CANLI YAYIN

Peki ya diğerleri

Eklenme Tarihi 27 Ocak 2023

HABERİ
SESLİ DİNLE

00:00 00:00
Tüm Sesli Haberler

Geçtiğimiz günlerde büyük bir gazetecilik skandalına şahit olduk. Habertürk televizyonu muhabiri Fatmanur Boylu'nun mikrofon uzattığı bir çocuğu tembihleyerek "Annem bana karne hediyesi olarak et aldı" dedirttiği ortaya çıktı. AHABER'in meselenin üzerine gidip, aileye ulaşıp gerçekleri ortaya çıkartması üzerine, Habertürk haberini geri çekti, izleyicilerinden özür diledi ve muhabirin işine son verdi.

Türkiye'nin bugünkü ekonomik şartları içerisinde evine sayılı et giren hatta belki de giremeyen aileler muhakkak vardır. Ancak bir çocuğu istismar ederek, siyasi propaganda yapmak için olmayan bir durumu olmuş gibi haberleştirmek bırakın meslek ahlakını insan olmanın gerektirdiği asgari ahlak anlayışı ile bağdaşmaz. Bu kadar büyük bir ahlaksızlığın, üstelik çok net bir şekilde ortaya çıkartıldığında savunulacak bir tarafı kalmaz. Tam da bu nedenle Habertürk izleyicilerinden özür dileyerek, muhabiri işten kovdu.

Normal şartlarda hatasını kabul edenin, aksi bir delil yoksa, özrünün samimiyeti sorgulanmaz. Habertürk'ü kıyasıya eleştirecek değilim ancak madem bir şeyleri sorgulamaya başladık biraz da görünenin ötesine bakalım. Ortaya çıkan fabrikasyon haberin arkaplanında meslek ahlakından nasiplenmemiş bir muhabirin olduğu kesin. Ancak acaba tek neden bu mu? Acaba Fatmanur Boylu "ben bu siyasi çarpıtmayı, kurgu haberi yaparsam ortaya çıkar" diye hiç düşünmedi mi? Yoksa zaten "haber merkezi bu türden haberleri yayınlamaya meyilli dolayısı ile bu da aradan çıkar" diye mi düşündü.

Olaydan sonra Fatmanur Boylu'nun sosyal medya paylaşımları da ortaya çıktı. Militan derecesinde muhalif. Orada da kişisel ahlak ve edep sınırlarını zorlayan siyasi paylaşımlar yaptığını görüyoruz. Ben her zaman gazetecilerin siyasi taraf olabileceğini hatta kaçınılmaz olarak siyasi taraf olduklarını savunageldim. Dolayısı ile bir muhabirin siyasi paylaşımlar yapmasını yadırgamam. Ancak Fatmanur Boylu'nun ki gibi militanca paylaşımlar yapan bir muhabirin, "tarafsız" olma iddiasını motto edinen dahası diğer medya gruplarını sık sık yeterince tarafsız olmamakla eleştiren bir ekranda dikkat çekmemesi bir çelişki. Kim bilir haber merkezinde daha kaç tane Fatmanur Boylu var ve fırsatını bulduklarında bunun gibi kaç tane haber görünümlü manipülasyon ve yalana imza attılar!

Şüphesiz hiçbir medya organı Fatmanur Boylu gibi meslek etiğine uymadığı tescillenmiş birini çalıştırmanın maliyetine katlanmak istemez. Dolayısı ile Habertürk'ün işten çıkartması sürpriz değil. Ancak özelde Habertürk'te genelde ise bağımsız, tarafsız, özgür olma iddiasındaki diğer medya organlarında Fatmanur Boylu gibilerin çalışmasına, yetişmesine, barınmasına imkân tanıyan ideolojik yapılanma olduğu gibi duruyor. Yaptığı sahtekarlık ayyuka çıkmış bir çalışanı kovmak, medya sektöründeki sol-seküler tahakkümü bitirmeye yetmiyor.

Herkes bu ülkede basın özgürlüğünden bahsetmeyi çok seviyor. Ancak mesele sadece kamu gücünü elinde bulunduranların basına muhtemel müdahaleleri bağlamında tartışılıyor. Bir de Habertürk örneğinde gördüğümüz gibi, üzerine hiç konuşmadığımız, sektörün kısıtlayıcı davranışları var. Kendinizi Habertürk'te çalışan bir muhabir yerine koyun. Fatmanur Boylu profilini barındıran bir ideolojik yapılanmanın hâkim olduğu haber merkezinde çalışıyorsunuz. Mevcut ideolojik yapılanmanın hoşlanmayacağı bir haberi yapabilir misiniz?