AK Parti’den CHP’deki mutlak butlan kavgasına ilk yorum: Çelik: Taraf değiliz | Hakaret ve tehditler aynen iade
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, CHP içindeki son gelişmelere ve Manisa Milletvekili Özgür Özel’in açıklamalarına yönelik sert eleştirilerde bulundu. CHP’deki iç hesaplaşmaların AK Parti’ye mal edilmeye çalışıldığını belirten Çelik, iktidar partisinin bu tartışmaların tarafı olmadığını vurguladı. Özgür Özel’in kendi siyasi zaaflarını gizlemek için Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef aldığının altını çizen Çelik, siyasi eleştiriye açık olduklarını ancak tehdit, şantaj ve hakaret içeren söylemlere asla müsamaha göstermeyeceklerini kaydetti. Başkan Erdoğan’ı partinin kırmızı çizgisi olarak nitelendiren Çelik, hakaret ve tehdit dilini kullananlarla hukuk önünde hesaplaşacaklarını duyurdu. Çelik ayrıca, AK Parti’nin sandık ve millet iradesine dayandığını, muhalefetin kumpaslarla hareket ettiğini belirtti.
Hızlı Özet Göster
- AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, CHP içindeki tartışmalara ilişkin açıklama yaptı.
- Çelik, Özgür Özel'in Cumhurbaşkanı'na karşı saygısız ifadeler kullandığını savundu.
- AK Parti, siyasi eleştiriye saygılı olduğunu ancak tehdit ve hakarete izin vermeyeceğini belirtti.
- Çelik, CHP'nin iç meselelerinde taraf olmadıklarını ve hukuki mücadele yürüteceklerini söyledi.
- Parti, meydanların ve sandığın partisi olduklarını vurgulayarak siyasi rekabete devam edeceklerini açıkladı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, CHP içindeki tartışmaları yakından takip ettiklerini belirterek, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik hakaret içeren ifadelere karşı hukuki süreç başlatacaklarını duyurdu.
TARAF DEĞİLİZ
Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çelik, CHP merkezindeki çatışmanın kasıtlı şekilde AK Parti üzerinden yalan siyasetine dönüştürülmeye çalışıldığını aktardı. Yaşananların CHP'nin iç mücadelesi neticesinde ortaya çıkan iddiaların yargı tarafından araştırılmasından ibaret olduğunu vurgulayan Çelik, "Hiçbir şekilde hiçbir siyasi parti, AK Parti, Cumhur İttifakı ya da diğer muhalefet partileri bu olayın tarafı değillerdi." dedi.
Çelik şunları kaydetti:
"Biz burada taraf değiliz. Daha önce biz Sayın Kılıçdaroğlu ve ekibiyle yıllarca mücadele ettik, daha sonra Sayın Özgür Özel ve ekibiyle mücadele ettik. Bizim için fark eden bir şey yok.
Ama gelinen noktada ne yapıyorsunuz? Miting meydanında gazeteci yumrukluyorsunuz, kendi Genel Merkezinize zarar veriyorsunuz; ondan sonra da demokrasiden bahsediyorsunuz."
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, CHP içindeki tartışmalara taraf olmadıklarını belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik hakaret ve tehdit içeren ifadelere karşı hukuki mücadele başlatacaklarını duyurdu. (Haberin fotoğrafları AA'dan alınmıştır)
ÖZEL HADDİNİ AŞTI
CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel'in siyasi yetersizliklerini örtbas etmek amacıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşı saygısız ifadeler kullandığına dikkati çeken Çelik, "Özellikle Sayın Özgür Özel, kendi zaaflarını, kendi siyasi yetersizliklerini örtbas etme konusunda sürekli olarak Sayın Cumhurbaşkanımıza karşı saygısız ifadeler kullanan, haddini aşan bir siyasi üslubu takip ediyor. Maalesef orada toplanan bazı kişilerin Cumhurbaşkanlığı makamına ve Sayın Cumhurbaşkanımıza karşı son derece yanlış ifadeler kullandıklarını gördük." diye konuştu.
