CHP'li Hüseyin Can Güner'in ifadesinde derin çelişki... İhale düğümünü çözen itiraflar! “Parasız selam bile vermez Y..şak”
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma soruşturması kapsamında tutuklanan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in emniyet ve savcılık ifadelerine Takvim.com.tr ulaştı. Güner, yetkili ve sorumlu en üst amir olduğ halde soruşturma konusu ihalelerin hazırlanması, firmaların davet edilmesi ve iptal kararları hakkında defalarca “Bilgim ve ilgim yok” savunması yaptı. Ancak belediye çalışanları, en düşük teklifi veren şirketin kazandığı ihalenin onay aşamasında ihale yetkilisinin değiştirildiğini, yeni atanan yetkilinin ilk işleminin ihaleyi iptal etmek olduğunu itiraf etti. Dosyada Güner’in ihale şirketlerinden birinin yetkilisiyle aynı otelde ortak baz kaydı, yakın arkadaşı Emre Doğan hakkındaki gizli tanık iddiaları dikkat çekti. Güner’in cep telefonunun şifresini vermediği öğrenildi. Güner’in sağ kolu Sadıkcan Köksal’ın “Para almazsa selam bile vermez o y..şak” şeklindeki rüşvet yazışmaları da dosyaya girdi.
CHP'nin çöreklkendiği belediyelerde oluşturulan harami düzeninin hesabı bir bir soruluyor.
Tüyü bitmemiş yetimin malının çarçur edildiği yerel yönetimlerde son adres Çankaya Belediyesi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in emniyet ile savcılıkta verdiği ifadelerin ayrıntıları ortaya çıktı.
Güner'in ifadesi, ağırlıklı olarak Çankaya Belediyesinin çöp toplama hizmetlerinde kullanılacak araçların kiralanmasına ilişkin 2024 yılında düzenlenen ihaleler üzerinde yoğunlaştı.
Rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma suçlamalarını reddeden Güner, Belediyenin yetkili ve sorumlu en üst amiri olduğu halde ihalelerin hazırlanması, yaklaşık maliyetlerin belirlenmesi, şirketlerin davet edilmesi ve ihale kararlarının alınması süreçlerinde yetki ve sorumluluğunun bulunmadığını savundu.
Ancak soruşturma dosyasına giren belediye çalışanlarının ifadeleri, görev değişikliklerinin zamanlaması, iptal edilen ihale ile sonrasında yapılan ihaleler arasındaki farklılıklar ve Güner'in bazı kişilerle bağlantılarına ilişkin tespitler, dosyanın dikkat çeken başlıklarını oluşturdu.
İşte bütün detaylar...
Çankaya Belediye Başkanı Can Güner KKTC dönüşünde havalimanında gözaltına alındı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının "suç örgütü kurma", "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınan aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de bulunduğu 24 şüpheli tutuklandı.24 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilen aralarında Çankaya Belediye Başkanı Güner'in de bulunduğu şüphelilerin işlemleri tamamlandı. Güner'in de aralarında bulunduğu 24 şüpheli tutuklanırken, 6 şüpheli ise yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrolle serbest bırakıldı.
Takvim.com.tr soruşturmanın detaylarını gün yüzüne çıkarmıştı.
SAVCILIK İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın CHP'li Çankaya Belediyesi'ne yönelik "suç örgütü kurma", "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırma" soruşturmasında dosyaya yeni ayrıntılar girdi. Soruşturma belgelerinde, 12 firmanın teklif verdiği ihalenin iptal edildiği, ihale yetkilisinin görevden alındığı, yerine atanan ismin ilk işleminin ihaleyi iptal etmek olduğu yönündeki ifadeler ile ihale sürecine ilişkin dikkat çeken iddialar yer aldı.
12 FİRMALI İHALE NEDEN İPTAL EDİLDİ?
Soruşturma dosyasındaki tespitlere göre, daha önce gerçekleştirilen bazı ihalelere daha az sayıda firma katılmasına rağmen iptal kararı verilmezken, 12 firmanın teklif sunduğu ihalenin "yükleniciler arasında yeterli rekabetin sağlanamadığı" gerekçesiyle iptal edildiği belirlendi.
Dosyada, bu ihalenin yaklaşık maliyetin yalnızca yüzde 0,71 altında sonuçlandığı, buna karşılık daha az katılımlı ihalelerin devam ettirildiği bilgisi de yer aldı.
Bu soruya "Benim о dönemde herhangi bir bilgim ve ilgim bulunmamaktadır" diye cevap veren Güner, ifadesinde, "İhalenin iptal sürecinde herhangi bir dahli bulunmadığını belirterek 12 firmanın teklif vermesine rağmen yalnızca 4 teklifin geçerli sayıldığını, yaklaşık maliyetin yalnızca yüzde 0,71 altında kalan tekliflerin rekabet koşullarını sağlamadığı gerekçesiyle ihalenin iptal edildiğini söyledi. Bu ihale diğerinden aylık yaklaşık 4 milyon 500 bin lira daha düşük sonuçlanmıştır. Kaldı ki bu zorunlu nedenle yapılan geçici ihale olup buda iptal edilseydi çöp toplama işlemi yapılamazdı. diye cevap verdi. 1 Firmalı ihale neden iptal edilmedi? sorusuna da, "bu ihale diğerinden aylık yaklaşık 3 milyon liradan düşük sonuçlanmıştır. Kaldı ki bu zorunlu nedenle yapılan geçici ihale olup buda iptal edilseydi çöp toplama işlemi yapılamazdı" dedi.
İHALE TAMAMLANDI, YETKİLİ DEĞİŞTİ İDDİASI
Soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan ihale komisyonu üyesi Tunç Emre Taşçıoğlu, komisyonun ihaleyi mevzuata uygun şekilde tamamladığını ve sürecin yalnızca ihale yetkilisinin onayını beklediğini anlattı.
Taşçıoğlu, Ali Yalçın'ın onay vermesinden önce görevden alındığını, yerine Bora Özel'in ihale yetkilisi olarak görevlendirildiğini ve kısa süre sonra ihalenin iptal edildiğini ifade etti. Taşçıoğlu ifadesinde, "İhaleyi iptal ettirecek bir gerekçe yoktu" dedi.
"ALİ YALÇIN BÖYLE BİR İHALEYİ İPTAL ETMEZDİ"
İfadesinde ihale sürecinin hukuka uygun yürütüldüğünü savunan Taşçıoğlu, "Bizim yaptığımız ihalede kamu yararı gözetildi ve ekonomik açıdan en avantajlı teklif belirlendi" ifadelerini kullandı. Taşçıoğlu ayrıca, "Ali Yalçın böyle bir ihaleyi iptal etmezdi" değerlendirmesinde bulunarak görev değişikliğinin gerekçesini bilmediğini söyledi.

