CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

Kadınların detaylı anlatma hastalığı

Eklenme Tarihi 09 Nisan 2015
Bir erkeği ormanın kenarına getirmişler. Bakmış ve "Hımmm orman" demiş. Bir kadını ormanın kenarına getirmişler başlamış: "Kayın, maun, çam, gürgen, palamut...
30 saniyelik olay, 25 dakikada anlatılır ve üstüne açık oturum düzenleyip tartışırlar.
Konuştukları konu da Burak'ın Selma'ya haber vermeden bir yerlere gitmesi.
Bu hastalığın semptomlarından biri olaydaki esas noktayı en son anlatıp, oraya gelene kadar alakasız kırk şeyden bahsetmek, hikayeyi bir asır geriden başlatmaktır.
Stratejik olarak meseleye ortadan girer ki sen anlama diye.
Sen anlamadığını söyleyince "Dur baştan anlatayım" diyerek amacına ulaşır. Kolay mı kadının günlük kelime deposunu doldurmak? Çünkü günde 30 bin kelime konuşması lazım.
Birikirse Allah muhafaza ertesi güne bir atom bombası oluşabilir.
Erkek olarak bünyemiz bu kadar kelimeyi üst üste kaldıramadığı için bön bön gözlerle mecbur dinliyormuş gibi yaparız. Eğer sizin onu dinliyormuş gibi yaptığının farkına varırsa iltifata geçin:
Mutlu ise:
Ya sen böyle gözlerinin içi gülerek bir şeyler anlatırken, ben seni izlemekten, dinlemeye konsantre olamıyorum.
Sinirli ise:
Biraz klişe olacak ama sinirlenince gerçekten çok güzel oluyorsun.
Üzgün ise:
Seni bu ruh halinden çıkarıp yeniden mutlu edebilecek ne yapabilirim diye düşünüyordum. Malesef bu iş böyledir erkekler genelcidir, kadınlar detaycıdır.

Hız
Bir gün Temel araba kullanıyordu.
O gün yollara kazaların azalması için ilanlar asılıyordu.
Bu ilanda bir adam eliyle gelen arabaları gösteriyordu. Bir de konuşma balonu vardı. "Lütfen hızlı araba sürmeyiniz" yazıyordu. Temel bunu görür görmez arabasını kenara çekti. Temel kendi kendine, "Uy benum huzli araba cullandığımı cim cöyledi punlara" demiş...

Yavaşla
Çocuklar hep birlikte fotoğraf çektirmişlerdi, öğretmen her birini bir fotoğraf almaya ikna etmeye çalışıyordu: "Düşünün, büyüdüğünüz zaman bu fotoğrafa bakıp 'Bu Jennifer, o avukat,' veya 'Bu Michael, o doktor' demek ne kadar güzel olur."
Sınıfın arkasından zayıf bir ses çınlar: "Ve bu öğretmen, o öldü."

AlkışlıYorum
Her ortamda konuşan ve dini bilgilerinden bizi mahrum etmeyen kürsü sahibi Hacı abimiz, beni okey oynarken görüp bir süre izledi.
Boşa harcadığımız zamanlardan ve yerine getirmediğimiz dini vecibelerimizden bahsedeceğini düşünürken; "Kırmızı üçü salla gitsin!" dedi ve kayboldu.