ERDOĞAN KIRMIZI ÇİZGİMİZ
Siyasi eleştiri ve protestoyu saygıyla karşıladıklarını ancak hakaret ve hedef göstermeyi kabul etmeyeceklerinin altını çizen Çelik, şunları söyledi:
"Siyasi eleştiriyi aşan, siyasi hakaret, hedef gösterme ve siyasi tehdit anlamına gelen bütün ifadeleri Sayın Özgür Özel'e ve orada bu ifadeleri kullanan bazı kişilere aynen iade ediyoruz. İş şantaj, tehdit, haddini aşan ifadeler kullanma, hakaret gibi konulara geldiği zaman çok net bir şekilde söylüyorum: Siyasi zorbalığa ve siyasi eşkıyalığa asla izin vermeyiz. Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir."
Ömer Çelik'ten CHP açıklaması: Kendi yetersizliklerini örtmek için bizi taraf yapmaya çalışıyorlar
HUKUK ÖNÜNDE HESAPLAŞACAĞIZ
Protesto hakkını kullanan vatandaşlara saygı duyduklarını tekrarlayan Çelik, araya karışarak çirkin üslup kullananlara karşı yargıyı işaret etti. Çelik, "Onların içerisine karışarak bu çirkin üslubu kullananlara, Cumhurbaşkanlığı makamına, partimize, arkadaşlarımıza dönük bu tehdit, şantaj ve hakaret üslubunu kullananlarla hukuk önünde hesaplaşacağız." ifadelerini kullandı.
Özgür Özel’in çirkin üslubunu eleştiren AK Parti Sözcüsü Çelik, siyasi eleştiriye saygı duyduklarını ancak tehdit ve şantaja boyun eğmeyeceklerini vurguladı.
HERKES HADDİNİ BİLECEK
Çelik, "Bunlar, milletin verdiği mesajı, sandıktan çıkan iradeyi tamamen kendi ideolojik saplantılarına, kendi siyasi ihtiraslarına alet etmeye çalışan bayatlamış vesayet senaryolarıdır. Herkes haddini bilecek, herkes yerini bilecek. Sınırları aşmaya çalışanlar karşılarında her zaman hukuku ve milletin iradesini bulurlar." sözlerini sarf etti.
MEYDANLARIN PARTİSİYİZ
Milletin verdiği mesajı kendi ideolojik saplantılarına alet etmeye çalışan vesayet senaryolarıyla karşı karşıya olduklarını dile getiren Çelik, "Herkes haddini bilecek, herkes yerini bilecek. Sınırları aşmaya çalışanlar karşılarında her zaman hukuku ve milletin iradesini bulurlar. Biz meydanların partisiyiz. Biz sandığın partisiyiz. Cumhurbaşkanımız millet iradesiyle buluşurken siz Ankara'nın labirentlerinde ve koridorlarında birtakım kumpaslar peşinde koşan bir siyasi gelenekten geliyorsunuz." değerlendirmesinde bulundu.

CHP'LİLERİN CHP'LİLERLE İÇ ÇATIŞMASI
Ömer Çelik, olup bitenin "CHP'lilerin CHP'lilerle iç çatışması ve iç mücadelesi neticesinde ortaya çıkan birtakım iddiaları yargının araştırmasından ve sonuca bağlamasından ibaret" olduğunu vurguladı.
Yargı kararı konusunun sonrasında ortaya çıkan tablonun başladığına değinen Çelik, "Hiçbir şekilde hiçbir siyasi parti; AK Parti, Cumhur İttifakı ya da diğer muhalefet partileri bu olayın tarafı değillerdi. Halen de biz bu olayın herhangi bir yerinde değiliz. İlk iddialar, Cumhuriyet Halk Partisi'nde milletvekilliği yapmış, belediye başkanlığı yapmış, Cumhuriyet Halk Partisi'nde yöneticilik yapmış ve halen Cumhuriyet Halk Partisi'nde aktif siyaset yapan kişiler tarafından gündeme getirildi." dedi.

Ömer Çelik şöyle devam etti:
"Özgür Özel yönetimindeki Cumhuriyet Halk Partisi'nin o zamanki yönetimi, bunları ciddiyetle ele almak ve değerlendirmek yerine başka bir yol tercih etti. Bu iddiaların üzerine yine Cumhuriyet Halk Partililer, Cumhuriyet Halk Partisi'nin belediye başkanları, milletvekilleri ve yöneticileri tarafından gündeme getirilen bu iddialar karşısında yargı harekete geçti.
