CANLI YAYIN

Reuters birden basın özgürlüğünü hatırladı

Eklenme Tarihi 02 Eylül 2022

HABERİ
SESLİ DİNLE

00:00 00:00
Tüm Sesli Haberler

İNGİLİZ haber ajansı Reuters durup dururken Türkiye'deki basın özgürlüğü hakkında bir "haber" yayınladı. Haberin içeriğinde ise bildiğimiz hikayeler var; gazeteciler özgür değilmiş, hükümet sansür uyguluyormuş, yoğun bir baskı varmış...
Bu kadar büyük iddialar sıralanıyor ama haber herhangi bir veriye dayanmıyor.
Adını vermek istemeyen kişilerle konuşmuşlar. Tabi ki gazetecilerin haber kaynağını gizleme hakkı vardır. Bazı durumlarda gazeteciye konuşan kişiler isimlerinin yayınlanmamasını isterler.
Ancak Reuters'ın haberini okuyunca durumun farklı olduğu anlaşılıyor.
Masa başında, hayal dünyalarını kullanarak haber yapıp kaynak olarak gerçekte hiç var olmayan güya adını vermek istemeyen kişileri göstermişler.
Haberin içerisinde yer alan diğer unsurlar bakmasını bilen gözler için haberin asıl niyetini gösteriyor.
Örneğin RTÜK'ün AK Partili ve MHP'li üyeleri için "atanmış" ifadesi kullanılırken, iş CHP'li üyelere gelince "seçilen" ifadesini tercih ediyorlar. Tamamen "adını vermek istemeyen" kişilerin sözde beyanlarına dayandırılan haber, gerçekten kontrol edip teyit edebileceği kısımları ise bilerek es geçmiş. Örneğin Basın İlan Kurumu'nun bazı gazetelere verdiği ilan kesme cezalarından bahsediyor. Ama birazcık zahmete katlanıp cezaların neden verildiğini, hangi haber üzerine yaptırım uygulandığını araştırmıyor.
Çünkü araştırınca göreceği hakikatle ilgilenmiyor. Amacı "Türkiye'de basın özgürlüğü yok" sloganını tekrarlamak!
"Basın Özgürlüğü" batı kamuoyunda uzun süredir Türkiye'nin aleyhine kullanılan bir malzeme.
Karşılıksız çek yazan dolandırıcılar, tecavüzcüler basın kartı sahibi olmadıkları halde sırf "gazeteciyim" dedikleri için "hapisteki gazeteciler" listesine dahil ediliyor. Ondan sonra da "Türkiye'de şu kadar tutuklu gazeteci var; basın özgür değil" naraları atılıyor. Son zamanlarda İletişim Başkanlığı'nın etkin kamu diplomasisi faaliyetleri sayesinde bu türden haberlerin sayısı bir miktar azalmıştı. Ancak Reuters'ın acemice bir kurgu ile yaptığı son "haber" bir işaret fişeği olabilir. Takip eden benzer haberler görmemiz mümkün. "Adını vermek istemeyen" kaynaklara dayanan, aslı astarı olmayan iddialar tekrar gündeme gelebilir. Koro tadı kaçmış, bildik masalları tekrar anlatmaya başlayabilir. Çünkü Türkiye seçim sürecine girdi!
İçerideki ve dışarıdaki Erdoğan muhaliflerinin arasında iş bölümü var. İçerideki muhalefet daha popülist söylemlere yönelmiş durumda. Bol keseden maddi vaatlerde bulunuyor.
İdeolojik muhalefeti de dışardakiler yüklendi. Reuters'ın "basın özgürlüğü" hakkındaki safsataları tekrar gündeme getirmesinin nedeni bu. Herkes kendi üzerine düşeni yapıyor, denebilir. Ama unutmasınlar Türkiye'de çok bilinçli bir seçmen kitlesi var. Bu türden ayak oyunlarına karşı şerbetli.
Seçim günü geldiğinde onlar da üzerine düşeni yapar!