Bugünkü
Takvim
  • Güncel
  • 17.04.2019 17:14
  • Son Güncelleme: 17.04.2019 18:31

YSK sonuçları - İstanbul seçim sonucu , oy farkı kaç oldu?

YSK sonuçları açıklandı! İstanbul seçim sonucu , oy farkı kaç oldu? 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Genel Seçimleri'nde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu 4 milyon 169 bin 765, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım 4 milyon 156 bin 36 oy aldı.

İstanbul'un seçim sonuçları açıklandı!

Büyükşehir Belediye Başkanlığı kesin olmayan sonuçları açıklandı. Buna göre 'nin adayı 4 milyon 169 bin 765 oyla seçimi kazandı. Adayı ise 4 milyon 156 bin 36 oy aldı. İstanbul Adliyesindeki İl Seçim Kuruluna gelen, CHP adına seçim işlerini takip eden avukat Mehmet Süleyman Türker, il seçim sonuçlarına ilişkin birleştirme tutanaklarını basın mensuplarıyla paylaştı.

İSTANBUL SEÇİM SONUÇLARI

Tutanağa göre, CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu için 4 milyon 169 bin 765, AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım için 4 milyon 156 bin 36 oy kullanıldı.

Ayrıca Saadet Partisi Adayı Necdet Gökçınar 103 bin 364, Bağımsız Türkiye Partisi Adayı Selim Kotil 27 bin 87, Türkiye Komünist Partisi Adayı Zehra Güner Karaoğlu 10 bin 349, Vatan Partisi Adayı Mustafa İlker Yücel 15 bin 428, Demokrat Parti Adayı Ersan Gökgöz 22 bin 268, Demokratik Sol Parti Adayı Muammer Aydın da 30 bin 884 oy aldı.

EKREM İMAMOĞLU'NA VERİLEN MAZBATA BÖYLE YAZILDI

BİNALİ YILDIRIM'DAN ÇOK ÖNEMLİ SEÇİM AÇIKLAMASI

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım basın mensuplarıyla bir araya geliyor

İşte Binali Yıldırım'ın açıklamalarından öne çıkanlar;

Bildiğiniz gibi 31 Mart seçimleri Türkiye'de ve İstanbul'da gerçekleşti. Seçimlerden hemen sonra iki açıklama yapıldı. Seçim gecesi önce CHP adayı rakam vererek kazandığını ilan etti 29 bin 500 civarı fark ile kazandığını ifade etti. Biz de aynı gece 23:25'te biz kazandığımızı söyledik. Ertesi gün YSK Başkanı açıklama yaptı 27 bin 889 oyla Ekrem İmamoğlu'nun daha önde olduğunu ifade etti.

"YARGISAL SÜREÇ ŞU AN İTİBARIYLA DEVAM EDİYOR"

Böylece sandık sonuçlarına ait ilk bilgilerle birlikte seçim esnasında, seçim tamamlandıktan sonra ortaya çıkan anormallikler, şaibeler, yolsuzluklar gibi anormalliklerin de gündeme geldiğini hep beraber gördük. Bu seçimleri ikiye ayırmak gerekir. Biri seçim günü yapılan işlemler ikincisi de seçim sonrası sonuçlarına yönelik itirazların değerlendirildiği yargısal süreç. Yargısal süreç şu an itibarıyla devam ediyor. Gerek AK Parti gerek diğer partiler çeşitli yerlerde itirazlarda bulundu.

2014 seçimlerinde AK Parti 84 itiraz yapmış 77'si reddedilmiş. CHP 45 itiraz yapmış 4'ü kabul edilmiş. Toplamda 191 bütün Türkiye genelinde seçimlere itiraz olmuş 19'u kabul görmüş 172'si reddedilmiş. 31 Mart'a geldiğimizde toplam 522 itiraz var 13'ü kabul edilmiş, 24'ü kısmen kabul edilmiş. Burada bütün partilerin itirazları var.

İSTANBUL'DA SON OY FARKINI AÇIKLADI

İtiraz süreci seçim kültürümüzde, her seçimde olmuştur. 1946 seçimleri yarı serbest seçimlerdir. O itirazı da CHP yapmıştır. Bugün bu itiraza tahammülsüzlük esasında anlaşılabilir değildir. 2014'te de CHP Ankara seçimlerini hem AYM hem de AİHM'e götürmüştür. Biz hukukun peşindeyiz. Biz, vatandaşlarımızın verdiği oyun sandıkta iç edilmesinin önüne geçmeye çalışıyoruz. Başta 29 bin olarak açıklanan rakam 12 bin seviyesine çekilmiştir.

