Seçil Erzan olayında yeni gelişme! Fonun kilit ismi Ali Yörük paraları Bulgaristan'a mı kaçırdı? O isim tespit edildi! Yerinden kaldırmakta zorlanılan çanta dolusu para ve gizemli kadın detayı dikkat çekti

Futbol dünyası dolandırıcılık olayıyla çalkalanıyor. Emniyet kayıp milyon dolarların peşine düştü. Tutuklu yargılanan Seçil Erzan'ın 'çantacısı' ve suç ortağı olarak yargılanan Ali Yörük'ün son 4 yılda 86 kez Bulgaristan'a girip çıktığı tespit edildi. Emniyet, paraların yurt dışına çıkarılmış olabileceği üzerinde dururken, Yörük'ün sürekli yanında görülen Bulgar pasaportlu ismin de aslında Türk olduğunu tespit edildi. Emniyet bu ismin son çıkış işlemi sonrası bir daha yurda geri dönmediğini belirledi. Öte yandan Erzan'ın yanındaki 'gizemli kadın' da merak konusu oldu. Tanık ifadesinde ortaya çıkan gizemli kadının kim olduğu bilinmezken, "Yerinden kaldırmakta bile zorlandığım miktarda bir para" ifadesi ve para transferi sırasındaki gri çanta detayı dikkat çekti.

Giriş Tarihi 29 Kasım 2023, 09:08 Güncelleme 29 Kasım 2023, 11:34
Seçil Erzan olayında yeni gelişme! Fonun kilit ismi Ali Yörük paraları Bulgaristan’a mı kaçırdı? O isim tespit edildi! Yerinden kaldırmakta zorlanılan çanta dolusu para ve gizemli kadın detayı dikkat çekti

Futbol dünyası dolandırıcılık olayıyla salllanıyor. Kamuoyunda 'Fatih Terim Fonu' olarak bilinen ve Denizbank eski şube müdürü Seçil Erzan tarafından aralarında ünlü futbolcuların da olduğu saadet zinciri davasında yeni gelişmeler ortaya çıktı.

Hazırlanan iddianamede 25 milyon dolar ve 7 milyon TL'lik dolandırıcılık iddiasıyla, Erzan hakkında 66 yıldan 216 yıla kadar hapis talep ediliyor. Henüz şikayetçi olmayanlarla birlikte kayıp paranın gerçekte 42 milyon dolar olduğu iddia ediliyor. Davanın baş sanığı konumundaki Seçil Erzan ise bazı sporcuların parasının battığını ancak ismi mağdur olarak geçen bazı futbolcuların da verdiklerinden kat kat fazlasını aldığını ve bu kişilerin tefecilik yaptığını öne sürüyor. İddianameye ve anlatımlara göre, en büyük para kaybını Arda Turan ve Emre Belözoğlu yaşadı.

Öte yandan bir gizliği tanığın anlattıkları davaya yeni bir seyir kazandırdı. Savcılığa ve mahkemeye mektupla başvuran bir kişi, söz konusu paranın nereye götürüldüğüne dair bilgi sahibi olduğunu söyledi.

PARALAR İSVİÇRE'YE Mİ KAÇIRILDI?
'Tanık, yazdığı mektupla bir bankanın şube müdürü olan kişinin eşinin dayısı olduğunu, bu kişinin Seçil Erzan ile sık sık yurtdışına çıktıklarını, aile içerisinde yapılan bazı görüşmelerde bu şahsın önemli kişilere ait paralarını fon adı altında yurtdışına götürdüğünü söyledi. İsminin açıklanmasını istemeyen gizli tanık, savcılıkta verdiği ifadesinde, söz konusu bankacının bir dönem çeşitli bankalarda üst düzey görevlerde çalıştıktan sonra atıldığını, Seçil Erzan ile yine bir dönem gönül ilişkisinin bulunduğunu düşündüğünü ve sık sık yurtdışına uzun seyahatler yaptığını belirtti. Evde aile içerisinde yapılan konuşmalara söz konusu şahsın bazı bankaların genel müdür yardımcılarıyla irtibatta bulunduğunu, bu kişilerden alacağı paraları yurtdışına götüreceği şeklinde konuşmalara şahit olduğunu anlattı. Gizli tanık ifadesinin devamında akrabasının bir anda zengin olduğunu Seçil Erzan ile birlikte 2 kişinin daha bulunduğunu bu kişilerin fon adı altında topladığı paraları yakın çevresinden İsviçre'ye kaçırdığını duyduğunu söz konusu kişinin araştırılmasıyla paranın izinin bulunacağını ifade etti.'

