İş hayatı, sosyal hayatı, özel hayatı bunu zorunlu kılar hale geldi. Artık erkekler de dış görünüşlerine, saçlarına, ciltlerine ve tarzlarına en az kadınlar kadar dikkat eder hale geldiler. Görüntü olarak yenilenmeyenler ise bakımsız olarak nitelenmekten kendilerini kurtaramıyorlar.
Ben de hem iş hayatında hem sosyal hayatta aktif göz önünde olan biri olarak uzun zamandır dökülen saçlarımı ektirmek arzusundaydım. Bunun için o kadar araştırma yaptım ki. Kim ne yapıyor nasıl yapıyor bir çırpıda anlatabilirim size.
Etrafımın referanslarını da aldım.
Transmed Tıp Merkezi'nin ve Dr. Melike Külahçı en çok duyduğum isimdi.
Bu hafta salı günü yataktan kalktım ve artık bu saçları ektirmem lazım diye soluğu Dr. Melike Külahçı'nın yanında aldım. Muayene edildim, kendisi bana operasyon ve operasyonda kullanılacak tekniklerle ilgili ayrıntılı bilgi verdi.
Saçlarımın dökülme tipine göre nasıl bir ihtiyacım olduğu konusunda beni son derece net ve anlaşılır şekilde bilgilendirdi.
Sıcak yaklaşımı, güven veren duruşu beni operasyon ve uygulanacak teknik konusunda son derece ikna etmişti. Ertesi gün saç ekiminde en güncel teknik olan Fast Forward Fue yöntemi ile operasyonumu geçirdim. Ortalama 5-6 saat süren operasyonum sırasında hiçbir aksaklık yaşamadan günümü tamamladım.
Operasyon sonrası da şu ana kadar hiçbir ağrı ve şikayetim olmaması beni ayrıca mutlu eden diğer bir unsur oldu.
Bu şekilde hem saç ekimi yaptırıp hem de günlük aktif iş ve sosyal hayatıma son derece rahat bir şekilde devam edebiliyor durumdayım. Sonuçlarından da memnun kalacağıma hiç şüphem yok.
Eğer kendinizde beğenmediğiniz bir yer varsa heleki bu saçınızsa hiç durmayın bir görünün Transmed Tıp Merkezi'ne ve Dr. Melike Külahçı'ya.
***
Sürgün'lük aşk
Hayatımda bu kadar arka arkaya sinemaya gitmemiştin. Geçen haftalarda yazmıştım. İzlediğim film öncesinde giren reklamlarda Türk sinemasının coştuğunu ve güzel projelere imza attığını görünce hepsini görme isteği geldi içime.
En son hemen yılbaşının ertesi günü sinemaya giderek "Sürgün"ü izledim… Rum kızı Eleni ile Adalı Sedat'ın çocukluk yıllarında başlayan imkansız aşklarını ve sürgün yıllarının neden olduğu acılarını anlatan Sürgün vizyona girdi.
1964 olaylarında Rumlar'ın sürgün edilmesini bir aşk hikayesi ekseninde anlatan filmi izlerken ne büyük aşklar varmış dedim zaman zaman.
Sürgün bir Rum kızı olan güzel Eleni ile Sedat'ın aşkını anlatıyor. Eleni bir zengin kızı, Sedat ise bir faytoncunun oğlu… İkisi de edebiyat fakültesi öğrencisi, ikisi de adalı. Aileler karşı çıkıyor bu aşka.
Aslında gündelik hayatta sorun yok, herkes bir arada yaşıyor Büyükada'da. Ama işin içine iki gencin aşkı girince hem aileler arasındaki ekonomik uçurum, hem de inanç farklılığı devreye giriyor. Araya bir de politika girince iş iyice karışıyor. Türkiye, 16 Mart 1964'te, İnönü ve Venizelos arasında imzalanmış İkamet, Ticaret ve Seyr-i Sefain anlaşmasını tek taraflı feshederek Yunan uyruklu Rumlar'ı sınırdışı etme kararı alıyor.
Hikayeye göre Eleni'nin babası Stavro da sürgün edilenlerden. Hikayenin devamı var elbette... Ama vizyona giren bu büyük aşk hikayesini izlemek isteyenlerin hevesini kaçırmayalım.
Filmin yapımcısı Türk sinemasının duayen ismi Türker İnanoğlu... Rıdvan Akar'ın 'İstanbul'un Son Sürgünleri' isimli kitabından yola çıkılarak hazırlanan senaryo Selin Tunç imzalı.
Tolgahan Sayışman, Saadet Işıl Aksoy, Mahir Günşiray ve Ruhsar Öcal'ın beraber oynadığı "Sürgün"ü izleyince yaşadıklarınızı, beraberliklerinizi bir gözden geçireceksiniz. Ne aşklar varmış dedirtti bana Sürgün…