İki parti veya iki aday yakın oya rağmen neden aradaki fark benim lehime artmaktadır. Bu sorunun cevabını bekliyorum. Yanlışlık varsa bu her iki aday için de aynı şekilde olması icap eder. Bu şunu gösteriyor, oylar sandıkta iç edilmiştir. Bizim oylarımız karşı adaya yazılmıştır. Bunlar tespit edebildiklerimiz. Bugüne kadar oyların sadece yüzde 10'u sayılabilmiştir. CHP buna rıza gösterseydi, mutlaka seçimin sonucu böyle olmayacaktı, bu fark kapanacak ve tersine dönecekti. Seçimin bu şekle dönüşmüş olması tatsız bir şey. Sakatlanmış bir seçim sonucu ile başkan olması doğrusu pek hoş bir şey olmaz. Başkanın güçlü şekilde görev yapması ve İstanbulluların özlediği hizmetlerin yerine getirilmesi bütün İstanbulluların arzusudur, beklentisidir.

YSK işin sahibidir ve seçimle ilgili itirazları tamamiyle YSK yönetmektedir. Neticede bir sona yaklaşmış bulunuyoruz. Maltepe'deki sayım tamamlandığında bu süreçler tamamen bitmiş olacak. Böylece YSK bir karara varmış olacak. Ben bu noktada şunu doğrusu anlayabilmiş değilim, bir tahammülsüzlük var orada. Seçimi kazandık, verin mazbatayı. Seçimi kazandığının kararını sen mi vereceksin? Bugüne kadar onlarca seçim yapıldı, kararını veren yer YSK'dır.

Ben sayın İmamoğlu'nu, değerli rakibimi bu gibi tecrübesiz davranışlara son vermesini ve sükunetle YSK'nın kararını beklemesini bir kez daha tavsiye ediyorum. Seçimle yapılan usulsüzlükler, şaibeler, oy hırsızlıkları ile sınırlı değil, daha birçok yanlışlar var. Büyükçekmece'deki olay mesela. Ne olduğunu tam İstanbul halkı anlayamadı.

İSTANBUL HAKKINDA

İstanbul'un tarihi 300.000 yıla kadar dayanmaktadır. İstanbul Küçükçekmece Gölü kenarında yapılan kazılarda insan kültürüne ait ilk izlere ulaşılmıştır. Bulunan izlere göre Neolitik ve Kalkolitik dönemi insanların yaşadığı saptanmıştır. Aynı zamanda çeşitli ilçelerde yapılan kazılar sonucu Alt Paleolitik Çağı'ndan, Orta Paleolitik Çağı'ndan ve ilk insanlara özgü alet ve izlere rastlandı.

Tarih boyunca birçok devlete ev sahipliği yapan İstanbul, boğazın iki yakasında bulunan konumu ile Avrupa ve Asya'yı birbirine bağlamaktadır. Bu sebepten dolayı da devletler arasında İstanbul için birçok savaş yapılmıştır.

İlk insanların yaşadığı dönemden günümüze kadar birçok devletin barındığı İstanbul şehrini en uzun olarak Bizans İmparatorluğu yönetti. 324'ten 1453 yılına kadar süren İstanbul hakimiyetiyle Bizans, şehri Roma İmpatorluğu'nun başkenti yaptı ve Roma'nın doğusunun yönetim merkezi olarak kullanıldı.

İstanbul, Bizans İmparatorluğu tarafından yönetilirken şehre birçok mimari yapı inşa edildi. Sultanahmet Meydanı ve döneminde dünyanın en büyük katedrali olan Ayasofya, Bizans tarafından inşa edilmiş ve günümüzde de hala faaliyet göstermektedir.

Avrupa ve Asya arasında bir kapı olarak yer edinen İstanbul; ticaret, kültür ve diplomasinin oldukça hızlı bir şekilde yapıldığı merkez haline geldi. Bizans döneminde şehrin adı "Poli" oldu.