Gizli tanığın ifadesi sonrası davanın genişletilmesi için çalışma başlatıldığı belirtildi.

Ayrıca dava dosyasında Seçil Erzan'a çantayla para taşıyan ve aynı dosyada tutuklu olarak yargılanan Ali Yörük'ün adının da birçok ifadede geçitiği görüldü.

(Ali Yörük)

PARALARI ALİ BEY'E TESLİM EDİN
Hürriyet'te yer alan habere göre; Seçil Erzan, 2023 mart ayında kendisine para veren isimlerden İnci Çeviker ve eşi Bülent Çeviker'e "Bankanın para toplama aracı firmasından Ali Bey gelecek, parayı ona teslim edin" demiş, Çeviker çifti de 1 milyon 920 bin doları bankadaki hesaplarından çektikten sonra Erzen'in gönderdiği Ali Yörük'e elden teslim etmişti. Erzan'la birlikte tutuklanan isimlerden olan ve hakkında "Nitelikli Dolandırıcılık" suçundan 10 yıla kadar hapis istenen Ali Yörük de ifadesinde Seçil Erzan tarafından dolandırıldığını iddia etti.

(Yuri Hüseyin)

Çorlu'da bir otomotiv bayisinin satış müdürü olan Ali Yörük tutuklandığı gün verdiği ifadesinde Seçil Erzan'la olan bağlantısını şöyle anlattı:

TANIŞTIĞIMIZDA SEÇİL GİŞE MEMURUYDU
"17 yıl önce Çorlu'daki Denizbank şubesine kredi çekmek için gittiğinde Seçil Erzan'ı gişe memuru olarak tanıdım. O dönem işten ayrıldım. Bana ne iş yapacağımı ve ne kadar param olduğunu sordu. Tazminatımı aldığımı ve borsada bir miktar paramın olduğunu söyledim. Bu paraları kendisine vermemi ve bana fazla para kazandıracağını şöyledi. 'Araba işi gibi düşün, kâr edeceğiz' dedi. İki bankadan kredi çektim. Tanıdıklarımdan borç aldım. Toplamda 5 milyon TL parayı 1.5 yıl önce Florya'da Erzan'a elden teslim ettim.

FONDA FATİH TERİM'İN OLDUĞUNU SÖYLEDİ
Aradan 3-4 ay kadar süre geçti. Paramı istiyordum. Kendisi bana 'Bu öyle hemen paranı çekebileceğin bir fon değil, çekersen zarar edersin' diyerek oyaladı. Aradan bir yıl kadar süre geçti. Bana 5 milyon TL olarak teslim ettiğim paranın 100 milyon TL olduğunu söyledi. Fonda Fatih Terim'in olduğunu söyledi. Bana 5 milyon TL bedelli senet verdi. Senedi alınca paramın gelmesini bekledim. Daha sonra tutuklandı. Senetle paramı tahsil edebileceğimi düşündüğüm için suç duyurusunda bulunmadım. Hatta avukatım da senedi icraya koydu.

YARDIMCI OLMADIM
Seçil Erzan'a yardımcı olmadım. Kendisine en fazla çantamı arabaya koy dediğinde yardımcı olmuşumdur. Onun dışında Erzan'la ortak hiçbir fiilim olmadı."

BULGARİSTAN'A SIK SIK SEYAHAT ETMESİ KAFALARI KARIŞTIRDI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Ali Yörük, ağabeyi Atilla Yörük ve Aslı Yörük hakkında kara para aklamaktan başlattığı soruşturma sürüyor. Soruşturmada Ali Yörük'ün sıkça Bulgaristan'a gidip geldiği tespit edildi. Bulgaristan seyahatlerinin Seçil Erzan'ın parasını yurtdışına kaçırmak için mi yapıldığı araştırılıyor.

