Selda abla, 33 yaşında 14 yıllık evli bir hanımım. Ablacığım, eşim evlendiğimiz ilk günden beri hiçbir işin ucundan tutmuyor! Su tesisatı tamirinden filan söz etmiyorum, ampul bile takmıyor! Niye? Çarpılırmış! 5 kere ev değiştirdik, tek başıma toplandım, taşındım, eşya yerleştirdim.
Çocuk doğdu bir kez bile altını değiştirmedi. Adam sabah gidiyor akşam geliyor. Hiçbir sosyal hayatımız kalmadı. Erken uyuduğu için kapımızı açan yok! Sadece uzak bir akrabam (erkek) hayattaki tek dert ortağım. Bazen gündüzleri gelip evin tamirat işlerini yapıyor. Korkum, böyle giderse kocama duyduğum sevgim nefrete dönüşecek. Ruh sağlığım bozulmak üzere... Rumuz; Ayşe
O AKRABAYI UZAK TUTARDIM
S.U. Cevap; Şu 'hamarat uzak akrabayı' uzak tutardım. Benim koca da seninkinden farklı değildi. O da hiçbir konuda bana yardımcı olmadan şu dünyadan göçüp gitti. Ben de pek çok kadın gibi tek başıma evler taşırdım. Hatta ben şöyle derdim; "Hayatım rahatına bak, sadece tablolar eğri mi onu söyle!" Yuh di mi Ayşe'cim?