İBB davasında mahkeme sordu sıvacı Adem Soytekin onayladı: Rüşvet başkanım rüşvet | SİSTEM'in soru-cevabı TAKVİM'de
Duruşma salonunda tansiyon yükseldi, kritik isimler karşı karşıya geldi. 414 sanığın yargılandığı davada örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Adem Soytekin’in çapraz sorgusu, dosyanın en çarpıcı detaylarını gün yüzüne çıkardı. “Rüşvet başkanım rüşvet!” sözleriyle dikkat çeken Soytekin, milyon dolarlık para trafiğinden gizli toplantılara, operasyon öncesi yapılan uyarılardan “emanet” iddialarına kadar birçok kritik başlıkta dikkat çeken ifadeler kullandı. Takvim'de yer alan soru-cevap kısmı ile, savcı ile sanık arasında geçen diyaloglar birebir yer aldı. Mahkeme başkanının “1,5 milyon dolar ne için gönderildi?” sorusuna Soytekin’in verdiği “Rüşvet!” yanıtı, salonda buz gibi bir hava estirirken, işte operasyon öncesi yapılan gizli toplantılar, para trafiğinin nasıl yönetildiği ve “sistem” iddiasının perde arkası...
Hızlı Özet Göster
- İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen 414 sanıklı davanın 28. duruşmasında, örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen tutuklu sanık Adem Soytekin savunma yaptı.
- Sanık Adem Soytekin, KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt'a gönderdiği 1,5 milyon doların rüşvet olduğunu ve bu işlemin ortaklarıyla birlikte yapıldığını iddia etti.
- Soytekin, operasyon öncesinde Ekrem İmamoğlu'nun kendisini uyararak tedbir almasını ve değerli varlıklarını Turan Taşkın Özer'e emanet etmesini söylediğini öne sürdü.
- CHP binasının satın alınması için belediyelerden toplanan paraların kullanıldığını iddia eden Soytekin, İmamoğlu'nun talimatıyla yapılmayan bağışlar için geriye dönük makbuz düzenlediklerini savundu.
- Duruşmada söz alan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu, sanık Soytekin ile 2008'den beri ticaret yaptıklarını belirterek ticari ilişkilerinde herhangi bir alacak verecek sorunu olup olmadığını sordu.
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 92'si tutuklu, 5'i müşteki-sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 28. duruşması sona erdi.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, örgüt yöneticisi tutuklu sanık Adem Soytekin savunmasını tamamladı.
Mahkeme başkanı ve Adem Soytekin arasındaki soru-cevap, davanın ʺrüşvetʺ ve ʺsistemʺ ağını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. (Haberin fotoğrafları Takvim.com.tr Foto Arşiv ve sosyal medyadan alınmıştır.)
SOYTEKİN'E ÇAPRAZ SORGU
Sanık Soytekin, çapraz sorgusunda Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan'ın, "Önceki ifadenizde yaptığınız birçok ortak projeyi saymışsınız. 'Bahsetmiş olduğum işlerin tamamının ücreti, müteahhitlerden alınan rüşvetler ile tarafıma ödenmiştir. Ben bu işleri tamamen reel olarak yaptım.' Bu beyanınız doğru mu?" sorusuna, "Bu rüşvet midir irtikap mıdır ya da başka bir şey midir, tanımını tam olarak bilmem ama müteahhitlerin de söylediklerine bakarsanız bu rüşvet. Çünkü zaten bu, müteahhitlerin konuşmalarıyla ve basına yansıyan bilgilerle çıkıyor. Ben ilk etapta, ifade öncesinde böyle bilmiyordum fakat bunların hepsi rüşvetmiş." yanıtını verdi.
Mahkeme Başkanı Aylan'ın, KİPTAŞ Genel Müdürü tutuklu sanık Ali Kurt'a 1,5 milyon doları ne için gönderdiğini sorması üzerine Soytekin "Rüşvet başkanım rüşvet. Ali Kurt şahsına çalışır." dedi.
Cumhuriyet savcısının "Bu operasyon sürecine ilişkin gizli toplantı iddiası var. Siz, 'Mehmet Pehlivan tarafından sistemdeki tüm aktörler uyarıldığı için para bulunamamıştır. Operasyon öncesi Ekrem İmamoğlu bana, 'Tedbirini aldın mı? Operasyon yapılacak sen de listedesin.' dedi.' şeklinde beyanınız var, doğru mu?" sorusuna sanık Soytekin, "Doğru. Ekrem Bey 'Hazırlıklı ol.' dedi. Keşke dinleseydim, şirketlerime el konuldu. Mehmet Pehlivan da oradaydı. Bunların hepsi konuşulan şeyler." cevabını verdi.

CHP'DEKİ PARA KULELERİ
Soytekin, duruşma savcısının "Beyanlarınızda 'Para kuleleriyle gündeme gelen CHP binasının satın alınması olayını açık bir şekilde anlatmak istiyorum. Bu paraların CHP'li belediyelerden bir şekilde toplandığını, toplanan paraların Fatih Keleş ile Tuncay Yılmaz tarafından bu binanın satın alınması için götürüldüğünü, herhangi bir bağış olmadığını biliyorum.
Bu olay kamuoyuna yansıdıktan sonra Beylikdüzü'nde Turan Taşkın Özer'in ofisinde ben ve İlhan Akbayır isimli müteahhit arkadaşımla buluştuk. Turan Taşkın bu toplantıda bizden yapmadığımız bağışın makbuzunu istedi. Turan Taşkın Özer'in, bunun Ekrem İmamoğlu'nun talimatı olduğunu söylemesi üzerine biz de bunu kabul ettik ve verdik.' ifadeniz doğru mu?" sorusuna "Aynen doğrudur." yanıtını verdi.
Savcının, operasyon öncesi gizli toplantı yapıldığı ve bir kısım sanıkların yurt dışına kaçırılmak istendiği iddiasını sorması üzerine sanık Soytekin, "Toplantıda 'Gitmek istersen seni de gönderebiliriz.' gibi konuşuldu. Ben direkt 'Benim her şeyim burada çıkmam.' dedim." şeklinde ifade kullandığını söyledi.

