Küresel arz sıkıştı, petrolde günlük 5,7 milyon varil düşüş! Türkiye güneşte 28 kat büyüme kaydetti
Küresel petrol piyasasında arz şokunun etkisi derinleşiyor. IEA, Orta Doğu çatışmaları ve ABD-İran çıkmazı nedeniyle Brent'in 9 Eylül'de 113,48 doları gördüğünü açıkladı. Türkiye ise aynı dönemde güneş ve rüzgârda güçlü bir sıçrama yaptı; güneş 10 yılda 28 kat büyüdü.
Küresel enerji piyasaları Orta Doğu'daki çatışmalar, Rusya-Ukrayna Savaşı ve petrol akışlarındaki kesintilerin oluşturduğu arz şokuyla sarsılırken, Türkiye enerji arz güvenliğini güçlendirecek yenilenebilir enerji yatırımlarını büyütüyor.
IEA'nın 11 Eylül'de yayımladığı Eylül 2026 Petrol Piyasası Raporu, küresel petrol piyasasında arz sıkışıklığının derinleştiğine ve petrol stoklarının hızla eridiğine işaret ederken, Türkiye'de güneş ve rüzgâr enerjisinin elektrik üretimindeki payı son 10 yılda önemli ölçüde arttı.
Küresel petrol piyasasında arz dengesi yeniden hesaplanıyor. (Fotoğraflar: Takvim Foto Arşivi)
KÜRESEL PETROL PİYASASINDA ARZ ŞOKU DERİNLEŞİYOR
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Orta Doğu'daki çatışmalar ve ABD ile İran arasındaki müzakerelerde ilerleme sağlanamaması nedeniyle küresel petrol piyasasında arz sıkışıklığının derinleştiğini bildirdi.
IEA'nın 11 Eylül'de yayımladığı Eylül 2026 Petrol Piyasası Raporu'na göre küresel petrol talebinin 2026'da günlük 2,5 milyon varil azalması bekleniyor. Böylece kuruluş, geçen ayki tahminini günlük 940 bin varil aşağı yönlü revize etti.
Raporda, ABD ile İran arasındaki müzakerelerde devam eden çıkmazın petrol akışlarının normalleşmesini 2027'ye ötelemesinin yanı sıra Orta Doğu'daki arz kesintileri ve yüksek akaryakıt fiyatlarının küresel petrol tüketimini baskıladığı belirtildi.
IEA, petrol talebinin 2027'de günlük 2,6 milyon varil artarak bu yıl yaşanan kaybı büyük ölçüde telafi etmesini bekliyor.
Ağustos verileri OPEC+ üretiminde hedeflerle gerçekleşen rakamlar arasındaki farkı ortaya koydu.
KÜRESEL PETROL ARZI GÜNLÜK 5,7 MİLYON VARİL AZALACAK
IEA raporuna göre küresel petrol üretimi ağustosta bir önceki aya göre günlük 1,6 milyon varil azalarak 100,1 milyon varile geriledi.
Körfez bölgesinde günlük 10 milyon varilden fazla üretimin güvenlik riskleri nedeniyle devre dışı kalması, küresel arz üzerindeki baskının temel unsurlarından biri oldu.
IEA, küresel petrol arzının 2026 genelinde günlük 100,7 milyon varil seviyesinde gerçekleşmesini ve geçen yıla göre günlük 5,7 milyon varil azalmasını öngörüyor.
Raporda Körfez üretimindeki toparlanmanın 2027'ye ertelendiği belirtilirken, küresel petrol üretiminin gelecek yıl günlük yaklaşık 8 milyon varil artmasının beklendiği kaydedildi.
BRENT 113,48 DOLARI GÖRDÜ
Petrol piyasalarındaki arz sıkışıklığı fiyatlara da yansıdı.
Rapora göre Kuzey Denizi Dated Brent petrolünün ortalama fiyatı ağustosta varil başına 91 dolara yükseldi. Brent, 9 Eylül'de ise 113,48 dolar seviyesine kadar çıktı.
IEA, raporun hazırlandığı sırada Brent vadeli kontratlarının yaklaşık 105 dolar seviyesinde işlem gördüğünü ve bu fiyatın savaş öncesi seviyelerin yüzde 45 üzerinde bulunduğunu bildirdi.

ASIL BASKI DİZELDE
IEA, petrol piyasasındaki mevcut krizin özellikle rafine ürünlerde daha belirgin hâle geldiğine dikkati çekti.