"İLK İŞLEMİ İHALEYİ İPTAL ETMEK OLDU"
Dosyada ifadesi bulunan Mali Hizmetler Uzmanı Songül Ulusal da ihale sürecinin ardından belediyede yaşanan görev değişikliklerine ilişkin dikkat çeken iddialarda bulundu.
Ulusal, "Bora Özel'in ihale yetkilisi olarak göreve başladıktan sonra yaptığı ilk işlemin söz konusu ihaleyi iptal etmek olduğunu" öne sürdü. İptal gerekçesi olarak ise yaklaşık maliyet ile kazanan teklif arasındaki farkın düşük olduğunun kendilerine aktarıldığını söyledi.
SATIN ALMA BİRİMİNDE DİKKAT ÇEKEN İDDİA
Ulusal ifadesinde, ihale sürecinin ardından önce Mali Hizmetler Müdürü ile ihale yetkilisinin görevden alındığını, daha sonra satın alma biriminde görev yapan çalışanların da dilekçe vererek birimden ayrıldığını iddia etti. Aynı ifadede, kendisinin de görev değişikliği sonrası Fen İşleri Müdürlüğü'nde görevlendirildiğini belirtti.

AYNI HİZMET İÇİN YENİ İHALE HAZIRLIĞI
Soruşturma dosyasındaki incelemelerde, iptal edilen ihale süreci devam ederken aynı hizmet alımı için yeniden ihale hazırlıklarına başlandığı da tespit edildi. Dosyada bu sürecin neden başlatıldığına ilişkin değerlendirmelere de yer verildi.
ÖNCEKİ YÜKLENİCİ YENİ İHALEYE ÇAĞRILMADI
İnceleme dosyasında, daha önce aynı hizmet alımını üstlenen ve iptal edilen ihalede ekonomik açıdan en avantajlı teklif sahibi olan Norm Sanayi Ürünleri İmalat ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin pazarlık usulüyle gerçekleştirilen yeni ihale sürecine davet edilmediği de yer aldı. Bu durumun gerekçesi soruşturma kapsamında incelenen başlıklar arasında gösterildi.

