Tam bu sırada maçın 25. dakikasında Veli'den hiç de beklemediğim müthiş bir derin pas geldi.
Olcay aynı şekilde Almeida'ya assist yaptı ve Portekizli oyuncunun son vuruşu gol serisinin de başlangıcı oldu...
Beşiktaş'ın arka arkaya bulduğu üç golle bir anda 20 dakika içinde maçı koparmış oldu.
Beşiktaş ligin ikinci yarısına müthiş değişimlerle başladı. Rakibine iki veya 3 adamla presi yapan, topu kaptıktan sonra açılıp, iki üç kısa pasla sonuca gitmeyi bilen çok iyi organizasyonlar yapabilen bir takım oldu. Nitekim üçüncü gol de bunun bir göstergesiydi.
Beşiktaş takımında form grafiği yükselen oyuncular var. Bunlar "kim?" diye sorarsanız, Motta, Franco, Atiba orta Gökhan Töre, Olcay ve Almeida diyebilirim.
Bunların form graiği gerçekten üst seviyede. Maçın ikinci yarısında belki Beşiktaş yine atak organizasyonları geliştirecekti ama Serdar iyi oynadığı bir maçta amatörce gördüğü kırmızı kartla takımını yalnız bıraktı.
Bu yüzden Atiba, onun yerine geçti. Bilic'in zaten 3-0 önde olan takımını korumak adına yaptığı bir hamle olarak görebiliriz.
Normal ve iyi bir hamleydi.
Ligin seyri böyle giderse herkesin şampiyonlukta favori olarak gördüğü Fenerbahçe bir sürpriz yaşayabilir. Fenerbahçe böyle giderse koltuğu Galatasaray veya
Beşiktaş'a kaptıracak gibi.
MAÇIN EN İYİ OYUNCUSU
Motta, Atiba, Olcay çok iyiydi... Almeida da çok çalıştı... Beşiktaş'ı takım halinde çok beğendim.
MAÇIN EN KÖTÜ OYUNCUSU
Adem Büyük çok formsuzdu...
Kendisinden bekleneni veremedi. Kasımpaşa tel tel döküldü.