Bahçeli'den Erdoğan'la yapacağı görüşme ile ilgili açıklama

Başkan Erdoğan'la yapacağı görüşme ile ilgili konuşan MHP Genel Başkanı Bahçeli, "Gündemi davet sahibi belirler." dedi.

Giriş Tarihi 20 Kasım 2018, 00:00 Güncelleme 20 Kasım 2018, 11:57
Bahçeli’den Erdoğan’la yapacağı görüşme ile ilgili açıklama

İÇİNDEKİLER

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli yaptığı açıklamada Suudi Arabistan Başkonsolosluğu'nda öldürülen Cemal Kaşıkçı cinayeti ile ilgili olarak "Suudi katiller planlı bir vahşetin alanen tarafı olmuştur. Veliaht Prens için çember daralıyor" açıklamasında bulundu.

İşte Bahçeli'nin sözlerinden satır başları:

Dün Mevlid Kandili'ni dua ve şükran ile andık. Kandiller nefsin yanıltıcı istek ve arzularından uzaklaşmayı sağlayan müstesna zamanlardır. Peygamberimiz, dürüstlük, iyi niyet, hoşgörü meşalesiydi. Sözü dinlenirdi, herkes tarafından takdir edilirdi. Eminliğinden hiç şüphe duyulmazdı. Ne mutlu bize ki, onun izinden yürüyoruz.

NE ZAMAN AYRILMIŞSA SAVRULMUŞTUR

Peygamberimizin doğumu beşeriyet tarihinin en önemli hadiselerindendir. Tıpkı bugünkü gibi mazlumlar inim inim inliyordu. Peygamberimizin doğumu ile huzur ve refah yeniden yeşermişti. İslam toplulukları dinimizin ana rotasından ne zaman ayrılmışsa savrulmuştur. Müslüman coğrafyası öyle bir buhrana girmiştir ki, haksızlıklar ve zulüm çoğalmıştır. Zillet bugünkü şartlarda öne çıkmış, fırlamıştır.

İHANETTEN GEÇİNENLER HARAMZADEDİR

İslam ülkelerinde servet ve şehvete kapılmış prenslere, emirlere, krallara dikkat ediniz. Bunun neresinden tutalım, nasıl düzeltelim? Bir yanda karıncayı incitmekten korkan peygamberimiz duruyorken, bir yanda en vahşi cinayeti Müslüman kisvesi altında işleyebilen cüce bir azınlık vardır. İnanıyoruz ki Allah Cabbar'dır, Kerim'dir, Rauf'tur, Aziz'dir. Dünya iktidarları için zulmedenler, ihanetten geçinenler haramzadedir.

Kur-an'ın bir insanın canına kıyan tüm insanlığa kıymış gibidir ifadesi kimsenin gündeminde yoktur. Ortak akıl paslanmış, ortak vicdan kurumuştur. Her gün 5 vakit okunan ezanların hatırına, her gün amin diyen eller adına soruyorum; İslam topluluklarını esir alan kargaşa ve karmaşa nereye kadar sürecektir? Efendimiz yetim büyüdü, tüm yetimlerin umudu oldu. Peki bugünkü yetimlerin hakkı ne zaman korumaya alınacaktır? Aksi halde bu girdap daha da genişleyip, Allah muhafaza hepimizi içine alacaktır.

ORTADOĞU'DA PAYLAŞIM KAVGASI YAŞANMAKTA

İslam coğrafyası terörle yıldırılmak, teslim alınmak isteniyor. Bölgenin mihenk taşı olan Türkiye, bu senaryolardan etkileniyor, zarar görüyor. Ortadoğu'daki kavganın temelinde hakimiyet kaygısı yatmaktadır, paylaşım kavgası yaşanmaktadır. İstenen zayıf ve kukla devletlerdir. İstenen maşalığa hazır terör devletleridir. Ortadoğu'nun ve İslam ülkelerinin kanlı bıçaklı hale getirilmesi burada aranmalıdır.

