CANLI YAYIN

Doktorlarımız

Eklenme Tarihi 21 Mart 2022

HABERİ
SESLİ DİNLE

00:00 00:00
Tüm Sesli Haberler

Çok yokluk görmüş bir ülkeyiz. Savaşlar, yıkımlar, göçler, afetler… Seferberlik günlerinden kalma garibanlık anıları. Bir de üstüne tek parti yıllarının beceriksiz ve halkı önemseyen yönetim anlayışı… Bir çoğumuzun dedesinin ninesinin değil babasının annesinin kuşağından kalma garibanlık hikayeleri vardır zihninde. Yokluk sadece ekmeğin yokluğu değil; doktor da yok ilaç da yok hastane de yok. Hele sağlık alanında yaşadığımız yokluk 90'ların sonuna kadar devam ediyordu.

Bugün, çok şükür, o günler geride kaldı. Memlekette gıda var, ilaç da var, hastane de var, doktor da var. Hele doktorlarımız varın ötesinde dünyada parmakla gösteriliyor. Sağlık alanında hem uzmanlıkta hem de sağlık politikalarında eşsiz bir yerdeyiz.

Bu hep söylenir ama ben yaklaşık 9 yıl önce bizzat tecrübe ettim. Oğlum o zamanlar henüz 4 aylıktı ve gittiğimiz her doktor 4 aylık bebeğimizin beyin ameliyatı olması gerekebileceğini söylüyordu. Tetkikler ilerledikçe doktorlar birer birer ihtimalden değil kesinlikten bahsetmeye başladılar; "kesinlikle ameliyat olması gerekiyor". Öğrendik ki ülkemizin meşhur tıp fakültelerinden birisinde görevli bir profesör bizim hastalığın uzmanı. Ama ne uzmanlık; değil Türkiye'de dünyada bir numara. Hemen çok lüks semteki şık muayenehanesinden bir randevu alıverdik. Vizite ücretini tahmin edebilirsiniz. Ama ne önemi var ki. Madem alanında bir numara bir doktordu o da uzmanlığının hakkıdır, dedik canı gönülden. Tabii "peki ya bunu veremeyenler ne olacak?" sorusuna cevap veremedik o gün de bugün de.

Nihayet beklenen gün geldi. Doktorun muayenehanesindeyiz. Belli ki işinin ehli. Uzun uzun muayene etti. Filmlere baktı. Raporları okudu. Sonra da o güzel cümleyi söyledi; "Evet teşhis doğru ama ameliyata gerek yok. Kendi çocuğum olsa ameliyat etmem". Ve tabi içimizi rahatlatacak cümleleri de sıralamayı ihmal etmedi. Normal hayatına devam edebilir. Herhangi bir sıkıntı yok, vb. O cümlelerden bir tanesini unutamam: bu çoçuk o kadar sağlıklı ki ileride bir dahi mesela bir cerrah olabilir.

O zaman mutlu haberi verdiği için pek üzerinde durmamıştık ama doktorumuz sadece uzmanlığında eşsiz benzersiz değildi. Kibirde, küstahlıkta, kabalıkta da zirveye oynuyordu. Dahi olmayı kendi mesleği üzerinden tarif eden bir insan… Ananeden miras duayı mırıldanarak oradan ayrıldık; Allah başımızdan eksik etmesin ama muhtaç da etmesin.

Bugün, Allah korusun, benzer bir sağlık sorunu yaşasak hiç tereddüt etmeden bütün kabalığına, kibrine, hadsizliğine rağmen aynı doktora giderim. Ve yine kendisine müteşekkir olurum. Kolay değil onun uzmanlığı sayesinde ameliyattan kurtulduk. Uzmanlığına saygı duyarım ama kendisine karşı yine en ufak sevgi besleyemem. Yolda görsem selam vermem, aynı ortamda bulunmak istemem.

Hep düşünürüm; iyilik meleği olmayı geçtim ama aynı doktor, aynı uzmanlıkla biraz da normal bir insan olsaydı. Hem onun için, hem insanlar için hem de uzmanlığı gereği hepsi çocuk/bebek olan hastaları için daha iyi olmaz mıydı? Neyse ki bu kibirli örnekler azınlıkta. Hem ne demişler kötü örnek, örnek olmaz.

Doktorlarımız, iyidir, hastır, candır. Evet çok yoğun çalışıyorlar. Fazla hasta bakıyorlar. Nöbet üstüne nöbet tutuyorlar ve tüm bunların üstüne kaba saba, anlayışsız, vahşi insanların sözlü veya fiziki saldırısına muhatap oluyorlar. Tüm bu olumsuz şartlar içerisinde biraz vakit bulup "acaba biz - en azından bir kısmımız- insanlarla iletişimde bir yerlerde hata yapıyor olabilir miyiz?" diye düşünürlerse hem onlar için hem de biz (potansiyel) hastaları için çok daha iyi olur.

Sevgili doktorlar, sizi zaten seviyoruz ama müsaade edin daha çok sevelim!