43 GİRİŞ ÇIKIŞ KAYDI VAR
CHP yandaşı İsmail Saymaz, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Mali Suçlarla Mücadele Şubesi'nin 26 Nisan 2023'te hazırladığı rapora göre Yörük, 2019'dan itibaren düzenli şekilde Edirne'den kara yoluyla yurt dışına çıktı.

2023'te 6, 2022'de 22, 2021'de 20, 2020'de 10 ve 2019'da 28 kez giriş çıkış yaptı.

Atilla Yörük'ün 43 giriş çıkış kaydı olduğu ortaya çıktı.

Ali Yörük'ün her ay günü birlik gerçekleştirdiği seyahatlerde çoğunlukla Kapıkule Sınır Kapısı'ndan çıktığı ve geri döndüğü çıktı. Zaman zaman İpsala ve Pazarköy'ü kullandı.

Ali Yörük, en son 4 Mart 2023'te eşi ve oğluyla Kapıkule'den çıkıp ertesi gün geri geldiği de araştırmalara yansıdı.

Ali Yörük, kardeşi Atilla ve ortağı Adem Aksana ile 13 Ocak 2023'te aynı kapıdan girip 14 Ocak'ta döndü. Yörük kardeşler ve Aksaka ile Bulgaristan vatandaşı Yuri Borisov Yankov ile 16 Aralık 2022'de Kapıkule'den geçti. Bir gün sonra döndüler. Fakat aralarında Yankov yoktu.
Yankov'un 17 Kasım 2018'den 24 Mayıs 2019'a dek 79 giriş ve 91 çıkış kaydı olduğu görüldü.

Giriş ve çıkışların ise genelinin günübirlik olduğu tespit edildi.

Emniyet'in yaptığı araştırmada Yuri Borisov Yankov pasaportunu kullanan kişinin Bulgaristan Türk'ü Hüseyin Kurtuluş olduğu anlaşıldı. Çifte vatandaş olan Kurtuluş'un 1988 doğumlu ve Edirne nüfusuna kayıtlı olduğu görülüyor.

BAĞLANTILI İSİMLER DEŞİFRE OLDU
Hüseyin Kurtuluş kimliğiyle en son 29 Ekim 2022'de Kapıkule'den çıktı. Bir daha bu kimlikle Türkiye'ye girmedi. Giriş çıkış yaparken Bulgaristan pasaportunu kullandı.

Emniyet raporunda, "Ali ve Atilla Yörük ile Adem Aksaka ve Hüseyin Kurtuluş'un (Yuri Borisov Yankov) birbirleriyle ve Seçil Erzan'la ilgi ve irtibatlarının olduğu" ifade edildi.

ARAMIZDA TİCARİ BİR İLİŞKİ YOK
Ali Yörük, 27 Nisan'da emniyette verdiği ifadede, Kurtuluş'la Bulgaristan'a gelip giderken görüştüklerini iddia ederek, ilişkisini önemsizleştirmek istedi.

Yörük, şöyle dedi:

"İlk zamanlar bize yol yordam göstermesi için yanımıza alırdık. Sık görüştüğüm birisi değildir. Gümrük kapısında denk gelirsek görüşürdük. Aramızda bir ticari ilişki yoktur. Ara sıra telefonla görüşmüşlüğüm vardır."

Yörük, Bulgaristan yolculuklarının eğlence amaçlı olduğunu öne sürdü.

Yörük:

"Çorlu'ya yakın olması sebebiyle bu kadar sık gidip gelmişliğim vardır. Bulgaristan'da alkolün daha ucuz olması sebebiyle gelirdik. Galeri işi yaptığım için araç plakaları farklılık göstermektedir. Bulgaristan'da Svilengrad şehrine gittik. Eğlence amaçlı gittik. Gece gitmenizin sebebi gündüz çalışıp gece de eğlence mekanlarına gitmemizden dolayıdır."

2O SENE ÇIKAMAZ
Seçil Erzan'ın gözaltına alındığı gün Ali Yörük ile bir arkadaşı arasında WhatsApp'ta şu yazışma oldu:

Arkadaşı: Ayhan aradı, karı paket olmuş, var mı aslı?

Yörük: Aynen.

Arkadaşı: E söyledik o zaman alacaklar diye. Belliydi.

Yörük: Sen söylemiştin.

