Son dakika: Yılın son enflasyon tahmini açıklandı! Merkez Bankası Başkanı Uysal: Toparlanma Eylül ve Ekim'de de sürüyor

Son dakika haberine göre, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Uysal, bu yılın dördüncü enflasyon raporunun tanıtımı amacıyla düzenlenen toplantıda açıklamalarda bulundu. Uysal, "Yüksek frekanslı veriler toparlanmanın eylül ve ekim aylarında sürdüğüne işaret ediyor." dedi. Uysal, yıl sonu enflasyon tahminini açıklayarak şu ifadelerini kullandı: "Enflasyonun yıl sonunda yüzde 12,1 olarak gerçekleşeceği, 2021 sonunda yüzde 9,4'e gerileyeceği tahmin edilmektedir."

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Uysal, bu yılın dördüncü enflasyon raporunun tanıtımı amacıyla düzenlenen toplantıda açıklamalarda bulundu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Uysal, "Enflasyonun 2020 yıl sonunda yüzde 12,1 olarak gerçekleşeceğini, 2021 sonunda yüzde 9,4'e geriledikten sonra orta vadede yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağını tahmin ediyoruz." dedi.

Uysal, Merkez Bankası Ümraniye Ek Yerleşkesinde gerçekleştirilen 2020-IV Enflasyon Raporu Bilgilendirme Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, mevcut para politikası duruşu ve güçlü politika koordinasyonu altında enflasyonunun kademeli olarak hedefleri yakınsayacağını öngördüklerini belirtti.

Bu çerçevede enflasyonun 2020 yıl sonunda yüzde 12,1 olarak gerçekleşeceğini, 2021 yıl sonunda yüzde 9,4'e geriledikten sonra orta vadede yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağını tahmin ettiklerini ifade eden Uysal, şunları kaydetti:

"Enflasyonun yüzde 70 olasılıkla orta noktası yüzde 12,1 olmak üzere, 2020 yılı sonunda yüzde 11,1 ile yüzde 13,1 aralığında, 2021 yılı sonunda ise orta noktası yüzde 9,4 olmak üzere yüzde 7,1 ile yüzde 11,7 aralığında gerçekleşeceğini öngörüyoruz. Temmuz enflasyon raporunda enflasyon üzerinde etkili olan salgına bağlı arz yönlü unsurların normalleşme sürecinde kademeli olarak ortadan kalkacağını ve yılın ikinci yarısında talep yönlü dezenflasyonist etkilerin daha belirgin hale geleceğini öngörmüştük. Ancak normalleşmenin kademeli gerçekleşmesi nedeniyle salgına bağlı arz yönlü enflasyonist etkiler yılın ikinci yarısında hafifleyerek de olsa sürüyor. Bazı sektörlerde toplam talep koşulları enflasyonu sınırlamaya devam ederken, güçlü kredi ivmesine bağlı olarak finansman koşulları mal gruplarında fiyat artışları yüksek seyrediyor. Bu doğrultuda çıktı açığı tahminleri 2020 yılı ikinci çeyreğinden itibaren yukarı yönlü güncellendi."


ENFLASYON TAHMİNİ 3,2 PUAN GÜNCELLENDİ
Murat Uysal, 2020 yıl sonu enflasyon tahminini 3,2 puanlık güncelleme ile yüzde 8,9'dan yüzde 12,1'e çektiklerini anımsatarak, "Bir önceki rapor dönemine göre Türk lirası cinsi ithalat fiyatları enflasyon tahminini 1,6 puan yükseltirken, çıktı açığındaki güncelleme 0,9 puan yukarı yönlü etki yaptı. Gıda enflasyonu varsayımındaki artış enflasyon tahminini 0,7 puan yukarı çekerken, enflasyonun ana eğilimi ve başlangıç koşullarındaki güncellemenin etkisi 0,2 puan olarak hesaplandı." diye konuştu.

