
Trendyol Süper Lig'in 19. haftasında Fenerbahçe, Konyaspor'u 3-2 mağlup etti. Kanarya, Konyaspor'a karşı tarihe geçen bir gol yedi. 25. saniyede Pedrinho düzgün bir vuruşla topu ağlara gönderdi. Bu gol ile birlikte Sarı-Lacivertliler Süper Lig tarihinde en erken golü yemiş oldu. 14'te Mert, 25'te Çağlar'la öne geçen Fenerbahçe'ye 44'te Kramer yanıt verdi. 61'de Tadic skoru ilan etti. Spor yazarları heyecan dolu maçı yorumladı.

MURAT ÖZBOSTAN-Tadic, F.Bahçe'yi de yönetimi de kurtardı!
Fenerbahçe taraftarı yine yüreği ağzında bir maç izledi. Öldü öldü dirildi. Hiç kolay geçmedi Konyaspor deplasmanı. Maç seçme lüksü yok Fenerbahçe'nin. Çıkıp kazanacak... Tek yol, tek seçenek bu... Liderle arasındaki fark 11'di sahaya çıktıklarında. Galatasaray maçı bittikten sonra da bu oyuncular paylaşımlar yaptılar. Galatasaray karşılaşmasının hakemine isyan ettiler.. Ama oyun olarak o isyan sahada yoktu. Daha 25. saniyede gol yediler. Kötü oynayıp hayati bir maç kazandılar! Hepsi bu... Fenerbahçe amatör seviyesinde goller yedi. Günlerdir yazılıp çizilen stoper transferlerinin bir an önce yapılması şart olmuş...

Zaten Konya maçını gördükten sonra yönetim hafta sonuna kadar stoperleri de bitirir, Talisca'yı da açıklar. Fenerbahçe'nin orta sahasını Konyaspor kolay geçti. Zayıf kaldılar. Sarı-lacivertli takım pas da yapamadı, oyun da kuramadı. Stoperleri de bu rolü oynayamadı. İki gol stoperlerden geldi ama Çağlar ve Djiku ikilisi hatalar yaptı. Bu arada Mert Müldür için kötü diyemem. Kanatları da iş yapmayınca Fenerbahçe'de her şey evlere şenlikti. Kadere bakın ki Tadic kurtardı; hani şu geçen hafta protesto edilen takımın en skorer adamı, yıldızı. Tadic yuhalanır mı? Takımın sahadaki lideri, duruşu olan adam! İşte o Tadic, Fenerbahçe'yi ipten aldı ipten... O sakinlik, o nefis vuruş. Toplam 9 gol, 12 asist. Son günlerin popüler konusu hakemler. Artık her maçta oyuncular birbirlerine öyle ağır fauller yapıyor ki... Düşman kardeş gibiler! Hakem de VAR da kartlarda uyudu. Çıkmayan sarı ve kırmızı kartlar vardı. VAR'a yabancı yetmez, ortaya da gelmeli!

GÜRCAN BİLGİÇ- Korkakça!
Kazanılması gereken maçı kaybetmek için strateji üreten bir teknik adamı var Fenerbahçe'nin. Hareketli maçta orta sahayı ve defans arkasını Konyaspor'a hediye etmekle kalmadı Portekizli hoca, önlem almak veya kontrol sağlamak adına da hamle yapmayı tercih etmedi. Bir defans hatasından, golü çıkartan Tadic'e şükretsin yatıp-kalkıp. İkinci yarıyı ele geçiren, tüm dönen toplara hakim olan, maçı doğru bir şekilde oynayıp, Fenerbahçe ceza sahasında karambol arayan Konyaspor'u seyretti. Hamlesi dörtlü defansif dizilişten, Osayi ile beşliye dönmek oldu.

Sonrasında yine Yusuf'u oyuna alarak Samsun'daki kabullenişi tekrarladı. "Korkak" bir bakış açısı ve kaderci yaklaşım ile maçın galibi olmanın "gururunu" yaşıyordur muhtemelen. Jesus döneminden beri çift santrforlu oyunlar Fenerbahçe'nin baş belası. O dönem hiç olmazsa önde baskıyı korakor yapıyorlar, dönen topları da alıyorlardı. Mourinho'da o da yok… Fred ile Szymanski'yi oradan oraya koşturmak dışında, takımın bütününü kurguya dahil edecek görüntü de yok. İlk yarı kaçırılan pozisyonlar veya farklı bir skordan da bahsedebiliriz. Fakat bu teslim oluşu, ikinci 45'i açıklamaz. Başakşehir galibiyeti sonrasında Galatasaray yorumlarında "kötü oynarken kazanmak"tan bahsedildi. Fenerbahçe için de aynı cümle kurulur. Ancak bu cümlenin hak edeni Mourinho'dur, Fenerbahçe oyuncuları değil… Eğer "yapı" veya "sistem" ile mücadele edecekse Fenerbahçe yönetimi, böyle "yüreksiz" kararlarla bunu yapamaz.