Küresel petrol talebinin yaklaşık yüzde 30'unu oluşturan dizel ve motorinin fiyatı ABD'de eylül ayının başında varil başına 200 doların üzerine çıktı. Bu seviyenin savaş öncesi fiyatların yüzde 94 üzerinde olduğu belirtildi.
Avrupa ve Asya piyasalarında da benzer fiyat baskılarının görüldüğünü aktaran IEA, ham petrol ile rafine ürün fiyatları arasındaki farkın Atlantik havzasında rafineri marjlarını rekor seviyelere taşıdığını bildirdi.
Körfez ülkelerinin rafine ürün ve LPG ihracatının şubat ayına kıyasla yaklaşık yüzde 60, başka bir ifadeyle günlük 3,7 milyon varil azaldığı kaydedildi.
Körfez ülkeleri ile Rusya'nın dizel ve motorin net ihracatının ağustosta şubat ayına göre günlük 1,6 milyon varil daha düşük gerçekleştiği belirtildi.
PETROL STOKLARI 507 MİLYON VARİL ERİDİ
Arz kesintilerinin etkisini sınırlamak amacıyla petrol stoklarının önemli bir tampon görevi gördüğü belirtilen raporda, ancak bu tamponun da hızla daraldığına işaret edildi.
IEA verilerine göre küresel gözlemlenen petrol stokları ağustosta 95 milyon varil daha azaldı. Böylece savaşın başlangıcından bu yana küresel petrol stoklarındaki toplam düşüş 507 milyon varile ulaştı.
Söz konusu miktarın günlük ortalama 2,8 milyon varillik stok çekişine karşılık geldiği belirtildi. Sadece ağustos ayında stoklardaki azalış günlük ortalama 3,1 milyon varil oldu.
IEA'DAN DAHA FAZLA SIKIŞMA UYARISI
IEA, küresel rafinaj sisteminin kapasitesinin sınırlarına yaklaştığını ve petrol stoklarındaki tamponun giderek küçüldüğünü belirtti.
Orta Doğu'daki çatışmaların yanı sıra Rusya-Ukrayna Savaşı'nın da petrol piyasası üzerindeki baskıyı artırdığı bildirildi.
Raporda, petrol akışlarının yeniden normalleşmesi için Orta Doğu'daki çatışmanın sona ermesi ve Rusya-Ukrayna Savaşı'na ilişkin gelişmelerin önem taşıdığı vurgulandı.
IEA, mevcut koşulların devam etmesi hâlinde petrol piyasasında daha fazla sıkılaşma ve buna bağlı olarak yüksek fiyatların talebi daha fazla baskılama riskinin bulunduğu değerlendirmesinde bulundu.

TÜRKİYE'DE RÜZGÂR VE GÜNEŞ 10 YILDA KATLANDI
Küresel petrol piyasası arz şokuyla karşı karşıyayken Türkiye'de enerji üretiminde rüzgâr ve güneşin ağırlığı son 10 yılda belirgin şekilde arttı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının verilerine göre güneş enerjisinin elektrik üretimindeki payı 2016-2026 döneminde 28 kat artarak yüzde 11,6'ya çıktı. Rüzgârın elektrik üretimindeki payı da 10 yıl önceki yüzde 5,7 seviyesinden yüzde 12,1'e yükseldi.
Böylece güneş ve rüzgârın elektrik üretimindeki toplam payı önemli ölçüde büyürken Türkiye'nin enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi yönündeki dönüşümü de hız kazandı.

MİLLİ ENERJİ POLİTİKASIYLA DÖNÜŞÜM HIZLANDI
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Türkiye'nin son dönemde güneş ve rüzgâr enerjisi yatırımlarında sağladığı ivme, bu kaynakların elektrik üretimindeki payını da ciddi oranda artırdı.
2016'da ortaya konan "Milli Enerji ve Maden Politikası" ile yalnızca petrol ve doğal gazda değil, güneş ve rüzgâr enerjisinde de Türkiye'nin gücü yeni seviyeye taşındı.
Güneşin 2016'da yüzde 0,4 olan elektrik üretimindeki payı, Temmuz 2026 itibarıyla 28 kat artışla yüzde 11,6'ya çıktı. Rüzgârın 10 yıl önce yüzde 5,7 olan elektrik üretimindeki payı da aynı dönemde 1,1 kat artışla yüzde 12,1'e yükseldi.
