Vakko'nun 'haram ceketi' günün konusu oldu Museviler, şirkete internetten tepki gösterdi... Baktınız perdeler mis gibi lavanta kokuyor, siz arazi vitesine takıp kaçma planı yaparsınız ama anne arkadan seslenir:
- Oğlum hadi ben perdeleri yıkadım. Senin boyun uzun, sen de as.
Bu andan sonra çok şiddetli kol ve boyun ağrısından muzdarip olacak erkektir artık o. Bakınız Türk erkeklerinin sağ ön kolunda perde takmaktan oluşmuş ayrı bir kas vardır.
Bunun bir de dolapların üstünü silen erkek versiyonu vardır. İşte hayatınızın en zor anları o zaman başlar bir erkek olarak.
Çoğu insanı ortak noktada buluşturan nefret türüdür. Omuz tutulur, boyun kasılır.
Hele ki pencere, duvarın bir başından diğer başınaysa ciddi anlamda berbat bir durum.
Üstüne üstlük boyunuz da uzunsa yıllarca nefret edilmeye devam edilecek eylem türü.
DİKKAT EDİN
Sık yapılan söz konusu aktiviteden, en dışarıya şeffaf tül, ortaya esas perde, en içeriye (odaya doğru) ise beyaz güneşliğin takıldığı (bazı evlerde nedense tam tersidir) öğrenilir.
Bir başka dikkat edilmesi gereken husus ise, normal bir insanın saatte ancak 2 perde takabileceğidir, aksi takdirde beyne kan gitmemesi, kollardaki bütün kanın boşalması, kasların aşırı aktif olması sonucu baş dönmesini takip eden kısa süreli baygınlık yaşanabilir ve anneye bir heyecan yaşatılabilir.
ASARKEN SÖYLENENLER
* Yok mu bunun makinesi?
* Ha ayağı şuraya koysak... Heh oldu. G Hmmm sanırım sağ kolum artık yok...
* Ne bakıyon, hiç mi perde takan görmedin?
* Bu kornişleri amma da sağlam dikiyorlar, bir tanesi bütün perdeyi taşıyor.
* Daha 4 tane daha var.
* Nasıl bir koku bu?
* Basketten daha çok boy uzatır.
* Anammm tansiyonum düştü. Allahım sana geliyorum.
* Bir kol bu kadar ağrıyabiliyor muydu?
* Ters mi takıyorum ben bunu? Hay anasını anneeeee.
* Annemden para isteyeceğim, artık yeter.
* Evlendim hâlâ kurtulamadım bu işkenceden.
* Eneeem bu defa düşüyorum hakikaten... Hııaaaaa...
CHURCHİLL
- 2. Dünya Savaşı esnasında İngiltere Başbakanı Churchill konuşma yapmak üzere bir taksiye binerek radyoya gitmektedir.
Radyoya gelince taksiyi durduran Churchill şöyle der:
- Beni 20-30 dakika bekle tekrar döneceğim.
Taksici:
- Malesef efendim. Ben Başbakanı dinlemek üzere eve gideceğim.
Taksicinin bu duyarlılığından dolayı memnun olan Churchill, ona 5 sterlin bahşiş verir.
Karanlıkta Churchill'i tanımayan taksi şöförü:
- Tüküreyim Churchill'e, emrinizdeyim efendim.
DİLENCİ
İki dilenci yakın aralıkla kaldırıma oturmuş dileniyorlardı. Hayırseverin biri dilencilerden birine bir sikke verecekti ki öteki dayanamadı: - Beyim, sadakayı bana verirseniz, indirim yaparım!
DILLA
İngiliz'in biri Türkiye'ye gelmiş. Taksiye binmiş. Taksici İngiliz'e adını sormuş.
İngiliz, "Bond" demiş.
Taksici düşünmüş düşünmüş, "Ne Bond" diye sormuş. İngiiliz, "Ceymins Bond" demiş.
Sonra İngiliz, taksiciye adını sormuş.
Taksici, "Dılla" demiş.
İngiliz, "Ne dılla" deyince, taksici cevabı yapıştırmış: "Abdılla"...
AlkışlıYorum
Bir alışveriş merkezinde hemen benden sonra asansöre binen 14-15 yaşlarında 3 çocuğun benim yerime düğmeye basmak için sordukları "Abi kaça gidiyosun?" sorusuna "Üniversiteye geçtim" diye cevap verdim. Tüm asansör yıkılmıştı.