Avrupa'da Türkiye Kupası'nda havlu atan, Süper Lig'de düşme hattının kıyısına kadar gelmişken son haftalarda aldığı galibiyetlerle rahatlayan Galatasaray, tarihinin en kötü sezonlarından birini geçirirken Kerem Aktürkoğlu'nun yıldızı her geçen biraz daha parlıyor. Takımının bu sezon oynadığı 49 resmi maçın 48'inde sahadaki yerini alan Kerem tüm kulvarlarda 12 gol, 10 asiste imza atarken iki istatistikte de takımın zirvesinde. Çok değil, 2 yıl önce 3. Lig'de oynarken, şu anda piyasa değeri 15 milyon Euro'ya çıkan ve en değerli 10 Türk oyuncudan biri olan 23 yaşındaki futbolcu yaşadığı zorlukları, nasıl bu seviyeye geldiğini ve hedeflerini anlattı:
HİYERARŞİ ASKERLİK GİBİYDİ, BENİ SİNDİRDİ
Çok büyük bir hiyerarşi vardı. Askerlikteki rütbecilik dönemleri vardı bana göre. Yani 'sen şusun, ben buyum, sen haddini bileceksin. Ve sesini ne olursa olsun çıkarmayacaksın.' Ben de yapı gereği küçük de olsam bana haksızlık yapılıyor ise susamam. Karşı çıkarım ya da tatlı dille kendimi ifade etmeye çalışırım. O zamanlar belki böyle bir şey görmedikleri için bana karşı keskin bir tavır vardı futbolculardan. Bu beni gerçekten sindirdi. O zaman "Allahım ne olur bugün ayağıma top değmesin. Değerse kaybedeceğim. Sakatlayacaklar, kötü davranacaklar ve ben idmanı top değmeden geçeyim" diye diye 1 yılı bitirdim Başakşehir'de.
'BELKİ AĞIR OLABİLİR AMA 4 YILIM ÇALINDI'
"Bu konuyu hiç konuşmadım. Çünkü yaşadıklarımı unutmak istedim. Belki ağır olabilir ama ben 4 yılımın çalındığını düşünüyorum. 16 yaşında Başakşehir'e o imzayı çok büyük hayaller, hedeflerle atmıştım. Bana, aileme söylenilenleri duyduğumuzda hepimiz 'Tamam artık bu iş bitti' dedik! Farklı yerlere geleceğime inandık. U17 takımında oynadım. 2. olduk ve finallerde kaybettik. Bir sene böyle geçti. Türkiye Şampiyonası sonrasında profesyonel sözleşmeye imza attım. Abdullah Avcı teknik direktördü. Çok büyük hayaller vardı. A Takıma gittik. Tabii ilk defa o seviyeye çıktım. Beklediğim gibi değildi! Sadece futbol anlamında değil! Şu anda bence yoktur o durum.
BİR ÇOCUĞA NASIL BÖYLE DAVRANILIR?
16-17 yaşında bir futbolcu kafa yapısı ile idmana çıkıyor. Ve bu sizin büyük işler başarmasını beklediğiniz bir çocuk. Bu futbolcuya, çocuğa siz nasıl davranırsınız! İngiltere'de Phil Foden kaç yaşında sahaya çıktı da oynadı! Foden'a, A takımdan bir büyüğü 'Sen bu topu niye kaybediyorsun' diye bağırıp üzerindeki kendi yeleğini yırtacak, duvarı yumruklayacak, top kaybettin diye sana küfredecek, senin yanına gelip tehdit edecek. Bu mümkün mü? Burada mümkün. Şu anda Türk futbolunda Arda Güler'e, Emirhan'a, gençlerimize nasıl davranılıyorsa, pamuklara sarmamız lazım. Çünkü onlar bir değer. Belki 10-15 hatta 20 yıl bizi Avrupa'da temsil edebilecek isimler.
ARDA-EMİRHAN ÇOK BAŞARILI OLACAK
Ben şu anda gençleri gördükçe çok mutlu oluyorum. İnanılmaz bir kariyer başlangıcı yaptılar. Ve onlar bu deneyimi, bu yaşta ediniyorlar. Gelecekte belki de o özgüvenle çok daha emin, iyi ilerleyecekler. Ben 23 yaşında bu özgüvene sahip olmuşum. O kardeşlerim 17 yaşında şans bulup o özgüvene sahip oldular. Ne kadar mutluluk verici. Şimdi kıyaslamalar vs. yazıyorlar. Ben kendimi o genç kardeşlerimle kıyaslamam. Benden çok daha fazla başarılı olacaklarına inanıyorum. Arda'sı, Emirhan'ı çok daha yetenekli."