Önündeki sıraya bakarsın: Yedi kişi. Yan kasaya bakarsın: Üç kişi. İçindeki matematik profesörü hemen göreve başlar. "Yedi mi büyük, üç mü?
Üç. Geç." Geçersin. Geçtiğin anda eski kasanın üzerine sanki ilahi bir hız iner. Az önce barkodu bulamayan kasiyer Formula 1 pit ekibine dönüşür.
"Bip! Bip! Bip! Bip!" İnsanlar akmaya başlar. Senin yeni sıranda ise hayat durur.
Öndeki adam 86 liralık alışverişini üç ayrı kartla ödemeye çalışmaktadır. Arkasındaki teyze aldığı peynirin rafta 72,50 olduğunu, kasada 74,90 çıktığını fark etmiştir ve iki lira kırk kuruş için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyini toplamaya kararlıdır. "Etikette öyle yazmıyordu evladım." Kasiyer görevliyi çağırır. Görevli peynire bakmaya gider. Sen yaşlanmaya başlarsın. Bu sırada eski kasana bakarsın. Senin arkanda duran adam ödeme yapmış, poşetlerini toplamış, marketten çıkmaktadır. Hatta birazdan eve gidip çayı koyacak. Sen hala peynir krizindesin. İşte o an insanın aklına korkunç düşünce gelir: "Eski sıraya geri mi dönsem?" Dönemezsin. Çünkü artık mesele zaman değildir.
Onur meselesidir. Geri dönersen marketteki herkes senin yanlış kasa seçtiğini anlayacakmış gibi gelir. Kimsenin umurunda değilsindir ama sen kendini NATO zirvesinde yanlış ülkenin yanına oturmuş devlet başkanı gibi hissedersin. Beklersin. Sonunda peynir meselesi çözülür. Tam "Oh be!" dersin, önündeki kadın kasiyere sorar: "Puanım var mı?" İşte bu cümle markette duyabileceğiniz en tehlikeli cümlelerden biridir. Kasiyer sisteme girer.Telefon numarası ister. Kadın eski numarasını verir. Olmaz. Yeni numarasını verir. Olmaz. "Kızımın numarasıyla deneyelim." Sen artık alışveriş yapmıyorsundur. Bir ailenin GSM operatörü geçmişini dinliyorsundur. Eski kasaya tekrar bakarsın. Boştur.
Kasiyer oturmuş seni bekliyordur sanki. Hatta göz göze gelirsiniz. Bakışında şu vardır: "Ne oldu lan?" İnsan hayatında yanlış insanı seçebilir, yanlış işe girebilir, yanlış eve taşınabilir. Bunların hepsi zamanla unutulur. Ama yanlış kasa seçmek öyle değildir. Çünkü sonucu üç metre ötede canlı yayınlanır. En kötüsü de şudur: Bir sonraki market alışverişinde yine aynı şeyi yaparsın. Yan kasanın daha hızlı ilerlediğini görürsün. Bu defa kendi kendine: "Yok arkadaş, geçen sefer yaptım. Kıpırdamıyorum." dersin. Ve bu kez gerçekten yan kasa hızlı gider. Çünkü market kasalarında doğru karar diye bir şey yoktur. Sen hangi kasadaysan yavaş olan odur. Bunun bilimsel açıklaması henüz bulunamadı. Ama benim bir teorim var: Kasaların altında sensör var. Kararsız insanı tespit ediyorlar.
BUNU BİLİYOR MUYDUN?
Kangurular, diğer kangurulara "beni kovala" veya "tehlikede" demek için arka ayaklarını yere vurur. Bazen dans ediyor sanılır ama aslında alarm veriyordur!
TESPİTLİ YORUM
@arapferit Gece kucağımda yeni MacBook'umla yattım, sabaha karşı patır kütür bir sese uyandım.
Dedim inşallah yataktan düşen hanımdır.
GülüYorum
@duygusalbirtop_ Su alıyordum çok saçma bi hareketle parmağımı dolaba sıkıştırdım o kadar acıdı ki acıdan kustum. Markettekiler toplandı "ne oldu" diye. "Malım" diyemedim "Hamileyim" dedim. Adamın biri de dedi ki ilk aylar normal "Doktor musunuz" dedim yok "emekliyim" dedi.