KURULU GÜÇTE GÜNEŞ VE RÜZGÂRIN PAYI YÜZDE 33,8
Elektrik üretimindeki pay artışlarına benzer tablo, güneş ve rüzgâr kurulu gücünde de ortaya çıktı.
Türkiye'nin elektrik kurulu gücü, bu yıl temmuz sonunda 126 bin 476 megavata yükseldi. Bu dönemde kurulu güçte 27 bin 507 megavatla güneşin payı yüzde 21,7'ye çıkarken 15 bin 358 megavata ulaşan rüzgârın payı da yüzde 12,1 olarak kayıtlara geçti.
Güneş ve rüzgâr kurulu gücünün toplamı bu dönemde yüzde 33,8'lik pay ile 42 bin 865 megavata yükseldi.
GÜNEŞTEN ÜRETİMDE TEMMUZ REKORU
Güneş enerjisinden elektrik üretimi, haziranda kırılan rekorun ardından temmuzda da yeni bir rekor kırdı.
Temmuzda güneş enerjisi kaynaklı elektrik üretimi 5,37 milyar kilovatsaat ile aylık bazda tüm zamanların en yüksek değeri olarak kayıtlara geçti.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar
"TÜRKİYE'NİN RÜZGÂRINI VE GÜNEŞİNİ MİLLETİMİZİN ENERJİSİNE DÖNÜŞTÜRECEĞİZ"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin enerjisinde son 10 yılda büyük bir dönüşüm gerçekleştirdiklerini belirterek şunları kaydetti:
"Güneşin elektrik üretimindeki payını 28 kat artırarak yüzde 11,6'ya, rüzgarın payını ise yüzde 12,1'e yükselttik. Güneş ve rüzgarda toplam kurulu gücümüz yaklaşık 43 bin megavata ulaştı. Bu dönüşüm, Enerjide Tam Bağımsız Türkiye hedefimizin yanı sıra daha temiz bir enerji geleceği için attığımız somut adımların da güçlü bir göstergesidir. Yenilenebilir enerjide elde ettiğimiz bu büyük başarıyı, Antalya'da düzenleyeceğimiz COP31'de ortaya koyacağımız yeni hedeflerle daha ileri bir seviyeye taşıyacağız. Türkiye'nin rüzgarını ve güneşini milletimizin enerjisine dönüştürmeye, güvenilir, temiz ve uygun maliyetli enerjiyi herkes için erişilebilir kılan güçlü bir altyapı inşa etmeye devam edeceğiz."

RAFİNERİ ÜRETİMİ YILLIK BAZDA 4,2 MİLYON VARİL DÜŞTÜ
Küresel rafineri üretimi ağustosta yaz döneminin zirvesine ulaşarak günlük 81,4 milyon varil oldu. Bu, bir önceki aya göre günlük 960 bin varillik artış anlamına gelirken Orta Doğu, Rusya ve Asya'daki ham petrol ithal eden ekonomilerde yaşanan kayıpların etkisiyle geçen yılın aynı döneminin günlük 4,2 milyon varil altında kaldı.
IEA, küresel rafineri üretiminin 2026'da günlük 2,6 milyon varil azalarak 81,5 milyon varile gerilemesini bekliyor. Rafineri marjları, ağustosta keskin yükselen dizel fiyat farklarının etkisiyle rekor seviyelere ulaşırken artan navlun maliyetlerinin Singapur'daki kârlılığı olumsuz etkilediği belirtildi.
AMERİKA KITASINDAKİ BEŞLİDEN ÜRETİM ARTIŞI
Küresel petrol arzındaki düşüşe rağmen OPEC+ dışındaki üretim artışının önemli bölümünün Amerika kıtasındaki beş ülkeden gelmesi bekleniyor. Bu ülkelerin toplam üretiminin 2026'da günlük 1,4 milyon varil, 2027'de ise günlük 1 milyon varil artacağı öngörülüyor.

HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAKİ KESİNTİLER DİZELİ VURDU
Körfez ülkelerinden dizel ve gazyağı net ihracatı ağustosta günlük ortalama 390 bin varile geriledi. Bu miktarın savaş öncesi seviyelerin dörtte birinden biraz fazla olduğu belirtildi.
