İsrail polisinden Türk basınına sansür: A Haber muhabiri Emine Kavasoğlu 3 saat alıkonuldu

Orta Doğu'daki savaşı İsrail'den dünyaya aktarmaya çalışan A Haber muhabiri Emine Kavasoğlu ve kameraman Niyazi Kurt siyonist polisler tarafından yaklaşık 3 saat alıkonuldu. Siyonist rejimin polisi günlerdir özellikle Türk basın mensuplarını gözaltına alarak yıldırma politikası uyguluyor. Alıkonuldukları anları A Haber canlı yayınında anlatan Kavasoğlu, "Nereli olduğumuzu soruyor. Ama tabii ki şöyle bir şey var, Türk olduğumuzu duyunca biraz daha farklı davranılıyor." diyerek siyonist polisin 3 saat kendilerini bırakmadığını bildirdi. İsrail'in AHaber ekibine yönelik hukuksuz müdahalesine AK Parti'den de tepkiler geldi.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
İsrail polisinden Türk basınına sansür: A Haber muhabiri Emine Kavasoğlu 3 saat alıkonuldu
ai haber özet Hızlı Özet Göster
  • A Haber muhabiri Emine Kavasoğlu ve kameraman Niyazi Kurt, Tel Aviv'de İsrail polisi tarafından yaklaşık 3 saat alıkonuldu.
  • İsrail polisi, basın mensuplarının kimlik, pasaport ve GPO kartlarını alarak telefonlarını kullanmalarına izin vermedi.
  • Kavasoğlu, Türk oldukları öğrenildiğinde farklı muamele gördüklerini ve İsrail'de ihbarcılık mekanizması işlediğini belirtti.
  • İsrail yetkilileri, İran'ın füze saldırılarının düştüğü noktaların görüntülenmesine izin vermiyor.
  • Gazeteciler herhangi bir suçlama yapılmadan serbest bırakıldı.

Orta Doğu'daki savaşı İsrail'den dünyaya aktarmaya çalışan A Haber muhabiri Emine Kavasoğlu ve kameraman Niyazi Kurt siyonist polisler tarafından alıkonuldu.

A Haber Ekibi İsrail'de alıkonuldu: Emine Kavasoğlu 3 saati anlattı

ABD-İsrail-İran savaşının başladığı ilk günden itibaren sahadaki basın mensupları zorlu koşullarda hayatlarını riske atarak yayın yapmaya çalışıyor. Siyonist rejimin polisi ise özellikle Türk basın mensuplarını gözaltına alarak yıldırma politikası uyguluyor.

Emine Kavasoğlu yaşananları A Haber'de anlattı. (Haberin fotoğrafları REUTERS ve Takvim Foto Arşiv'e aittir)


TÜRK OLDUĞUMUZU DUYUNCA FARKLI DAVRANIYORLAR

Siyonistler son olarak A Haber'in yayınına engel olmak için muhabir Emine Kavasoğlu ve Niyazi Kurt'u alıkoydu. Canlı yayında o anları anlatan Kavasoğlu, "Banu El, tam 12 yayınımızı yaptığımız dakikalarda aracımıza bindik. Malzemeleri topladık. Harekete geçecektik, Tel Aviv'e gelecektik. Bir anda hızla bir polis aracı geldi, önümüzü kesti. Hemen biz çıkardık GPO kartlarımızı gösterdik. Bizim burada görev yapmamız için verilen o kartları gösterdik. Kartlarımızı aldı. Pasaportlarımızı istedi, yetmedi kimliklerimizi istedi. Verdik, kısa rutin bir işlem diye düşündük açıkçası. Çünkü bu hep başımıza geliyor. Nereli olduğumuzu soruyor. Ama tabii ki şöyle bir şey var, Türk olduğumuzu duyunca biraz daha farklı davranılıyor." dedi.

Polisin İngilizce bilmediğini bu yüzden anlaşamadıklarını dile getiren Kavasoğlu, "1,5 saat oldu, 2 saat oldu. Gidip sürekli diyoruz ki; 'hani biz ne yaptık? Yasaklı bir bölgede değiliz, askeri bir bölgede değiliz. Bize tanınan alan içerisinde çekim yapıyoruz ya da şu an itibariyle bir çekim de değiliz. Çekim yaptığımız riskli bir bölge yok.' Hiçbir cevap verilmedi. Sadece şöyle bir şey söylendi; 'Sorgulanıp sorgulanmayacağınıza karar verilecek, ondan sonra buradan ayrılmanıza izin vereceğiz' dediler. 3 saate yakın sürdü bu süreç." ifadelerini kullandı.