TERÖRİSTE SİLAH SATACAK KADAR HAYSİYETSİZLER

Sözde kral, emir ve şeyhler için öncelik İslam'ın itibarı değil, saltanat çıkarlarıdır. İşin asıl boyutu hala bu tehlikenin fark edilememiş olmasıdır. Yeri gelince mangalda kül bırakmayan her ülke terörizmi kınamaktadır. Kazın ayağı hiç de görüldüğü gibi değildir. Göz vardır, izan vardır. Her şey ortadadır. Herkes teröre karşıysa bu caniler nasıl yaşayabiliyorlar? Bir bakıma üzüm üzüme baka baka kararmış. Emperyalizm tuzağına düşen ülkelerin yüzleri simsiyah kesilmiştir. Teröristlere TIR'lar dolusu silah gönderenleri nereye koyacağız? 2013 ile 2017 yılı arasındaki silah satışları yüzde 20 artmış durumdadır. Caniler ekmek alır gibi silah almaktadır. Önemli bir bölüm silah ise bedelsiz ve hibedir. Teröristlere silah satışı yapacak kadar haysiyetsiz olmuşlardır. Bu nasıl bir ilkesizliktir. Önce sorun yaratıp sonra silah satmak, sorun çıkarıp, müdahale etmek bilinen bir sömürgeci politikasıdır. Yoksulluk İslam ülkelerine sinmiştir. Yolsuzluk İslam ülkelerine demir atmıştır.

Tarihe bakınca nice bedbahtın ibretlik acıklı sonunu görmek mümkündür. Allah mutlak galiptir. Bunu yine göreceğiz. Büyük Türk Milleti olarak tanık olacağız.

SUUDİ ARABİSTAN'IN GİRİŞİMİ TÜRKİYE'NİN SAYESİNDE ÇÜRÜTÜLDÜ

Günlerdir Cemal Kaşıkçı cinayeti konuşuluyor. Kimlerin doğrudan parmak izi olduğu tartışılıyor. Kaşıkçı krizi uluslararası bir meseleye dönmüştür. Kaşıkçı cinayeti ezberleri bozmuş, pandoranın kutusunu açmıştır. Ülkemiz hakkın ve hukukun yanındaki duruşu ile takdir toplamaktadır. 2 Ekim 2018 tarihinde vukuu bulan Kaşıkçı cinayeti birçok soru işaretini peşinden getirmiştir. Suudi Arabistan'ın örtbas çabası Türkiye'nin delilleri ile çürütülmüştür. Riyad yönetimi ilişkisi olmadığını savunmuştur. Titiz çalışmalar sonrası, Kaşıkçı'nın konsoloslukta öldürülerek parçalara ayrıldığını itiraf etmek zorunda kalmıştır. Türkiye, Suudi Arabistan'a 18 kişi için iade talebinde bulunmuştur. Suudi yönetimi 18 kişiyi gözaltına almış, 5'i hakkında idam kararı vermiştir. Kimi kurtarıp, kimi asacakları aşikardır. Cinayetin baş azmettiricisi olarak belirtilen veliaht bu olayların bir daha yaşanmaması için kurulan heyetin başına getirilmiştir. Kuzu, kurda teslim edilmiştir. Gerçeğin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır.

SUUDİ DIŞİŞLERİ BAKANI'NA SERT TEPKİ

15 Kasım'da açıklama yapan Suudi Dışişleri Bakanı, meselenin siyasileştirilmesinin İslam coğrafyasının bölüneceğinden bahsetmiştir. Bu bakan bana göre halt etmiştir. Maktul bellidir, müşteki bellidir, cinayet mahali de bellidir. Kaşıkçı'yı öldüren caniler bellidir. Saklanacak ne kalmıştır? Gizlenecek ne kalmıştır?

ÇEMBER DARALIYOR

Eğer merhum Kaşıkçı'nın bir suçu varsa mahkemeye çıkarılması gerekmez miydi? Riyad yönetimi sorarım sizlere Ladin yöntemlerinden ne farkı kalmıştır? Cinayet üssü olarak Türkiye ne hakla kullanılmıştır? Suudi katiller planlı bir vahşetin alanen tarafı olmuştur. Veliaht Prens için çember daralmıştır.