SIVACI DOĞRULADI: "AYNEN DOĞRUDUR"
Cumhuriyet savcısının "Bu operasyon sürecine ilişkin yapılan gizli toplantılar iddiası var. Siz de beyanlarınızda söz konusu operasyonun çok öncesinden duyurulduğunu ve Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere avukat Mehmet Pehlivan tarafından sistemdeki tüm aktörlerin uyarıldığını ve bu yüzden operasyon esnasında para bulunamadığını, Fatih Keleş'in sistemin paralarını güvenli evlerde sakladığını bildiğinizi söylemişsiniz.
Ayrıca, Ekrem İmamoğlu'nun konutunda yaptığınız görüşmede Ekrem İmamoğlu'nun size 'Tedbirini aldın mı? Operasyon yapılacak. Sen de listedesin. Eğer emanet etmen gereken para veya değerli varlığın varsa bunları Turan Taşkın Özer'e emanet ver.' dediğini söylemişsiniz. Bu beyanlarınız doğru mu?" sorusuna sanık Soytekin "Aynen doğrudur." cevabını verdi.
Duruşmada sanık Soytekin'e soru sormak için söz alan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu, "Sayın Adem Soytekin size de kolay gelsin ne diyeyim. 2008 yılından beri benim firmamla ticaret yaptınız, bu ticaret siyasi dönemimde de sürdü. Ben bu işin ciğerini, damarını bilirim. İmamoğlu İnşaat ile yaptığınız ticarette karşılığını alamadığınız 1 kuruş oldu mu?" ifadelerini kullandı.
Sanık Soytekin, herhangi bir alacağının olmadığını söyledi.

ÇAPRAZ SORGUNUN TAMAMI TAKVİM'DE
Sanık Adem Soytekin'in doğrudan sarf ettiği çarpıcı cümlelerin tamamına ise Takvim ulaştı. Tutanaklara yansıyan o sözler, iddiaların merkezindeki ilişkiler ağını sanığın kendi ifadeleriyle gözler önüne serdi.
Adem Soytekin'in duruşmadaki savcıyla soru-cevap bölümü şu şekilde gerçekleşti:
MAHKEME BAŞKANI: Orada ki anlatımınızda yine bir buçuk milyon dolar anlatımı var nedir o ?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Anlatım aynen doğrudur başkanım, MAHKEME BAŞKANI: Nedir o bir buçuk milyonun olayı nedir ?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Ali Kurt'a gönderdiğimiz para.
MAHKEME BAŞKANI: Ne için gönderilmiş bir para ? Adem bey diyalogda zorlanıyoruz sizinle.
SANIK ADEM SOYTEKİN: Rüşvet başkanım rüşvet !
MAHKEME BAŞKANI: Yani ne olduğunu soruyoruz net olarak cevap istiyoruz.
SANIK ADEM SOYTEKİN: Ali kurt ben kamu personeli değilim diyor ama Ali Kurt a giden para başkanım. Bunu ben tek başıma karar alıp yaptığım bir işlem değil, üç ortakla yapılan bir işlemdir.

C.SAVCISI: Eylemlerinize geçmeden bazı beyanlarınız hakkında sorularım olacak. İlk sorum eylem 14'e ilişkin, bu operasyon sürecine ilişkin yapılan gizli toplantılar iddiası var. Sizde beyanınızdaa Eylemlerinize geçmeden bazı beyanlarınız hakkında sorularım olacak İlk sorum eylem 14'e ilişkin, bu operasyon sürecine ilişkin yapılan gizli toplantılar iddiası var.
Sizde beyanınızda '' söz konusu operasyon çok öncesinden duyulduğu ve Ekrem İmamoğlu başta olmaz üzere Avukat Mehmet Pehlivan tarafından 'sistemdeki tüm aktörler uyarıldığı' için şuan ve operasyon esnasında para bulunanamıştır. Operasyon öncesi Fatih Keleş'in sistemin paralrını sakladığı güvenli evler olduğunu biliyorum.
Operasyon sonrası evlerin boşaltıldığını biliyorum ama nerede saklandığını bilmemekteydim. Operasyon öncesinde nakit paranın Fatih Keleş'ten alındığı ve Ekrem İmamoğluna bağlı dokunulmazlığı olan milletvekillerine devredildiğini biliyorum. Bunu bilmemin en büyük sebeplerinden birisi operasyon öncesi fiziki takipte bana sorulan Ekrem İmamoğlu'yla başkanlık konutunda yapmış olduğum görüşmede Ekrem İmamoğlu bana '' tedbirini aldın mı, operasyon yapılacak sende listedesin, eğer emanet etmen gereken para veya değeri belge varsa bunları Turan Taşkın Özer'e emanet ver demiştir.
Bu görüşme esnasında Avukat Mehmet Pehlivan'da yanımızdaydı. Bu süreçlerin bir çoğunu bu avukat organiz etmiştir. Dokunulmazlığı olduğu içinde Turan Taşkın Özer emanetçi yapılmıştır.

