G.SARAY YÜREKLER ACISI - ERMAN TOROĞLU
Futbolda bu iş böyledir. İki maç oynanıyor aynı anda. Galatasaray maçına fazla bakmıyorum sebebi basit. Çünkü Galatasaray'ın iddiası yok. Neredeyse düşme hattına inecek. Haliylen liderin maçına bakıyorsunuz. Orda da enteresan işler oldu. Güzel goller, ölümüne mücadele, güzel hareketler, ama kopuk kopuk.
Galatasaray karşılaşmasına baktım arada. Hali yürekler acısı. Teknik kadrosu en başta Fatih, zaten hakemler diye diye takımı da bitirdiler. Futbolcular dedik ki "Nasıl olsa Fatih hoca dahil bizi kusurlu bulmuyor, biz iyiyiz hakemler kötü." İşte dün gece Adana Demirspor "Al sana hakemler" dedi. Galatasaray başkanı ve yönetimi teknik heyet konusunda herhalde bazı uygulamalara geçeceklerdir.
12 VE 21 - SERKAN KORKMAZ
Yine golsüz berabere biten bir ilk yarı vardı ama bu kez son haftalardakine göre "bi' tık" daha iyi bir Galatasaray izlemiştik, doğrusunu söylemek gerekirse. Bekler ya maç sıklığından ya da form durumlarından dolayı değişmiş ve bu durum (ben dahil) hiç kimse tarafından yadırganmamıştı. Tıpkı Diagne ve Feghouli'nin yokluklarının yadırganmadığı gibi… İkinci yarıya hızlı giren Galatasaray Adana'da öne geçeceği hissini uyandırmaya başlamıştı ki kalesinde kendi futbolcusu Yunus Akgün'ün golünü gördü.
Soruyorum; hoyratça Demirspor'a kiralanan Yunus, mevkisinde yer işgal eden ya da beğenilen hangi Galatasaraylı futbolcudan daha kötü (ilginçtir cümle bitti Yunus, muazzam bir gol daha attı)? Futbol, hayata dair o kadar çok ibretlik hikaye barındırıyor ki…
Yunus'un dün akşamki unutulmaz performansı kariyerinde çoktandır hak ettiği çıkışı sağlayacak gibi duruyor. Galatasaray'da mevcut yönetim, teknik heyet ve oyuncu grubu için Mart ayındaki Avrupa maçlarına kadar "su kaynatmadan" ilerlemek artık çok ama çok zor.