Selda hanım, bu tip köşelere derdini anlatan insanlara hep şaşırırdım. "Bunların hiç mi eşi dostu yok, derdini oturup yabancılara anlatıyorlar" diye. Ama iki gün önce evladım 'Şanslı'yı kaybedince bir baktım ben de duygularımı paylaşmak istiyorum. Şanslı benim 17 yıllık köpeğimdi. Evimizin de oğluydu, benim de canımdı. Ama çoğu insan -hatta en yakın arkadaşlarımız bile- Şanslı'nın bizim için evlattan farksız olduğunu bir türlü anlayamadı. Dolayısıyla acımızı anlamıyorlar... Hislerimi siz ve hayvansever okurlarınızla paylaşmak istedim. Umarım mailimi yayınlarsınız. İmza: KADİR ÇEBİ S.U. CEVAP: Şanslı'ya en derin sevgilerimizi yolluyoruz, rahat uyusun. Gerçekten şanslıymış ki sizin gibi bir babaya sahip olmuş. Bu 'ağzı var dili yok' dostlarımız gerçekten evlat kadar yakın. Ama söz konusu 'ölüm'se, orada bütün kıyaslar bitiyor. Allah korusun bir çocuğun kaybını yeri geliyor ana-baba acısıyla bile bir tutamıyorsunuz. Bunu onlarca kediye ve bir erkek çocuğuna annelik etmiş biri olarak söylüyorum.
'YERİNE ÇOCUK ALIR MISINIZ?'
Ama diğer yandan üzüntünüzü ve gösterdiğiniz isyanı anlayabiliyorum. Rahmetli kayınpederim Adnan Benk de köpeği öldüğünde (adı Gözüm'dü) hemen hemen aynı tepkiyi vermişti. Çünkü dostları 'yeni bir yavru almasını' önermişti. O da demişti, "Siz, çocuğunuz ölünce yenisini mi alıyorsunuz?" Gözüm'le oğlum kardeş gibi büyüyorlardı ve o zamanlar bir çocukla bir köpeğin aynı kefeye konmasını hazmedememiştim. Şimdiyse sadece duygularınızı anlamaya çalışıyorum.