Koruma polisi Şükrü Eroğlu konuştu: SIM kartını valinin talimatıyla gönderdim! Eroğlu'nun ifadesindeki çelişkiler dikkat çekti
Gülistan Doku soruşturmasında koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun ifadesi dosyaya girdi. Eroğlu, Doku’ya ait SIM kartın valinin talimatıyla Ankara’ya gönderildiğini, konum bilgilerinin dışarıdan iletildiğini ve yapılan para transferlerinin de talimatla gerçekleştirildiğini öne sürdü. Öte yandan etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen Eroğlu’nun ifadesindeki çelişkiler dikkat çekti.
Hızlı Özet Göster
- Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in koruma polisi Şükrü Eroğlu, ifadesinde Gülistan Doku'ya ait SIM kartı valinin talimatıyla Ankara'ya gönderdiğini belirtti.
- Eroğlu, SIM kartı gönderdiği Gökhan Ertok'tan gelen konum bilgileri üzerine Uzunçayır Barajı ve öğretmenevi çevresinde arama yapıldığını söyledi.
- Koruma polisi, Gökhan Ertok'a yaptığı para transferlerinin vali Tuncay Sonel'in talimatıyla sosyal medya çalışmaları için "harçlık" olarak gönderildiğini savundu.
- Şükrü Eroğlu, Gülistan Doku'nun son görüldüğü Sarı Saltuk Viyadüğü'nde Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş ile birlikte bulunduğu iddiasını kesin olarak reddetti.
- Şükrü Eroğlu'nun jandarma ve savcılığa verdiği ifadeler arasında, SIM kartın gönderilme süreci ve bazı kişilerle olan ilişkisine dair çelişkiler olduğu belirlendi.
Gülistan Doku soruşturmasında dikkat çeken bir ifade daha dosyaya girdi. Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in koruma polisi olarak görev yapan Şükrü Eroğlu, verdiği ifadede SIM kartın gönderilmesi ve yürütülen süreçle ilgili çarpıcı detaylar paylaştı.
Eroğlu, Doku'nun kaybolmasının ardından aile valiliğe geldikten sonra kendisine kapalı bir zarf verildiğini ve bu zarfın Ankara'ya gönderilmesinin istendiğini söyledi. Zarfın içeriğini o an bilmediğini belirten Eroğlu, daha sonra içinde Gülistan Doku'ya ait SIM kart bulunduğunu öğrendiğini ifade etti.

VALİLİKTEN ÇIKAN ZARF ANKARA'YA GİTTİ
Şükrü Eroğlu ifadesinde, zarfın dönemin vali tarafından kendisine teslim edildiğini ve Ankara'ya ulaştırılması talimatı verildiğini aktardı.
Söz konusu SIM kartın otobüsle gönderildiğini belirten Eroğlu, Ankara'dan yine otobüsle geri gelen dosyayı teslim alarak doğrudan valiye götürdüğünü söyledi.

"SOSYAL MEDYA GÜRKAN" DETAYI
Eroğlu, zarfı telefonunda "Sosyal Medya Gürkan" olarak kayıtlı kişiye gönderdiğini, bu kişinin daha sonra Gökhan Ertok olduğunu öğrendiğini ifade etti.
Ertok'un kendisine iki ayrı konum bilgisi gönderdiğini belirten Eroğlu, bu noktaların Gülistan Doku'nun telefonundan alınan son sinyal verileri olduğunu söyledi.

KONUM TAKİBİYLE ARAMA YAPILDI
Gönderilen konumlar üzerine koruma ekibindeki polislerle birlikte belirtilen bölgelerde arama çalışması yapıldığını aktaran Eroğlu, noktalardan birinin öğretmenevi çevresi, diğerinin ise Uzunçayır Barajı yakınları olduğunu anlattı.
PARA TRANSFERLERİNE "TALİMAT" SAVUNMASI
Eroğlu, Gökhan Ertok'a farklı tarihlerde yaptığı para transferlerine de açıklık getirdi. Bu ödemelerin vali talimatıyla gerçekleştirildiğini savunan Eroğlu, gönderilen paraların sosyal medya çalışmaları ve teknik destek kapsamında "harçlık" olarak verildiğini belirtti.
Parayı kendi hesabından gönderdiğini, ardından aynı miktarın valilikten nakit olarak kendisine ödendiğini ifade etti.