Arkadaşı: Yeni alınmış mağdurların hepsi. Patlar bu hafta, duyan koşar savcılığa.

Yörük: Beni ilgilendirmiyor, görüşmüyorum.

Arkadaşı: Sizi o zaman uyardım, devam ettiyseniz takibi vardır, yanarsınız. Dikkat edin. 20 sene çıkamaz kadın.Yörük: Hayırlısı.

DENİZBANK RAPORU: ARDA'NIN KARDEŞİ PARAYI ALİ'YE TESLİM ETTİ
Denizbank müfettişlerinin hazırladığı rapora göre, Arda Turan Denizbank'ta ilk hesabını 2006'da açtı. 8 Nisan'da Fatih Terim ve Emre Belözoğlu ile bankanın genel müdürlüğüne giderek durumu anlattı ve şikâyetçi oldu. Seçil Erzan'a farklı tarihlerde toplam 15 milyon dolar verdiğini, halen 7.5 milyon dolar alacağının olduğunu anlattı. Paraları genelde Astoria İş Merkezi'nin önünde verdiğini söyledi. Banka, Arda Turan ile ikinci toplantıyı 11 Nisan'da yaptı. Bankanın incelemelerine göre Arda Turan 25 Kasım 2022'de kardeşi Okan Turan'ın hesabına para havalesi yaptı. Bu para da Okan Turan tarafından bankadan çekilerek dışarı çıkarıldı. Okan Turan 29 Kasım'da da Levent'teki şubeye gelerek 1 milyon 136 bin dolar çekti. Bankanın güvenlik kamerası kayıtlarına göre, Okan Turan bu parayı "Ali Yörük olduğu düşünülen şahsa" şubenin giriş holünde çanta içinde teslim etti. Bu şahıs da parayı alarak dışarı çıktı.

ERDEN TİMUR'DAN 700 BİN DOLAR
Raporda Arda Turan'ın Seçil Erzan'a göndermek için hesabından çektiği nakit para ve kredinin de detayları var. Rapora göre, Arda Turan 2 Aralık 2022'de 33 milyon 800 bin lira ihtiyaç kredisi çekti. Bunu 1 milyon 790 bin dolara çevirdi. Ardından da Arda Turan'ın hesabına Erden Timur'dan da 700 bin dolar geldi. Arda toplam 2 milyon 490 bin dolarlık bu parayı kardeşi Okan Turan'ın hesabına havale etti. Okan Turan da bankaya giderek bu parayı çekti. Rapora göre, banka bu işlemler için de kamera kayıtlarını inceledi ve görüntülere göre bu para da Okan Turan tarafından çanta içinde bankadaki Ali Yörük'e teslim edildi ve Ali Yörük bankadan parayı bu çanta ile çıkardı.

ERZAN: 400 BİN DOLARI KENDİSİNE ALDI
Seçil Erzan ise ifadesinde, Ali Yörük'ten kendisini icraya verdiği için şikâyetçi olacağını belirterek, "Ali Yörük bana verdiği her parayı katbekat fazlasıyla, faiziyle geri almıştır. Ayrıca Ali Yörük zaman zaman benim fon vaat ettiğim insanlardan alacağım parayı teslim alan kişidir. Ali Yörük bu paraları teslim alıp içinden kafasına göre belirlediği bedeli kendisi için alırdı. Örneğin Bülent Çeviker'den teslim aldığımız 2 milyon 200 bin doları Ali Yörük Florya'da 2 çanta şeklinde elden teslim aldıktan sonra içinden 400 bin doları kendisine aldı, kalanını bana getirip verdi" demişti.

Seçil Erzan'a 2.198.000 dolar kaptıran işadamı Çeviker'in skandalın patlamasından önceki 3 gün boyunca parasını kurtarmaya çalıştığı da ortaya çıktı.

Çeviker'in 3-7 Nisan tarihleri arasında Erzan ile WhatsApp'taki yazışmaları şu şekilde:

Çeviker: Seçil hanım, paramı gönderin. Yetti artık. Doğru olmayan söylemlerin sonu geldi.

Erzan: Tamamdır geliyor Bülent Bey.

Çeviker: Hemen ödeyin, şikayette bulunmayı düşünüyorum.

