
REHA KAPSAL - DOLUDİZGİN
Bir yanda son haftaların formda takımı Fenerbahçe diğer yanda küme düşmesi kesinleşmesi için matematiksel durumu beklenen Göztepe... Tabii ki bu maçın tartışmasız favorisi sarı-lacivertlilerdi. Son haftalarda oyununu geliştiren ve mücadele gücünü artıran takıma, derbi maçından sonra taraftarlar yine takımını yalnız bırakmadı.

Oyuna bir anda yapılan yüksek şiddetli presle başlayan sarı-lacivertliler golü de erken buldu. Şimdi, golden sonraki süreçte oyunun istenilen seviyenin altına düşmesindeki etkenleri sıralayalım. Maçın başındaki pres anlayışının sürdürebilirliğini ön alan oyuncuları karşılayamadı.

Orta saha oyuncuları da doğru konumlanmayıp, destek vermedi.
Rakibe ve topa yüzde 100 baskıyla gidilmedi. Kim ile Serdar'ın savunmayı uzakta kurmasıyla takımın mesafesi ve boyu uzadı. Göztepe, Fenerbahçe hatları arasına daha rahat toplar soktu. Göztepe, bu baskıyı kırdıktan sonra da çok net pozisyonlar yakaladı.
Burada skorun Fenerbahçe lehine kalmasındaki en büyük faktör Altay'ın yaptığı kurtarışlardı.

Tabii ki futbolda her tercih bir şeylerden vazgeçiştir. Pelkas'ın sakatlığından sonra Szalai'nin alınması takımın hücum gücünü zayıflattı. Bu değişiklik ancak son 20 dakikada, çok baskı yerseniz yapılacak bir alternatiftir. Pelkas yerine Arda girebilir, Mert Hakan sol çizgiye geçebilirdi.

Arda'yı Serdar Dursun'un arkasına çekebilirdi. Szalai yerine Valencia da girebilir ve bu iki mevkide de görev yapabilirdi.