Böyle bir para olmadığı savunması yalandır şeklinde beyanınız var bu beyanlarınizam doğru mu? Doğruysa söz konusu konutta yapılan toplantıda neler konuştunuz. Avukat Mehmet Pehlivan söz konusu toplantıda bulunmadığını beyan etti dün ki savunmalarında bu hususta ne diyorsunuz? Söz konusu operasyon çok öncesinden duyulduğu ve Ekrem İmamoğlu başta olmaz üzere Avukat Mehmet Pehlivan tarafından sistemdeki tüm aktörler uyarıldığı için şuan ve operasyon esnasında para bulunamamıştır.
Operasyon öncesi Fatih Keleş'in sistemin paralrını sakladığı güvenli evler olduğunu biliyorum. Operasyon sonrası evlerin boşaltıldığını biliyorum ama nerede saklandığını bilmemekteydim. Operasyon öncesinde nakit paranın Fatih Keleş'ten alındığı ve Ekrem İmamoğluna bağlı dokunulmazlığı olan milletvekillerine devredildiğini biliyorum.
Bunu bilmemin en büyük sebeplerinden birisi operasyon öncesi fiziki takipte bana sorulan Ekrem İmamoğlu'yla başkanlık konutunda yapmış olduğum görüşmede Ekrem İmamoğlu bana '' tedbirini aldın mı, operasyon yapılacak sende listedesin, eğer emanet etmen gereken para veya değeri belge varsa bunları Turan Taşkın Özer'e emanet ver demiştir.
Böyle bir para Bu görüşme esnasında Avukat Mehmet Pehlivan'da yanımızdaydı. Bu süreçlerin bir çoğunu bu avukat organiz etmiştir. Dokunulmazlığı olduğu içinde Turan Taşkın Özer emanetçi yapılmıştır. Böyle bir para olmadığı savunması yalandır şeklinde beyanınız var bu beyanlarınız doğru mu?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Katılıyorum aynen doğrudur.

C.SAVCISI: Doğruysa söz konusu konutta yapılan toplantıda neler konuştunuz. Avukat Mehmet Pehlivan söz konusu toplantıda bulunmadığını beyan etti dün ki savunmalarında bu hususta ne diyorsunuz?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Mehmet Pehivan oradaydı ama şöyle, Ekrem İmamoğlu bana kendini hazırlığını yap dediği şey şuydu, bir operasyon yapacaklar her şeyimize el koyacaklar hazırlıklı ol şeklinde. Yani bu arada keşke dinleseydim çünkü son bir yıldır şirketler her şeye el konulduğu için, yani böyle bir konuşma geçti Mehmet Pehlivan'da oradaydı, zaten teknik takipte de fiziki takipte de şeyi vardır, diğer beyanlarda konuşma yani para Fatih'te idi ondadır bunların hepsi konuşulan şeyler.
C.SAVCISI: Yine bu ifadenin devamında Zeytinburnu tapudan gelen bir mesaj üzerine Avukat Mehmet pehlivanı aradınızı beyan etmişsiniz. Avukat Mehmet pehlivan ile aranızda vekalet ilişkisi var mı? Neden Mehmet Pehlivanı aradınız?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Hayır yok bu operasyonu daha önce yani, o daha iyi takip ediyordu. Onun bilgisinin daha çok olduğunu düşündüğüm için onu aramıştım.

C.SAVCISI: YTT hukuk bürosunda yapılan toplantılardan bahsediyorsunuz. Bu toplantıda Fatih Keleş, Tunca yılmaz, Turan Taşkın özer, Hüseyin Köksal ve murat gül İbrahim oğlunu temsilen İbrahim bülbüllü'nün oldugunu söylemişsiniz.
Bu isimlerle nasıl bir ortak bağınız var ki operasyon öncesi bir araya geldiniz? Bu kişiler Beyanınızda sistemin diğer aktörleri olarak tanımladığınız kişilerden midir? Sistem aktörleri oldugunu düşünüyorsanız bu şahısların iddia edilen sistemdeki görevleri nelerdir?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Orada her biri vekaleti olan kişiler oradakiler yani ofiste vekaletli olan kişiler. Evet gündüz bunu öğrenince Mehmet' i aradığımda akşam bir araya gelip değerlendireceğiz demişti ve akabinde bu toplantıya katılmıştım.
C.SAVCISI: Peki bu toplantıda herhangi bir gizlilik unsuru adına bir önlemde bulundunuz mu telefonları kapama, uçak moduna alma veya saklama şeklinde?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Genellikle telefonları yan odaya koymuştuk.
C.SAVCISI: Bu gizlilik kaygısı peki niye doğdu ?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Yani bütün herkeste var.

C.SAVCISI: Şimdi bu sistemin diğer aktörleri diye beyanınıza bahsettiniz ya, bu sistem diye iddia ettiğiniz şeydeki aktörler kimlerdir veya bunların görevi neredir? Mesela Hüseyin Köksal sistemin aktörü mü aktörü ise...
SANIK ADEM SOYTEKİN: Medya tarafında, medya taraftır. Hüseyin Köksal'ı çok yakın tanımam ama medya tarafındadır Zaten iddianamede yansıdığı şeyler kadar biliyorum ben de.
C.SAVISI: Yine beyanlarınız avukat Mehmet Pehlivan tarafından size yurtdışından çıkmanız yönüne teklif geldiğini söylediniz Bu hususta açar mısınız?
SANIK ADEM SOYTEKİN:Toplantı akşamı evet bir yurtdışı mevzusu döndü Hatta Emrah'ın gittiğini ben o gün öğrenmiştim Böyle bir konuşma istersen seni de gönderebiliriz gibi Emrah gitti aynı şekilde.
C.SAVCISI: Emrah peki hangi yollara çıktığını beyan nereden biliyorsunuz?
SANIK ADEM SOYTEKİN:Bilmiyorum.
C.SAVCISI:Bunu size kim söyledi Emrah'ın çıktığını?
SANIK ADEM SOYTEKİN: O akşamki toplantıda konuşuldu hani oradan birisi söylemiştir hani şöyle net olarak Emrah çıktı dendi ama kimi söylediğini de hatırlamıyorum.