Erzan: Yapmayın, hemen oluyor

Çeviker: Lütfen siz yapmayın, bende sinir kalmadı, ellerim titriyor, zor yazıyorum. Benimle oynuyorsunuz.

Erzan: Şimdi girdik talimatı Bülent Bey.

Çeviker: Yazılı teyit istiyorum. Bir saat bile atlatılmaya tahammülüm kalmadı.

Erzan: Sizi atlatmıyorum. Ödemeyi geçip size haber edeceğim, kalbim sıkışıyor.

Çeviker: Kandırılmak istemiyorum.

Erzan: Asla kandırılmıyorsunuz. N'olur böyle düşünmeyin. Garanti olmasa size söyler miyim. Bitti artık, hesabınıza geçecek.

Çeviker: Verdiğiniz sözlerin hiçbiri tutmadı.

4 NİSAN

Çeviker: Bu gün son olsun. Usandım artık, neden beni süründürüyorsun. Sabah ödeme gelecek diye namus şeref sözü verdin. Nerede kaldı sözün?

Erzan: (Toplantı) Bitsin hemen arıyorum Bülent bey.

Çeviker: Bugün, yarın, bir saat sonra, üç saat sonra. Nereye varacak bu iş? Bana toplantı fotoğrafı gönderme, paramı gönder.

Erzan: Tamam.

Çeviker: Neden param gelmiyor? Neyi yanlış yaptın?

Erzan: Şimdi size dökümü atıcam.

Çeviker: Döküm gelmedi hala. Gene ekrandan gösterip kaçıracak mısınız?

Erzan: Hayır, yazıyorum şu an.

5 NİSAN

Çeviker: Seçil Hanım, bu günkü görüşmemize istinaden yarın ödememin hesabıma geçmemesi durumunda hakkınızda hukuki işlem başlatacağımı bilgilerinize arz ederim.

Erzan: Peki Bülent Bey

6 NİSAN

Çeviker: Seçil Hanım gene atlatıyor musunuz beni?

Erzan: Asla öyle bişi yok Bülent Bey. Birazdan çıkıp İnci'yi (İnci Çeviker) alıyorum.

Çeviker: Birazdan oldu. Hadi gel artık. Oyalıyorsun bizi. Seçil hanım nerdesin.

Eski futbolcu Selçuk İnan'ın 1.535.000 dolar ve Galatasaray'ın eski tercümanı Mert Çetin'in 75.000 dolarlık alacak iddiası üzerine İstanbul 1 ve 4. tüketici mahkemeleri 12 Mayıs'ta Denizbank aleyhine haciz kararı verilmesinin ardından yaşananlar ise oldukça ilginçti.

Tutunakta yer alan ifadelere göre;

Haciz için 17 Mayıs'ta Denizbank Genel Müdürlüğü'ne gidildi.

Denizbank'ın avukatları Murat Özcanlı ve Pelin Topaç Ceran, haciz için gelen heyeti karşıladı. Denizbank, "18 Mayıs'ta icra takibine teminat sunacağız. Süre istiyoruz" dedi.

İnan'ın avukatı Murat Öksüz, "Süre talep etme diye bir usul bulunmamaktadır. İcra Müdürlüğü'nün süre verme gibi yetkisi yoktur. Hacze başlansın" diye karşılık verdi.

Avukat Ceran, yine süre istedi.

İstek reddedildi.

İnan'ın avukatları "Hacze geçelim. Aksi takdirde haczi engelleyen banka görevlileri ve kamu yetkilileri hakkında şikayet hakkımızı kullanacağız" dedi.

Avukat Ceran, "Şu anda para gönderiliyor. Yukarı çıkarsanız şikayet ederim" dedi.

Avukat Öksüz ise "Hacze geçilmezse siz görevinizi ifa etmemiş olursunuz" dedi.

Avukat Öksüz, "Şov yapıyorsunuz" dedi.

İcra Müdürlüğü hacze başlamak istedi.

Banka avukatları "Yapamazsınız. Kimden izin aldınız?" diyerek sert çıktı.

Denizbank'ın avukatı Mahir Arduç söz aldı.

