CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

Metrobüste omuz omuza mücadele

Eklenme Tarihi 21 Mart 2015
Metrobüs, İETT'nin İstanbul'un ana arterlerindeki trafik yoğunluğunu azaltmak, hızlı ve konforlu ulaşım sağlamak amacıyla işletmeye aldığı sistemidir. Lakin dolu gelen araçlara binmek ve inmek ustalık ve maharet gerektirmektedir. Öncelikle, duraklarda kapıların nerelere denk geldiğini hesaplamak ve ona göre beklemek gerekir. İlk 5 saniyede oturmak önemli. Unutmayın, kapıların açılmasıyla aracın dolması arasındaki süre 10 saniye. İlk 5 saniyede oturdunuz oturdunuz. Tabi oturmak için bazı stratejiler var. Bunlar önemli ama metrobüse binerken insanların omuz omuza verdikleri mücadele neye şayan onu çözemedim. Bu mücadeleye genellikle ilk duraklarda, boyun kütürdetilerek ve yerinde birkaç defa süratle zıplayarak hazırlanılır.
Ve unutulmamalıdır ki; kibarlığa asla yer yoktur. Bu hareketler metrobüs biniş kurallarına uygundur, nizami bir harekettir. Bu mücadelede enteresan tipler de görünmüyor değil.
Misal; cinsiyet ayrımı gözetmeyen iteleşme! İnsanı taç çizgisine yuvarlayan teyzeler görülmüştür.
Çocukken sandalye kapmaca oynamış olanların avantajlı olduğu mücadeledir. İşin en enteresan tarafı, bu mücadele bitip, insanlar yerine oturduktan sonra yüzde bi gülücüklenmeler oluşuyor nedense.
Ne yaptıklarını, içlerinden nasıl bir canavar çıktıklarını çok iyi anlatıyor o gülücük...


FEDAKARLIK

10 erkek, 1 kadın 11 kişi bir helikopterden sarkan halata asılıdırlar.
10 erkek ve 1 kadın... İp herkesi taşıyacak kadar güçlü olmadığı için içlerinden birinin ipi bırakması gerektiğine karar verirler. Yoksa hep beraber düşecektirler.
Bu kişinin kim olacağına karar veremezler ama o anda kadın çok etkileyici bir konuşma yapar. Tamamen gönüllü olarak ipi bırakabileceğini söyler.
Çünkü bir kadın olarak, kocası için, çocukları için ve aslında genelde erkekler için her şeyi bırakmaya alışık.

ALKIŞLIYORUM

Gözlerimde ileri derecede bozukluk var ve lens kullanıyorum.
Lensimi evde unuttuğum talihsiz bir gecede yolda yürürken sigara içmek istiyorum ama ateşim yok.
Karşıdan gelen kel bir adama, "Ateş var mı abi?" diye sormamla yüzüme inen Osmanlı tokatı bir oluyor. Bir şey diyemiyorum.
Zira lensimi unutmasaymışım da o kelin babam olduğunu görseymişim...