarıda ve içeride uzlaşmayan, sürekli sorun çıkaran yapılarla mı bizi seçmiş insanların derdine derman olacaktık?"
CHP'li eski Belediye Başkanı Sinem Dedetaş
"EVLADIM ÜZERİNDEN BENİ KARALAMAYA ÇALIŞTILAR"
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'in kendisi ve ailesine yönelik açıklamalarına da tepki gösteren Kazan, oğlunun tahliye tarihi üzerinden kamuoyuna yanlış bilgi verildiğini öne sürdü.
"Bugün Sayın Özgür Çelik kalkıp bana ve tanımadığı aileme iftira atıyor. İftira nereden gelirse gelsin, haksızlık kim tarafından yapılırsa yapılsın; susan dilsiz şeytandır!
Beni evladım üzerinden karalıyor. Oğlum 2023 yılı Temmuz ayında cezaevine girmiştir, bu doğru. Oğlum cezaevine girdiği günden çıktığı güne kadar tahliye gününü beklemiştir. Oğlum, Üsküdar Belediye seçimlerinden çok önce, Sinem Başkan'ın tutuklanmasından çok önce serbest bırakılmıştır. Hatta Sinem Başkan beni telefonla arayıp evladımdan dolayı göz aydınlığı da vermiştir. Arama kayıtlarımız mevcuttur."
"İFTİRALARLA GERÇEKLERİN ÜSTÜ KAPATILAMAZ"
Kazan, oğlunun tahliye tarihinin siyasi tercihiyle ilişkilendirilmesine sert tepki göstererek sözlerini şöyle sürdürdü:
"10 Haziran'da serbest bırakılan oğlum için seçimden sonra serbest bırakıldığını, onun serbest bırakılması için oyumu Cumhur İttifakı'ndan yana kullandığım yalanını kamuoyuna yaymaktan hiç haya etmediniz mi?
Namuslu hukukçulara, ehl-i namus herkese çağrımdır: Yerim belli, yurdum belli. Gelin, evladımızın e-Devlet kayıtlarına birlikte bakalım. İftiralarla gerçeklerin üstü kapatılamaz. Bu kayıkla hiçbir suda yüzülemez."
Başkan Erdoğan’dan 12 Eylül mesajı
Dışişleri’nden Riyad’ı hedef alan saldırıya tepki