Bankanın yüzlerce taşınmaz ve aracının olduğunu vurgulayarak, "Bunların hacziyle borcun ödenmesi mümkün" dedi. Borçlarının olmadığını, karara itiraz edeceklerini, teminat niteliğinde taşınmaz göstereceklerini anlatarak, "Nakit ödemeyle borcu teminat altına alacağız. Haciz yapılmasın" dedi.

75.000 dolarlık teminatın yatırılması için saat 13.15'e kadar beklenilmesine karar verildi.

Avukat Öksüz, süre verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve haczin banka görevlileri tarafından engellenmesinin suç oluşturduğunu savundu. Karardan dönülmesi istendi.

İstek geri çevrildi.

Bu arada taraflar anlaştı.

Süre bittiğinde İnan'ın avukatları "Hacizden vazgeçiyoruz" dedi.

Türkiye'nin en önemli bankalarından biri ola Denizbank, hacizden bu şekilde kurtuldu.

Bankanın itirazı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 14 Eylül'de haczi kaldırdı.

24 Mayıs'ta Seçil Erzan'ın Göktürk'teki evine de hacze gidildi. İçeri girildiğinde evin boşaltıldığı ve haczedilecek eşyanın kalmadığı anlaşıldı.

Tutanakta "Mahalde hacze kabil mal bulunmadığı ve boş olduğu görüldü. Hacze kabil mal olmadığından haciz ve muhafaza işlemi gerçekleştirilmemiştir. Sitenin güvenlik görevlisi tarafından mahalin boşaltıldığı bilgisi alınmıştır." ifadeleri yer aldı.

Ünlü futbolcuları dolandırdığı gerekçesiyle tutuklanan banka müdürü Seçil Erzan'ın müştekilerden işinsanı İsmail İbrahim Çağlar'ın iş yerine 2 milyon 910 bin dolar parayı Erzan'ın bir dönem sevgilisi olan avukat Candaş Güral'ın getirdiği ortaya çıktı. Dosyada tanık olarak dinlenen Çağlar'ın sekreteri Sanem Oktay, "Patronum İsmail İbrahim Çağlar beni telefonumdan arayarak, avukat Candaş Gürol'un bana bir çanta getireceğini ve bu çantayı alarak Seçil Erzan'a çantayı teslim etmem gerektiğini söyledi" dedi.

İbrahim Çağlar, ifadesinde içinde 2 milyon 910 bin dolar bulunan çantanın işyerinde sekreteri tarafından Seçil Erzan'a verildiğini anlatmıştı. Çağlar, bir çanta dolusu parayı ofise Erzan'ın eski sevgilisi avukat Candaş Gürol'un getirdiğini ifadesinde belirtmemişti.

"SEKRETERİM 2 MİLYON 910 BİN DOLARI BİR ÇANTA İÇERİSİNDE ŞÜPHELİYE TESLİM ETMİŞTİR"
İşinsanı İsmail İbrahim Çağlar ifadesinde Seçil Erzan ile miktar konusunda anlaştıklarını anlatarak, "Sekreterime talimat vereceğimi, kendisinden 2 milyon 910 bin doları gün içinde teslim alabileceğini söyledim. Seçil Erzan, 13.03.2023 tarihinde, ofisimin önüne bir araçla gelmiş ve sekreterim aşağıya inerek 2 milyon 910 bin doları bir çanta içerisinde şüpheliye teslim etmiştir. Sekreterimden aldığım bilgiye göre, üzerinde ince giysiler ve kısa etek bulunan şüphelinin yanında kendisine yardımcı olmak üzere gelen 35 yaşlarında, 1.65 boylarında bir kadın daha varmış. Sekreterim 16.20'de beni arayarak parayı teslim ettiğini haber vermiştir" ifadelerini kullanmıştı.