Yargının bulduğu deliller, yargının yaptığı değerlendirmeler sonucunda bu tablo ortaya çıktı. Dolayısıyla ikide bir burada sanki bu konunun tarafı bizmişiz gibi bir gündem oluşturmaya çalışmak, Özgür Özel yönetiminin ve Özgür Özel ekibinin baştan beri kendi yetersizliklerini örtmek için kullandığı bir yöntemdir."
CHP ADASINDAN ELENENLER BİZİ İLGİLENDİRMEZ
AK Parti'nin CHP içindeki tartışmalarda taraf olmadığını kesin bir dille aktaran Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Adada kim kalmış, adadan kim gönderilmiş, o gün kim elenmiş, kim kazanmış, CHP adasında ne oluyor bizi hiç ilgilendirmez. Biz geçmişte, son cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ve ondan öncesindeki dönemde Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibiyle mücadele ettik. Daha sonrasında Sayın Özgür Özel ve ekibiyle mücadele ettik. Dolayısıyla CHP içinde herhangi bir şekilde taraf olduğumuz bir durum yoktur. Biz CHP yönetiminde kim varsa siyasi rekabet çerçevesinde, demokratik standartlar içerisinde bu rekabeti, bu mücadeleyi sürdürüyoruz."
YOLSUZLUKTAN SORUMLU BİRİMİNİZ VAR
CHP içindeki kurultay sürecine giden yolda ortaya atılan iddiaların bizzat CHP'li yöneticiler tarafından gündeme getirildiğini hatırlatan Çelik, Özgür Özel yönetiminin bu iddiaları ciddiyetle ele almak yerine yargıyı suçlamasını eleştirdi. Muhalefetin kumpas siyasetine dikkat çeken Çelik, "Sayın Özgür Özel ve ekibine şunu söylemek gerekir. AK Parti'de siyasi yargı kolları, yargıdan sorumlu genel başkan yardımcılığı diye bir şey yok ama sizin döneminizde bütün Türkiye gördü ki yolsuzluktan sorumlu bir kolunuz, biriminiz var. Bütün bunlar önünüze geldiğinde siz, bunlarla ilgili bir adım atmadınız. Atmadığınız gibi tam tersine himaye etmeye çalıştığınızı yine Cumhuriyet Halk Partililer söyledi. AK Parti yargı kolları diye tabirler uyduracağınıza sizin döneminizi kastederek söylüyorum kendi partinizdeki yolsuzluk kollarına baksaydınız, siyasi ve ekonomik yolsuzluk kollarıyla uğraşsaydınız." ifadelerini kullandı.

CHP ORTADOĞU'DAN DAHA KARIŞIK
Ömer Çelik sözlerini şöyle sürdürdü:
"2-3 yıl evvel partimizin bir toplantısında, bir kongremizde konuşurken 'CHP'nin içi Ortadoğu'dan daha karışık' demiştim. Bunu söyleyeli 2-3 yıl oldu. CHP'nin içinin Ortadoğu'dan daha karışık olduğunu söyleyeli 2-3 yıl oldu. Ben bunu söyledikten sonra, esasında şimdi geriye dönüp baktığımda bu 2-3 yıllık süreçte Ortadoğu'ya haksızlık etmişim. CHP'nin içi, Ortadoğu'yu fersah fersah geride bırakacak kadar karışık.
Bu karışıklığı bizim üzerimizden netleştirmeye, bizim üzerimizden temize çekmeye kalkmayın. Bütün bu iş ve işlemler sizin ve ekibinizin yönetimi zamanında oldu. Yani sadece isim vermek istemiyorum; bir ildeki siyasi yolsuzluk, başka bir ilde ortaya çıkan sapkınlıklar…
Bütün bunlarla sadece bu ikisini temizlemek üzere uğraşsanız, başka bir şeyle uğraşmaya mesainiz kalmaz. Fakat sürekli olarak bu örtbas etme faaliyeti içerisine giriyorsunuz. Bu da sizin bileceğiniz iş. Ama bunu bizim üzerimizden yaptırmayız size. Hele Sayın Cumhurbaşkanımıza karşı bu ifadeleri kullanarak bu gündemi örteceğinizi zannediyorsanız, bu imkânsız bir şeydir."
