AMERİKALILAR kampta olsun, başka yerde olsun bir ateş gördüklerinde hemen çubuklara marshmallow geçirip kızartırlar.
Bizde o ateş asla sucuksuz kalmaz.
Şişe de gerek yok, ağaç dalına geçirip cızbız yaparız sucuğu.
ONLAR çarşı pazar gezdikten sonra genellikle evde ayakkabılarını çıkartmazlar. Özellikle misafirliğe gittikleri evde, ayakkabıyı çıkarıp kenara koyan yok.
Bizde sırf bu işin üretilmiş tüylü, tüysüz, rugan, simli misafir terlikleri mevcut. Eve ayakkabıyla girmek bizler için epey bir tuhaf.
FİLMLERDE gördüğümüz kadarıyla ailenin gencinin sevgilisi olduğunu ebeveynler öğrendiği zaman "Korunuyor musunuz?" şeklinde, gayet rahat sorular sorabiliyorlar.
Bizde neredeyse evlenene kadar, hatta evlendikten sonra bile bu konuları aileyle konuşmak çok görülmüş şey değil.
AMERİKALILAR yaşça büyük kişilere "John Amca", "Judy Teyze" gibi sıfatlar kullanmazlar; daha çok isimle hitap ederler.
Bizde de adını bilmesek bile orta yaş üstü erkek kişilere DAYI, daha büyüklere EMMİ; kadınlara da TEYZE ya da ANA demek yaygındır.
18 YAŞINA girince onlarda bağımsızlık bayrakları açılır; özgürlükleri aileleri tarafından tanınarak ayrı bir cumhuriyet haline gelirler.
Bizde aileden ayrılmak o kadar kolay olmaz. Başka bir ev için şehir dışında okul kazanmak, evlenmek ya da hafiften bir isyan çıkartmak gerekir.
AMERİKALILAR bahçede barbekü partisine bayılır. Eşi dostu, komşularını toplayıp, ana yemek odaklı sofralar kurarlar.
Bizi bahçede barbekü partisi asla kesmez. En yakındaki sulak yere sülalece serilip mangalımızı güzelce yakarız. Ana yemek olan etlere gelene kadar haşlanmış yumurtadan zeytinyağlı sarmaya kadar bir sürü teferruat sofrada bulunur.
ONLARIN düğün törenlerinde gelinin yanındaki nedimeler her işe koşturur, organizasyona yardımcı olur ve gelinin yanından ayrılmaz.
Bizde gelinin yanından ayrılmayan en önemli kişi görümcelerdir.
Onların onayının olmadığı herhangi bir şeyin gerçekleşmesi neredeyse imkansızdır.
ONLARA göre selamlaşmak için tokalaşmak yeterlidir. Çok lazım olmadıkça sarılmasalar da olur.
Bizdeyse selamlaşırken sevgimizi sarılarak, hatta bazen üç kere sarılarak göstermek vardır.
KAHVALTILARINI sütlü corn flakes ile yapmak onlar için yeterlidir, daha fazlasını aramazlar.
Bizde kahvaltının yeri Hürrem Sultan'ın saraydaki yerine eş değerdir öğünler arasında.
Yumurtasından peynirine kadar masada bir sürü bulunur.
SOKAK lezzeti olarak genelde hot-dog tercih ettiklerini biliyoruz. O da sadece hardallıdır, içinde başka bir şey olmaz.
Biz sokakta sebzelisinden sebzesine, bol kimyonlu, kekikli kokoreç gördüğümüz zaman kendimizden geçeriz. Olmadı bir tükürük köfte!
ONLAR boş alanları işlevsel olarak kullanmayı çok severler. Garajlarını spor salonuna ya da atölyeye çevirmeleri olağan bir durumdur yani.
BUNU BİLİYOR MUYDUN?
DOĞUM adı William Patrick Hitler olan ve Adolf Hitler'in üvey kardeşi Alois Hitler'in oğlu olan William Patrick Stuart-Houston, İkinci Dünya Savaşı başladıktan sonra Amerika Birleşik Devletleri donanmasına katıldı.
TESPİTLİ YORUM
@skylerisabitch YOKLUKTAN ortaya çıkmış yemeklere bayılıyorum.
Mesela çiğ köfte... Adamlar yumruklayarak et pişirmiş, ben buna sadece saygı duyabilirim.
Gülü Yorum
@kapyabiberi "BABA, erkek arkadaşım Cumartesi günü İzmir'den gelecek sizinle tanışmaya" dedim. Bir süre düşünüp "İzmir'den hangi yoldan gelecek Uşak Banaz üzerinden mi?" dedi. Erkekler siz neden saçma şeyleri merak ediyorsunuz?
@vildantanis EŞİME "Yeni yazdığım öyküyü bi eleştirsene" dedim. Eleştirdi.
İki gündür konuşmuyorum kendisiyle.