Hiddink'in
Avrupa Şampiyonası için denediği isimler soluk ve sessizdi.. Çünkü ben bir seyirci olarak önce kendi takımımın oynadığı oyuna bakarım. Çünkü bu bir milli maçtır. Güney Kore'nin durumu beni çok fazla enterase etmiyordu. O kadar kötüydü ki
Milli Takım, koca
90 dakikada bir tek gol pozisyonu bile üretemedik.
Hiddink'in, tanımadığımız gurbeçti oyuncuları, bana göre
A Milli Takım mertebesinde o formayı hakedecek düzeye gelecek oyuncu kıvamına geldikten sonra alması gerekirdi. Yani kısacası
Hiddink, milli takım formasını birazcık da demeyelim bayağı ucuzlattı. Zaten elde milli takım formasını haketmeyen bir kaç isim var ki... Yani Sabrili ve Kazımlı milli takımdan nasıl bir umut beklersin, başarı beklersin. Bir de Sabri'yi orta saha Kazım'ı da forvetin en ucunda denemeye kalkarsın. Ben o zaman
Hiddink'in teknik adamlık anlaşıyını biraz sorgularım. Bu milli takım bana hiç umut vermedi. Oyunun taktiksel anlamdaki boyutunu anlatmaya gerek yok.. Çünkü
Milli Takım, hangi taktiksel anlayışla hangi düzenle sahaya çıkıp ve bunu nasıl yansıtmaya çalıştığnıı ben anlamadım. Bir de Emre Belözoğlun'a deyinmek istiyorum. Bir dostluk karşılaşmasında bu kadar agresif ve bu kadar antipatik olmanın kendisine ve
Türk Milli Takımı'na ne kadar zarar vereceğini eminim farkında değil. Çünkü sahada futbol ve kariyer anlamında en kaliteli en iyi oyunclardan biri. Bütün herşey bir anda çirkinleştiriyor.
Ve benim hiç umudum yok.