Akkuyu NGS’de kritik aşama: 282 tonluk kutup vinci 38 metreden yerine yerleştirildi | Enerjide nükleer ligi
Türkiye'nin 70 yıllık rüyası Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin ikinci ünitesinde kritik aşama geride kaldı. 282 ton ağırlığındaki dev kutup vincinin köprüsü, 38,5 metre yükseklikteki tasarım konumuna başarıyla yerleştirildi. Bu işlemle birlikte reaktör binasının iç koruma kabuğu kubbesinin inşası için gerekli hazırlıkların önü açıldı. 70 yıldır nükleer enerjiye geçmesin diye Türkiye’nin önüne her türlü siyasi ve ekonomik engeli çıkaranlar bir kez daha hüsrana uğrarken, Takvim.com.tr Akkuyu NGS’nin enerjide ülkemizi taşıyacağı seviyeyi satır satır gözler önüne seriyor.
Hızlı Özet Göster
- Rosatom tarafından Mersin'de inşa edilen Akkuyu NGS'nin ikinci güç ünitesinde 282 ton ağırlığındaki kutup vincinin köprüsü 38,5 metre yüksekliğe yerleştirildi ve ilk parti taze nükleer yakıt sahaya teslim edildi.
- Akkuyu NGS tam kapasiteyle devreye girdiğinde yılda yaklaşık 35 milyar kWh elektrik üreterek Türkiye'nin toplam elektrik ihtiyacının yüzde 10'unu karşılayacak.
- Proje mal ve hizmetlerde yüzde 56'lık yerlileştirme oranına ulaşarak Türkiye ekonomisine 7,5 milyar dolarlık yerli katkı sağladı.
- Santral yıllık yaklaşık 7 milyar metreküp doğal gaz ithalatını ikame edecek ve 35 milyon ton karbondioksit emisyonunun önüne geçecek.
- Türkiye, Akkuyu'dan elde edilen tecrübeyle nükleer enerjide yerlilik oranını yüzde 80'lerin üzerine çıkarmayı ve Sinop ile Trakya'da yeni santraller kurmayı hedefliyor.
Rosatom tarafından Mersin'de inşa edilen Akkuyu NGS'nin ikinci güç ünitesinde, reaktör tesisinin bütün hayat döngüsü boyunca bakım ve teknolojik operasyonlar için kullanılacak 282 ton ağırlığındaki kutup vincinin köprüsü, 38,5 metre yükseklikteki tasarım konumuna başarıyla yerleştirildi.
Montajın ve güvenlik sistemlerine ait tankların kurulumunun "Open Top" teknolojisiyle devam etmesi, reaktör binasının iç koruma kabuğu kubbesinin inşası için gerekli hazırlıkların başlatılmasına imkan sağlıyor.
Ayrıca, ikinci güç ünitesi için ilk parti taze nükleer yakıt sahaya teslim edildi ve uluslararası güvenlik standartlarına uygun depolama tesisine yerleştirildi.
YÜZDE 56'LIK YERLİLEŞTİRME ORANI… ELEKTRİĞİMİZİN YÜZDE 10'UNU KARŞILAYACAK
Akkuyu NGS, mal ve hizmetlerde yüzde 56'lık yerlileştirme oranına ulaşarak Türkiye ekonomisine 7,5 milyar dolarlık yerli katkı sağladı. Bu rakamın 2028 yılına kadar 10 milyar dolara, vergiler dahil toplam ekonomik tesirin 11 milyar dolara ulaşması hedefleniyor
Akkuyu NGS tam kapasiteyle devreye girdiğinde yılda yaklaşık 35 milyar kWh elektrik üreterek Türkiye'nin toplam elektrik ihtiyacının yüzde 10'unu tek başına karşılayacak. Yıllık yaklaşık 7 milyar metreküp doğal gaz ithalatını ikame ederek enerji arz güvenliğini güçlendirecek.
Çevresel açıdan fosil yakıtların aksine düşük karbonlu üretim yaparak yıllık 35 milyon ton karbondioksit emisyonunun önüne geçecek.
Akkuyu NGS (Fotoğraflar Depo Photos'tan alınmıştır)
1970'LERDEN BERİ HAYAL
Türkiye'nin nükleer enerji serüveni 1970'li yıllardaki zemin araştırmalarıyla başladı. Akkuyu sahası 1976'da deprem güvenliği ve düşük nüfus yoğunluğu gibi kriterlerle uygun bulunarak lisanslandırılmış fakat finansal ve siyasi nedenlerle on yıllarca kesintiye uğradı.
Nihayet 2010 yılında Rusya Federasyonu ile imzalanan hükümetlerarası anlaşmayla somutlaşan proje, 3 Nisan 2018'de birinci ünitenin temelinin atılmasıyla Türkiye'yi nükleer enerji ligine taşıyan tarihi sürece girdi.
27 Nisan 2023'te taze nükleer yakıtın sahaya gelmesiyle "nükleer tesis" statüsü kazanan yapı, Türkiye'nin nükleer enerjideki 70 yıllık hayalinin sembolü haline geldi.
SIEMENS TAKOZU ATLATILDI
Tarihi nükleer santral projesi süreci boyunca Rusya ile Türkiye arasında 2015 yılındaki uçak krizi, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi, küresel salgın, Ukrayna Savaşı sonrası uygulanan ambargolar ve 6 Şubat depremleri gibi pek çok kritik eşik güçlü siyasi iradeyle aşıldı.
Özellikle Almanya merkezli teknoloji firması Siemens gibi Batılı tedarikçilerin parasını aldıkları ekipmanları ambargoları bahane ederek göndermemesi üzerine, Rosatom ve Türk makamları hızlıca hareket ederek bu ekipmanları Çinli ortaklardan ikame ederek projenin durmasına izin vermedi.
KARA PROPAGANDALAR TUTMADI
Akkuyu NGS aleyhinde yürütülen "Çernobil veya Fukuşima benzeri kaza" iddialarına karşı, santralde kullanılan 3+ Nesil VVER-1200 reaktörlerinin pasif güvenlik sistemleri, çift katmanlı koruma kabuğu ve eriyen yakıtı hapseden "kor tutucu" gibi benzersiz teknolojilerle donatıldı.
Avrupa Parlamentosu'nun deprem riskine yönelik bağlayıcı olmayan durdurma çağrılarına rağmen, santralin 9 büyüklüğündeki depremlere dayanacak şekilde tasarlanması ve 100 km yarıçapında aktif fay hattı bulunmaması güvenliği teyit ediyor.
Ayrıca, uranyumun Nijer'den tedarik edileceği yönündeki dezenformasyonlar da İletişim Başkanlığı tarafından yalanlanmış, yakıt tedarikinden tek sorumlu şirketin Rus TVEL olduğu açıklanmıştı.
YENİ SANTRALLER YOLDA… 2053'TE NÜKLEER İHRAÇ EDECEĞİZ
Türkiye, Akkuyu'dan elde edilen tecrübeyle nükleer enerjide yerlilik oranını yüzde 80'lerin üzerine çıkarmayı, Sinop ve Trakya'da yeni santraller kurmayı ve 2053 yılına kadar nükleer teknolojiyi "ihraç eden" konuma gelmeyi hedefliyor.
Ayrıca, dünya çapında yükselen trend olan SMR, yani küçük modüler reaktörler için hukuki çerçeve hazırlıkları devam ediyor. Türkiye'nin nükleerin "ikinci çağını" yakalaması planlanıyor.