Tel Aviv'de vurulan noktalar.

3 SAAT BOYUNCA TUTTULAR

Kendilerini alıkoyan siyonist polisin bunun bir gözaltı olmadığını ifade etmesine rağmen kendilerini bırakmadığını belirten Kavasoğlu, "3 saat boyunca da kimliklerimizi, pasaportlarımızı, kartlarımızı hatta telefonlarımızı kullanmamıza da izin vermediler uzunca bir süre. Belki 1,5-2 saatin sonunda telefonlarımızı almamıza izin verdiler. Ardından da biz işte 'Türkiye'yi harekete geçirmemize gerek var mı?' diye sorduğumuzda, 'riskli bir durum söz konusu mu?' diye sorduğumuzda da aradan 20 dakika gibi bir süre geçtikten sonra da hiçbir şey olmamış gibi gelip kartlarımızı verdiler. 'Tamam' dediler, 'gidebilirsiniz'. Şöyle tahmin ediyorum ki; çünkü daha önce de 2023 yılında 7 Ekim olaylarında da bölgeye geldiğimizde burada bir ihbarcılık mekanizması işliyor. Görenler hemen polise haber veriyorlar. Riskli bir durum diye düşünüyorlar büyük ihtimalle. Ne yaptığımızı anlamaya çalışıyorlar ya da belki de Türk olduğumuzu duyarak yayın yaptığımızdan Türk olduğumuzu anlayarak bir uyarı da bulunuyorlar."şeklinde konuştu.

Tel Aviv'de vurulan noktalar.


SİYONİST SANSÜR

İsrail'in ülkeye düşen füzelerin çekilmesini istemediğini dile getiren Kavasoğlu konuşmasını şöyle noktaladı:

"Şimdi dün akşam canlı yayında da görüntüledik. Ardı ardına İran'ın füzeleri ateşlendi buraya. Hürremşer füzeleri ateşlendi, Hürremşer 4 füzeleri. Şimdi görüntülüyoruz ve onların bir yere düştüğünü de görüyoruz elbette ki Tel Aviv çevresinde olduğunu da söyleyelim. Ben Gurion Havalimanı özellikle hedef halinde. Bir haber yapılmasından ziyade sosyal medya üzerinden paylaşılan bazı görüntüler var. Şimdi o noktaları bulup gittiğimizde ise onların da görüntülenmesine müsaade edilmiyor. Yani sanki hiçbir yer vurulmamış, hiçbir şey yaşanmamış gibi bir hayat sürülmesi isteniyor ama tabii ki biz bu patlama seslerini de duyuyoruz, görüntüleri de duyuyoruz. Böyle bir sansür uygulanıyor. İsteniyor ki durduğumuz yerden hiçbir şey yokmuş gibi anlatmaya devam edelim ama bir savaş yaşanıyor ve biz de bu savaşın bir cephesindeyiz."

İsrail polisinden Türk basınına sansür: A Haber muhabiri Emine Kavasoğlu 3 saat alıkonuldu-5

"İSRAİL'İN HUKUKSUZ UYGULAMALARINA DERHAL SON VERMESİ GEREKLİ"

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu ve ekibinin İsrail'de gözaltına alınmasına sert tepki gösterdi. Duran, gazetecilerin görevlerini yerine getirirken hedef alınmasının ve özgürlüklerinden mahrum bırakılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Duran'ın paylaşımı şu şekilde:

A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu'nun ve ekibinin İsrail'de gözaltına alınmasını şiddetle kınıyor; geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Gazetecilerin mesleklerini icra ederken hedef alınmaları ve özgürlüklerinden mahrum bırakılmaları asla kabul edilemez. Basın mensuplarının güvenliği ile kamuoyunun doğru ve tarafsız bilgiye erişim hakkı, evrensel hukuk normlarıyla güvence altına alınmış temel bir haktır. İsrail'in basın özgürlüğünü açıkça ihlal eden bu hukuksuz uygulamalarına derhal son vermesi gerekmektedir.

Gazetecilerin hedef alındığı bu tür girişimlerin her zaman karşısında olmaya devam edeceğiz.

