Bugünkü
Takvim
  • 27 Temmuz 2018, Cuma

“İYİ” saatte değiller

GÜNDEMDE muhalefet partilerinin hepsi birbirinden acıklı halleri var.
CHP'de açıklama üstüne açıklama geliyor, toplantı üzerine toplantı yapılıyor. Partinin eski yöneticileri, milletvekilleri, görevdeki teşkilat mensupları ve yerel yöneticiler...
Görünürde Kılıçdaroğlu ile İnce arasında bir genel başkanlık yarışı var ama açıklama yapan, toplantı düzenleyen her ekibin ayrı bir hesabı var.
İYİ Parti'de ise adeta bir ilkokul müsameresi dönüyor. Meral Akşener istifa ediyor, sonra ikna ediliyor ve istifasını geri çekiyor. Sonra Akşener olağanüstü kongre kararı alıyor ve kongrede aday olmayacağını açıklıyor. Partinin toplantısında kavga çıktığı iddiaları var. Birileri Meral Akşener'in istifasını istemiş ama kim olduklarını bilmiyoruz.
Partinin ağır topları olarak kabul edilen siyasetçilere bakıyoruz, hepsi Akşener'e destek açıklaması yapıyor.
"O zaman istifayı kim istedi" sorusu cevapsız kalıyor. Partinin yetkilileri Meral Akşener'i ikna etmek için açıklama üstüne açıklama yapıyorlar. Bu açıklamalar da ayrı bir âlem. Boşuna ilkokul müsameresi demedik; koca koca insanlar basın toplantısında kameraların önünde âdete kulaktan kulağa oynayarak, birbirlerine sufleler vererek sözümona kamuoyunu bilgilendiriyorlar.
Peki bu noktaya nasıl geldik?
Filmi biraz başa sarıp 2017 yılına Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kabul edildiği 16 Nisan referandumuna gitmemiz gerekiyor.
Referandumdan sonra neler söylendiğini hatırlayalım. Gündemi okuyabilen, Türkiye'nin gittiği yönü takip edebilen siyasetçiler ve yorumcular cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile siyasette yeni bir dönemin başladığını, artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını söylediler. Siyasetin kodlarının değişeceğini, hem iktidar olmanın hem de muhalefet olmanın parlamenter sistemde alışageldiğimizden farklı biçimlere bürüneceği ifade edildi. Sadece hükümet sisteminin değişmediği, başkanlık sistemi ile siyasetin tabiatının değişeceği kaydedildi.
Tüm bu uyarılara ve açıklamalara rağmen muhalefet cenahı ne yaptı?
Koca bir hiç!
Referandumda hile yapıldığını, seçim sonuçlarının geçersiz olduğunu ileri sürdüler. Daha sonra da mümkün olup olmadığına bakmadan eski sisteme dönüş vaat ettiler. Özetle yokmuş gibi, olmamış gibi davrandılar, gerçeği yok saydılar. Şimdi ise gerçek olanca çıplaklığı ile karşımızda.
24 Haziran'da hem büyük bir seçim yenilgisi tattılar, hem de yeni durumla ilgili söyleyecek hiçbir şeyleri olmadığını gördüler. Karşımızda geçmişe saplanıp kalmış hatta geçmişin de gerisindeki tartışmalara takılmış bir muhalefet var. Ne siyasetin ne de toplumun dönüşümünden haberdar değiller. Siyaset üretme ve yenilenme kabiliyetlerini kaybetmiş durumdalar. Toplumla bağları kopuk; toplumun istikametini, enerjisini hissedip oradan siyaset çıkartamıyorlar. Bunların hepsi zaten var olan sorunlardı. Üstüne bir de yeni sisteme uygun olarak kendilerini güncellemediler.
Ve sonuç...
Bir yanda dünya var, dünyada Türkiye'nin yeni pozisyonu, iddiaları, avantajları, dezavantajları, karşı karşıya kaldıkları meydan okumalar var. Diğer yanda ise kulaktan kulağa oynayan, parmak hesabıyla delege saymaya çalışan, göstermelik ikna toplantıları yapan bir muhalefet. Her iki partide de parti içi mücadele nasıl sonuçlanır bilinmez. Ancak bu tutumla devam ederlerse kim genel başkan olursa olsun değişen bir şey olmaz.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya