
REHA KAPSAL - SİS...
Alanya galibiyeti sonrası hedef güncellemesi ve lig ikinciliği için direkt rakibi olan Konyaspor karşısında Fenerbahçe'nin tek düşüncesi galibiyetti. Konyaspor da Trabzonspor'un kaybettiği haftada bir adım yukarıya yaklaşmak ve de en önemlisi lig ikinciliği iddiasını koruyup, rakipleriyle puan farkını korumak amacındaydı. Ligin boyunun kısaldıkça, alınacak 3 puan hayati önem taşıyordu.

Fenerbahçe ilk yarıda oyuna istediği şekilde giremedi. Mesut ve İrfan'ın temposuz oyunu ve topa sahip olduklarında takım adına pas ağalarını oluşturamamaları buna en büyük sebepti. Fenerbahçe, rakip yarı alanda daha çok topla oynamasına rağmen çok gol pozisyonu üretemedi. Bunun sebebi de hücum kombinasyon çeşitliliğinin eksikliğiydi.

Bu organize olamamamış, topa sahip olarak oynanan oyun esasen eldeki kadronun yapısına baktığında çok uygun da değildi. Nitekim Alanya deplasmanında daha direkt hücumlarla oyanan oyunla farklı skor alınmıştı. Mesut gibi heyecanını kaybetmiş, performans yaşı geçmiş bir oyuncunun yerine genç Arda'nın önünü açmak daha doğru tercih olacaktır.

Konyaspor gibi özellikle savunma merkezindeki eksiklikten dolayı Musa ve Adil'le oynanan bir oyunda Fenerbahçe, zafiyeti burada yaratıp o oluşturacağı alanda aşırı yüklenmeyi yapıp, pozisyon bulmak için Berisha ile oynayabilirdi.

İki santrforlu oyun rakibin de düşünmediği, önlem alamadığı bir oyun stratejisi de olabilirdi. Çünkü antrenörlükte bilinmeyeni, düşünülmeyini saha içinde uygulamak rakibi şoklamak, şaşırtmak en önemli planların ve becerilerin başında gelmektedir.









