Küresel enerji krizine karşı Türkiye masada: İstanbul'daki dev zirve öncesi Hürmüz bağımlılığını bitirecek 3 rota

Türkiye doğru zamanda, doğru politikaları devreye aldığı için enerji krizlerini yönetebilen nadir ülkelerden biri oldu. Tüm bunların stratejisi 2016'da Berat Albayrak'ın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı döneminde hazırlanan 'Milli Enerji ve Maden Politikası'yla çizildi. Rusya-Ukrayna savaşıyla başlayan ve Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla küresel pazarlarda derinleşen arz krizi üzerine, Türkiye güvenli liman ve stratejik merkez konumuyla dünya enerji mimarisini yeniden inşa edecek 3 dev boru hattı projesini masaya koydu.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Küresel enerji krizine karşı Türkiye masada: İstanbul'daki dev zirve öncesi Hürmüz bağımlılığını bitirecek 3 rota
ai haber özet Hızlı Özet Göster
  • Son yıllarda enerji arz güvenliğini tehdit eden krizler, Türkiye'nin 2016'da belirlediği 'tam bağımsızlık' vizyonunun önemini vurguladı.
  • Rusya-Ukrayna savaşı ve Hürmüz Boğazı krizi, enerji sisteminde taşıma altyapısının önemini gösterdi.
  • Türkiye, enerji krizlerini yönetebilme yeteneğiyle öne çıkan ülkelerden biri oldu ve 'Milli Enerji ve Maden Politikası' stratejisiyle krizleri fırsata çevirdi.
  • Türkiye, yeni enerji rotaları önerileriyle küresel enerji mimarisinde stratejik bir konum elde etmeyi hedefliyor.
  • Türkmen doğalgazı, Irak petrolü ve Katar gazına yönelik projeler, Türkiye'nin enerji ticaretinde alternatif rotalar oluşturma çabalarının bir parçası.

Dünyada son 6 yılda enerji arz güvenliğini tehlikeye atan krizler Türkiye'nin 2016'da ortaya koyduğu 'tam bağımsızlık' vizyonunun önemini bir kez daha ortaya koydu. Pandemi sonrası toparlanma sürecinde Rusya-Ukrayna arasında başlayan savaşla birlikte Avrupa'ya gaz akışının durması sanayiyi felç etti.

Krizle birlikte AB ülkeleri enerjide tek bir kaynağa bağımlılıktan kurtulmak için alternatif yollar aramaya başladı. Enerji sektörü, Rusya-Ukrayna krizinin yankıları bitmeden bu kez Orta Doğu'daki çatışmalarla yeniden darboğaza girdi. Şimdi dünya, tedarik zincirlerinde kırılmalar, jeopolitik gerilimler ve fosil yakıt fiyatlarındaki sert dalgalanmaların gölgesinde tarihinin en zorlu sınavlarından birini veriyor. Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla günlük yaklaşık 21 milyon varil petrol ve dünya sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracatının kritik bir kısmının kesintiye uğraması varil fiyatlarını yükseltti. Enerji altyapılarına ve alternatif geçiş hatlarına yönelik saldırılar, arz zincirini kırdı.

Son yıllarda enerji arz güvenliğini tehdit eden krizler, Türkiye'nin 2016'da belirlediği 'tam bağımsızlık' vizyonunun önemini vurguladı. (Haberin fotoğrafları Takvim Foto Arşiv, Sabah ve AA'dan alınmıştır.)

Ukrayna Savaşı ile başlayan ve Hürmüz kriziyle derinleşen kriz enerji sisteminde üretim kapasitesi kadar taşıma altyapısının da önemli olduğunu gösterdi. Dolayısıyla küresel enerji mimarisindeki mevcut kırılganlıklar görünür oldu. Küresel piyasalarda, alternatif hatlar, farklı üretim merkezleri ve yeni tedarikçilerin yer aldığı bir sistemin inşası zorunlu hale geldi.

YENİ MİMARİDE ÖNE ÇIKAN ÜLKE

Peki ya Türkiye bu süreçlerden nasıl etkilendi? Sabah'tan Dilek Güngör'ün haberine göre, Türkiye doğru zamanda, doğru politikaları devreye aldığı için enerji krizlerini yönetebilen nadir ülkelerden biri oldu. Tüm bunların stratejisi 2016'da Berat Albayrak'ın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı döneminde hazırlanan 'Milli Enerji ve Maden Politikası'yla çizildi.