C.SAVCISI: Peki yurt dışına çıkarmanızla ilgili sormadınız mı ben niye çıkıyorum veya niye çıkarmam gerektiği hakkında?
SANIK ADEM SOYTEKİN:Yok ben direkt şey dedim ya benim yurt dışına çıkmam çünkü benim her şeyim burada Bir sürü işlediğim kanaatinde de olmadığım için yurt dışına da çıkmam.
C.SAVCISI: Yine bu toplantıda bazı gerginliklerden bahsetmişsiniz gerilimler olduğunu vesaire. Bu toplantıda hangi seyirdelerdi ve niçin gerilim yaşandı? Oradaki bahsettiğiniz sistem aktörleri.
SANIK ADEM SOYTEKİN: Gerilim orada esasında operasyonun başlaması ve operasyonun Ekrem İmamoğlu odaklı olduğu ve Cumhurbaşkanlığına aday olunmasının şuan acil erken olduğu vesaire gibi konuşmalar.
C.SAVCISI: Yani bu tarz toplantılarda sonuçta bahsettiğimiz aktörlerin bir çoğu siyasi değil. Cumhurbaşkanlığı adaylığı ile ilgili fikir üretilip bir ortaya tez mi koyuyorlar, niçin bu tarz konuşmalar geçiyor?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Yani bu tarz toplantı değil ben sadece o toplantıdan bahsedebilirim. Yani ora da şey ya tabii ki bir problem olduğunda bir operasyon olduğunda bir gerekçe ararsınız. Hani bir operasyon olacağı zaman neden oluyor diye Herkesin gerekçesi yani oradaki kendi içine gerekçesi böyleydi.

C.SAVCISI: Yine bu il binası satın alma meselesi var. Bu mesele ile ilgili daha önce de geniş kapsamlı beyan vermişsiniz. Beyanlarınızda CHP para kuleleri olarak gündeme gelen CHP binasının satın alınması olayını açıklık getirmek istiyorum. Bu paraların CHP'li belediyelerden bir şekilde toplantılığını, toplanan paraların Fatih Keleş ve Tuncay Yılmaz tarafından bu bina satın alması için götürüldüğü herhangi bir bağış olmadığını biliyorum.
Bu olayda kamuoyuna yansıdıktan sonra Beylikdüzü'nde Turan Taşkın Özer'in ofisinde ben ve İlhan Akbayır isimli müteahhit arkadaşımız buluştuk. Bu toplantıda öncesinde bizim olmadığımız bir toplantı yapılmış. Bu toplantıya Murat Gülibrahimoğlu yönetmiş. Bu olayda nasıl sıyrılması gerektiğini anlatmış.
Bu soruşturmanın kitlenmesi için paraların dokunulmazlığı olan bir müretvekilin üzerine gitmesi gerektiği fikrini söylemiş Turan Taşkın Özer bu toplantıda bizden yapmamız, yapmadığımız bağışın makbuzunu istedi. Biz de makbuz verdik. Turan Taşkın Özer bunun Ekrem İmamoğlu'nun talimatı olduğunu söylenmesi üzerine biz de bunu kabul ettik şeklinde beyanınız var. Beyanınız doğru mu?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Aynen doğrudur.
C.SAVCISI: Peki bu yine beyanındaki süreçlerle ilgili bir toplantıdan bahsediyoruzsunuz. Murat Gülibrahimoğlu bu toplantıyı yönetmiş. Murat Gülibrahimoğlu'nun bir sistem içerisinde iddia edildiği şekilde bir görev var mıdır ve toplantı hangisi?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Ben Murat Gülibrahimoğluyla hiç toplantıya katılmadım. Onu söylem olarak biliyorum.
C.SAVCISI: Yine geçen celse Mehmet Pehlivana sorduğum bir geriye dönük fatura meselesi var. Bu hususa ilişkin Mehmet Pehlivan geriye dönük fatura işlemi yapmadığını beyan etti. Siz ise beyanınızda "…Asoy Plaza projesi Topkapı'da Asoy Plaza benim kat karşılığı olarak Yavuz Hakan AKSU ve Necmi DEDE ile sözleşme imzalayarak inşaatını yapmış olduğum bir yerdir. İnşaat yapım aşamasında binanın 9. katının Ekrem İMAMOĞLU'na ait SSB Gayrimenkul'e kat irtifakı öncesi arsa pay satışıyla yapılmıştır.
Bu satışa istinaden şirketin hesabına resmi gösterilen şuan hatırlamadığım sonrasında tam fiyatını ibraz edeceğim para yatırıldı. Bu paraya istinaden arsa payı satışı gerçekleşti. Bu arsa payına karşılık 14 tane ofis 9. katta şerefesi en yüksek olan tam kat yer tekabül etmektedir. Biz bunun karşılığında Tuncay YILMAZ ile yapmış olduğumuz protokol ile burası için toplamda 5.5 milyon dolara anlaştık. Bu anlaşma karşılığında farklı zamanlarda sistemden getirilen paralarla 5 milyon dolar tarafımıza ödenmiştir.
Şimdi bahsettiğiniz beş milyon dolar meselesi var ya sistemden getirilen para. Bu bahsettiğimiz satış 9. katta ki ofislerle ilgili satış real bir satış mı?

