BİR takım beş günde bu hale gelmez. Fakat o sürede tutukluğunu üzerinden atabilir ve yeniden koşmaya başlayabilir. Trabzonspor'un Gençlerbirliği karşısında verdiği 5-0'lık reaksiyonun özeti budur.
Hüseyin Çimşir'in ilk dokunuşu oyuncu tercihlerinden önce zihniyetti. Trabzonspor son maçlarda yaptığı her pası uzun uzun düşünür hale gelmişti.
Dün akşam ise oyun tamamen sadeleşti. Farkı yaratan topa sahip olmanın miktarından çok aksiyonların hızı ve doğruluğuydu. Onuachu'nun kendisini bulması da tesadüf sayılmamalı.
Haftalardır rakip stoperlerle ceza sahasından uzakta boğuşan santrfor bu kez kaleye yakın beslendi. Sakatlanarak çıkması ise gecenin kaygı veren tarafıydı. İkinci yarıda Trabzonspor'un reaksiyonu devam etti. Üç farklı üstünlüğün ardından geri çekilmedi, oyunun kontrolünü korudu. Onuachu'nun yerine giren Franculino Dju.
Yeni transfer hareketliliği, savunma arkasına koşuları ve fizik gücüyle Onuachu'dan farklı bir santrfor seçeneği sundu. 78'inci dakikada seken topa herkesten erken davranıp golünü atması ceza sahası sezgisini gösterdi.
Nwaiwu da gecenin sessiz kahramanlarından biriydi. Öne çıkarak yaptığı müdahaleler, geniş alan savunması ve fizik gücü çok etkileyiciydi. Bu karşılaşma Fatih Tekke'nin emeğini asla silmez. Çok büyük emekleri var. İnkar edilemez. Fakat takım ile teknik heyet arasındaki ilişkinin yorulduğu da açık biçimde ortaya çıktı. Kadrodaki ana sorun kalite eksikliğinden çok rol karmaşası, zihinsel yorgunluk ve güven kaybıydı. Hüseyin Çimşir beş günde tabii ki bir futbol devrimi yapmadı. Takımın sırtındaki çantayı indirdi! Oyunculara alan, cesaret ve sorumluluk verdi. Trabzonspor da uzun zaman sonra futbol oynayarak nefes aldı. Şimdi bunu sürdürülebilir hale getirmekte.