Ben mükemmeliyetçi bir insanım. Bir işin ya en iyisini yaparım, ya da hiç yapmam.Genelde hiç yapmam.
Eşli okey oynuyoruz, kıza tek taş diyorum; Düz bi alyansa bile razıyım diyor. Yav arkadaş sizin kafa başka bir şeye çalışmıyo mu
Plaja giderken yanına aldığı 5 lirayı çalınmasın diye kuma gömen adamları üzmeyin be kardeşim
Sen üçlü arkadaş grubuyla yolda yürürken yola sığmayıp arkadan yürümek nedir bilir misin?
Ne zaman param olsa alacak bir şey bulamam. Ne zaman bir şey almak istesem param olmaz.
Kadınlar ilgi bekliyor diyorsunuz da, erkekler tren mi bekliyor sanıyorsunuz?
Ben ki "tamam" mesajına cevap vermiş adamım, bana zordan bahsetmeyin.
Cafeden ayrılırken masada kalan yarım su şişesini de alıp çıkan kızla evlenin beyler.Ama sakın ayrılmayın donunuza kadar alır valla.
Facebook'ta ilişki durumlarını beğenirken kendimi düğünde çeyrek altın takıyomuş gibi hissediyorum.
Küçük sürprizlere bayılırım.Hiç yapan olmadı ama ne bileyim severim diye düşünüyorum.
Bir şeyi herkese tek tek anlatmaya üşeniyorsan sadece birine anlatıp "bak kimseye söyleme" demen yeterli. Uluslararası basına bile çıkar.
Bu nasıl bir hava lan?Hem kapalı hem sıcak. Montun altına şort giymiş gibi.
Tişörtünü çıkartmadan sütyenini çıkartabilen bir cinsiyet var karşımızda. Donumuzu alırlar haberimiz olmaz.
Koklayarak öpüyor diye romantik olduğunu düşündüğünüz erkekler, çamaşır sepetine atmadan önce çoraplarını da kokluyor. Haberiniz olsun.
Sivrisinek değil vampir lan bunlar. Sağ kolumda kan bırakmamışlar kolum küçülmüş resmen.
Yıllardır yaptığım gözlemlere dayanarak biz erkeklerin kadınlara yaptığı en büyük iyilik: Kavanoz kapağı açmak ve perde takmak.
Bir Türk klima sistemi olarak; salon camı ile mutfak camını açıp cereyan arasında oturmak.
Facebook'ta görüldü whatsapp'da son görülme yakında telefonda da 'duydu ama bilerek açmadı' çıkar. İşte o zaman hepimiz biteriz.Devamı yarın
2017 MODEL ALKIŞLIYORUM
Anneme, "Hayatıma giren erkekler neden bu kadar çabuk çıkıyor? Bendeki şanssızlık genetik mi?" diye sordum. "O senin bireysel salaklığın, bizi bulaştırma!" dedi. Hemen sustum.
Sofrada "Hanım ben hiç brokoli yemedim." diyen seksenlik dedeme "Artık öteki tarafta yersin." cevabını veren hınzır bir anneannem var!
Anti-bakteriyel sabunla ellerimi yıkarken, "Geberin köpekler!" diye kahkaha atan, bakterilerin ölüşünü zihninde canlandırıp bundan zevk duyan ben mi, neden güldüğümü anlattığımda "Hayvansın sen, onların da canı var!" diyen kız arkadaşım mı acaba daha çok alkışı hak ediyor? Alkışlayan ellerde bakteri olmasın lütfen...
Lacivert ceketi, gri pantolonu, kahverengi ayakkabısı ve siyah kemerini bir arada giyen babama annemin yorumu: "Toplama bilgisayar gibi olmuşsun!"
Enişteme "Arabayı değiştirsene artık, benden bile daha yaşlı" diyorum, "Değiştiremem, araba yolda kalınca teyzen arabayı itiyor, peşimden koşması çok hoşuma gidiyor. Yıllarca ben koştum peşinden, şimdi biraz da o koşsun" cevabıyla gülüyorum, gülüyorum, hala gülüyorum...
Kendi arabası diye siyah gördüğü farklı markadaki her arabaya binmeye çalışan ve birinde de başarılı olup araba anahtarı kabul etmiyor diye servisi arayan, iki saat nasıl olup da çalışmadığı hakkında servis elemanına cepten malumat veren başka essek var mı? Arabalarınızı kilitlemeden çıkmayın; binerim...
Büyük marketlerden birinde kasada kuyruktayız.Birden etrafa kötü bir koku yayılıyor, herkes yüzünü ekşitiyor "Kokunun kaynağı ben değilim." gibilerinden.
Kuyrukta babasıyla bekleyen 7-8 yaşlarındaki bir veletin "Baba bu koku bizim banyoda da var hep" demesiyle, ortada kırmızı suratlı bir baba ve olayın faili bulunduğu için rahatlayıp tebbessüm eden bizler...Dekorasyon dergisine bakarken bir sandalyenin iki aylık maaşına tekabül ettiğini gören kuzenimin yorumu:
"Geç bunları, bizde ona oturacak kıç yok!"
KUŞ
Fadime kumar oynuyormuş.
Temel de arada sırada gidip soruyormuş:
- Nasıl gidiyor kanaryam?
- Kaybediyorum.
Bir müddet sonra yine:
- Nasıl gidiyor güvercinim?
- Kaybediyorum Bu konuşma bülbülüm, serçem diye devam edince Cemal sormuş, - Neden karına hep kuş isimleriyle hitap ediyorsun?
- Bu kadar kişinin içinde kuş beyinli diyemem ya! diye fısıldamış Temel.
1 YIL
Bir hayli yaşlı olan Fadime ve Temel'e basın mensupları sormuş:
-Kaç yaşındasınız?!
-Seksen yedi, demiş fadime. Yüz yaşıma kadar yaşayacağım..
-Ben de seksen yedi, demiş Temel; Ben yüzbir yaşıma kadar yaşayacağım.
-Neden bir yıl fazla yasamak istiyorsunuz?
-Hiç değilse bir yıl kafamı dinlerim.
SÜPERMEN
Adam sabaha karşı altıda evine gelmiş. Eşi başlamış sorular sormaya;
-Dün gece nerdeydin Süpermen?
-Müşterileri yemeğe çıkardım patronla.
-Peki sonra ne yaptınız Süpermen?
-Bir bara götürdük, striptiz kulübüne...
-Sen ne yaptın orda Süpermen? demiş eşi.
-Hiiç sadece bir bira içtim ve patronla müşterileri otele bıraktık, demiş adam ve ardından sormuş..
-Neden bana Superman diyorsun geldiğimden beri?..
Eşi cevaplamış. -Sadece Süpermen külotunu pantolonunun üstüne giyiyor da ondan.