Küresel enerji krizine karşı Türkiye masada: İstanbul'daki dev zirve öncesi Hürmüz bağımlılığını bitirecek 3 rota-3

O dönemde bakan yardımcısı olan, daha sonra bakanlık koltuğuna oturan Alparslan Bayraktar da enerji diplomasisiyle krizlerin Türkiye açısından fırsata çevrilmesini sağladı. Petrol ve gazda kaynak çeşitlendirmesi, alternatif boru hatlarının inşası, kendi filosuyla derin denizlerde petrol-gaz araması, yenilenebilir enerji yatırımları, LNG altyapısının güçlendirilmesi, nükleer enerji santralleri uzun vadeli stratejinin ürünüydü. Ayrıca, Asya ve Avrupa'yı birbirine bağlayan konumu, boru hatları deneyimi, NATO şemsiyesiyle güvenlik zemini de Türkiye'yi farklı enerji kaynaklarının kesiştiği bölgesel merkez olarak konumlandırdı.

Türkiye, şimdi de yeni alternatif rota önerileriyle küresel enerji mimarisinin en stratejik rotası haline gelecek. Halihazırda, Rusya'dan iki, Azerbaycan'dan iki, İran'dan bir olmak üzere toplam 5 boru hattından doğalgaz ihraç eden Türkiye, 2 petrol boru hattıyla da Azeri ve Irak petrolünü dünya pazarlarına taşıyor. Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Ham Petrol Boru Hattı, Azeri petrolünü Gürcistan üzerinden Ceyhan'a ulaştırıyor. Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı, Kerkük ve diğer bölgelerdeki petrolü Ceyhan'a taşıyor. Trans-Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı (TANAP), Azerbaycan gazını Türkiye üzerinden Avrupa'ya iletiyor.

Küresel enerji krizine karşı Türkiye masada: İstanbul'daki dev zirve öncesi Hürmüz bağımlılığını bitirecek 3 rota-4

TürkAkım Doğal Gaz Boru Hattı, Rusya'dan Türkiye'ye, oradan da Avrupa'ya uzanıyor. Mavi Akım, Rus gazını Karadeniz'in altından Türkiye şebekesine bağlıyor. Şah Deniz Doğalgaz Boru Hattı da Azerbaycan gazını Türkiye'ye ulaştırıyor. Hürmüz krizi sonrasında küresel gaz ticaretinin belirli dar boğazlara ve sınırlı sayıda ihracat noktasına bağımlılıktan çıkması için Türkiye yeni alternatifleri masaya koymuş durumda. Bu projelerden ilki Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın uzun zamandır çaba gösterdiği, Türkmen doğalgazını Hazar üzerinden Türkiye'ye, oradan da Avrupa'ya götürecek boru hattı. Türkmenistan, yaklaşık 50 trilyon metreküp doğalgaz rezervi ile dünyanın dördüncü en büyük kaynağına sahip. Doğalgazının büyük çoğunluğunu Çin'e ithal ediyor. Trans-Hazar Boru Hattı şimdiye kadar bölge ülkeleri arasındaki görüş ayrılıklarından dolayı yapılamadı. Ancak Hürmüz krizinin ardından önemi ortaya çıktı. Proje hayata geçerse, Türkiye, Hazar bölgesini Doğu ve Güney Avrupa'ya bağlayacak.

IRAK PETROLÜ ALTERNATİFİ

İkinci proje Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı'nın Basra'ya kadar uzatılması. Irak, petrolünün yaklaşık yüzde 60'ını, ülkenin güneyindeki bu bölgede üretiyor. Basra Havzası günde 3.3 milyar varile kadar petrol üretebilen, dünyanın en zengin rezervlerinin olduğu bir yer. Irak ve Türkiye arasındaki Kerkük-Yumurtalık hattı 1976'dan bu yana faaliyette.

Hürmüz'den geçemeyen Irak petrolünün günlük 1.5 milyon varili bu hat hayata geçmiş olsaydı, Türkiye üzerinden küresel piyasalara sunulabilirdi.
Basra petrolünün kuzeye bağlanması, Irak petrolünü Hürmüz'e bağımlı olmadan Akdeniz'e ulaştırabilir.

Küresel enerji krizine karşı Türkiye masada: İstanbul'daki dev zirve öncesi Hürmüz bağımlılığını bitirecek 3 rota-5

KATAR'DAN GELECEK HAT

Türkiye'nin üçüncü önerisi de Katar'dan Türkiye'ye uzanan bir doğal gaz boru hattı. Katar'ın yıllık 77 milyon ton kapasiteyle dünyanın en büyük LNG ihracatçısı. LNG akışının neredeyse tamamı Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşiyor. Hürmüz'ün kapanmasıyla birlikte Katar'ın LNG ihracatı fiilen durma noktasına geldi. Ras Laffan tesislerine yönelik saldırılarla kapasitenin yaklaşık yüzde 17'si devre dışı kaldı.