Ortadoğu'ya haksızlık etmişim, içleri fersah fersah daha karışık
AK Parti Sözcüsü Çelik, CHP’deki iç çekişmelerin AK Parti’ye mal edilmeye çalışıldığını ifade ederek, “Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir.” uyarısında bulundu.
KUMPASLAR PEŞİNDE KOŞAN SİYASİ GELENEK
AK Parti'nin kurulduğu günden bu yana askeri ve yargı vesayetine karşı sivil siyasetin üstünlüğünü savunduğunu aktaran Çelik, muhalefetin vesayetçi geçmişine işaret etti. Demokrasi zemininden asla sapmadıklarını vurgulayan Çelik, "Cumhurbaşkanımız millet iradesiyle buluşurken siz, Ankara'nın labirentleri ve koridorlarında birtakım kumpaslar peşinde koşan bir siyasi gelenekten geliyorsunuz. Onun için bu durumu netleştirelim. Meydanların, sandığın partisi biziz. Siz kendinize neyi yakıştırıyorsanız onu bize söylemekten vazgeçmelisiniz. Dolayısıyla beğenmediğiniz her yargı kararına, siyasetin yargı eliyle dizayn edilmesi gibisinden bir tabirle yaklaşmanızın hiçbir manası, geçerliliği yok." değerlendirmesinde bulundu.
ATATÜRK İSTİSMARCILIĞI
CHP yönetiminin köşeye sıkıştığı her durumda Atatürk'ün arkasına saklanarak siyasi kurnazlık yaptığını belirten Çelik, "Size bir soru soruluyor, bu soruya düzgün bir cevap vermek yerine tutuyorsunuz, Atatürk istismarcılığına soyunuyorsunuz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyetimizin kurucusudur, ilk Cumhurbaşkanımızdır ve toplumumuzun ortak değeridir. Ne zaman siyasetin üstüne gölge düşse ve düşürseniz, ne zaman demokrasinin üstüne gölge düşse ve düşürseniz sürekli olarak Atatürk istismarı yapıyorsunuz. Dolayısıyla burada bari bu bütün bu siyasi kumpası, siyasi yanlışları örtmek için bunlarla Atatürk'ü yan yana getirmeyin, bu hassasiyetinizi gözetin." dedi.

PARTİCİLİK DEĞİL KABİLECİLİK
Özgür Özel'in yolsuzluk iddialarında adı geçen kişilere kefil olmasını siyasi bir zafiyet olarak nitelendiren Çelik, "Özgür Özel şimdiye kadar bu konuda sessiz kaldı. İlk defa iki gün önce net bir şekilde kefil olduğunu söyledi. Ve söylediği şey de şu; bu ismi geçenlerin hepsi benim evladım, onlar masumdur dedi. Bakın bu particilik değildir. Bu kabileciliktir. Bir partinin, bir kurumun, bir yapının tümüyle masum ilan edilmesi, içinde bu iddialar varken dönelim araştıralım, bunlara bir bakalım, gereğini yapalım, varsa bir sıkıntı demek yerine bu tip yollara tevessül edilmesi, kuşkusuz ki bir kabilecilik mantığından başka bir şey değil." şeklinde konuştu.
SİYASETÇİNİN TOMA ÜZERİNDE NE İŞİ VAR
Siyasetin sağduyu ve çözüm üretme kapasitesiyle ölçüldüğünü hatırlatan Çelik, muhalefet temsilcilerinin sokak eylemlerindeki tutumlarını eleştirdi. Kanunları uygulayan güvenlik güçlerine zorluk çıkarılmasını anti siyaset olarak tanımlayan Çelik, "Bir siyasetçinin ustalığı sağduyulu çözüm üretme kapasitesiyle ölçülür. Bir siyasetçinin konuşacağı yer ya kürsüdür ya da parti otobüsüdür. Bir siyasetçinin TOMA'nın üzerinde ne işi var? Ya parti otobüsünde ya kürsüde konuşursunuz. TOMA'nın üzerine niye çıkıyorsunuz? Polis kardeşlerimiz, oradaki bütün vatandaşlarımızın ve sizlerin güvenliğini sağlamak için orada bulunuyorlar. Kürsüde var olamayanlar, parti otobüslerinde hakaret dışında bir sözü olamayanlar, TOMA'ların üzerine tırmanmaya çalışıyorlar." dedi.
