TÜİK'in 2025 yılı doğum istatistikleri, Türkiye'de aile kurma ve çocuk sahibi olma eğilimlerinde önemli değişimler yaşandığını ortaya koydu. İlk doğumdaki ortalama anne yaşı 27,5'e ulaşırken, annelerin son iki doğumu arasındaki ortalama süre de 4,8 yıl olarak hesaplandı. Eğitim düzeyi ve yerleşim özelliklerine göre farklılık gösteren doğurganlık verileri, ailelerin çocuk sahibi olma planlamalarında yeni eğilimlerin öne çıktığını gösterdi. İşte güncel veriler…
TÜRKİYE'DE DOĞUM SAYILARINDA KADEMELİ DEĞİŞİM
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre, Türkiye'de doğum sayıları son 10 yılda kademeli bir seyir izledi. 2016 yılında 1 milyon 316 bin olan doğum sayısı, yıllar içinde farklı oranlarda değişerek 2025 yılında 895 bin 374 olarak kayıtlara geçti. Veriler, 2023 yılı itibarıyla doğum sayısının ilk kez 1 milyon seviyesinin altına indiğini ve demografik yapıdaki mevcut eğilimin sürdüğünü gösteriyor.
2025 YILINDA EN FAZLA DOĞUM TEMMUZ AYINDA GERÇEKLEŞTİ
TÜİK verilerine göre, 2025 yılında aylık bazda en yüksek doğum sayısı 84 bin 235 ile Temmuz ayında kaydedildi. Temmuz ayını 81 bin 995 doğumla Ağustos ve 80 bin 203 doğumla Eylül takip etti. Yılın en düşük doğum sayısı ise 65 bin 208 ile Şubat ayında gerçekleşti. Veriler, doğumların yılın üçüncü çeyreğinde daha yoğunlaştığını ortaya koyuyor.
KABA DOĞUM HIZINDAKİ EĞİLİM DEVAM EDİYOR
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre, kaba doğum hızı son 10 yılda düzenli bir görünüm sergiledi. 2016 yılında binde 16,6 olan oran, yıllar içinde kademeli olarak değişerek 2025 yılında binde 10,4 seviyesinde gerçekleşti. Veriler, nüfus artış hızındaki yavaşlamanın uzun vadeli bir eğilim olarak sürdüğünü gösteriyor.
EN YÜKSEK DOĞURGANLIK 25-29 YAŞ GRUBUNDA GÖRÜLDÜ
TÜİK'in 2023-2025 dönemi verilerine göre, Türkiye'de en yüksek doğurganlık hızı 25-29 yaş grubunda kaydedildi. Bu yaş grubundaki oran binde 101'den 96'ya gelirken, 30-34 yaş grubu binde 80 ile ikinci sırada yer aldı. 20-24 yaş grubundaki değişim ise dikkat çekti. Veriler, genel olarak tüm yaş gruplarında benzer bir eğilimin öne çıktığını ortaya koyuyor.