Diğer yandan, hizmetler sektöründeki KDV indirimlerinin yıl sonu tahminine etkisini eksi 0,2 puan olarak değerlendirdiklerini anlatan Uysal, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2021 yılı enflasyon tahminini yüzde 6,2'den yüzde 9,4'e güncelledik. 3,2 puanlık güncellemeye en büyük katkı 2020 yılı tahminindeki güncelleme ve ithal maliyetlerden geldi. 2020 yıl sonu tahminindeki güncelleme geçmişe endeksleme davranışı ve ana eğilim üzerindeki etkilerine bağlı olarak 2021 yıl sonu tahminini 1,6 puan yukarı çekti. Türk lirası cinsi ithalat fiyatları varsayımı tahmin güncellemesine 0,8 puan katkıda bulunurken, gıda enflasyonu varsayımı 0,5 puanlık etki yaptı. Öte yandan toplam talep koşullarının geçmiş öngörülerden daha güçlü seyretmesi çıktı açığı kanalıyla yıl sonu tahminini 0,3 puan yükseltti.

Tahminler salgında büyük bir hareketlilik kısıtlaması gerektirecek ikinci bir dalga olmayacağı ve küresel risk iştahında ilave bozulma olmayacağı bir görünüm çerçevesinde üretildi. İlaveten gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin genişleyici parasal ve mali duruşlarını sürdürmesiyle düşük faiz ortamının uzun bir süre devam edeceği öngörüldü. Enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruşun sürdürülmesinin ve makro politika bileşiminin enflasyonda düşüş önceliğiyle eşgüdüm içerisinde belirlenmesinin ülke risk primindeki iyileşmeye katkı sağlayacağı bir görünüm esas alındı."

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Uysal, yüksek frekanslı verilerin toparlanmanın eylül ve ekimde sürdüğüne işaret ettiğini belirterek, "2020'de ilave bir politika desteği gerekmeksizin pozitif büyüme ihtimalinin oldukça güçlendiğini değerlendiriyoruz." dedi.

Uysal, Merkez Bankası Ümraniye Ek Yerleşkesinde gerçekleştirilen 2020-IV Enflasyon Raporu Bilgilendirme Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, yaptıklıkları değişiklik sonrası enflasyon raporunun yeni halinin "genel değerlendirme", "ekonomik görünüm" ve "orta vadeli öngörüler" olmak üzere üç ana bölümden oluştuğunu söyledi.

Koronavirüs salgınını takiben nisanda dip seviyesini gören küresel iktisadi faaliyetlerin normalleşme adımları sonrası kısmen toparlandığını dile getiren Uysal, büyümeye dair öncü gösterge niteliğindeki PMI endekslerindeki toparlanmaların sürdüğünü, ancak küresel faaliyetlerin halen salgın öncesi dönemin altında seyrettiğini anlattı.

Uysal, 2020'ye ilişkin büyüme öngörülerinin geçen rapor dönemine göre bir miktar iyileştiğini ancak yıl geneline ilişkin halen belirgin daralmalara işaret ettiğini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İçinde bulunduğumuz dönemde salgının seyrine ve ekonomi politikalarının etkilerine yönelik belirsizlikler devam ediyor. Bu nedenle küresel iktisadi faaliyetteki toparlanmaya ilişkin belirsizlikler yüksek seyrederken büyüme tahminlerinin geniş bir aralıkta dağılması da bu görünümü teyit ediyor. Enflasyon tarafından ise enerji fiyatları düşük seviyesini korurken başta uluslararası gıda fiyatları olmak üzere emtia fiyatlarının salgın öncesi düzeylerini aştığını görüyoruz. Ancak gelişmiş ülkelerde çekirdek enflasyon salgın öncesine göre belirgin şekilde düşük seyrediyor. Zayıf büyüme ve düşük enflasyon nedeniyle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin genişleyici parasal ve mali duruşlarını sürdürdüklerini görmekteyiz."

"PARASAL VE MALİ TEDBİRLERLE YURT İÇİNDE HIZLI BİR TOPARLANMA KAYDEDİLDİ"
Murat Uysal, küresel likidite koşullarındaki artışa ve gelişmiş ülke finansal varlıklarının getirilerindeki düşüşe rağmen yüksek belirsizlik ortamının fonların gelişmekte olan ülkelere yönlenmesini engellediğini söyledi.

Normalleşme adımlarını takiben küresel risk iştahındaki artışa rağmen Türkiye'den portföy çıkışlarının yılın üçüncü çeyreğinde de devam ettiğini dile getiren Uysal, şu açıklamalarda bulundu:

"Türkiye'nin risk primi küresel belirsizliklerinin yanı sıra ülkeye özgü faktörlerin de etkisiyle dalgalı ve yüksek seyretti. Salgın döneminde cari işlemler açığındaki artışın yanı sıra portföy çıkışları ve vadesi gelen dış borç ödemeleri dış finansman ihtiyacını artırdı. Bu duruma bağlı olarak döviz kuru oynaklığı arttı. Dış finansman koşullarındaki sıkılaşmaya rağmen parasal ve mali tedbirlerle yurt içinde hızlı bir kredi genişlemesi sağlandı ve ekonomide hızlı bir toparlanma kaydedildi. Ancak, bu toparlanmanın dış denge ve enflasyon üzerindeki yansımaları, makrofinansal risklerin sınırlanabilmesi için salgın dönemine özgü politikalarda normalleşme ihtiyacına işaret etti."

Bu kapsamda ağustos ayından başlayarak para politikası ve likidite yönetimi kapsamında atılan adımlar ve makro politikalardaki koordineli normalleşme sonucunda finansal koşullarda belirgin bir sıkılaşma sağlandığını vurgulayan Uysal, kredi faizlerindeki yükselişle birlikte kredi büyümesinin üçüncü çeyrek sonunda önemli ölçüde yavaşladığını söyledi.

"VERİLER EYLÜL VE EKİMDE TOPARLANMANIN SÜRDÜĞÜNE İŞARET EDİYOR"
TCMB Başkanı Uysal, finansal koşulların yurt içi talebi önemli ölçüde desteklediği üçüncü çeyrekte, iktisadi faaliyetin geniş bir sektörel yayılımla "V" tipi belirgin bir toparlanma kaydettiğini kaydederek, bununla birlikte, salgından olumsuz etkilenen turizm bağlantısı güçlü bazı mal ve hizmet sektörlerindeki iyileşme görece sınırlı kaldığını söyledi.

Yüksek frekanslı verilerin toparlanmanın eylül ve ekimde sürdüğüne işaret ettiğini dile getiren Uysal, "Finansal koşullardaki sıkılaşmayla birlikte önümüzdeki dönemde yurt içi talebin hız kesmesi beklenmekle birlikte, 2020 yılında ilave bir politika desteği gerekmeksizin pozitif büyüme ihtimalinin oldukça güçlendiğini değerlendiriyoruz." ifadesini kullandı.

Uysal, dış denge tarafında ise, mal ihracatında öngörülenden daha güçlü seyreden toparlanmaya karşın, başta turizm olmak üzere hizmet gelirlerindeki düşüş ve ithalattaki artışla birlikte cari işlemler açığında kısa sürede hızlı bir artış gerçekleştiğini bildirdi.

İhracatın, yurt dışındaki normalleşme adımları ve rekabet gücü kazanımlarının desteğiyle hızla toparlanarak salgın öncesi düzeylerini aştığını vurgulayan Uysal, ertelenmiş talebe ve salgın tedbirleri kapsamında uygulanan likidite ve kredi politikalarına bağlı olarak ithalatın mayıstan itibaren toparlanma sürecine girdiğini anlattı.

"İHRACATIN İTHALATI KARŞILAMA ORANI TARİHSEL YÜKSEK DÜZEYLERDE"
Murat Uysal, altın ithalatının küresel belirsizliklere ek olarak son dönemde güçlenen dolarizasyon eğilimiyle hızla artarak ağustosta tarihi yüksek seviyelere ulaştığını anımsatarak, şu bilgileri verdi:

"Böylelikle yılın ilk 8 ayında cari işlemler açığı 26,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Altın hariç tutulduğunda, ihracatın ithalatı karşılama oranının tarihsel yüksek düzeylerde seyretmesi, reel kur düzeyinin dış dengedeki uyarlamayı desteklediğine işaret ediyor. Bu doğrultuda, salgın dönemine özgü kredi politikalarının normalleşmesiyle birlikte güçlü kredi ivmesine bağlı ilave ithalat talebinin zayıflamasını ve reel kurun dengeleyici etkilerinin daha belirgin hale gelmesini bekliyoruz. Böylelikle, mal ihracatındaki güçlü toparlanmanın yanı sıra emtia fiyatlarının görece düşük seviyeleri de önümüzdeki dönemde cari işlemler dengesini destekleyecektir."

"İSTİHDAM İMKANLARI İYİLEŞMEYE DEVAM EDİYOR"
TCMB Başkanı Uysal, iktisadi faaliyetteki güçlü toparlanmanın iş gücü piyasasına olumlu yansımalarını görmeye başladıklarını belirterek, mevsimsellikten arındırılmış verilerle, yılın ikinci çeyreğindeki istihdam kaybının henüz yarısının telafi edilebildiğini söyledi.

Salgına bağlı olarak iş imkanlarının daraldığı bu dönemde, kısa çalışma ödeneği başta olmak üzere işsizlik sigorta fonu ve cari transferler aracılığıyla sağlanan desteklerin hanehalkı gelir kayıplarının sınırlanmasında kritik rol oynadığını vurgulayan Uysal, ekonomideki toparlanmayla birlikte, temmuzda işgücüne katılım oranının artış gösterdiğini ve işsizlik oranlarının düşüş kaydettiğini anlattı.

Uysal, öncü göstergelerin, yeni iş ilanlarının arttığını ve istihdam imkanlarının iyileşmeye devam ettiğini gösterdiğini bildirdi.

"YILLIK ENFLASYON ÖNGÖRÜLERDEN YÜKSEK BİR SEYRE İŞARET EDİYOR"
Murat Uysal, tüketici enflasyonu ve çekirdek göstergelerden B endeksinin üçüncü çeyrekte sırasıyla yüzde 11,75 ve 11,57 olarak gerçekleştiğini ve Temmuz Enflasyon Raporu tahmin aralığı üst bandına yakın seyrettiğini anlattı.

Talep yönlü dezenflasyonist etkilerin daha belirgin hale gelmesiyle yılın ikinci yarısında enflasyonun düşüş eğilimine gireceği yönündeki geçmiş değerlendirmelerini anımsatan Uysal, buna karşın güçlü kredi ivmesi ve TL'deki değer kaybıyla enflasyonun öngörülenden yüksek bir seyir izlediğini bildirdi.

Yıllık enflasyonun eylülde hazirana göre bir miktar gerilediğini dile getiren Uysal, alkollü içecekler-tütün ve enerji gruplarındaki baz etkisinin belirleyici olduğunu aktardı.

Uysal, "Yıllık enflasyon, bir önceki döneme göre bir miktar iyileşerek tahmin bandının içinde kalmasına rağmen, yılın kalanına ilişkin görünüm geçmiş öngörülerden daha yüksek bir seyre işaret ediyor." dedi.

Uysal, çekirdek göstergelerin, üçüncü çeyrekte enflasyon eğiliminin temel mal grubu kaynaklı olarak yükseldiğine işaret ettiğini söyledi.

Hizmetlerde nispeten daha ılımlı bir seyir izlendiğini dile getiren Uysal, temel mal enflasyonundaki yüksek seyirde, döviz kuru gelişmelerinin ve güçlü kredi ivmesine bağlı olarak dayanıklı mal grubunun sürükleyici olduğunu bildirdi.

Uysal, "Salgına bağlı birim maliyet artışlarının gözlendiği hizmetler sektöründe, normalleşme adımlarıyla birlikte arz yönlü enflasyonist baskılar bir miktar azaldı. Bazı kalemlere getirilen KDV indirimleri de hizmet enflasyonunda bir önceki çeyreğe göre daha düşük bir eğilim gözlenmesinde etkili oldu. Gıda enflasyonundaki yüksek seyir ise devam ediyor. Ağustos ayından itibaren uluslararası gıda fiyatlarının yükselişe geçmesiyle sektörde maliyet baskılarının yoğunlaştığını izliyoruz." dedi.

GIDA ENFLASYON TAHMİNİ YÜZDE 13,5
TCMB Başkanı Uysal, orta vadeli tahminler üretilirken şimdiye kadar özetlediği makro görünümü esas aldıklarını kaydederek, buna ek olarak ithalat fiyatları, gıda fiyatları ve maliye politikası gibi dışsal unsurlar için varsayımlarını gözden geçirdiklerini bildirdi.

Uluslararası ham petrol fiyatlarına ilişkin varsayımlarının Temmuz Enflasyon Raporu ile uyumlu seyrettiğini dile getiren Uysal, endüstriyel metal ve tarımsal ürünler gibi emtia fiyatlarının seyrine bağlı olarak 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin dolar cinsinden ithalat fiyatları varsayımlarında yukarı yönlü güncelleme yaptıklarını anlattı.

Temmuz Enflasyon Raporu'nda yüzde 10,5 olarak aldıkları 2020 yılı gıda enflasyonu tahminini, işlenmemiş gıdadaki son dönem eğilimleri, döviz kuru gelişmeleri ve uluslararası gıda fiyatlarındaki yükselişi dikkate alarak yüzde 13,5 olarak güncellediklerini dile getiren Uysal, şu açıklamalarda bulundu:

"2021 yılına ilişkin gıda enflasyonu tahminini yüzde 10,5'e çektik. Maliye politikası ve finansal politikaların, para politikası ile eşgüdüm içerisinde, enflasyonda öngörülen düşüş patikasıyla uyumlu bir çerçevede belirleneceği bir orta vadeli görünüm esas aldık. Bu kapsamda, yönetilen-yönlendirilen fiyat, vergi ve ücret ayarlamalarının yanı sıra mali duruş ve kredi politikalarının, büyük ölçüde enflasyondaki düşüş sürecini destekleyecek şekilde belirleneceğini varsaydık."




Uysal'ın açıklamalarından satır başları;
Zaman zaman birtakım farklı sebepler ve beklentiler nedeniyle döviz kurlarında iktisadi temellerden uzaklaşmalar olabiliyor. Makro ekonomik temellerle uyumlu bir noktaya gelmesini öngörüyoruz.

Merkez Bankası olarak döviz kurunun reel ya da nominal seviyesiyle ilgili bir hedefimiz yok, aşırı volatilite hassasiyetimiz var.

Ağırlıklı Ortalama Fonlama Maliyeti, Merkez Bankasının sıkılığını gösteren önemli bir göstergedir.
Önümüzdeki dönemde, enflasyon gelişmelerini izleyerek politika faizi de olmak üzere elimizdeki tüm araçlarla gerekli adımları atabiliriz.
Rezervlerimiz üzerinde bu dönemde bir baskı oluştu ancak önümüzdeki dönemde yapılan parasal sıkılaştırma ile kredi kanalından gelecek baskının kademeli olarak azalmasını öngörüyoruz.
Küresel gelişmeler ve risk algısıyla bağlantılı olarak önümüzdeki dönemde portföy çıkışlarında durulma ve terse dönüş olabilir.
Arz yönlü etkileri salgın döneminde sık sık gündeme getirdik. Bunların kademeli olarak hafiflemesini bekliyoruz.
Politika faizinde değişiklik yapmak her zaman bizim elimizde olan bir imkan, yakın geçmişte kullandık, yine kullanabiliriz.
Hem fiyat istikrarı hem de finansal istikrar anlamında ne şekilde gerekiyorsa o şekilde adımları atmaya devam edeceğiz.
Hala sıkılaştırma yaklaşımı içerisindeyiz, gerektiğinde her türlü adımı atabiliriz.
Merkez bankası güçlü bir tepki verdi, süregelen bir tepki verdi, bir sıkılaşma yaptı. Bu süreç devam ediyor, sonuçlanmış değil.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Uysal, "Mevcut koşullar altında, enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar sıkı parasal duruşun sürdürüleceği bir çerçeve oluşturduk." dedi.

Uysal, Merkez Bankası Ümraniye Ek Yerleşkesinde gerçekleştirilen 2020-IV Enflasyon Raporu Bilgilendirme Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, temmuz ayı ortalarından itibaren iktisadi faaliyetteki toparlanmada gelinen noktanın ve bunun makro dengelere yansımalarını da gözeterek, salgın dönemine özgü destekleyici politika adımlarının kademeli olarak geri alınmasına yönelik uygun bir zemin oluştuğunu değerlendirdiklerini dile getirdi.

Bu doğrultuda, ağustos ayında likidite yönetimi kapsamında sıkılaştırıcı adımlar atmaya başladıklarını belirten Uysal, aynı dönemde, parasal sıkılaşma adımlarıyla uyumlu olacak şekilde, reel kredi büyümesi koşullarını sağlayan bankalar için Türk lirası ve yabancı para zorunlu karşılık oranlarında yapılan artışın sistemin fonlama ihtiyacının yükselmesinde etkili olduğunu anlattı.

GÜNÜN DİĞER HABERLERİ İÇİN TIKLAYIN
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.