SANIK ADEM SOYTEKİN: Real satış.
C.SAVCISI: Bunu sattınız parasını alama, para geldiği kaynakta sistem olduğunu söylüyorsunuz mu?
SANIK ADEM SOYTEKİN:Yani real satış.
C.SAVCISI: 2025 yılının şubat veya mart ayında Av. Mehmet PEHLİVAN Topkapı'daki ofise gelerek bana saçma sapan iş yapmışlar, Ali NUHOĞLU'nun oradan geliyorum oradaki fatura işlerini düzelttik, şimdi senin şirketle olan fatura sıkıntılarını düzeltmemiz lazım dedi. Bende Ogün'ü yanıma çağırarak kendisini muhasebe birimine yönlendirdim. Şeklinde bir beyanınız var bu beyanla ilgili ne diyorsunuz ?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Faturanın düzeltilmesi gerekiyordu. Yani ilk kesilen fatura arsaydı sonra inşaat maliyetleri bittikten sonra maliyet oluşur ve maliyet faturası kesersiniz. O fatura maliyet faturasıdır.
C.SAVCISI: Yani Mehmet Pehlivan bu konu hakkında size gerip fatura ile ilgili görüştü doğru mu?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Evet evet geldi. Fatura ama düzeltilmesi gereken normal olan olması da gereken bu arada usule aykırı bir fatura da değil.
C.SAVCSI: Tamam yine bu duruşmanın başında bir beyanında bulundunuz. Etkin pişmanlığı kapsamında verdiğiniz beyanların hür iradenizle baskı altında olmadan verdiğinizi belirttiniz doğru mu?
SANIK ADEM SOYTEKİN:Evet.
C.SAVCISI: Tutuklanmamın üzerinden yaklaşık 3 ay sonra ifade vermemin sebebi ise olayların bir bütünün anlamak maksadıyla geçen süredir. Bu sürede cezaevinde avukatlar aracılığıyla şahsıma ciddi baskılar, milletvekili teklifi yapılarak susturulmaya çalışıldım. El yazısıyla Ekrem İMAMOĞLU'na ait notlar tarafıma okutturularak susturulmaya çalışıldım. Hatırladığım notlardan birisi Adem dik dur bizi satma içerikli nottur." beyan şeklinde bir beyanınız var. Bu beyanlar doğru mu? Soruşturma aşamasında başka şekilde susturulmaya çalışıldınız mı? Sizin durumunuzda olan başka şüpheliler varmıydı bu konu hakkında bilginiz var mı?

