Hafta içi her gün atv ekranlarında izleyiciyle buluşan ve Türkiye'nin gündemini belirleyen "Müge Anlı ile Tatlı Sert" programı, 3 Haziran 2026 tarihli yayınıyla yine çok konuşulacak bir dosyayı araladı. Cinayetleri aydınlatan, kayıpları bulan ve binlerce mağdurun sesi olan araştırmacı gazeteci Müge Anlı, bu kez son yıllarda popüler hale gelen "kişisel gelişim ve arınma" seanslarının arkasına saklanan devasa bir vurgun iddiasını stüdyoya taşıdı. Canlı yayına katılan mağdur Tuğba Nur Zehir'in, "bilinçaltı temizliği" yaptırmak isterken tam 504 bin TL dolandırıldığını öne sürmesi, hem ekran başındakileri hem de Müge Anlı'yı hayretler içinde bıraktı.
Gelişen teknoloji ve değişen dünya düzeniyle birlikte insanların manevi arayışlarını ve psikolojik boşluklarını fırsat bilenler, yine sınır tanımadı. Yaşadığı sıkıntılardan arınmak, hayatında yeni bir sayfa açmak amacıyla sözde "bilinçaltı temizliği uzmanı" olarak kendilerini tanıtan kişilere başvuran mağdur Tuğba Nur, elindeki tüm birikimi bu uğurda kaybetti. Adım adım işleyen tuzakta, çeşitli bahanelerle parça parça tam 504 bin TL'lik bir vurgun gerçekleştirildiği iddia edildi.
Mağdur Tuğba Nur, İnci Gürgül tarafından dolandırıldığını iddia ederek şunları söyledi:
Geçen yıl başka bir operatör tarafından seans alırken tanıştım. Seans veren arkadşaım tanıştırdı, onun çok üst düzey olduğunu söyledi. Gece yarısı tanıştık, 'Eğitim alman gerek' dedi. Paramın olmadığımı söyledim. İlk aldığım seans 1500 TL'ydi.
Tuğba Nur, "Bazen çok çaresiz hissedebiliyorsunuz ve 'Bu döngüden nasıl çıkabilirim?' diye böyle seanslara başvurabiliyorsunuz" diyerek "kişisel gelişim ve arınma" seanslarını nasıl almaya başladığını anlattı. Seanslardan da bahseden genç kadın "Temelde 12 seans alınmak zorunda. 12 seans alındıktan sonra hayatın yüzde 50 değişiyormuş. Karanlık bir odada yaklaşık 1 saat kadar ayakta bekliyorsun, bir müzik açılıyor. Hiç kimse konuşmuyor, senin gözün kapalıyken o seansını yapıyor" dedi.
Daha önce psikiyatriye gittiğini ve doktorun kendisine ilaç verdiğini belirten Tuğba Nur, seanslarda kendisine ilaçları bırakması gerektiğinin söylendiğini belirtti. Bu durumun hayati risk taşıdığını belirten Şevki Sözen, ilaçların ani kesilmesinin hastaları çok daha kötü bir noktaya sürüklediğini vurguladı.