İHALE YETKİLİSİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ VE HTS KAYITLARI SORULDU
Soruşturma kapsamında Güner'e, ihaleyi kazanan şirket belirlendikten sonra ihale yetkilisinin değiştirilmesine ilişkin belgede yer alan imzası da soruldu.
Güner, belediyedeki personel görevlendirmelerinde son imzanın yasal olarak belediye başkanına ait olduğunu, ancak bunun özel bir amaç taşımadığını savundu. Görev değişikliklerinin izin, rapor, emeklilik veya personel ihtiyacı gibi nedenlerle yapılabileceğini belirten Güner, değişikliğin ihale sonucuna müdahale amacı taşıdığı iddiasını reddetti.
Dosyada yer alan belediye çalışanlarının ifadelerinde ise görev değişikliğinin tamamlanan ihalenin onay aşamasında yapıldığı ve yeni ihale yetkilisinin ilk işleminin ihaleyi iptal etmek olduğu öne sürüldü.
Aynı soruşturma kapsamında yapılan HTS incelemesinde, Hüseyin Can Güner ile ihale dosyasında şüpheli olarak yer alan şirket yetkilisi Ferit Onuş'un 3 Ağustos 2022'de İstanbul'daki bir otelde aynı baz istasyonundan sinyal verdiği tespit edildi.
Güner ise söz konusu tarihte belediye başkanı olmadığını, adaylığının dahi bulunmadığını belirterek Ferit Onuş'u tanımadığını savundu ve aynı yerde bulunmalarını tesadüf olarak değerlendirdi. "Bugün bile bu şahsı tanımıyorum" ifadelerini kullandı.

TELEFONUNA EL KONULDU, ŞİFRESİNİ PAYLAŞMADI
Ankara Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde 13 Temmuz 2026 tarihinde alınan 18 sayfalık ifade tutanağına göre, Hüseyin Can Güner'in evi ve ofisinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ile nakit para ve altına el konuldu.
Tutanakta, bir adet Lenovo, bir adet Apple MacBook Pro ve bir adet Lenovo ThinkPad marka bilgisayar, 4 adet flash bellek, 100 bin TL nakit para, toplam 50 gram ağırlığında çeşitli markalara ait gram altınlar, para miktarlarının yazılı olduğu bir not kağıdı ile Mehmet Yıldırım'dan geldiği belirtilen 13 sayfalık bir zarfın da dosyaya alındığı belirtildi.
Güner, bulunan nakit para ve altınların eşine ait düğün takıları olduğunu, not kağıdının da bu altınların hesaplamasına ilişkin olduğunu ifade etti. Bilgisayarları ise avukatlık mesleği ile belediye başkanlığı görevinde kullandığını söyledi.
Tutanakta ayrıca, Güner'in el konulan iPhone 17 marka cep telefonunun şifresini kolluk görevlileriyle paylaşmadığı bilgisi de yer aldı.

TEMİZLİK İHALELERİ VE GÖREV DEĞİŞİKLİĞİ DOSYADA
Soruşturma kapsamında Güner'e, temizlik hizmet alım ihalelerinde açık ihale yerine pazarlık usulüne geçilmesi ve ihale yetkilisi Ali Yalçın'ın görevden alınarak yerine Bora Özel'in görevlendirilmesine ilişkin sorular da yöneltildi.
Güner, personel değişikliklerinin idari tasarruf kapsamında gerçekleştirildiğini, emeklilik, izin, rapor veya personel talepleri gibi nedenlerle bu tür görevlendirmelerin yapılabildiğini savundu.
İptal edilen ihalelerin ardından gerçekleştirilen yeni ihalelerin belediyeye aylık 4,5 ila 5 milyon lira arasında tasarruf sağladığını öne süren Güner, ortada kamu zararı değil kamu yararı bulunduğunu, bu uygulamanın Kamu İhale Kurumu ve Danıştay kararlarıyla da hukuka uygun olduğunu savundu.

"EXCEL'İ VAR BENDE ONU MU ATAYIM?"
Soruşturma dosyasına giren ve kamuoyuna yansıyan yazışmalarda Hüseyin Can Güner'in Turgut Koç'a, "125.132.625,68... Son yapılan 20 ile beraber. Hepsi kapanmış oldu. Geriden kalmadı." şeklinde mesaj gönderdiği görülmüştü.
Koç'un, "Sil abi... Ama toplam bu değil bildiğim kadarıyla." yanıtını vermesi üzerine Güner'in, "Excel'i var bende, onu mu atayım?" ifadelerini kullandığı öne sürülmüştü.
Yazışmaların devamında ise Güner'in, "Niye atayım, inanmıyor musun bana?" şeklindeki mesajı da soruşturma dosyasına yansıyan dikkat çekici ayrıntılar arasında yer almıştı.
İHALEYLE İLGİN YOKSA BAŞKANLIKTA İŞİN NE?
İhale alım usulü ile ihaleyi gerçekleştirecek firmaların belirlenmesine ilişkin soruyu yanıtlayan Güner, "Görev sürem boyunca görev ve sorumluluğum itibarıyla ihale ve alım işlemleri benim belirlediğim süreçler değildir.
İlgili müdürlüklerce hazırlıklar ve usulleri yapıldıktan sonra mali hizmetler müdürlüğüne gönderilir ve Merkezi Satın Alma Bürosu tarafından ihaleleri yapılır.
Bu benden önce de aynı şekilde işleyen usul, benden sonra da devam etmektedir. İhalelerin hazırlanışı ve yapılmasından bilgim ve ilgim yoktur. Dolayısıyla herhangi bir kriter belirlemedim" dedi.