476 yılında Batı Roma'nın yakılmasının ardından Batı Roma'da bulunan nüfusun büyük çoğunluğu İstanbul'a göç etti ve kısa sürede Bizans'ın başkenti İstanbul olarak ilan edildi. 543 yılında nüfusun yarısının ölmesine neden olan veba salgınının ardından şehir yeniden inşa edildi.

Saldırılar arasında en hasarlı ve yıkıcı olanı ise 1024'te Haçlılar tarafından 4. Haçlı Seferleri esnasında yapıldı. Şehri ele geçiren Haçlılar, tüm şehri yağmaladı ve halkın büyük çoğunluğu şehri terk etmek zorunda kaldı.

1261 yılında Palailogos Hanedanından olan Michael VIII Palaeologus, şehri tekrar ele geçirdi ve Latin dönemini sona erdirmiştir.

Bizans, bu dönemde oldukça küçülmüş ve eski gücünü kaybetmiştir. Osmanlı İmparatorluğu da 1391'den itibaren İstanbul'u kuşatmış ve nihayet 29 Mayıs 1453 tarihinde Fatih Sultan Mehmet tarafından feth edilmiş ve Osmanlı İmparatorluğu'nun himayesine geçmiştir. Aynı zamanda İstanbul'un fethi, Dünya tarihinde Orta Çağ'ın kapanmasını simgelemektedir.

Osmanlı İmparatorluğu, sahibi olduğu İstanbul'u Osmanlı'nın başkenti olarak ilan etti. Şehre Topkapı Sarayı ve Kapalıçarşı'yı kurarak eğitim ve ticarette önemli bir yükseliş sağladı.

İstanbul şehri bir süre sonra Hristiyanların, Müslümanların ve Yahudilerin yaşadığı kozmopolit bir şehir haline geldi. Bizans'tan kalan eski ve yıkık surlar onarıldı, binalar eski haline getirildi. Hızlı bir şekilde gelişen İstanbul şehri döneminde dünyanın en büyük şehri haline geldi.

14 Eylül 1509'da gerçekleşen ve küçük kıyamet adı verilen İstanbul Depremi, 45 gün süreli artçılarla devam etti. Deprem ve artçılarında binlerce bina yıkıldı ve birçok insan öldü.

Depremin yaralarını sarmak için 1510 yılında Sultan II. Beyazıd, 80.000 kişinin çalışmasıyla şehri yeniden onardı. Mimari ve sanat olarak geliştirilen İstanbul'a Mimar Sinan'ın camileri ve eserleri yapıldı, Lale Devri döneminde itfaiye, ilk matbaa ve fabrikalar kuruldu.

3 Kasım 1839'da ilan edilen Tanzimat Fermanı sonrasında ise şehir batılaşma sürecine katıldı ve birçok yenilik yaşandı.

Hastanelerin kurulması, Haliç'e köprü, Karaköy'e tünel, demiryolları, deniz taşımacılığı ve belediye örgütlerinin açılması ve kurulmasıyla modern bir şehir olan İstanbul, 1894'te bir depremle daha yerle bir oldu.

İstanbul şehri, 13 Kasım 1918'de I. Dünya Savaşı'nda İtilaf Devletleri donanması tarafından işgal edildi.

İstanbul'un tarihi boyunca yaptığı 2500 yıllık başkentlik durumu 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyet'in ilan edilmesiyle son buldu.

Cumhuriyet sonrası dönemde fiziksel atılımlar oldu ve 1900'lerde 1 milyon olan nüfus, dalgalanmalı olarak düşüp-çıktı. 1950'de Balkanlar'dan göç alan şehirde, gecekondular ön plana çıktı ve 1960'larda apartmanlaşmalar başladı.

1970'li yıllarda nüfusun hızlı bir şekilde artmasıyla doğru orantılı şekilde konut ve ulaşım sorunu da artmaya başladı. Bunun üzerine 1973'te İstanbul Boğaziçi Köprüsü inşa edildi ve ulaşımda önemli bir sorun çözüldü.

İstanbul şehri 1984 yılında çıkarılan 2972 sayılı kanunla İzmir ve Ankara ile birlikte büyükşehir olarak ilan edildi. Şehir günümüzde Türkiye Cumhuriyeti'ne bağlıdır ve Türkiye'nin nüfus olarak en büyük şehridir. 39 ilçeye sahip olan şehrin 25 ilçesi Avrupa Yakası'nda, 14 ilçesi ise Anadolu Yakası'nda bulunmaktadır.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan TAKVİM veya takvim.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.