Üretim ve sevkiyat süreçleri aksadı. Katar'ın ihraç pazarlarının yüzde 70'inden fazlası Çin, Hindistan ve Japonya gibi Asya ülkelerine gidiyor. Bölge,A vrupa'nın da önemli tedarik merkezi. Türkiye'nin sunduğu alternatif Katar gazının Hürmüz'e bağımlı olmaksızın dünya piyasalarına ulaştırılması açısından neredeyse zorunluluk haline gelmiş durumda. Esasında boru hattı projesine ilişkin ilk görüşmeler 2008'de yapıldı ancak Arap Baharı nedeniyle askıya alındı. Hürmüz'ün kapatılmasıyla birlikte projenin gerekliliği bir kez daha ortaya çıktı.

Doğal gaz

TÜRKİYE: "ENERJİNİN KALPGAHI"

"Hürmüz Boğazı kaynaklı kriz gösterdi ki yeni enerji rotaları Türkiye'yi bir merkez ülke haline getirebilir." diyerek Türkiye'nin rolüne dikkat çeken Sabah gazetesi yazarı Okan Müderrisoğlu ise, 19 Mayıs tarihli yazısında şu ifadeleri kullandı:

Türkiye olarak 'kazan-kazan' anlayışına dayanan projeler için farklı alternatifler sunuyoruz!" (Alparslan Bayraktar/Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı) 22 Mayıs 2026 Cuma günü, Haliç Kongre Merkezi, uluslararası nitelikli önemli bir toplantıya ev sahipliği yapacak. "İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi." Bu büyük buluşma vesilesi ile küresel sistemin enerji tedarikinde yüzleştiği ağır problemleri ve Türkiye'nin "kalpgâh" konumu ile garanti ettiği arz güvenliğini masaya yatırmakta fayda var. "Enerji sisteminin kalpgâhı" ifadesi ile "Enerji akışının odağındaki" ülkeden söz ediyoruz. Kalpgâh benzetmesi, ülkeler bazında ele alındığında neden özel anlam kazanıyor, kısaca anlatmaya çalışalım. Örneğin,

Küresel enerji krizine karşı Türkiye masada: İstanbul'daki dev zirve öncesi Hürmüz bağımlılığını bitirecek 3 rota-6 Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran'ın asimetrik İHA ve füze saldırılarına karşı hassas petrol, doğal gaz ve enerji tesislerinin etrafını devasa "zırhlı kafeslerle" kaplamaya çalışıyor. Aynı BAE, Hindistan'da 30 milyon varillik stratejik petrol depolama tesisi kurmak üzere anlaşma imzalıyor. Hürmüz Boğazı'na bağımlılığı azaltmak amacıyla yeni bir "Batı- Doğu Petrol Boru Hattı" projesini hızlandırma kararı alıyor.

Küresel enerji krizine karşı Türkiye masada: İstanbul'daki dev zirve öncesi Hürmüz bağımlılığını bitirecek 3 rota-7 AB ise Lefkoşa'da düzenlediği Enerji Bakanları gayri resmî toplantısında, bir süreliğine de olsa kömür santrallerini çalıştırmayı tartışıyor. "Ucuz enerji, enerji güvenliği, şebeke entegrasyonu ve sanayiye takviye rekabet gücü" başlıkları Avrupa'nın başını ağrıtmaya devam ediyor.

Küresel enerji krizine karşı Türkiye masada: İstanbul'daki dev zirve öncesi Hürmüz bağımlılığını bitirecek 3 rota-8 Peki ya Japonya? Japon rafineri şirketi Taiyo Oil, Rus petrolü ithal ediyor. ABD'nin, 18 Haziran'a kadar tanıdığı yaptırım muafiyetinden olabildiğince hızlı şekilde yararlanmaya çabalıyor.

Küresel enerji krizine karşı Türkiye masada: İstanbul'daki dev zirve öncesi Hürmüz bağımlılığını bitirecek 3 rota-9 Çin, cin gibi hareket ediyor. Hayalet tanker filolarını farklı limanlara yönlendirip, bu ülkelerden alım yapıyor. Türkmen gazını, Rus petrolünü boru hatları ile alabiliyor. Stratejik rezervlerini üst seviyede tutarak iç piyasasına ve iş birliği yaptığı ülkelere teminat verebiliyor. Yani… Her ülke başının çaresine bakıyor.