ERZAN'A GİDECEK PARAYI AVUKAT CANDAŞ GÜROL GETİRMİŞ
İddianamede müşteki olarak yer alan İsmail İbrahim Çağlar'ın sekreteri tanık olarak dinlendi. Çağlar'ın Seçil Erzan'la sık sık telefon görüşmesine şahit olduğunu ifade eden sekreter Sanem Oktay, "13 Mart günü çalıştığım sırada patronum İsmail İbrahim Çağlar beni telefonumdan arayarak bana hitaben avukat Candaş Gürol'un bana bir çanta getireceğini ve bu çantayı alarak Levent Büyükdere Denizbank Şube Müdürü olan Seçil Erzan'a teslim etmem gerektiğini söyledi. Ben bu esnada çantanın içerisinde para olduğunu anladım çünkü İsmail İbrahim Çağlar 'ın avukatı olan Candaş Gürol'da belirli bir parasının emaneten olduğunu biliyordum. Akabinde aynı gün telefon görüşmesinden tahmini olarak 1 saat sonra Candaş Gürol işyerimize elinde füme, gri tonlarında bir çantayla ofise geldi. Akabinde çantayı Candaş Gürol doğrudan İsmail İbrahim Çağlar beyin ofiste bulunan odasına bıraktı ve daha sonra ofisten direk ayrıldı. Ben de çanta geldiği için Seçil Erzan'ı aradım ve çantanın geldiğini söyledim" dedi.

ERZAN PARAYI ALMAYA YANINDA BİR KADINLA GELMİŞ
Tanık Oktay, "Aradan tahmini olarak 5-10 dakika sonra tam hatırlamamakla birlikte Seçil Erzan beni aradı ve ofisin yanında bulunan sokağa geldiğini söyledi. Ardından ben de İsmail İbrahim Çağlar odasında bulunan, Candaş Gürol tarafından bırakılan para çantasını alarak Seçil Erzan'ın yanına gittim. Seçil Erzan'ın giyimi benim biraz dikkatimi çekmişti. Çünkü giyimi mevsime göre oldukça ince bir giyimdi. Bu esnada Seçil Erzan'ın geldiği, markasını ve plakasını hatırlayamadığım araç içerisinde bir bayan şahsın da olduğunu farkettim. Bu bayan şahıs araçtan hiçbir zaman inmedi ve hiçbir zaman konuşmadı. Ben araçta bulunan bayan dikkatimi çektiği için gözlem yoluyla bayanı kısaca inceledim. Araçta bekleyen bayan tahmini olarak 35-40 yaşlarında, hafif iri yapılı, 1.65-1.70 boylarında, Siyah, gür ve kısa saçlı, saçları yandan taralı, kalın, siyah kaşlı, çene kemikleri çok belirgin, kare suratlı bir bayandı" diye konuştu.

"YERİNDEN KALDIRMAKTA BİLE ZORLANDIĞIM MİKTARDA BİR PARA MEVCUTTU"
Sanem Oktay, Erzan'ın yanındaki kadının dikkat çekici olduğunu vurgulayarak "Sonrasında Seçil Erzan'ın bana araçta bekleyen bayan şahsı kendisine yardım etmesi konusunda getirdiğini beyan etti. Daha sonra ben bu durumdan biraz tedirgin oldum çünkü çantada miktarını bilemediğim ancak yerinden kaldırmakta bile zorlandığım miktarda bir para mevcuttu. Seçil Erzan'ın bu miktardaki parayı teslim alması için yanında bir bayanla gelmesi benim için şüphe çekici bir durumdu. Ancak olayları fazla irdelemeden ben aldığım talimat üzerine parayı Seçil Erzan ile birlikte bayan şahısların gelmiş oldukları aracın arka koltuğuna koydum. Bu esnada bana kimse yardım etmedi. Ardından Seçil Erzan'a başka yapılacak bir iş olup olmadığını sorduğumda Seçil Erzan, başka herhangi bir işin olmadığını 'Zaten hemen şuraya götüreceğiz' şeklinde söylemde bulunarak eliyle Denizbank Genel Müdürlüğü'nü işaret etti. Ardından tekrardan bana hitaben 'Ben İsmail İbrahim Çağlar beye parayı teslim aldığına dair gerekli evrakları hazırlayarak göndereceğim' dedi. Geldikleri araçla paraları da alarak oradan ayrıldılar. Ben de daha sonrasında ofisime dönerek patronum İsmail İbrahim Çağlar'ı arayarak çantayı Seçil Erzan'a teslim ettiğimi söyledim ve telefonumu kapattım. Benim bu olayların sadece bu aşamasında bulundum. Ben teslim ettiğim çanta içerisinde ne kadar para olduğunu veya paranın cinsine dair herhangi bir bilgim yoktur" şeklinde konuştu.

TAKVİM UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN