LGS'ye son 1 hafta: Uzman isimden ailelere ve öğrencilere altın tavsiyeler
Ortaokul öğrencileri için liseye adım atacakları LGS'ye sayılı günler kaldı. Peki son günlerde ne yapmalı, sınava nasıl hazırlanmalı? İşte hem öğrencilere hem velilere altın değerinde öneriler...
Giriş Tarihi:
LGS'YE sayılı günler kaldı. Milyonlarca öğrenci büyük heyecan yaşarken aynı telaş evlerde de görülüyor. Anne babalar da çocuklarla birlikte adeta sınava giriyor. Sınav yaklaşırken özellikle son günlerin iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirten eğitim danışmanı ve sınav koçu Esin Yılmaz Ashkar, Takvim'in sorularını cevapladı.
Anne babaların da bu noktada sınav için hazır olması gerektiğini söyleyen Ashkar, "Son hafta konu yetiştirme haftası değildir. Elbette eksiklere bakılacak, yanlışlar incelenecek, kısa tekrarlar yapılacak. Ama bu haftanın asıl sorusu şu: Çocuk sınavı yönetebiliyor mu?" dedi.
LGS'nin, bilginin yanı sıra dikkat, süre, kaygı ve okuma disiplini de istediğini vurgulayan Esin Yılmaz Ashkar, "Bu yüzden son günlerde öğrencinin kendini iyi tanıması çok önemli. Hangi soruda acele ediyor? Zor soruyla karşılaşınca donup mu kalıyor? Uzun metni görünce içi mi sıkışıyor? Matematikte ilk takıldığı soruda her şeyi kaybetmiş gibi mi hissediyor? Bildiği bilgiyi soru içinde kullanmakta zorlanıyor mu? Bunları son haftada görmek ve üstüne gitmek hâlâ çok kıymetli. Çünkü sınavda fark yaratan şey çoğu zaman konu bilgisi değil o anda ne yaptığıdır. Takıldığı soruda saatlerce beklemek yerine bırakıp dönebilmek, iki seçenek arasında kalınca paniğe kapılmadan yeniden düşünebilmek, dikkatini sınavın sonuna kadar taşıyabilmek. Bunların hepsi çalışılabilir" dedi.
Anne babaların da bu noktada sınav için hazır olması gerektiğini söyleyen Ashkar, "Son hafta konu yetiştirme haftası değildir. Elbette eksiklere bakılacak, yanlışlar incelenecek, kısa tekrarlar yapılacak. Ama bu haftanın asıl sorusu şu: Çocuk sınavı yönetebiliyor mu?" dedi.
LGS'nin, bilginin yanı sıra dikkat, süre, kaygı ve okuma disiplini de istediğini vurgulayan Esin Yılmaz Ashkar, "Bu yüzden son günlerde öğrencinin kendini iyi tanıması çok önemli. Hangi soruda acele ediyor? Zor soruyla karşılaşınca donup mu kalıyor? Uzun metni görünce içi mi sıkışıyor? Matematikte ilk takıldığı soruda her şeyi kaybetmiş gibi mi hissediyor? Bildiği bilgiyi soru içinde kullanmakta zorlanıyor mu? Bunları son haftada görmek ve üstüne gitmek hâlâ çok kıymetli. Çünkü sınavda fark yaratan şey çoğu zaman konu bilgisi değil o anda ne yaptığıdır. Takıldığı soruda saatlerce beklemek yerine bırakıp dönebilmek, iki seçenek arasında kalınca paniğe kapılmadan yeniden düşünebilmek, dikkatini sınavın sonuna kadar taşıyabilmek. Bunların hepsi çalışılabilir" dedi.

PROGRAM YAPMAK ÖNEMLİ
Son günlerde programlı olmanın da önemini hatırlatan Esin Yılmaz Ashkar şu bilgileri verdi: LGS ciddi bir sınav. Ama bir çocuğun tüm değerini bu sınavın sonucuna bağlamak da doğru olmaz. Son hafta hâlâ çok şey yapılabilir. Ama yapılabilecek en değerli şey belki de şu: Çocuğun "Ben elimden geleni yaptım" duygusuyla sınava girmesini sağlamak. O duygu, hiçbir son dakika tekrarının veremeyeceği bir şeyi verir: Sakin bir zihin...
DENEME ÇÖZERKEN NEYE BAKMALI
Bu hafta da denemelerin çözülebileceğini hatırlatan Esin Yılmaz Ashkar şu tavsiyelerde bulundu: Denemeler çözülecek elbette. Ama artık sadece net saymak için değil. Her denemeden sonra şu sorular sorulmalı: Nerede acele ettim? Hangi soruda kaygım yükseldi? Bu yanlış konu eksiğimden mi, dikkatsizliğimden mi? Sınavın hangi bölümünde yoruldum? Bu sorular, son haftanın gerçek çalışma rehberidir.

EVİN DİLİ SAKİNLEŞSİN
Anne babaları da uyaran eğitim danışmanı ve sınav koçu Esin Yılmaz Ashkar bu konuda da şu bilgileri verdi:Kaygı yok edilmesi gereken bir duygu değildir. Dozunda kaygı çocuğu uyanık tutar. Ama kaygı düşünmeyi, okumayı, karar vermeyi engellemeye başladıysa orada bir şeyler yapılması gerekiyor. "Heyecanlanma" demek çoğu zaman işe yaramaz. "Heyecanlanman çok normal, bunu yönetebiliriz" demek daha sağlıklıdır. Ailelerin bu son günlerde kendi tutumlarını da gözden geçirmesi şart. Çocuklar söylenenleri olduğu kadar evin sessizliğini ve beklentisini de okur. Her konuşmanın sınava bağlanması, sürekli net hesaplanması fark ettirmeden "Bu sınav her şey" mesajı verir. Zaten kendi baskısını taşıyan çocuğa dışarıdan eklenen yük onu güçlendirmez, tüketir. Bu haftanın görevi uyarmak değil, yükü hafifletmektir. Daha düzenli deneme çözüyorsa, yanlışlarıyla yüzleşebiliyorsa, eskiden yaklaşamadığı soru tipine artık cesaretle giriyorsa bunu ona söyleyin. Çocuk sınava sadece bilgisiyle değil, kendine olan inancıyla da girer.
Dilek Demir Takvim.com.tr Eğitim