CANLI YAYIN

FETÖ’yü ve 15 Temmuz’u dünyaya anlatmak

Eklenme Tarihi 12 Temmuz 2017
Birkaç gündür Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı'nın (SETA) Washington'da düzenlediği 15 Temmuz etkinliklerine katılmak için Amerika'nın başkentindeyim.
Pazartesi günü SETA'nın Washington ofisi tarafından düzenlenen bir panele katıldım. Birçok değerli uzmanla birlikte Amerikalılar'a 15 Temmuz'u ve FETÖ'yü bir kez daha anlattık. Jandarma Genel Komutanı Yaşar Güler'in de katıldığı ve 15 Temmuz gecesi kendi yaşadıklarıyla birlikte FETÖ'ye ve darbe girişimine bakışını anlattığı toplantı oldukça verimli geçti.
Darbe girişimi esnasında FETÖ'cü darbeciler tarafından rehin alınan komutanın birinci elden anlattıkları dinleyici kitlesi üzerinde oldukça büyük bir tesir oluşturdu.
Programa Amerikalılar'ın ilgisi oldukça yüksek oldu. Dışişleri Bakanlığı'ndan, Pentagon'dan, üniversitelerden ve düşünce kuruluşlarından uzmanlar ve profesyonel konuşulanları ilgi ile izleyip sorular sordular. Bir yıl içerisinde Amerikalılar'ın FETÖ'ye, 15 Temmuz'a ve Türkiye'ye bakışında nasıl bir değişiklik olduğunu gözlemlemek fırsatı doğdu.
Öncelikle tablonun yeterince olumlu olmadığını kaydetmek gerekiyor.
Amerikan kamuoyundaki Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan karşıtı atmosfer henüz dağılmış değil. Hala darbeyi anlamayan ve anlamak istemeyen tutum ağırlığını koruyor. Üstelik Amerika'daki FETÖ'cüler de bir toparlanma sürecine girmişler. Darbenin hemen ertesinde sinen ve dolayısı ile etkinliğini yitiren FETÖ'cüler tekrar görünür olmaya başlamışlar. Kapadıkları kurumlar yerine yenilerini kurmuşlar ve Türkiye düşmanlığı yapmak için ellerine geçen her fırsatı değerlendiriyorlar.
Türkiye'nin 15 Temmuz'u ve FETÖ'yü Batı kamuoyuna yeterince anlatıp anlatamadığı üzerine çokça konuşulan bir husus. Tartışmalarda iki farklı kolaycı tutum dikkat çekiyor. Bir tarafta Türkiye ne yaparsa yapsın Batı kamuoyundaki algının hiçbir şekilde değişmeyeceğini söyleyenler var. Batı'nın zaten son yıllarda içerinde bulunduğu Türkiye ve Erdoğan karşıtı tutumun bir yansıması olarak 15 Temmuz'u ve FETÖ'yü anlamak istemediği söyleniyor. Türkiye ile çıkar çatışması yaşayan Amerika ve Almanya gibi farklı ülkelerin 15 Temmuz ve FETÖ ile mücadele konusunda Türkiye'ye hiçbir destek vermediği hatta FETÖ üzerinden Türkiye'yi köşeye sıkıştırmaya çalıştıkları yaygın bir kanaat.
Buna karşılık aslında Türkiye'nin kendini iyi ifade edemediği, bir türlü doğru argümanlarla doğru muhataplara doğru mesajı veremediği de söyleniyor.
Bu kanaatte olanlara göre Türkiye kendini iyi ifade edemediği için yüksek beklenti içerisinde de olmamalı. Eğer doğru bir iletişim faaliyeti yürütülseydi durumun çok daha farklı olabileceğini ancak Türkiye'nin bunu yapamadığını iddia ediyorlar.
İki açıklamanın da bir dereceye kadar doğru ve aynı oranda eksik olduğunu düşünüyorum. Evet Türkiye tezlerini Batı dünyasına anlatmakta sıkıntı çekti ve hala çekiyor. Kamu diplomasisi, etki oluşturma, lobicilik yeterince iyi olmadığımız alanlardan. Öte yandan bu alanlarda ne yaparsak yapalım deyim yerindeyse ağzımızla kuş tutsak bile ikna olmayacak, artık kronikleşmiş Türkiye karşıtı tutumundan vazgeçmeye yanaşmayan bir kesimin varlığı da ortada.
Bize düşense bu iki kolaycı tutumun ikisine de kapılmadan bir yandan elimizden geleni en iyi şekilde yapmak ve diğer yandan da siyasi nedenlerle anlamak istemeyenlere kendimizi anlatamadık diye umutsuzluğa kapılmadan yolumuza devam etmek.
FETÖ'yü ve 15 Temmuz'u dünyaya doğru bir şekilde anlatmak ülkemize karşı ne kadar büyük bir sorumluluk ise anlamak istemeyenlerle vakti kaybetmeyip önümüze bakmak da o kadar önemli.
Anlayan anlasın anlamayan anlamasın; Türkiye 15 Temmuz'da büyük bir badire atlattı ve her geçen gün bir öncekinden daha güçlü ve emin adımlarla ilerliyor.