Lütfi Albayrak

LÜTFİ ALBAYRAK

Sahurda filozof kesilenler

Eklenme Tarihi 23 Şubat 2026

Sahur, normal şartlarda "bir şeyler yiyip yatma" ritüelidir. Ama bazı insanlar için sahur… varoluşun sorgulandığı kutsal bir zaman dilimi. İşte o tipler:

"Aslında zaman diye bir şey yok…" diyen: Saat 04:17. Ağzında peynirli tost var ama konu uzay-zaman bükülmesi. Bir anda masada şu cümle dolaşmaya başlar: "Bak şimdi… biz uyuduğumuzu sanıyoruz ama aslında evren bizi uyutuyor." Kimse cevap vermez. Herkes çaya odaklanır.

Yumurtaya bakıp hayatı sorgulayan: Tabağındaki haşlanmış yumurtayı evirip çevirir: "Düşünsene… bunun içinden civciv çıkacaktı. Ama biz onu yedik." Bir anda sofrada sessizlik. Menemen suçlu hisseder.

Çayla derin bağ kuran: Bardağı eline alır, uzaklara dalar: "Çay aslında sabrın sıvı hali." Sonra bir yudum alır, gözleri dolar. Kimse nedenini bilmez.

'Gece insanın içini açar'ci: Normalde WhatsApp'ta bile "ok" yazan adam, sahurda şair olur: "Gündüz maskeyiz… gece gerçek yüzümüz." Simit donmuştur ama o hâlâ metafor peşindedir.

En sonunda yatağa giderken büyük cümleyi bırakır: Tam herkes kalkacakken arkadan gelir: "Asıl açlık midede değil… ruhta." Ve gider. Geride yarım çaylar, tam kafalar kalır. Özetle: Sahurda bazı insanlar beslenmez… Aydınlanır.