Erdoğan'dan önemli açıklamalar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Polis Teşkilatının kuruluşunun 171. yıl dönümü dolayısıyla konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Paralel yapının teşkilatımız üzerindeki tahribatı gerçekten çok ağır. Emniyet teşkilatını, hukuk devletine hizmet eden bir yapı haline getirme mücadelenizde sonuna kadar yanınızdayım." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Erdoğan, Polis Teşkilatının kuruluşunun 171. yıl dönümü nedeniyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde polisleri kabulünde konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:

Bu mücadelede şehitlik mertebesine ulaşan kardeşlerimize Rabbimden rahmet diliyorum, gazilerimizi hürmetle yadediyorum. Bugün 81 vilayetemizin tamamında vatandaşların can ve mal güvenliği için gece gündüz görev yapan polisimizin her birini tebrik ediyorum. Bazı ilçelerde terörle mücadelede görev alan polisimizi özellikle kutluyorum. Operasyonların başladığı Temmuz'dan bu yana 153 polisimizi şehit verdik. Allah hepsini gani gani rahmet eylesin. Yakınlarına ve siz arkadaşlarına sabr-ı cemil niyaz ediyorum. Yaralananlara Allah'tan şifa diliyorum. Polisimize şükran borcumuzu asla ödeyemeyiz.

SİZİN MESELENİZ BENİM MESELEM SİZE SALDIRI BANA SALDIRIDIR
Sizler bu vicdansızlarla mücadele ederek toplumun güvenlik ve adalet ihtiyacının karşılanmasına katkıda bulunuyorsunuz. Elbette polisimizin içinde de yanlış yola sapanlar çıkabiliyor. Bunlar üzerinden tüm teşkilatımızın suçlanması, tün polisimizin töhmet altında bırakılması asla kabul edilemez. Sizin meseleniz benim meselemdir, size yapılan saldırı bana yapılmış saldırıdır. Devletimizin ve milletimizin gözbebeği olan Emniyet teşkilatımızın her türlü hain ittifakın hedefindedir. Zaten bu kesimler polisi sevmeye başlamışsa orada bir sıkıntı var demektir. Polisimizin içine sızarak teşkilatı ve mensuplarını kendi hain emellerine alet etmek isteyenler var. Bu tür teşebbüsler küçük çaplı da olsa geçmişte de yaşanıyordu. Son karşılaştığımız sıkıntı öncekilerin hiçbiriyle mukayese edilemez büyüklükteydi.

PEK ÇOK YAPININ GERİSİNDE PARALEL'İN PARMAK İZLERİ OLDU
Emniyet ve Adalet teşkilatları doğrudan insanların hayatlarına dokunan, etkileyen yönüyle diğerlerinden farklı bir konuma sahiptir. Bu iki kurumun aynı şer yapının kontrolüne geçmesi tam anlamıyla bir fecaattir. Türkiye bu faciayı yaşadı. Paralel devlet yapılanması adı verilen şer örgütü Adalet ve Emniyet'teki mensupları aracılığıyla ülkemizi uçurumun eşiğine getirdi. Pek çok musibetin gerisinde bu yapının parmak izlerini, ayak izlerini görüyoruz. Bu yapının millete yaptığı zulmü maalesef geç farkettik. Bu yapıyla ilgili çok daha önceden koyduğumuz rezervleri 17-25 Aralık darbe teşebbüsünün ardından tam bir temizlik harekatına dönüştürdük. Paralel yapının teşkilatımızın üzerinde açtığı tahribat gerçekten çok büyük. Yerli ve milli yen ibir polis teşkilatı inşa ediyoruz.

BENİM SİZLERDEN RİCAM ŞU: SAKIN KULA KUL OLMAYINIZ
Benim sizlerden ricam şu; biz sadece Allah'a kul oluruz, kula kul olmayız, sakın kula kul olmayın... Bizim devlet geleneğimiz de budur. Asla yaşadığımız bu tür sarsıntılara karşı güçlü mukavemet mekanizmalarına sahiptir. Medeniyetimizin, tarihimizin, kültürümüzün gereği olarak insana, insan haklarına, hayata değer veren bir milletiz. Varlığımıza, birliğimize, dirliğimize kastedenlere eyvallah etmeyeceğiz, asla! Bugün Güneydoğu bölgemizdeki birtakım ilçelerde kendi akıllarınca alan hakimiyeti kurmaya çalışan o teröristlerin anlamadığı işte budur. Türkiye Cumhuriyeti devletinin şefkati, merhameti, hoşgörüsü, iyi niyeti başka hiçbir ülkeyle mukayese edilemez. Bunun da bir sınırı vardır. O sınır: Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlettir. Bu çerçevede hareket edilmelidir.

BUNLAR PAÇAVRALARINI TABUTLARIN ÜZERİNE SERSİNLER
Türk, Kürt, Çerkez, Abaza, Boşnak, Roman, 79 milyon biz tekiz. Bu anayasal olarak Türk milleti olarak tanımlanır. Türk millet idediğinizde Türk, Kürt, Abaza, Boşnak, Roman hemen hepsi bu kavramın içerisindedir. Biz yaradanı severiz, yaradandan ötürüdür. Onun için bizde ayrımcılık yoktur. Bizim bayrağımız başkalarının bayrağına benzemet. Bunlar paçavralarını gitsenler tabutlarına sersinler. 780 kilometre kareyle tek millet. Bu vatanda operasyon kimseye yatırmayız. Yapmaya gayret edenler bedelini öderler ve ödemeye devam edeceklerdir.
​"YA BAŞ EĞECEKSİNİZ YA DA..."
Ya baş eğeceksiniz ya da baş vereceksiniz. Her türlü eylemi yapayım, devlet bana karışmasın, silahımın önüme geçmezse ateş etmem böyle bir anlayış dünyanın neresinde görülmüş.
"ÜZERİNE GİDİLMESİ GEREKİR"
Onların malum STK'ları bir araya gelmiş rapor yayınlamış. Bu raporları yayınlayanların üzerine gidilmesi gerekir. Neyin raporunu yayımlıyorsun? Benim ülkemde tehdit oluşturan, benim vatandaşlarım için tehdit oluşturan ve bölgemi parçalayan, hendekler, çukurlar, bu tür yerleri açmak suretiyle devletin tüm imkanlarını bu yolda kullanan, devletin belediyeye gönderdiği mali desteği kalkıp da dağa gönderenler, karşılarında bu devleti bulacaklardır, bundan çıkış yoktur.
"BENİM DE İÇİM İÇİME SIĞMIYOR"
Kimi zaman meslek kuruluşu temsilcisi kimliğiyle, kimi zaman başka sıfatlarla sizlerin üzerine nasıl gelindiğini biliyorum, görüyorum, takip ediyorum. Terör örgütünün güdümündeki partinin özellikle milletvekillerinin, dokunulmazlık zırhlarının arkasına sığınarak polislerimizi nasıl tahkir ve tahrik ettiklerini, onlara nasıl hakaret ettiklerini üzüntüyle izliyorum. Benim de içim içime sığmıyor. Onun için sabrediyoruz, sabretmeye devam edeceğiz. Ama sabrederken bir taraftan ülkemizin içindeki bu sıkıntıyı da bir an önce aşarak evelallah o arzuladığımız günleri de inşa edeceğiz.
GERİ KABUL ANLAŞMASI
Burada takip edilmesi gereken bir süreç vardır, belli şartlar vardır. Şayet Avrupa Birliği, atması gereken adımları atmaz, taahhütlerini yerine getirmezse, Türkiye de anlaşmayı uygulamaz. Şahsen, benim onayımdan geçecek olan bu tür şeylerde asla bir iade, onay almaz. Çünkü her şey verilen söz neyse, mutabakat metni neyse o metne göre olur.
"BU DA HAKİKATİ TAHRİF ETMEKTİR"
Gönderilenlerin tamamını Türkiye geri alacakmış, Türkiye tampon bölgeye dönecekmiş gibi aslı astarı olmayan ifadelerle, yalanlarla milletimizi tedirgin etmeye çalışıyorlar. Geri Kabul Anlaşması'nın sorgusuz, sualsiz, şartsız iadeyi mümkün kıldığını iddia ediyorlar. Bu da hakikati tahrif etmektir, böyle bir şey yok. Zira geri kabul ancak ilgili ülkenin onayı ve rızasıyla yapılabilir. Bu onay ve rıza olmadan böyle bir şey yapılamaz.

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.