SANIK ADEM SOYTEKİN: Böyle bir olaya şahit olmadım yani Ekrem beyden geldiği söylenen notlar yani Ekrem beyden mi geldi bilmiyorum. Ekrem beyden geldiği söylenen notlar oldu.
C.SAVCISI: Tamam şimdi eylem bazı sorulara geçeceğim bir kısım. Şimdi bu eylem kiptaş pendik evleriyle ilgili beyanında bulundunuz ama orada bazı suslar tam anlamadım o yüzden sormak istiyorum. Yine burada beyanlarınızı değerlendirerek soracağım.
Bu savcılık aşamasındaki beyanlarınızda bu pendik arkatlı evlerine yönelik satışlarla ilgili bana Ali Kurt bunun 10 bin TL'den satış yapılacağını ve Ekrem İmamoğlu'nun talimatının bu yönde olduğunu söyledi Biz ortalıklarımız bunun mümkün olmadığını kendisine söyledik. Bu direncimiz sayesinde 25 daire 10 bin TL'den alım hakkı biz müteahhitlere verildi.
75 daire ise kendilerinin belirlediği CHP üyeleri belediye meclis üyeleri CHP'nin belediye çalışanlarıyla kiptaş çalışanlarına verildi. Dosya kapsamında kiptaştan 70 daire verildi iddiası budur.
Yine burada daire aldığı, tespit edilen Tuzla CHP meclis üyesi daireyi kendi üzerine aldığı için tespiti yapılmıştır. Bir de Cengiz isimli çalışan bu daireyi kendi üzerine aldığı, tespit edilmiş de işten çıkarmıştır. Diğer şahıslar bu söz konusu daireleri yakından üzerine aldıkları için tespit yapılamadı.
Söz konusu liste Nezat Kurt'ta vardır. Bu listeyi en kısa zamanda Cumhuriyet Başsavcılığına ibraz edeceğiz Verilen 70 daire hiçbir bağımsız belediye çalışan veya şahıs yoktur.
Ekrem İmamoğlu'nun yakın ekibine dahil olanlara buradan daire verilmemiştir. Burada daire verilen şahısların birçoğu siyasi, özgür, ağırlığı olan ve etkin kişilerdir. Bu daireler kurultay sürecinde etkili kişilere verilmiştir şeklinde bir beyanınız var. Bu konu hakkında bir listeden bahsetmişsiniz Nezat Kurt'ta bulunan...
SANIK ADEM SOYTEKİN: Nezat Kurt ilk satış listesini paylaşmıştı, bu söylediğim hani şu CHP'li özgür ağırlığıyla falan bunlar Ali Bey'le olan konuşmalar. Ali Bey'le olan konuşmalar bunlar hani...
Tuncay Yılmaz.
C.SAVCISI: Tamam bir listeden bahsediyorsunuz da bu liste...
SANIK ADEM SOYTEKİN: Bu liste Nezat Kurt tarafından dosya sunuldu ilk satış listesi.
C.SAVCISI: Yine bir şey daha var burada bir husustan bahsediyorsunuz, alınan dairelerin bir tanesini Tuncay Yılmaz'a verdim. O da eşinin üzerine aldığı şeklinde bir beyan var. Bu olayda devirle ilgili Tuncay Yılmaz'ın eşiğine herhangi bir para alındı mı yoksa...
SANIK ADEM SOYTEKİN: Bedelini alarak devrettik.
C.SAVCISI: Bedelli şekilde doğru mu?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Evet bedelini alarak verdik.
C.SAVCISI: Şimdi yine bu Invest'in yaptığı bir proje var Vadi İstanbul İETT ihalesi. Orayla ilgili beyanlarınızda yine bir sistem iddianız var beyanlarınızda.
Orada bir ihale süreci gerçekleşti Şu ihale ile sizde ilgilenmişsiniz. Orada Ali Kurt ile ekiptaş ile aranızda bir gerginliğe çıktığından falan bahsediyorsunuz.
Daha sonra bir görüşmeden bahsediyorsunuz. Burada ihale ile ilgili Ali Kurt'la defaten görüşmelerde bulundum. Bu görüşmelerde Bahattin Uçar'ın buraya %55 de Bahattin Uçar'ın aldığını söyledi. Ben bu oranın müteahhit'e çok fazla para kazandırdığını ve kamu zararı oluştuğunu söyledim. Ali Kurt bana buradaki %7'nin sistemin payı olduğunu herhangi bir zarar olmadığını söylediği şekilde beyanınız var. Bu hususa ne diyorsunuz.
SANIK ADEM SOYTEKİN: Yani muhtemelen Ali Kurt ile konuşma aramızda geçiyor. Ali Kurt, o ihaleye ben girmeyeyim diye böyle davranmış olabilir.
MAHKEME BAŞKANI: O beyanda %53, %7 öyle bir neyin ayrımı ?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Müteahhit payı ile arsa payı.
C.SAVCISI: Peki %7 meselesi. Burada bir sistem payından bahsediyorsunuz da.
SANIK ADEM SOYTEKİN: Onu da yani Ali Bey ile olan konuşmadan aktarıyorum.
C.SAVCISI: Yani Ali Bey size beyanen %7 bir sistem payı olduğunu mu söyledi ?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Evet Ali Bey böyle diyor yani bir %7'si sistem kelimesini kullandı mı hatırlamıyorum ama. Yani şöyle %7'si payı var içinde demişti
C.SAVCISI: %7 pay sistem diye hatırlamıyorum diyorsunuz da. Peki tam olarak neden bahsetti burada? Sonuçta bu iddia Hani bu %7'lik pay ne için olabilir? Hani bundan ne anladınız?
SANIK ADEM SOYTEKİN:Yani adına sistem mi dersiniz veya rüşvet mi dersiniz ne derseniz bilmiyorum ama yani.
MAHKEME BAŞKANI: Ya savcım bir araya gireyim de. Sen müteahitsin yani çok fazla da iş yaptığını proje yaptığını anlatıyorsun. Şimdi sen oradaki %3, %5, %7 her şeye sorgularsın mantıken yani. Nasıl anlatım nasıl gerçekleşiyor? Yani ne diyor sana orada %7 derken neyi kastettiğini sen sormuyor musun konuşma esnasında.
SANIK ADEM SOYTEKİN:Evet %7'si bizim diyor yani. Sistemin diyor esasında.
MAHKEME BAŞKANI:Bu sistemin sistem kelimesini mi kullanıyor? Bu senin kendi adlandırman mı?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Sistem kelimesi kullanıyordu evet. Kullanıyordu.
Ali Nuhoğlu.
C.SAVCISI: Zaten yine bu beyanlarınızda bir yine pay meselesinden bahsetmişsiniz. Eylem olarak isnat edilmiyor da beyanlarınızda geçiyor. Beyanlarınızda bu Ali Nuhoğlu ve Özer Kuzu ile bir görüşme yapmışsınız masadan bahsediyorsunuz. İşte bu iş konuştuğunuz gün masada konuşma esnasında ben kendimi bu işten anlamadığımı beni batırmayın, bu işin sonunda şeklinde söyleminde bulundum.
Bunun üzerine Ali Nuhoğlu bana bu işten %10 Ekrem İmamoğlu'na vereceğiz şeklinde bir beyanda bulunduğunu söylüyorsunuz. Sürekli bu ifadelerinize bir %5, %10, %10 neyse bir para kısmından bahsediyor. Bu bahsettiğimiz %5, %17 neyse artık bunda aktarıldığı yer neresi acaba? Şahıs mı yoksa bir kurum mu var?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Orada bir aktarmadan değil orandan bahsediliyor. Gerçekleşmiş bir orandan bahsediyor. Bir aktarma yok orada
C.SAVCISI: Şimdi bu pendik arkada evlerinde Ali Kurt'a verdiği iddia ettiğiniz bir para söz konusu hani bir 500 bin dolardan bahsediyorsunuz. Bir de araba hikayesi var. Bu araba konusunda arabanın devri Ali Kurt'a yapıldıktan bir süre sonra geri alınıyor ve Nezahat Kurt'un hatta kullanma veriliyor bu süreçte.
Bu arabanın tam olarak devir süreçleri nasıl gerçekleşti? Ali Kurt daha önceki beyanlarında şundan bahsetti. Ben işte Kiptaş'ın genel müdürü olmam hasabiyle bile birçok müteahhit tanındığım, onlardan birinin de siz olduğunu, sizinde araba kiralama şirketiniz olduğu için araba konusunda yardım istediğini söylüyor. Ali Kurt sizi böyle bir konuda arayıp bir araba alacağım, arabanın marka modeli bu yardımcı ol diye bir talepte bulundu mu veya bu arabanın devir süreci nasıl oldu?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Ben esasında savunmamım sonunda bu konuya değinmiştim. Ben araba konusunda Ali Kurt'la hiç konuşmadım. Ali Kurt benim ortağım olan Erdal Tokmakçı ile konuştu. Bana Erdal gelip, ki benim ifademde öyle geçiyor, Erdal gelip böyle bir araba almamız lazım Ali ye gibi konuşuyor. Akabinde tabii ki bizim, benim personelim yardımcı oluyor. Bizim kiralama şirketi olduğu için orada olan persolenimiz yardımcı oluyor.
Ali Kurt.
C.SAVCISI: Bu aracın devriyle ilgili bir ödeme aldınız mı yoksa bila bedel mi yapıldı?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Ben hiçbir şey almadım.
C.SAVCISI; Bu konu hakkında bilgi sahibi olan kişi ortağınız Erdal mı?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Erdal dır evet.
C.SAVCISI: Peki aracın daha sonra de hani Ali Kurt'un kayınbiraderinin kullanımından sonra tekrardan...
SANIK ADEM SOYTEKİN: Bedelini öderek geri aldık. Ben bedelini öderek geri aldım.
C.SAVCISI:Bu bedel ödenirken güncel fiyat üzerinden mi ekstra bir rakam ödendi mi ?
SANIK ADEM SOYTEKİN:Güncel fiyat, yok güncel fiyat.
C.SAVCISI: Şimdi yine bu eylemlerden , oradan bir süreçten bahsettiniz. Alınan verilen dairelerle ilgili bir hani işte yaptığınız iş karşılığı vesaire olduğuna dair. Yine beyanlarınızda eylemin diğer şüphelerinden Hasan İmamoğlu'na ilişkin bir beyanınız var Hasan Bey'le ilgili. Orada diyorsunuz ki Hasan İmamoğlu'na bu projede daire verdiğiniz...
SANIK ADEM SOYTEKİN:Satış ofisinde duyduğum konuşmaları söylüyorum orada ben.
Hasan İmamoğu ve Ekrem İmamoğlu.
C.SAVCISI: Satış ofisinde yapılan bir toplantıda 3 daire Hasan İmamoğlu'na verdiklerini söylediler. Bunun duyduğum gün parayla ilgili herhangi bir görüşme olmadı. Ancak sonradan Hasan İmamoğlu'na paraya geri ödediklerini duydum. Bu duyumu nereden aldınız?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Satış ofisindeki personeler arasında konuşulan bir şeydi bu.
C.SAVCISI: Personeler haricinde başka şekilde oradaki mütahitlerden vesaire duyum aldınız mı? Çünkü satış görevleri mi sadece yoksa orada diğer ortaklardan içinde böyle bir beyan var mıydı?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Ortaklar yoktu ya. Satış ofisinde satış müdürüyle hatta konuştuğumu hatırlıyorum.