BARIŞIN KİLİT AKTÖRÜ BAŞKAN ERDOĞAN
Türkiye'nin iç çekişmelerle kaybedecek vakti olmadığını, AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın küresel meselelere odaklandığını bildiren Çelik, Başkan Erdoğan'ın diplomasi başarısını paylaştı.
İran ile ABD arasındaki gerilime değinen Çelik, "Ateşkesin, kalıcı barışa dönüşmesi için Hürmüz konusundan nükleer meseleye ve bölgesel aktivitelere kadar bu geniş çerçevede Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu irade en geniş düzeyde kabul görmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımız burada barışın sağlanmasında kilit aktördür." bilgisini aktardı.
ÖNCELİK GAZZE
İsrail'in Gazze'de uyguladığı soykırıma karşı Türkiye'nin yürüttüğü kararlı mücadeleyi anlatan Çelik, "Bir kere daha gurur duyarak söylemek isteriz ki neredeyse her uluslararası zeminde Sayın Cumhurbaşkanımızın ilk gündem maddesi, dünya bunu unutmaya, geri plana itmeye çalışsa da Gazze'dir. Gazze'de soykırım devam ediyor, İsrail aynısını Batı Şeria'ya da yapmaya çalışıyor. Birinci aşama olan yardımların girmesi aşamasında İsrail verilen sözleri tutmadığı için ikinci aşamaya bir türlü geçilemiyor. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımızın diplomasi trafiğinin başında Gazze olmaya devam ediyor." ifadelerini kullandı.

BİLGİ ÜNİVERSİTESİ DEVAM EDECEK
İstanbul Bilgi Üniversitesinin durumuyla ilgili alınan yeni kararı kamuoyuna duyuran Çelik, "Kamu yararı, Yükseköğretim Kurulunun raporları ve diğer değerlendirmeler, Sayın Cumhurbaşkanımıza arz edilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız da bu üniversitenin faaliyetlerine devam etmesi konusundaki takdir yetkilerini kullanmışlardır. Böylece Bilgi Üniversitesi faaliyetlerine devam edecek. Sayın Cumhurbaşkanımız burada hem kamu yararını hem akademik hayatı hem de Bilgi Üniversitesindeki akademisyenleri, öğrencileri düşünerek bu takdir yetkisini kullanmıştır." dedi.
BASIN İLAN TASLAĞINDA DÜZELTME MESAJI
Kamuoyunda tartışılan Basın İlan Kurumu'na ilişkin torba kanun taslağıyla ilgili eleştirileri dikkate aldıklarını belirten Çelik, ifade hürriyeti konusundaki hassasiyetlerini vurguladı.
Sivil toplumun ve aydınların sesine kulak verdiklerini söyleyen Çelik, "Adı üstünde bu taslak. Taslaklar yapılırken bunlar zaten önceki kanunlara ya da ilişkili kanunlara atıfla yapılan düzenlemeler oluyor. Vatandaşlarımızın, düşünürlerimizin, kanaat önderlerimizin hepsinin sesini duyduk, görüşlerinin farkındayız. Kuşkusuz bize iletilen ifade hürriyetiyle ilgili bu konuları hassasiyetle ele alacağız, değerlendireceğiz, orada yanlış görülen hususları düzelteceğiz." diye konuştu.
Yaklaşan Kurban Bayramı dolayısıyla millete tebriklerini ileten Çelik, Gazze'deki insanlık dramı nedeniyle bayrama buruk girdiklerini belirterek, bayramın tüm insanlığa ve özellikle Filistin halkına barış getirmesini temenni etti. Çelik, açıklamalarının ardından partililerle bayramlaştı.