VİYADÜK BÖLGESİ İDDİALARINA YANIT
Soruşturma kapsamında Gülistan Doku'nun son görüldüğü Sarı Saltuk Viyadüğü çevresine ilişkin bulgular da Eroğlu'na soruldu.
Eroğlu, söz konusu bölgeye gitmişse bunun tek başına değil, resmi program çerçevesinde vali ve koruma ekibiyle birlikte gerçekleşmiş olabileceğini öne sürdü. Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş ile aynı noktada bulunduğu yönündeki iddiaları ise kesin ifadelerle reddetti.

"KİMSEDEN KORKUM YOK"
İfadesinin sonunda suçlamaları kabul etmeyen Eroğlu, "Ben tüm bildiklerimi samimi şekilde anlattım, kimseden korkum yok" dedi.
Eroğlu ayrıca etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemediğini de beyan etti.

İFADELER ARASINDA DİKKAT ÇEKEN ÇELİŞKİLER
A Haber muhabiri Mustafa kadir Mercan, Şükrü Eroğlu'nun 17 Nisan 2026 tarihli jandarma ifadesi ile 18 Nisan 2026 tarihli savcılık ifadesi karşılaştırıldığında dikkat çeken farklılıklar ortaya çıktığını söyledi.
SONEL İLE İLİŞKİ ANLATIMI DEĞİŞTİ
Jandarma ifadesinde Mustafa Türkay Sonel için "uzun süre birlikte çalışmam nedeniyle yakından tanırım" diyen Eroğlu, genç yaşta polislerle sık vakit geçirdiğini anlattı.
Savcılık ifadesinde ise "Aramızda yaş farkı vardı, benim iş yüküm yoğundu, sosyal anlamda ilişkimiz yoktu" diyerek daha mesafeli bir ilişki tanımladı.
AYNI BÖLGE İDDİASINDA SERT İNKÂR
Jandarma ifadesinde daraltılmış baz kayıtları sorulduğunda "o bölgeye gittiysem ekipçe ve valiyle gitmişimdir" diyen Eroğlu, kesin bir inkârda bulunmadı.
Savcılık ifadesinde ise "Benim asla Umut Altaş ve Mustafa Türkay Sonel ile beraberliğim olmamıştır, kesinlikle kabul etmiyorum" diyerek iddiaları net bir şekilde reddetti.

SIM KART SÜRECİNDE YENİ DETAYLAR
Jandarma ifadesinde zarfı aldığını, içeriğini bilmediğini, sonradan SIM kart olduğunu öğrendiğini ve Gökhan Ertok'a gönderdiğini anlatan Eroğlu, ayrıca Gökhan'dan gelen iki konuma gidildiğini kabul etti.
Savcılık ifadesinde ise aynı süreci anlatırken "vali hızlı şekilde gönder dediği için kargo değil otobüsle gönderdik" ve "bu işlemlerin jandarma, savcılık ve diğer kamu kurumlarıyla koordineli olduğunu düşündüm" ifadelerini kullandı.
SONGÜL ACAR DETAYI FARKLILAŞTI
Jandarma ifadesinde Songül Acar ile ilgili özel bir temas olmadığını belirten Eroğlu, savcılık ifadesinde "Songül Acar ile o dönem aramda herhangi bir husumet yoktu, hatta hala görüşüyorum" dedi.
TELEFON GÖRÜŞMELERİNDE TON DEĞİŞTİ
Jandarma ifadesinde 18 Ocak'taki yoğun telefon trafiğini "vali talimatıyla aramışımdır, sinyal bilgisiyle ilgili olabilir" şeklinde açıklayan Eroğlu, savcılık ifadesinde ise "aynı tarihlerde valinin de Gökhan ile konuştuğunu biliyorum ama içeriğini bilmiyorum" diyerek valiyi daha doğrudan ilişkilendiren bir ifade kullandı.
"ÖLDÜRÜLME" İDDİASINA DOĞRUDAN YANIT
Jandarma ifadesinde "Gülistan Doku'nun neden kaybolduğu hakkında bilgim yoktur" diyen Eroğlu, savcılık ifadesinde "Gülistan Doku'nun öldürüldüğüne dair iddiayı kesinlikle kabul etmiyorum, kim tarafından öldürüldüğünü bilmiyorum" diyerek iddialara doğrudan yanıt verdi.
BAZ KAYITLARINA TEKNİK SAVUNMA
Jandarma ifadesinde "Program gereği valiyle gitmişimdir" diyen Eroğlu, savcılık ifadesinde "Telefonum hep açıktı, powerbank kullanıyordum, şarjım bitmezdi" ifadeleriyle teknik detaylar paylaştı.