Hürmüz Boğazı'ndan geçen akışların ciddi şekilde kısıtlı kalması, Rusya'nın rafineri sistemindeki aksamalar ve Ukrayna'nın yoğunlaşan saldırıları ürün ihracatındaki kayıpları artırdı. Rusya'nın ürün ihracatının neredeyse tamamen durması da küresel piyasadaki sıkışıklığı derinleştirdi.
Ağustosta Körfez ülkeleri ile Rusya'nın dizel ve gazyağı net ihracatı, şubat ayına kıyasla günlük 1,6 milyon varil daha düşük gerçekleşti. Şubat ayında bu ülkelerin küresel deniz yoluyla yapılan ticaretin yaklaşık yüzde 45'ini oluşturduğu belirtildi.
Körfez ülkelerinin toplam petrol ihracatının da ağustosta günlük yaklaşık 13 milyon varile gerilediği tahmin edildi. Bu seviyenin savaş öncesi miktarın neredeyse yarısına karşılık geldiği kaydedildi.
Buna karşın ham petrol kayıplarının, Boğaz'ı bypass eden akışların artması ve Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan akışları koruyan ABD askerî refakatleri sayesinde yüzde 45'in biraz altında kaldığı ifade edildi.
DENİZDEKİ PETROL STOKLARI 65 MİLYON VARİL AZALDI
Küresel petrol stoklarındaki gerilemede deniz üzerinde taşınan petrol miktarındaki düşüş de etkili oldu. Orta Doğu'dan gelen tanker trafiğine yönelik saldırıların yeniden başlamasıyla su üzerindeki petrol hacmi ağustosta 65 milyon varil azaldı.
OECD dışı ülkelerin stokları, Çin'in öncülüğünde 52 milyon varil gerilerken OECD stokları 23 milyon varil arttı. OECD ülkelerindeki artışta ticari tanklardaki yükselişin devlet stoklarında yaşanan 19 milyon varillik düşüşü fazlasıyla telafi etmesi etkili oldu.
PETROL TALEBİNDEKİ DÜŞÜŞ YIL İÇİNDE YAVAŞLAYACAK
IEA, küresel petrol talebindeki düşüşün yılın ikinci yarısında kademeli olarak hız kesmesini bekliyor. Günlük 2,5 milyon varillik düşüşün 2026'nın ikinci çeyreğindeki 5,3 milyon varillik daralmadan üçüncü çeyrekte 3,4 milyon varile, dördüncü çeyrekte ise 2 milyon varile gerilemesi öngörülüyor.
TÜRKİYE'NİN YENİLENEBİLİR ENERJİ HAMLESİ
Küresel petrol piyasasında arz güvenliği tartışmaları sürerken Türkiye'de güneş ve rüzgâr enerjisindeki büyüme enerji arzının çeşitlendirilmesi açısından dikkat çekiyor.
Berat Albayrak
Güneş enerjisinin elektrik üretimindeki payı 2016'daki yüzde 0,4 seviyesinden Temmuz 2026 itibarıyla yüzde 11,6'ya yükselirken rüzgârın payı da yüzde 5,7'den yüzde 12,1'e çıktı. Böylece güneşin payı 28 kat arttı.
Bu yapı, petrol piyasasında yaşanan arz şoklarının etkisinin küresel ölçekte derinleştiği bir dönemde Türkiye'nin yenilenebilir kaynaklara dayalı elektrik üretimini artırdığını ortaya koyuyor.
BERAT ALBAYRAK DÖNEMİNDE YENİLENEBİLİR ENERJİ HAMLESİ
Berat Albayrak'ın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı döneminde 2017 yılında "Milli Enerji ve Maden Politikası" hayata geçirildi. Politikada enerji ithalatına bağımlılığın azaltılması ve yerli kaynakların enerji portföyündeki payının artırılması hedeflendi.
Bu dönemde güneş ve rüzgâr enerjisi için Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) modeli devreye alındı. Karapınar Güneş YEKA ihalesi 2017'de gerçekleştirilirken, aynı yıl rüzgâr YEKA ihalesi de yapıldı.
Albayrak döneminde rüzgâr ve güneş enerjisinin kurulu gücünün daha da artırılması hedeflendi. 2017 sonunda Albayrak, önümüzdeki 10 yıl içinde rüzgâr ve güneşin her biri için 10 bin megavat ilave kurulu güç hedeflediklerini açıklamıştı.
Yine aynı dönemde Türkiye'nin enerji teknolojilerinde yerlileşmesi amacıyla güneş paneli üretimi ve Ar-Ge yatırımlarına yönelik adımlar atıldı.