İsrail polisinden Türk basınına sansür: A Haber muhabiri Emine Kavasoğlu 3 saat alıkonuldu-6

"GERÇEKLERİ KARARTMA ÇABASI"

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail polisinin A Haber ekibini gözaltına almasına sert tepki gösterdi. Çelik, yaşanan olayı "gerçekleri karartma çabasının yeni bir aşaması" olarak nitelendirdi.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Çelik, İsrail polisinin A Haber ekibine yönelik müdahalesini şu sözlerle eleştirdi:

İsrail polisinin A Haber ekibini hukuksuz bir şekilde gözaltına alması gerçekleri karartma çabasının yeni bir aşamasıdır. A Haber ailesine, Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu ve kameraman Niyazi Kurt'a gerçekleri duyurmak adına gösterdikleri gayret için teşekkür ediyoruz. Fedakarca hakikat mücadelesi veren tüm basın mensuplarımızın durumunu yakından takip ediyoruz.

Faruk Acar paylaşımı

"YILDIRMA OPERASYONUDUR"

İsrail'in AHaber ekibine yönelik hukuksuz müdahalesine AK Parti'den tepki geldi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Faruk Acar sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

İsrail, hakikati karartmak için bu kez de A Haber ekibini hedef aldı. Bölgedeki gelişmeleri takip eden Emine Kavasoğlu ve Niyazi Kurt kardeşlerimin hukuksuzca alıkonulması açık bir yıldırma operasyonudur.

Çelik'ten İsrail'e sert tepki

Basın mensuplarımızın sırf Türk oldukları için ayrımcılığa maruz kalması; İsrail'in, sergilediği vahşet karşısında Türkiye'nin tavizsiz duruşuna duyduğu tahammülsüzlüğün ilanıdır.

Başta Türk basını olmak üzere, ilkeli medya gerçeği dünyaya duyurmaya devam edecek; keyfi gözaltılar basın özgürlüğünü engelleyemeyecek.

Her türlü baskıya rağmen doğrunun sesi olan gazetecilerimize teşekkür ediyor; Emine Kavasoğlu, Niyazi Kurt ve A Haber ailesine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

"HALKIN DOĞRU BİLGİYE ULAŞMA HAKKINA AÇIK MÜDAHALE"

Konuya ilişkin bir diğer açıklama da Uluslararası Medya Enformasyon Derneği'nden geldi. UMED'ten yapılan açıklama şu şekilde:

Son günlerde İsrail'de yaşanan gelişmeleri takip eden gazetecilere yönelik artan baskı ve gözdağı girişimlerini büyük bir kaygıyla takip ediyoruz. Sahada görev yapan, kamuoyunu doğru ve hızlı bilgilendirmek için çalışan gazetecilerin canlı yayın sırasında gözaltına alınması, saatlerce hukuki gerekçe olmaksızın alıkonulması ve özellikle Türk gazetecilerin hedef alınması kabul edilemez bir durumdur.

Bugün de A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu ve ekibi İsrail'de gözaltına alınmış, saatlerce haksız bir şekilde görevlerini yerine getirmeleri engellenmiştir. İsrail'i şiddetle kınıyor; A Haber ekibine ve diğer gazeteci meslektaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

Gazetecilik bir suç değildir. Gazetecilerin görevi, dünyanın herhangi bir yerinde yaşanan gelişmeleri tarafsız bir şekilde kamuoyuna aktarmaktır. Bu görevin engellenmesi yalnızca basın özgürlüğüne değil, aynı zamanda halkın doğru bilgiye ulaşma hakkına da açık bir müdahaledir.

Sahada görev yapan basın mensuplarına yönelik baskı, sindirme ve gözdağı yöntemleri; demokratik değerlerle, uluslararası hukukla ve evrensel basın özgürlüğü ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Gazetecilerin güvenliği sağlanmalı, görevlerini özgürce yerine getirebilecekleri bir ortam garanti altına alınmalıdır.

Uluslararası Medya Enformasyon Derneği olarak; görevlerini yerine getirdikleri için baskıya maruz kalan tüm gazetecilerin yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyor, yaşanan bu uygulamaları güçlü bir şekilde kınıyoruz.

Ayrıca başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası kurumları, gazetecilerin güvenliğinin sağlanması ve basın özgürlüğünün korunması konusunda daha güçlü bir tepki göstermeye davet ediyoruz.

Bu vesileyle tüm ulusal ve uluslararası medya örgütlerine çağrımızdır:
Basın özgürlüğünün korunması, gazetecilerin güvenliğinin sağlanması ve meslek onurunun savunulması için ortak bir dayanışma ve güç birliği oluşturulmalıdır. Gazetecilere yönelik her türlü baskıya karşı birlikte ses yükseltmek, yalnızca mesleki bir sorumluluk değil; geleceğimiz için de hayati bir gerekliliktir.

Basın özgürlüğü susturulamaz. Gazeteciler yalnız değildir.

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler