CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

Memleket yerine tatil merkezine gitmek

Eklenme Tarihi 02 Temmuz 2023

Planlar önceden belli olduğu için kafa rahattır.
Ne zaman nereye gidilecek her şey bellidir.
Bununla birlikte son anda sürpriz ziyaretler ve misafirlik riski de yoktur. Gün gün tatil planlanmıştır.
Tatile çıkış esnasında trafik vardır ancak bu sorun değildir.
Trafikte ne kadar stresli anlar yaşanırsa yaşansın tatilin getireceği rahatlama ile rahat bir nefes alınır.
9 günlük tatilde okunacak kitaplar çoktan hazırdır.
Bu ramazanda deniz tam ısınmış olmasa da bol bol denize girecek olmak müthiş huzur verir.
Şehrin karmaşasından uzak, ferah bir ortamda keyif yapılır.
Her yer kalabalık olsa da yine de gezerek gitmeye çalışılır.
Yeni yerler görmek ve keşfetmek her zaman güzeldir.
Tüm bunlardan öte ilk gün telaşı yoktur.
Evde yapılan hazırlıklar, misafir ağırlama olmadığı için daha hafif tempoda geçen günler olacaktır.
Bayram tebriği için telefon aracılığı ile tüm iletişim hazırdır.
Daha az yorulmacalı bir süreç olduğu kesin.
Beyaz yakalı için güzel bir kaçıştır.
Kafa dağıtılır, işten uzaklaşılır.
Herkes bayram nedeniyle sakince işleri bir kenara bırakmışken büyük bir rahatlama gelir.
Hafif rüzgarlı bir havada, denize karşı bir iki yudum bir şey içmenin getirdiği huzur inanılmazdır.
Bunun keyfini çoğu şeyden alamazsınız.
Bu ferahlıkta iken bir sonraki tatil planı ve gelecek düşünülür.
Dönüş yolu trafiğinin vereceği stres ile işe geri dönüş biraz acı olacaktır.
Ama olsun bu 9 günün verdiği rahatlama ve ferahlık her şeye değer!

BİZLERE AİT TESPİTLİ YORUM-1
Yemek sonrası, ıslak mendille eli silip, boşa gitmesin diye aynı mendille masayı ve ardından ayakkabıları silmek.
Çorabının kirli olup olmadığını koklayarak anlamak..
Şampuan bittiği zaman çoğaltmak için içine su dökmek.
Kafasını kuş pislettiğinde , gidip şans oyunları oynamak.
Otobüste yaşlılara yer vermemek için uyuyor numarası yapmak.
Evde ailece izlenen film de öpüşme sahnesi çıktığında sessizlik hakim olması.
Dürümün son lokmasıyla ayranın son yudumunu denk getirmek.
6 aydır fırçalanmayan dişlerin dişçiye giderken ayıp olmasın diye mutlaka fırçalamak.
Olmayan bir şeyin yokluğunu sorgulamak -ekmek var mı? -yok - hiç mi yok ?
Misafirliğe gittiği evde havlu bulamayınca elini yüzünü kapının arkasında asılı bornozlara silmek.
Ancak bir Türk gazete bulmacasını hep başkalarına sora sora çözebilme becerisini gösterip, kendisi çözdü diye sevindirik olabilir.
Nezle olunca tuvalet kağıdını uzun bir şerit yaparak kullanır.
Konuşma yeteneği olan hayvanlara ilk olarak küfür etmesini öğretir.
Daha birinci telefon zili çaldığında telefonun başına dikilen ama açmak için ikinci kez çalmasını bekler.
Kağıt paraların üzerine not alır ve parayı harcadığı için notu kaybeder ve ya elden ele dolasacağını bildiğinden komik yazılar yazar.
Çocuğu yanlışlıkla elini kestiği veya düstüğü için ağladığında elini kesti veya düştü diye çocuğunu döver.
Ütü fişi , teyp fişi veya televiyon fişi kablosunun bakır teli dışarı çıkmış ise çocukları elektrik çarpmasın diye bakir teli selobantla yapıstırır.
Ailece televizyon izlenen bir evde kumanda babanın elindeyse ve o ne izlerse diğerleri de onu izlemek zorunda kalır.
Evin bir odasının ampulü patladığı zaman yenisini almayıp da fazla kullanmadıgı bir odanın ampulünü onun yerine takar
Dişlerini gazoz açacağı, fındık ve ceviz kıracağı olarak kullanır.
İşinde iyi olan birisini överken hakaretle iltifat eden bir Türk'ten başkası olamaz.
Tv'de film seyrederken filmin oyuncularıyla muhatap olan (dur oraya gitme öldürecekler seni) Türk sinema severlerdir.
Arabasına öküz, köpek, horoz sesli korna taktırma fikrinin patenti bir Türk'e aittir.
Plastik yoğurt kabını saksı yapar.
Uçakta bulunan tanıdıklarına uçak havalandıktan sonra görmeyeceğini bildigi halde el sallar.
Çiğnediği sakızı daha sonra çiğnemek üzere kafasındaki tülbende yapıştıran bir Türk kadınından başkası değildir.
Tek abdestle beş vakit namaz kılmak için iki büklüm kıvranır.
Desenlerini çok beğenerek aldığı yeni bir mobilyanın üstünü başka bir örtü örterek kullanır.
Geçirdiği bir trafik kazasından sonra kanlar içinde çıkıp, çarpılmış arabasına üzülür.
Elektronik hesap makinesini, uzaktan kumandasını naylona sarmış, üzerine de ambalaj lastiği geçirmiş birini görürseniz Türk'tür o.
On yıllık bir otomobilin koltuk ambalaj naylonlarını çıkarmadan kullanma becerisini gösterir.
Terliği parmakları dısarı taşırarak giymektir.
Döner ile ayranı aynı anda bitirebilmektir.

YARIN DEVAMI BAKIŞ AÇISI
Matematik dersinde kadın öğretmen öğrencilere sorar:
- Bir ağacın dalında 5 tane kuş var. Taş attım, iki tanesini vurdum. Geriye kaç kuş kalır?
Öğrencinin biri parmak kaldırır ve cevaplar:
- Hiç kuş kalmaz çünkü diğerleri korkudan uçup gider.
Öğretmen gülümser:
- Hayır. Doğru cevap üç olacaktı ama bakış açını sevdim.
Öğrenci duruma çok bozulur ama pek göstermez. Ders devam ederken tekrar parmak kaldırır:
- Bir soru da ben sorabilir miyim?
Öğretmen izin verir.
- Sokakta üç kadın dondurma yiyerek yürüyor.
Biri dondurmasını yalıyor, diğeri ısırıyor, diğeri de emiyor.
Kadınlardan hangisi evlidir?
Öğretmen şaşırır, kızarıp bozarır ama cevap da vermek zorundadır:
- Hmm...şey..yalayan?
Öğrenci yanıtlar:
-Hayır, parmağında alyans olan. Ama bakış açınızı sevdim.

UYANIK TERCÜMAN
Mafya babası haraçlarını toplaması için yeni bir tetikçi buldu. Seçtiği adam sağır ve dilsizdi. Çünkü baba, bu tetikçi yakalanırsa polise fazla bir şey anlatması mümkün olamaz diye düşünüyordu. Baba, bir gün ödemelerin geciktiğini fark etti ve tetikçiyi odasına aldırttı, bir de işaret dilini bilen tercüman buldular. Tercüman işaretle sordu:
'Para nerede?' Sağır dilsiz işaretle yanıt verdi:
'Ne parası? Benim paradan maradan haberim yok. Neden bahsettiğinizi anlamıyorum.' Tercüman tercüme etti:
'Neden bahsettiğinizi anlamıyormuş.' Baba 38'liği koltuk altından çekip sağır dilsizin beynine dayadı:
'Şimdi sor bakalım, para nerede.' Tercüman işaretle sordu:
'Para nerede?' Sağır-dilsiz kan ter içinde, işaretle yanıt verdi:
'Şehir merkezindeki parkta, büyük heykelin olduğu kapıdan girince soldan 3. ağacın kovuğunda iki yüz bin dolar var.' 'Ne söyledi?' dedi baba.
Tercüman yanıtladı:
'Dedi ki, hala neden bahsettiğinizi anlamıyormuş, ayrıca o tetiği çekmek de biraz g.t istermiş.'