ABD VELİAHT PRENSİ KORUYOR

ABD, Kaşıkçı cinayeti ile başından beri Veliaht Prensi koruma yoluna gitmiştir. Emri verenin Veliaht Prens olduğu söylense de Trump tarafından görmezden gelinmiştir. Trump, Kaşıkçı ile ilgili ses kayıtlarını dinlemek istemediğini söyleyerek kesin rapor sonuçlarını bugün açıklayacağını söylemiştir. ABD, İslam ülkeleri arasında kargaşa amaçlamaktadır. Suudi Arabistan artık şapkasını önüne koymalıdır.

AB İFLASIN EŞİĞİNDEDİR

AB, İtalya'nın bütçe sorunu ile ilgili kararı 21 Kasım'da verecektir. AB'nin geleceği meçhuldür. AB bir anlamda iflasın eşiğindedir. Fransa'nın başını çektiği, Almanya'nın yeşil ışık yaktığı, Trump'ın karşı çıktığı Avrupa Ordusu konusu 58 yıllık arayışın ardından yeniden ortaya çıktı. Avrupa Ordu kurulursa bir cepheleşme ortaya çıkacaktır. Burada Türkiye'nin alacağı tavır ve pozisyon bizim için önemlidir. Türk ordusu dünyanın en büyük 3 ordusundan biridir. Bu hiçbir şartta değişmeyecektir. Kiminle müttefiksek beka meselesinde karşı karşıyayız. Kiminle NATO şemsiyesi altında birlikteysek teröristlere destek veriyorlar. İttifak adamlık,adanmışlık, fedakarlık ister. Türkiye seçeneksiz falan değildir. Önde müttefik olup arkada iş çevirmek rezilliğin daniskasıdır. Güney sınırlarımız boyunca arkamızdan iş çeviriyorlar. Hangi taşı kaldırsak altından ABD, YPG ortaklığı çıkıyor. Neymiş taktik ilişkiymiş. Cani ile taktik ilişkisi kurulamaz.

TÜRKİYE ÜZERİNDE YENİ BİR HAİN DENEME PLANLANIYOR

ABD içişlerimize karışmayı ilk iş ve meslek edinmiştir. Anadolu A.Ş'nin kurucusu olan şaibeli kişilik ve bağlantılı kişiler hakkında gözaltı kararı alınmıştır. Bunların Gezi Parkı olaylarını Anadolu'ya yaymaya çalışmak için görüşme yaptıkları iddia edilmiştir. Gezi ile ilişkisi olduğu iddia edilen kişilerle hukuk önünde hesaplaşmanın neresinde sorun vardır? Onu bıraksın, FETÖ elebaşını ne zaman iade edecek ondan bahsetsin. Ülkemizde garip ve üzerinde durulması gereken gelişmeler ülkemizde yaşanıyor. Yeni bir terör konsepti tedavüle sokulmuştur. Koordinat belirleyen droneları PKK kullanmayı başlamıştır. Yakın zamanda Şırnak'taki üs bölgesi yakınlarında patlayıcı yüklü drone düşürülmüştr. Terör örgütü bu yöntemi kimlerden öğrendi? Bu İHA'ları kimlerden sağladı? Sokaklar karıştırılmaya çalışılıyor. FETÖ, PKK iş bölümü yapmış ortaklar pusuda bekliyor. Terörün hedefi olan korku ve kuşku tırmandırılıyor. Türkiye üzerinde yeni bir şer ve hain deneme planlanıyor.

ZİLLET İTTİFAKININ OYUNLARINA İZİN VERMEYECEĞİZ

31 Mart yerel seçimleri için provokasyonlar planlanıyor. Zillet ittifakının oyunlarına izin vermeyeceğiz, oyunlarını sonlandıracağız. Granit kayasına çarpan kayalar dev olsa ne yazar. Hepsi silinip gidecektir. Bu can vatana da, millete de bin kere feda olsun.