C.SAVCISI: Tamam. Yine bu Beylükdüzü süreciyle ilgili beyanlarınızda bir kısım var. Şimdi bir daire Hamit Demir'in DemirKanter projesi ile ilgili bir anlatım yapıyorsunuz. Orada özellikle belirtmek istediğiniz bir beyan da bulunuyor.
Beyanın devamında ben daire seçme, bu genel bir an çünkü süreçle ilgili, ben daire seçme görüşmelerine gittiğimde rüşvet pazarlıkları çoktan hallolmuş. Ne kadarını daire, ne kadarını nakit kararlaştırmış olurdu. Ben de ister istemez Fatih Keleş'in beni gönderdiği müteahhitlere Ekrem İmamoğlu'nun adıyla gidiyordum Ancak benim tehdit veya zorla daire aldığım söz konusu olmamıştır.
Hakkımda verilen ifadelerde Ekrem İmamoğlu'nun bilgisi yokmuş gibi bu rüşvetlerin verildiğini gördüm. Bu ifadeleri veren müteahhitler samimi değiller. Kendileri benim tek başıma hareket ettiğim izlerimini vererek bütün sorumluluğu bana bırakıp Ekrem İmamoğlu'nu kurtarma gayretine girdiklerini düşünüyorum.
Bu söylediğim gibi, bu ben devreye girdim diye bütün pazarlıklar bitmiş oluyor. Ben sadece Ekrem İmamoğlu'nun kurduğu havuzdaki gayrimenkul ve çekleri devre alma sürecine dahil oluyorum diye bir beyanınız var.
Şimdi bu beyan da Fatih Keleş'in sizi gönderdiği müteahhitlerden bahsediyorsunuz. Gidince de haliyle Ekrem İmamoğlu'na gidiyorum diye bir beyanınız var. Fatih Keleş bu hangi tarihten itibaren sizi belli başlı müteahhitlere gönderdi?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Yani esasında her yapılan işin bağış yapan, bu bağışçı diye bildiğimiz müteahhitlere gönderiliyorum orada.
C.SAVCISI: Yani bu reel yaptığınız işlerin carisini almak için gönderildiğiniz yerleri Fatih Keleş tarafından mı?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Müteahhitler ve ben orada şunu diyorum esasında. Söylemek istediğim şu, ben daire seçmeye gittiğimde bir pazarlık, rüşvet pazarlığı veya benzer bir pazarlık yapmıyorum.
Çünkü eğer varsa böyle bir pazarlık, zaten yapılmış bitmiş ve eylem savunmalarımın da içine koymuştum.
C.SAVCISI: Anladım. Yani sizi buraya Fatih Keleş genelde bu yerlere gönderdi, doğru mu?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Hepsine Fatih Keleş demek doğru olmaz.

C.SAVCISI: Mesela diğerleri ?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Örneğin 11. Mahalleye Murat Çalık gönderdi, yönlendirdi. Örnek veriyorum işte Deniz İstanbul Veysel Erçevik'di . Onun haricinde...
C.SAVCISI: Bu Fatih Keleş sizi gönderdiği zamanlarda Fatih Keleş'in belediyede resmi görevi var mıydı? Mesela müteahhitlere gönderdi. Oradan daire için görüştünüz.
SANIK ADEM SOYTEKİN: Hatırlamıyorum desem.
C.SAVCISI: Oradaki mütahitlere Ekrem İmamoğlu'nun adıyla gidiyorum diye beyanında bulundunuz. Yani bu şekilde bazen müteahhitlerle yaşayan diyaloglarda İmamoğlu adına gittiğinizi mi söylüyorsunuz?
SANIK ADEM SOYTEKİN:Şimdi iş karşılığında alacağım daireleri tabii ki belediyeden geldiğim belediye kim İmamoğlu?
C.SAVCISI: Anladım, tamam. Ondan sonra şöyle bir...
MAHKEME BAŞKANI: Savcım ben bir aradan şey sorayım oraya geçmeden. Bu Hamit Demir, on nolu eylem ile ilgili. Orada bize şey anlattınız, belediyeden Asoy'a yapılıyor, Asoy'dan Demir'e yapılıyor, Demir'den tekrar belediyeden. O mahsup kapama diye bir şey anlattınız. O neydi orayı? Biraz çok hızlı geçtiniz orayı.
SANIK ADEM SOYTEKİN: Mahsup kapama toplumunda çok yapılan bir sistemdir. Yani belediyeden 5 milyon alacağınız vardır, 2 milyon alacağınız vardır. Gidersiniz o ilgili firma, işte Hamit Demir ile anlaşırsınız. Hamit Demir der ki 2 milyonu, onun da belediye borcu olmuş olması lazım bu arada. O 2 milyonu size der ki ben işte 4 ay vadeli çekle ödeyeceğim.
Siz o çekleri alırsınız ama şöyledir hesap. Belediye gider dersiniz ki ya siz bana 2 milyon gönderin, ben aynı gün Hamit Demir üzerinden size geri göndereceğim. Sizin bir para kaybınız olmuyor.
Belediyenin burada bir kaybı yok. Belediye bana 2 milyon borcunu ödüyor. Ben o parayı Hamit Demir'e ödüyorum, Hamit Demir de belediyeye ödüyor. Böylece 2 milyon dönüp tekrar aynı gün belediyeye gidiyor veya bir gün sonra. Bu arada o açık kalan parayı Hamit Demir'in bana olan borcunu da konuştuğumuz gibi çekli ödüyor. Bu piyasada çok sık kullanılan bir sistemdir.