Fatih Sondaj Gemisi

Bu kaotik ortamda Türkiye, oldukça özgün bir yerde duruyor. Haritada görüleceği üzere güvenli enerji hatlarının kesişim noktasındaki ülkemiz, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın "Enerjinin Yüzyılı Vizyonu" ile yepyeni adımlar atmaya hazırlanıyor. Enerji Bakanlığı döneminde Berat Albayrak'ın çerçevesini çizdiği, bugün Bakan Bayraktar'ın sahiplendiği yol haritası, Türkiye'ye eşsiz fırsatlar sunuyor.

Şöyle ki… 1- Yıllardır konuşulan Türkmen doğal gazının Hazar üzerinden Türkiye'ye, Türkiye üzerinden Avrupa'ya ulaşmasını sağlayacak bir boru hattının yapımı artık hayati öncelik haline geldi. Bu hat, Türkiye için yedek bir kaynak oluştururken Avrupa'nın enerji arz güvenliğine de katkı sunacak.

2- Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattının Basra'ya kadar uzatılması da kaçınılmaz gereklilik. Bu proje sadece Türkiye ve Irak için değil, küresel piyasalar açısından da stratejik önemde. Eğer bu hat tamamlanmış olsaydı, şu an Hürmüz'den geçemeyen Irak petrolünün günlük yaklaşık 1.5 milyon varili Türkiye üzerinden küresel piyasalara arz edilebilecekti.

3- Katar'dan, Türkiye'ye bağlanacak bir doğal gaz boru hattı ise Avrupa'dan Asya'ya kadar geniş coğrafya için kalıcı güvence vadediyor. Ve nihayet… Türkiye'nin önerileri sadece petrol ve doğal gaz hatları ile de sınırlı değil. Türkiye, kıtaları aşan elektrik hatlarının hayata geçirilmesi konusunda örnek bir ülke. Nitekim,

Küresel enerji krizine karşı Türkiye masada: İstanbul'daki dev zirve öncesi Hürmüz bağımlılığını bitirecek 3 rota-7 Geçtiğimiz yıl Bakü'de imzalanan Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye- Bulgaristan "Yeşil Elektrik İletimi ve Ticareti Anlaşması" ile Azerbaycan'da üretilen yenilenebilir enerjinin Avrupa'ya ulaştırılması sağlanacak. Şimdi benzer şekilde,

Küresel enerji krizine karşı Türkiye masada: İstanbul'daki dev zirve öncesi Hürmüz bağımlılığını bitirecek 3 rota-8 Suudi Arabistan'dan Türkiye'ye kadar uzanan, bölge ülkeleriyle "entegre elektrik iletim hattı" üzerinde çalışılmakta. Bu bağlantı gerek Türkiye gerekse Avrupa için alternatif bir enerji koridoru olmaya aday.

Küresel enerji krizine karşı Türkiye masada: İstanbul'daki dev zirve öncesi Hürmüz bağımlılığını bitirecek 3 rota-8

TÜRKİYE'NİN ROLÜ TARTIŞILACAK

Küresel enerji piyasalarında Hürmüz şoku ve yeni enerji mimarisi tartışmaları sürerken Türkiye ortaya koyduğu alternatif çözüm önerileri ve bölgedeki siyasi gücüyle öncü rol oynamak istiyor. Küresel enerji dengelerini etkileyen bölgesel gerilimlerin arttığı kritik bir dönemde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 45 ülkeden katılımcıyla dev bir enerji zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 22 Mayıs'ta Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek, İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi'nde (İNRES 2026) enerji güvenliği, yatırım fırsatları ve küresel iş birlikleri masaya yatırılacak. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın ev sahipliğinde düzenlenecek zirvenin açılışını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yapacak.

KİMLER KATILIYOR?

Zirveye 45 ülkeden bakan ve bakan yardımcıları ile enerji bürokrasisi katılacak. Azerbaycan Enerji Bakanı Parviz Shahbazov, Bulgaristan Enerji Bakanı Iva Petrova, Moldova Enerji Bakanı Dorin Junghietu, Nijerya Maden Bakanı Oladele Henry Alake, Somali Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Dahir Shire Mohamed, Bulgaristan Enerji Bakanı Yardımcısı Kiril Temelkov, Romanya Enerji Bakanlığı Devlet Sekreteri Cristian Silviu Buşoi, Suriye Enerji Bakanlığı Petrol İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Ghiath Diab konuşma yapacak.

TAKVİM UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Dilek Demir
Dilek Demir Takvim.com.tr Ekonomi

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler