Korkma Torrent! | REHA KAPSAL
Düşme düşmesi kesinleşmiş Malatyaspor'a karşı Galatasaray'dan beklenen, farklı galip gelmesi ve oyunu domine etmesiydi.
En önemlisiyse saha içi dizilişinin doğru olmasıydı. Çıkan 11'de Berkan, Taylan ve Pulgar birbirine benzeyen profiller. Bir de Malatyaspor topu G.Saray'a bırakınca çetrefilli ve içinden çıkılamaz bir oyun ortaya çıktı. Sarı-kırmızılılar yine set hücumu geliştiremedi.
Yerleşik, organize olmuş bir savunmaya hücum etmek farklıdır ve onun da parametreleri vardır. Bunu doğru yapamadığı gibi Halil'e de top getiremediler.
Gereken 8 numara desteği Berkan ve Taylan'dan gelmeyince Galatasaray Babel ve Kerem ile bireysel çözüm aradı. Nitekim ilk yarıda yalnızca bir tane gol pozisyonu üretebildiler.
İkinci yarıya iyi başlayan, domine eden, baskı sonrası kaptığı toplarla direkt rakip kaleye giden sarı-kırmızılılar iki gol buldu, iki de net fırsat kaçırdı.
Oyun Galatasaray'ın elinde ve takım ritim yakalamışken 67. dakikada anlamsız bir Gomis-Cicaldau değişikliği oldu. Halil'in Gomis ile yer değiştirmesi enteresan... Eğer Gomis hamlesi olacaksa Halil ile birlikte çift santrforlu düzene dönülmesi gerekirdi.
Torent korkmamalı... Genç oyuncuların böylesine maçlarda değerlendirilmesi gerekir. Hafta içi U19'dan alınan ve Dinamo Kiev'e karşı oynatılan bazı oyuncuların 11'e alınıp, bazıları da hamle oyuncusu olarak düşünülebilirdi.
Çalıştırdığı takım Galatasaray... En kötü zamanda bile tribünlerin dolu olduğu, ciddi atmosfer yaratan, takımını yalnız bırakmayan tribüne gelmiş insanlara karşı sorumluluğu olmalı hocanın.
Taraftarın kulübe duyduğu saygı ve sevgiyi bir teknik adamın da oynatacağı oyun ve hücum çeşitliliğiyle taraftara göstermesi en önemlisi... Taraftar bunun için tribüne gelir. Ligi kaçıncı sırada bitirirse bitirsen, her şartta top ayağındayken Galatasaray'ın daha agresif olmasını ister takımından.
Hep bir garanticilik, hep mevkisel oyuncu değişiklikleri, hiç fark yaratmayan kurgular. Bir teknik adamın bunları iyi irdelemesi gerekir. Rakibin önlem alamadığı, düşünemediği kurguları oynatması gerekir takımına.
Zaten Torrent geldiğinden bu yana geçen 3-4 ayda bu farkı yaratamadığı ve cesur olamadığı için sarı-kırmızılı takımda ne bir değişim yaşandı, ne de takım bir gelişim gösterebildi.
Takıntılı Torrent | LEVENT TÜZEMEN
Galatasaray'da iş başına gelecek yönetim, Taylan ile Berkan'ın yerine orta sahayı yönetebilecek, oyun katacak isimleri transfer etmeyi şimdiden tamamlamalı.
Taylan ile Berkan sezon başından beri beceri ve yetenek olarak hiç katkı vermediler.
G.Saray, şampiyon olduğu dönemlerde Melo ve Fernando'nun ekmeğini fazlasıyla yedi. İki Brezilyalı, sadece orta alana; güç, enerji ve akıl katmadılar, skora da attıkları gol ve yaptıkları asistlerle katkı verdiler.
Futbolda kanatları hızlı oyuncularla kullanmak, çok önemli.
Bruma, Rodrigues, Yasin ve Onyekuru'nun şampiyonluklara etkilerini düşünürsek G.Saray için Kerem çok büyük değer taşıyor.
Malatya maçında dağınık oynayan G.Saray'ı hücumda etkili hale getiren tek isim Kerem oldu. Genç yıldız, tükenmeyen enerjisi ile, sol taraftan yaptığı bindirmelerle G.Saray'ın galibiyet almasını sağladı.
Malatya'ya karşı, çift santrfor oynamayı düşünmeyen Torrent'in maç 2-0 olduktan sonra bütün hücum aksiyonlarının içinde olan ve mükemmel bir kafa golü atan Halil'i çıkartıp Gomis'i alması bilgisizliğinin, beceriksizliğinin ve çapsızlığının kanıtıydı.
Gomis-Halil ikilisi birlikte oynasalar G.Saray, skoru daha da büyütürdü.
Ayrıca maç boyu hatasız oynayan ve geriden attığı uzun toplarla Kerem'i rakip ceza sahasında toplarla buluşturan Pulgar'ın da erken alınması Torrent'in takıntısıydı.
Oysa Berkan-Taylan pozisyon hataları yapıyor, çok kayıpla oynuyorlardı.
Bu ikiliden birine dokunamayan Torrent, Pulgar'ı çıkarınca G.Saray'ın ritmi de bozuldu.
Oysa oyuna Gomis girmeli, Halil ile çift santrfor oynamalı ve Berkan çıkmalıydı. Muslera'nın artık riskli oynamaması gerekiyor. Sıkışık pozisyonlarda topu taca atmak ayıp sayılmıyor.
Kerem, tükenmeyen enerjisi ile G.Saray'ı galibiyete götüren isimlerdendi.
Şikayet | SERKAN KORKMAZ
Berbat bir ilk yarı izledik. İki hedefsiz takım rahat rahat toplarını oynar ve iyi bir maç ortaya çıkabilirdi ama ilk 45 dakika, ekran başında (benim gibi) işi gereği maç izleyenler kaldı sadece.
Torrent de belli ki malum sonunun farkında. Tazminatını alıp gidecek bir teknik adam dahi hem Dinamo Kiev hem de dün akşamki maçta "gençleşmeye" daha çok önem verirdi.
Misal; Torrent, Barış Alper'i ilk on bir oynatsa ne kaybederdi ki?
"Denk güçlerin mücadelesi" şeklinde geçen ilk yarı belli ki biraz olsun utanmaya yol açmış olmalı ki sarı kırmızılılar ikinci yarıya hızlı başladı.
Babel ve Halil'in golleriyle iki farklı üstünlük gelince stat derin bir "oh" çekti.
Galatasaray'da satışıyla para getirecek bir elin parmağı kadar oyuncu yok. Kerem ve Marcao da satılırsa, önümüzdeki sezonun şampiyonluk hedefiyle başlaması için üst düzey 7-8 oyuncu transferi şart olacak.