İHALE YAZIŞMALARI ORTAYA ÇIKTI
"İhalelerin hazırlanışı ve yapılmasından bilgim ve ilgim yoktur" diyen Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in, tutuklu iş insanı aynı zamanda CHP'li Veli Ağbaba'nın yakını Turgut Koç'la yazışmaları ortaya çıkmıştı.
Turgut Koç'un bu mesaja, "Sil abi, OK. Ama toplam bu değil bildiğim kadarıyla, bakacağım" yanıtını vermesi üzerine Güner, "Excel'i var bende, onu mu atayım?" diye sordu. Koç ise "Olur abi, iyi olur" karşılığını vermişti.

'O YAVŞ.. PARA ALMAZSA SELAM BİLE VERMEZ!'
Çankaya Belediyesi eski Özel Kalem Müdürü Sadıkcan Köksal ile kimliği belirsiz bir şahıs arasındaki Instagram DM yazışmaları dosyaya girdi.
Yazışmada karşı taraf, bir arkadaşının dükkanının ruhsat problemi nedeniyle kapatıldığını ve Emre Doğan isimli bir kişinin para istediğini belirtiyor.
Köksal, Emre Doğan'ı tanıdığını belirterek "Para almazsa selam bile vermez o y..şak" ve "Bu işler böyle yürüyor kurtlar sofrası" gibi ifadeler kullanarak, yardım edebileceğini söylüyor.
Yazışmada adı geçen Emre Doğan'ın Çankaya Belediyesi Meclis Üyesi olduğu ifade tutanağında belirtildi.
Instagram yazışmasında karşı tarafın "Çankaya belediyesi derya deniz senin eline düşen yanıyor belli ki" şeklindeki mesajına Köksal, "Eee özel kalem olmak kolay değil verenden almak gerek" şeklinde cevap veriyor.
Karşı tarafın bu durumu "organize işler" olarak nitelendirmesine Köksal, "Tabi seve seve" diyerek karşılık veriyor.
Bu yazışma 38'inci soru olarak Can Güner'e soruldu. Güner, bu yazışmalar hakkında bir bilgisi olmadığını, bunların kendi dışındaki üçüncü kişilerin yazışmaları olduğunu savundu.
Sadıkcan Köksal'ın ilgili Instagram ekran görüntüsündeki mesajların sahte olduğu gerekçesiyle savcılığa suç duyurusunda bulunduğu iddia edildi.

Soruşturma dosyasında, eski Çankaya Belediyesi Özel Kalem Müdürü Sadık Can Köksal'a ait olduğu öne sürülen X hesabındaki yazışmalarda şu ifadeler yer aldı:
"X ŞAHIS: Çankaya Belediyesi derya deniz, senin eline düşen yanıyor belli ki"
"SADIKCAN KÖKSAL : eee özel kalem olmak kolay değil verenden almak lazım"
"X ŞAHIS: Canım sana bir şey soracağım benim bi arkadaşımın dükkanı kapatıldı. Ruhsat problemi yaşamışlar biri ile görüştü kız arkadaşım Emre doğan diye biri par istemiş arkadaşımda vermedi dükkanı kapandı Sen tanıyor musun?"
SADIKCAN KÖKSAL : Tanıyorum canım. Para almazsa selam bile vermez o yavşak. Neyin ruhsatı bu"
"X ŞAHIS: Bi restoran işi tatlım, Ne rant dönüyor hayret doğrusu"
SADIKCAN KÖKSAL : Sen bana bilgileri gönder ben yardımcı olurum, Bu işler böyle yürüyor kurtlar sofrası"
SORUŞTURMANIN GEÇMİŞİ
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca "suç örgütü", "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de bulunduğu 36 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.
Düzenlenen operasyonda 29 şüpheli gözaltına alınırken, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden (KKTC) Ankara'ya dönen Güner de Esenboğa Havalimanı'nda gözaltına alınmıştı. İfadenin ardından söz alan Hüseyin Can Güner'in avukatları Deniz Aksoy, Muhammet Gökhan Kılıç ve Doğukan Fırat Kaya, tüm delil ve belgelere rağmen müvekkillerine yöneltilen suçlamaların somut delillere dayanmadığını iddia etti.