C.SAVCISI: Bu beyanınızda en son şundan bahsetmişsiniz de, ben sadece Ekrem İmamoğlu'nun kurduğu havuzdaki gayrimenkulleri ve çekleri devre alma sürecine dahil oluyordum. Bu nasıl bir havuz?
SANIK ADEM SOYTEKİN :Oradaki bir yanlış anlaşma şöyle, cari havuzdan bahsediyoruz esasında. Devralıyor dediğim onların oluşturduğu ve benim yaptığım işlerin karşılığı olan dairelerden bahsediyorum orada ben.
C.SAVCISI: Ekrem İmamoğlu'nun kurduğu havuzdaki gayrimenkulleri ve çekleri devre alma sürecinden bahsediyorsunuz. Ortada bir havuz var mı bu tarz konuda? Bu tarz meselelerde.
SANIK ADEM SOYTEKİN: Havuz dediğimiz cari bir havuz zaten. Ben bunun ifademine de değindim. Cari bir havuzdan bahsediyoruz. Orada gelen gayrimenkulleri veya çek birikiyor. Benim hakedişlerim birikiyor. Birbirlerini mahsup ediyoruz.
C.SAVCISI: İşte bu havuz nasıl oluşturuyor? Tamam sen mesela iş yapıyorsun belediyeye. Yaptın, real bir iş değil mi? Sosyal donatı, ondan sonra., şimdi sizin yaptığınız işlerle ilgili belediye fatura kesiyorsunuz. Cami, kreş vs.
SANIK ADEM SOYTEKİN: Belediye fatura kesmiyoruz.
C.SAVCISI;Kime?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Bağışı yapanlara kesiyoruz fatura.

C.SAVCISI: Tamam bahsettiğiniz cari havuz bir yanıyla bu doğru mu?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Evet yani cari havuz dediğimiz evet.
C.SAVCISI: Tamam daha sonra bu ortaya çıkan bir ekonomik değer verir sonuçta. Bir iş yapmışsınız, karşılığını almanız gerekiyor değil mi?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Tamam o havuza oraya gelen, işte o gayrimenkulleri, yönlendirdikleri firmalardan gayrimenkul şeklinde alıyoruz.
C.SAVCISI: Tamam bu havuzdan kastınız işte. Kendi hesabınızla ilgili bir havuz mu yoksa bu toplanan gayrimenkullerin toplantı bir alan mı?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Benim belediyeyle aramda olan bir cari havuz.
C.SAVCISI: Tamam. Şimdi bu eylem 23'te Fatih Keleş ile ilgili bir şeyden bahsettiniz. Fatih Keleş sizi aramış ve 2 milyon TL'ye bir paradan bahsetmiş. Metin Gülden alınacak ifadenizde bahsettiniz.
SANIK ADEM SOYTEKİN: Arama değil, yüzüne geldiğimizde olan bir konuşma.
C.SAVCISI: Bu 2 milyon TL'ye ne karşılığını da istiyor Metin Gülden?
SANIK ADEM SOYTEKİN: Bilmiyorum, hiç o detayı bilmiyorum.

C.SAVCISI:Bu 17.06.2025 tarih ifadenizde iddianame konu bir yapıdan ve bir suç örgütünden bahsediyorsunuz ifadenin başında. Hatta ifadenize şöyle geçiyor.
Ekrem İmamoğlu tarafından Beylikdüzü Belediye Başkanlığı sürecinde başlayan, öncelikle hedef olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı, sonrasında Cumhurbaşkanlığı için gerekli sermaye toplamak amacıyla kurulan Beylikdüzü'nde temelleri atılıp İstanbul'un tamamına yayılan çıkar amaçlı suç örgütünün tüm yapısı ve faaliyetleri hakkında bildiğin, gördüğüm ve dahil olun bütün oyları anlatarak etkin pişmanlıktan faydalanmak istiyorum şekilde bir beyanınız var. Bu bahsettiğiniz yapı ve sistemle ilgili sistem aktörlerinden diye,
SANIK ADEM SOYTEKİN: O beyan öyle değil Savcı Bey. Oradaki beyan, ben onu şablon olarak gördüm. Ben ifadeden sonra gördüm. Ben onun şablon olduğunu, bana sorulan bir soru olduğunu anladım. Yani yoksa ben, nereden bileyim 2014'te Beylikdüzü'nde yani şimdi eğriye eğri doğuruyor doğru yani.
Nereden bileyim 2014'te Beylikdüzü'nde bir örgüt kurulacak da, bu gidecek işte büyük bir şey olacak da sonra gidecek bana 2014 soruluyor, gidecek sonra Cumhurbaşkanı olacak da falan. Yani o biraz hayalperest bir şey olur. Dolayısıyla ben onu bana sorulan şablon soru gibi algıladım.
Duruşmada sanık Soytekin'e soru sormak için söz alan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu, "Sayın Adem Soytekin size de kolay gelsin ne diyeyim. 2008 yılından beri benim firmamla ticaret yaptınız, bu ticaret siyasi dönemimde de sürdü. Ben bu işin ciğerini, damarını bilirim. İmamoğlu İnşaat ile yaptığınız ticarette karşılığını alamadığınız 1 kuruş oldu mu?" ifadelerini kullandı.
Sanık Soytekin, herhangi bir alacağının olmadığını söyledi.

