Bugünkü
Takvim
  • Dünya
  • 12.06.2019 10:32
  • Son Güncelleme: 12.06.2019 12:14

Türk personeli için tutuklama emri çıkaran Rum Yönetimi'nin tehdidinin içi boş çıktı!

’i doğalgaz ve petrol kaynakları için tek taraflı olarak parselleyip uluslararası şirketlere kiralayan Kıbrıs Rum yönetimi, yine gerginliği arttıracak bir karara imza attı ve ’in personeli ve Türkiye Petrolleri Anonim Şirketi ile işbirliği yapan şirketlerin yetkililerinin de aralarında olduğu 25 kişi için Avrupa tutuklama emri çıkardı. Fatih sondaj gemisinin KKTC açıklarında faaliyete geçmesi ve Yavuz sondaj gemisinin de kazıya hazırlanması üzerine paniğe kapılan Rum Yönetimi'nin bu tehdidinin içi boş çıktı. Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne göre, Fatih ve mürettabatı dokunulmazlığa sahip. Buna göre Rum Yönetimi, Fatih’i alıkoyamaz, geminin personelini tutuklayamaz, yargılayamaz ve hüküm veremez.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, sondaj gemisi çalışanları hakkında tutuklama kararı çıkarması her yönüyle hukuka aykırı. Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne göre, Fatih ve mürettabatı dokunulmazlığa sahip. Buna göre Rum Yönetimi, Fatih'i alıkoyamaz, geminin personelini tutuklayamaz, yargılayamaz ve hüküm veremez.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (), Fatih sondaj gemisi çalışanları ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile iş birliği yapan şirketlerin yetkililerine yönelik tutuklama emri çıkararak açıkça suç işledi. Uluslararası hukuk ve deniz hukukuna göre, GKRY'nin söz konusu 25 kişi için uluslararası tutuklama emri çıkarma yetkisi yok ve bu adım açık bir uluslararası hukuk ihlali anlamı taşıyor.

HUKUKİ GARABET
Yenişafak'ın göre; Bunun en önemli nedeni ise GKRY'nin kendi Münhasır Ekonomik Bölgesi () olduğu iddia ettiği alanın uluslararası hukuka göre Türk kıta sahanlığı olması. Türkiye'nin kendi kıta sahanlığında meşru ve egemen hakları bulunuyor. Rum yönetiminin sözde MEB haklarının ihlali iddiası, 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (BMDHS) ve uluslararası hukukta bir suç olarak düzenlenmiyor. Bu durumda da uluslararası bir tutuklamadan bahsedilemeyeceği vurgulanıyor. Bu yönüyle Rum yönetiminin bu tehdit girişimi tam bir hukuki garabet olarak niteleniyor.

FATİH DE PERSONELİ DE DOKUNULMAZ
Halen 'de Baf açıklarında ve Türk kıta sahanlığı içerisinde faaliyet yürüten Fatih, devlet gemisi statüsüne sahip. Türk savaş gemilerinin de sahip olduğu bu statüsüyle Fatih gemisinin, BMDHS'nin 32'nci maddesi gereğince dokunulmazlığı var. Bu doğrultuda Rum yönetimi, Türkiye Cumhuriyeti devlet gemisi olan Fatih'i alıkoyamaz, özel hukuk alanında icrai veya ihtiyati tedbir uygulayamaz, yargı yetkisini kullanamaz, geminin personelini tutuklayamaz, yargılayamaz ve hüküm veremez.

MADDELER TÜRKİYE'Yİ DESTEKLİYOR
Uluslararası hukuk açısından, Fatih sondaj gemisi, GKRY'nin karasularına girmiş olsa dahi özel hukuki statüsünden dolayı gemiye uygulanabilecek tek yaptırım, BMDHS'nin 30'uncu maddesi kapsamında 'karasularını terke davet' olabilir. GKRY'nin bunun dışında Fatih gemisine yönelik herhangi bir yaptırım veya ceza uygulama hakkı bulunmuyor. Yine ilgili sözleşmenin kıta sahanlığı üzerinden kıyıdaş devletlerin haklarını düzenleyen 77, 80, 81, 85 ve 193, 248'nci maddeleri Türkiye'nin sondaj faaliyetlerini destekliyor.

GKRY, tehditleriyle uluslararası hukuku açıkça ihlal ederken 'na göre de suç işliyor. Rum yönetimi tarafından gerçekleştirilen bu eylemler hakkında TCK 113. madde kapsamında "Tehdit kullanılarak bir kamu faaliyetinin yürütülmesine engel olmak", TCK 265. madde kapsamında ise "Kamu görevlisini tehdit" suçlamasıyla soruşturma başlatabilir.

ÇÖZÜM MEB İLANI
Rum Yönetimi'nin bu tür şantajlarının tamamen ortadan kaldırılması ise Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de MEB ilan etmesiyle birlikte sağlanacak. Doğu Akdeniz'de MEB ilanıyla GKRY oldubittilerde bulunamayacak. Yunanistan'ın ise Doğu Akdeniz'de hukuksuz hak iddiaları Türkiye ile Libya kıta sahanlığının sınırlandırılması anlaşmasının hızla imzalanması yoluyla çözülecek.

İNTERPOL KARTI
Rumların uluslararası hukukta dava konusu dahi olamayacak garabetteki bu tehdidine karşı İçişleri ve Dışişleri Bakanlıklarının İnterpol nezdinde de girişimde bulunmaları bekleniyor. İnterpol Tüzüğü'nün 3'üncü maddesi, İnterpol'ün tarafsızlığının sağlanması ve politik amaçlarla kötüye kullanılmasını engellemek amacıyla örgütün kesin bir şekilde siyasi, askeri, dini ve ırki karakterdeki konulara ilişkin herhangi bir faaliyet ve müdahalede bulunmasını yasaklıyor. Bu madde gereği, İnterpol'ün politik ve askeri karakterli faaliyetlerde bulunması ve bunlara müdahale etmesi tamamen yasaklanmış ve faaliyet alanı dışında. Bu nedenle de İnterpol'ün GKRY'nin talebinin kırmızı bülten listesinden çıkartılması ve yerine getirilmemesi istenecek.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan TAKVİM veya takvim.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Turkuvaz olarak kişisel verilerinizi işliyor, aynı zamanda kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin aydınlatma metnine veri politikası sayfasını ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.